Anahtar kelimeler: Tan Nakdi Ödememesi Mektubu Ödemediğini Müdürü İfa Şubesinden Zamanda Bankası

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI
:█████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
:RetİLK DERECE MAHKEMESİ
:Ankara 4. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
:████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalılardan ...'un davalı şirketin ortakları olduğunu, davalı ...'un aynı zamanda şirketin müdürlüğü görevini ifa ettiğini, şirket müdürü davalının ... Bankası A.Ş. ... şubesinden teminat mektubu ve nakdi kredi kullandığını ve geri ödemediğini, yine ...'tan kredi kullanarak geri ödememesi üzerine banka tarafından dava dilekçesinde tarih ve yevmiye numaralarını belirttiği ihtarnamelerin keşide edildiğini, ... Bankası A.Ş. tarafından verilen çeklerin kullanılmasına rağmen çek bedellerinin ödenmediğini ve bu nedenle icra dosyalarının bulunduğunu, yine şirketin ödenmeyen vergi ve SGK borçlarının olduğunu, davalı şirket müdürünün şirket sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini beyanla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 630/3 hükmü gereğince davalı şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının şirket müdürlüğü görevini gereği gibi yerine getirdiğini, şirketin bankadan teminat mektubu alması ve nakit kredi kullanmasının ticari faaliyetlerinin gereği olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen kredi borcunun geri ödendiğini, yine şirketin SGK ve vergi borçlarının yapılandırıldığını ve ödemelerinin devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Davalı .... San. ve.... Şti., davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin kullandığı nakdi ve gayrınakdi kredi borçlarını ödememesi nedeni ile aleyhine başlatılan takip dosyasının derdest olduğu, şirketin revize edilen kredi borçları ile dosyaya celp edilen vergi ve SGK prim borçları dikkate alındığında, şirketin 31.12.2019 tarihli kaydi değer bilançosuna göre şirketin varlıklarının (aktiflerinin) borçlarını (pasiflerini) karşılamaya yeterli olmadığının sabit olduğu, her ne kadar dava tarihinden şirketin kredi borçları dosyaya sunulan borç tasfiye sözleşmesi ile yapılandırılmış ise de her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği ve dava tarihinden sonra kredi borcunun yapılandırılmasının -yapılandırma gereğince tüm taksitlerin de ödenerek borcun tamamen tasfiye edilmediği gözetildiğinde- dava konusu azil istemi yönünden dava konusu talebi konusuz bıraktığının kabul edilemeyeceği, davalı şirketin borca batık durumda olup davalı şirket müdürü yönünden yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektirir nitelikte kötü yönetim olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, diğer davalı şirket yönünden ise davanın azli talebinin şirket müdürüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup davalı şirketin taraf ehliyeti bulunmadığından aleyhine açılan taraf ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın taraf ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı ...’un ... Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı diğer davalı şirketteki yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmiş, karar, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yöneticinin azli davası şirket ortağı tarafından açılabilecek olup ortağın bu sıfatının iptal davasının kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekeceği, davacının 20.09.2024 tarihinde paylarını dava dışı üçüncü kişiye devrederek davalı şirket ortaklığı sıfatı sona erdiği, aktif husumet ehliyetinin kalmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilmek suretiyle kabulü ile kararın kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, limited şirket müdürünün haklı nedenle azli istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.