Anahtar kelimeler: Öğrenme Süreden Görüşü İşlemi İzmir Edilmediği Esastan Sayisi Temyizi Sanığa

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiEK KARAR TARİHİ
: 14.12.2022SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, temyiz isteminin reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından 26.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karar verildiği, kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmediği, sanığa ise tebliğ işlemi yapılmadığı, bu nedenle sanığın öğrenme üzerine temyizi süresinde kabul edilerek dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesi gerektiği halde 14.12.2022 tarihli ek karar ile temyiz talebinin süreden reddine karar verildiği somut olayda; açıklanan nedenlerle sanığın öğrenme üzerine temyizi kabul edilerek ve mahkemenin 14.12.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan inceleme neticesinde;İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyizinin hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmındaki mahkûmiyetin, TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2.maddesi uyarınca "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253.maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilâmın esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün kabul edilmiştir.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik, Tebliğname'ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.