Anahtar kelimeler: Zmss Bedensel Yaya Çarpması Konumunda Poliçesi Heyeti Göremezlik Kazasında Diş
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: █████████ D.İş - █████████
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.05.2020 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, yaya konumunda bulunan davacıya çarpması ile gerçekleşen trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını açıklamış, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan rapordaki maluliyetin skar nedeniyle verildiği, yönetmelikte belirtilen uzman doktor heyeti teşekkül edilmeden düzenlenen raporun usule uygun bulunmadığı, ayrıca aynı kaza nedeniyle daha önce tahkime başka bir maluliyet raporu ile başvurulduğunu ancak dava dilekçesinde başvurmadığının belirtildiği, davacının kötüniyetli olduğu, tahkim yargılamasının da tespit niteliğinde bir kurum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeniden adli tıp uzmanından rapor alındığı, söz konusu raporda davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşmadığının tespit edildiği, heyetçe yapılan değerlendirmede de skar izinin vücut yüzeyinin %1'lik alanını kaplamadığının belirlendiği bu durumda skar izinden dolayı, sürekli iş göremezliğe yol açacak bir maluliyetinin bulunmadığından bahisle başvuranın talebinin reddinin gerektiğinden değişik gerekçe ile uyuşmazlık hakemliğinin esastan ret kararının doğru olduğu gerekçesiyle itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının skarının, bilirkişi heyeti tarafından kaza ile illiyetli olduğu kabul edilmekle birlikte vücut yüzey alanının % 1’ini geçmediği belirtilerek engel oranı olmadığı şeklinde haksız bir yorum yapıldığını, mevcut skarın muayene edilmeksizin davacının günlük hayatındaki yaratığı fonksiyonel kısıtlamaları dikkate alımadan sadece cm² hesabı yapılarak oran verilmemesinin usule aykırı olduğunu, sundukları raporun da usule ve mevzuata uygun düzenlendiğini, kaldı ki maluliyetin bu haliyle çelişkili olduğunu ve çelişkinin de giderilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı tarafça sunulan ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 04.09.2023 tarihli maluliyet raporu; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre düzenlenmiş, yüzde ileri derecede şekil bozukluğuna (doğumsal anomali, travma, kanser ve/veya ameliyata bağlı olarak yüz anatomisinin aşırı bozukluğu) bağlı olarak klinik indirimi ile davacının maluliyet oranının %3 olduğu belirlenmiş, rapora itiraz üzerine hakem heyetince alınan heyet raporunda yapılan değerlendirmede burun sırtında bulunan skar izlerinin yüzde ileri derecede şekil bozukluğu oluşturacak vasıfta olmadığı ayrıca vücut yüzeyinin %1'ini kaplamadığından bahisle davacıda maluliyetin oluşmadığı belirtilmiş, Hakem Heyetince de söz konusu rapor hükme esas alınarak davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
Maluliyet oranları arasında çelişki oluştuğundan, oluşan çelişki giderilmeden eksik inceleme neticesinde varılan sonuç hatalı olup, eksik inceleme ile karar verilemez.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise davacının muayenesi yapılarak ve Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun içerisinde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı ile Kulak Burun Boğaz Uzmanını da bulunduğu davacının yerleşim en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden maluliyet oranları arasındaki çelişkiyi gideren rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!