Anahtar kelimeler: Malikiişleteni Araçlı Davadavacı Ktknın Eylemden Hasarların İlçesinde Araçta Vermiş Gören

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.09.2023 tarihinde, ... ili, ... ilçesinde Davalı şirketin maliki/işleteni olduğu ve hasar tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde olan, müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı araç dava dışı ... tarafından yetersiz ehliyetli şekilde sevk ve idare edildiği sırada 2918 sayılı KTK'nın 56/1-a hükmünü ihlal etmek suretiyle çok araçlı trafik kazasına sebebiyet vermiş olduğunu, kaza neticesinde hasar gören ... plakalı araçta meydana gelen hasarların tazmini amacıyla müvekkili şirket tarafından ödenen 120.000,00 TL tutarındaki sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. maddesi kapsamında rücuen tazminini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 159.728,22 TL(takip toplamı) üzerinden devamı ile 04.12.2023 (sigorta tazminatının ödeme tarih) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından dava dilekçesinde müvekkili şirket aleyhine ihtiyat-i haciz talep etmiş ise de müvekkili şirketin herhangi bir aciz veya dava konusu tutarı ödeyememe durumu söz konusu olmayıp haksız, hukuka aykırı ve iyi niyetli olmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın neden ve hangi gerekçe ile alacak talebinde bulunduğu huzurdaki davanın ikame edilebilmesi ile anlaşılabildiğini, dava konusu kaza tarihinde müvekkili şirketin sigortacısı olan davacı yanın rücu talebi anlaşılabildiği kadarıyla haksız ve açıkça kötü niyetli olup haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dava dosyasına sunulan evraklar incelendiğinde davacı yanın müvekkili şirketin dava konusu tarihte sigortacısı olmasına karşın; ne müvekkili şirket adına ödediğini belirttiği ve rücu talebine konu ettiği bedellerin ödeme dekontunu (kime nasıl ve ne kadar ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklama dahi yapılmamıştır) ne de müvekkili şirketin dava konusu kazaya karışan şoförünün ehliyetini sunmuş olduğunu, bununla birlikte davacı yanın dava dilekçesinde iddia dahi etmediği, yalnızca ima ettiği müvekkili şirketin şoförünün ehliyetsiz olduğu hususu tamamen gerçek dışı ve hayal ürünü olup müvekkilm şirketin şoförünün yeterli ehliyeti ve ilgili tüm evrakları kaza tarihinde mevcut olduğunu, davacı yan her ne kadar sigorta poliçesi hükmü alıntılanarak müvekkili şirketin şoförünün e sınıfı ehliyeti olması gerektiğini ima etmiş ise de mevcut yasal mevcut hükümleri kapsamında kaza tarihinden yıllar önce e sınıfı ehliyet sınıfı ortadan kaldırılmış olup davacı yanın tarafından bu hususun farkında bile olmadığını, bununla birlikte her ne kadar davacı yan tarafından sunulmamış ve bu hususta herhangi bir açıklama yapılmamış ise de dava konusu kaza tarihinde müvekkili şirketin şoförünün anılan aracı kullanabilmek için gerekli ve yeterli ehliyete sahip olup bahse konu ehliyet işbu dilekçesi ekinde yer aldığı, davacı yan tarafından müvekkili şirketin şoförünün ehliyeti incelenmemiş olup kötü niyetli bir şekilde artık uygulaması olmayan bir klozdan yola çıkarak bir icra takibi başlatmış olması haksız, hukuka aykırı ve açıkça kötü niyeti olduğunu, davacı yan dava konusu müvekkili şirketin sigortacısı olmasına karşın kazaya dair evrakları yeterli ve gerekli şekilde incelemediğinden herhangi bir sebep dahi göstermeden başlatılan icra takibinde açıkça kötü niyetli olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı davanın reddinin yanında dava tutarı üzerinden davacı yan aleyhine köyü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri, tüm bunların yanında huzurda görülmekte olan dava konusu kaza ile ilgili olarak hali hazırda hangi tarafın ne kadar kusurlu olacağına dair ceza yargılaması devam etmekte olup, müvekkili şirketin şoförünün yaşanan kazada kusurlu olup olmadığı bile kesin değilken davacı müvekkilim şirketin sigortacısı tarafından anlaşılmaz bir şekilde icra takibi başlatması kabul edilemeyeceği, tüm bu nedenlerle öncelikle davacı yanın haksız, gerekçesiz ve mesnetsiz İhtiyat-i Haciz talebinin reddine karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde müvekkili şirketin yaşanan kazada herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı ile müvekkili şirketin şoförünün kaza sırasında yeterli ve gerekli sürücü belgesine sahip olduğunun tespit edilmesiyle, haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın reddine karar verilmesini ve davacı yanın başlatılan icra takibinde açıkça kötü niyetli olması nedeniyle dava tutarının %20'sinden az olmamak kaydı ile davacı yan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana teşmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının davalının ... plakalı aracının ... sigortacısı olup 16.09.2023 tarihinde dava dışı ...'ün yetersiz ehliyetli olduğu iddasıyla ... plakalı araçta meydana gelen hasarın tazmini nedeniyle ödenen 120.000,00 TL'nin rücuen tahsili amacıyla ... 5. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında talep edip edemeyeceği, talep edebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle,16.09.2023 tarihinde, ... ili, ... ilçesinde davalı şirketin maliki/işleteni olduğu ve hasar tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde olan, trafik sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın ... plakalı araç ile çarpışması nedeniyle davacı sigorta şirketinin ... plakalı aracın hasarı nedeniyle 120.000,00 TL ödemenin rücuen tahsili amacıyla ... 5. İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde dava dışı ... tarafından yetersiz ehliyetli şekilde ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'ün yetersiz ehliyetli olduğu iddiasını açıklaması ve somutlaştırması için HMK m.31 kapsamında 2 haftalık kesin süre verildiği; davacı vekilinin beyan dilekçesinde özetle, █████/2023 tarihinde, davalı araç sürücüsü ...'ün D1 sınıfı araç kullanmaya ilişkin geçerli bir sürücü belgesi bulunmadığından bahisle yazılan müzekkere cevabında davalı araç sürücüsü ...'ün ....tarihli ve... sayılı sürücü belgesi sahibi olduğu; █████/2004 tarihinde almış olduğu D1 sınıfı sürücü belgesinin kaza tarihi olan █████/2023 tarihinde geçerlilik süresi olduğu  tespit edilmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 17. HD ...Esas ...Karar sayılı ilamında da "... Poliçesi Genel Şartlarının "tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller" başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart esasen KTK'nin 95.maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. ... şirketi ehliyetsiz araç kullanılması sebebine dayanarak kendi sigortalısına ancak onun veya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında rücu edebilir. Zira araç sahibinin sorumluluğu diğer bir deyişle karşı araç malikine tazminat ödeme yükümlülüğü aracı kullanan sürücü ehliyetsiz olsa dahi kusur esasına dayalıdır. Sigortalı aracın, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin (sürücünün) kusurlu olması rücu etmek için yeterli olup, rizikonun gerçekleşmesinden, ehliyetsiz araç kullanmanın asli unsur olması ya da münhasıran ehliyetsizlik sebebiyle kazanın meydana gelmesi gerekmemektedir." dikkate alındığında16.09.2023 tarihli kaza nedeniyle dava dışı ...'ün yetersiz ehliyetli olmadığı; trafik kaza tespit tutanağında da sürücünü D1 sınıfı ehliyete sahip olduğunun yer aldığı anlaşılmakla aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz kişi tarafından sevk edildiği anlaşılmakla davacı sigorta şirketi tarafından rücu şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı davaya konu kazada davadışı ...'in ehliyetinin bulunduğu hususu trafik kaza tespit tutanağında da yer almasına rağmen davalı aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak takip başlattığı anlaşılmakla takip kapsamında davalı lehine 159.728,22 TL'nin %20'si olan 31.945,64 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı lehine 159.728,22 TL'nin %20'si olan 31.945,64 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre alınması gereken karar harcı 732,00 TL olduğundan peşin yatırılan 1.929,12 TL'den mahsubu ile 1.197,12 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!