Anahtar kelimeler: İkazlar İdava Ekstresinden Sonuçsuz Kalmış Nihayetinde Satımdan Edemediğini Cari Görüleceği

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I.DAVA
:
Davacı vekili; Davacı şirket ile davalı borçlu arasında cari hesap ilişkisinden kaynaklı ticari borç ilişkisi bulunduğunu Cari hesap ekstresinden, faturalardan ve ---İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasından da görüleceği üzere davalı borçlu davacı şirkette 122.636,31 TL borcu bulunduğunu Davalı şirkete borcunu ödemesi yönünde yapılan tüm ikazlar sonuçsuz kalmış olup davacı şirket cari hesaba dayalı alacağını davalıdan tahsil edemediğini, İşbu sebeple davacı şirket tarafından ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile 122.636,31-TL olan cari hesap alacağının tahsili için, ilamsız icra yolu ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, Yapılan bu yasal takip sonucu, davalı borçlu tarafından borca, takibe, asıl alacağa ve ferilerine itirazda bulunulduğunu ve ----- İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, Davacı şirket ile davalı borçlu arasındaki alacak ilişkisi cari hesap ekstresi ve faturalarla sabit olup Davalının zaman kazanma adına takibe haksız itiraz ettiğini, Haksız itiraz nedeniyle, davacı şirket 122.636,31-TL tutarındaki alacağını tahsil edemediğini ve bu tutar oranında maddi kayba uğradığını, Davalının, borç tutarı cari hesap ekstresi ve fatura ile sabit iken davalı, borcu nedeniyle başlatılan icra takibine, kötüniyetli ve salt süreci uzatmak adına itiraz ettiğini, İşbu itiraz kötü niyetli ve haksız olduğundan mahkeme tarafından yapılacak inceleme sonucunda davalının itirazının iptalini ve kötü niyetli olarak süreci uzatmak adına yapılan itiraz sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesi ve borcun tahsili gerektiğini, davacı şirket tarafından cari hesap ilişkisinden kaynaklı ticari alacağının tahsili talebiyle davalı aleyhine ----. İcra Müdürlüğü ---- Esas Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız ve salt süreci uzatmak adına yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, Kötü niyetli olarak likit fatura alacağına ve icra takibine itiraz eden davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP
:
Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, --- Müdürlüğünün----- Esas sayılı takip dosyasında, " cari hesap alacağı " sebebine dayalı olarak 122.636,31 TL asıl alacağın takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.
Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, davalıya cari hesap konusu hizmeti verdiğini / malı sattığını ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır.
TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterlertacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur. (Yargıtay ----.HD 26.04.2002 T., ---- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020 T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 122.636,31 TL asıl alacağı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay ---HD ----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının ---. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 8.377,29 TL karar ve ilam harcından 1.481,15 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.896,14 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.096,55 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 9.441,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!