Anahtar kelimeler: Görüşü İzmir Neticesinde Yoksunluklarına Sayilari Cezalandırılmasına İddianamesi Esastan Hükümlü Hükümlünün
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYILARI
: ████████ E., ████████ K.
████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
KARARLAR
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 03.06.2021 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre; hükümlü yönünden lehe olan hükmün uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebin, İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.08.2022 tarihli ek kararı ile kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2023 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi istemine ilişkin İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli kararı ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, usulüne uygun şekilde 06.05.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2023 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi istemine ilişkin İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli kararı ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, usulüne uygun şekilde 14.06.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Dosya kapsamına göre;
5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki,
5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile,
Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın mahkûmiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesince kararın 19.02.2020 tarihinde verildiği ve 03.06.2021 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması ve talepname düzenlenerek yargılama yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde kararlar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31.05.2023 tarihli ve ███████████ soruşturma, ██████████ Esas, █████████ sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararı ile mahkûmiyetine hükmedilmiş ise de, sanığın yargılamaya konu eylemi hakkında daha önceden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.04.2023 tarihli ve ███████████ soruşturma, ██████████ Esas, █████████ sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 06.05.2023 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/1. maddesi, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri;
"(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla;
...
c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır.
d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş,hükme bağlanmış...” ibaresinin aynı bentte yer alan “...seri muhakeme usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
İncelenen dosyada; Hükümlü hakkında isnat olunan eylemin 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulüne tabi olduğu ancak; aynı eylem nedeniyle İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün 03.06.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin, İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin
11.08.2022 tarihli ek kararı ile kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ise de;
Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacaktır.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.04.2023 tarihli seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin kabulü ile İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü verilmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden düzenlenen 31.05.2023 tarihli seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin kabulü ile İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde ise;
"...
(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.
...”
Şeklinde düzenlenmiştir.
Hükümlü hakkında aynı eylem nedeniyle yargılama yapıldığı ve İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli kararı mahkumiyet hükmü verildiği, kararın kesinleşme tarihi gözetildiğinde yukarıda izah edildiği gibi seri muhakame usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, aynı eylem nedeniyle tanzim edilen talepnamelerin 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde iki talepnamenin de kabulü ile mahkumiyet kararları verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMALARINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca; hükümlü hakkında İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.20 23... .05.2023 tarihli kararları ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin KALDIRILMALARINA, mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!