Anahtar kelimeler: Satmayı Vaad Evlatları Vefatı Aradan Vaadi Murisi Hissesini Etmesine Noterliğinin

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak murisi... adına kayıtlı iken vefatı ile evlatları olan taraflara miras payları oranında intikal eden 6 95... parsel sayılı taşınmazda, davalının ████████ hissesini .... Noterliğinin 02.12.2003 tarihli ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satmayı vaad etmesine rağmen aradan geçen süre içerisinde sözleşmenin gereğinin yerine getirilmediğini, davaya konu taşınmazın tamamının zilyetliğinin sözleşme tarihinden itibaren davacıda olduğunu, bu nedenle zamanaşımının da işlemeyeceğini beyan ederek dava konusu taşınmazdaki davalının hissesinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin geçtiğini, zilyetliğin devamı sebebiyle zamanaşımının işlemeyeceği iddiasının dürüst davranma kuralı ile bağdaşmayacağını; davalının, davacı ve davacının oğlu ile 2008-2011 yılları arasında iş ilişkisi içinde bulunduklarını, bu iş ilişkisi nedeniyle dava konusu taşınmazdaki hakkından vazgeçileceği yönünde tarafların anlaştıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 02.12.2003 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinde tarafların ortak murisinden gelen taşınmaza ilişkin davacı lehine, davalı tarafından satış vaadinde bulunulduğu, satış bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazda ortak muristen gelen taşınmaz hissesinin davalıya intikal etmesiyle birlikte esasen taşınmazın zilyetliği de davacıda bulunduğundan zamanaşımının işlediğinden bahsedilemeyeceği, bu hâli ile sözleşmenin ifa olanağı bulunduğu, karar duruşmasında davalı vekili tarafından yemin deliline dayanılmış ise de; sözlü yargılama aşamasına geçileceğine ilişkin ihtarın yapılmasıyla birlikte duruşmanın 3 ay sonrasına ertelendiği aradan geçen zamanda davalı tarafından herhangi bir şekilde yemin deliline ilişkin bir beyan sunulmadığı, davanın mahiyeti, ileri sunulan deliller ve toplanan evraklarla birlikte yargılamanın gelmiş olduğu aşama da dikkate alınarak yemin delilinin bu aşamada ileri sürülmesinin usul ekonomisi ilkesi gereğince yargılamayı uzatmaya matuf bir talep olduğu gerekçesiyle bu aşamada yemin deliline başvurulması talebinin reddine ve davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalının kardeş olduğu, ... Noterliğinin 02.12.2003 tarihli ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davalının dava konusu taşınmazdaki miras hisselerini davacıya satmayı vaat ettiği, taşınmazın müşterek mülkiyete tâbi olduğu, davalı adına 19.06.2014 tarihli intikalen tescil edilen ████████ hisse kaydının bulunduğu, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile tanık beyanlarına göre taşınmazın davacının tasarrufu altında olduğu, dava konusu hisse yönünden ifa imkânsızlığının bulunmadığı, taşınmazı davacının kullanması nedeniyle zamanaşımı def'inin dinlenme imkânının bulunmadığı, davalının taşınmaz satış vaadi hakkından davacının vazgeçtiği yönünde savunmasının olduğu ve yemin deliline dayandığı, ancak taşınmaz satış vaadi sözleşmesi hakkından vazgeçme işleminin fesih yoluyla resmî şekilde yapılmasının gerektiği, soyut iddialara yönelik (somut vakalar ödeme, sözleşme v.s.) yemin deliline dayanma imkânın da olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Usuli eksiklikler ve harç tamamlanmadan davanın esasına girildiğini,2. Satış vaadi sözleşmesinin 2003 yılına ait olduğunu, hissenin devri konusunda 17 sene bir talebi olmadığını, davacının iddia ettiği hakkından vazgeçtiğini,3. Satış vaadi sözleşmesinin 2003 yılında yapıldığını, dava konusu taşınmazda elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete 2004 yılında dönüştüğünü, 2004 yılından itibaren de 10 yıllık sürenin geçtiğini, zamanaşımı nedeni ile davanın reddi gerektiğini,4. Yemin delilinin kullandırılmadığını,5. Ek temyiz dilekçesinde ise; Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararında mükerrer olarak harç hesabı yapıldığını, maktu harç alınması gerekirken mükerrer olarak nispi harç tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.02.12.2003 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinde tarafların ortak murisinden gelen taşınmaza ilişkin davacı lehine, davalı tarafından satış vaadinde bulunulduğu, satış bedelinin ödendiği, davalı tarafça 28.01.2022 tarihli celsede yemin deliline dayanıldığı, Mahkemece yargılamanın geldiği aşama gözönünde bulundurularak bu talebin yargılamayı uzatmaya matuf bir talep olduğu gerekçesiyle reddine ve davanın kabulüne karar verildiği, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davalının, davacının taşınmaz satış vaadi hakkından vazgeçtiği yönünde savunmasının olduğu ve yemin deliline dayandığı, ancak taşınmaz satış vaadi sözleşmesi hakkından vazgeçme işleminin fesih yoluyla resmî şekilde yapılmasının gerektiği, soyut iddialara yönelik (somut vakalar ödeme, sözleşme v.s.) yemin deliline dayanma imkânın da olmadığı gerekçesiyle ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinden farklı bir gerekçe ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü kararı doğru görülmüş ancak; yemin deliline ilişkin İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinden farklı bir gerekçeyle bu sonuca ulaşmış olması nedeniyle, istinaf taleplerinin esastan reddine ilişkin hüküm kurması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.