Anahtar kelimeler: Çubukla Ayağını Cevaba Vurarak Kırdığını Demir Davadaki Davalıbirleşen Sehven Yalnız
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Karar asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 30.05.2007 tarihinde müvekkiline demir çubukla vurarak ayağını kırdığını belirterek tedavi masrafları karşılığı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, daha sonra süresi içinde verdiği cevaba cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde sehven yalnız tedavi gideri talep ettiklerini, davadaki maddi tazminat taleplerini “tedavi gideri ve iş gücü kaybı” olarak düzelttiklerini, maddi tazminat taleplerini ileride artırmak üzere şimdilik 500,00 TL tedavi gideri ve 500,00 TL iş gücü kaybı olarak değiştirdiklerini belirtmiş, 28.12.2015 tarihli talep artırım dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak açtıkları dava değerini artırdıklarını, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerini 26.711,00 TL’ye yükselttiklerini beyan etmiş, 29.12.2015 tarihli ıslah dilekçesinde ise davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı kanısıyla 28.12.2015 tarihli dilekçeleri ile sehven dava değerini artırdıklarını, ancak davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığını, usuli bir tartışmaya neden olmamak için daha önceki talepleri gibi davalarını bu kez ıslah ettiklerini, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerini 26.711,00 TL’ye yükselttiklerini, tedavi gideri bakımından fatura sunamadıklarını bu nedenle 500,00 TL üzerinden hüküm kurulmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 15.03.2007 tarihinde davalılar ... ve ...'in müvekkiline karşı tehdit ve hakaret suçlarını işlediklerini, müvekkilinin manen zarar gördüğünü belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya vurmadığını, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacının merdivenden düşerek yaralandığı gerekçesiyle müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; manevi tazminat davasına dayanak yapılan olay tarihinin 15.03.2007 olduğunu, birleşen davanın 08.05.2014 tarihinde açıldığını, olay tarihinden bu yana yedi yıl geçtiğini, yedi yıl sonra davalının manevi zarara uğramasının makul olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.01.2023 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile dosya kapsamında alınan 02.09.2015 tarihli ATK raporuna göre davacı ...’in % 10 oranında maluliyeti bulunduğu, iyileşme süresinin 4 ay olduğu, 30.11.2015 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacı ...'in geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının 1.659,95 TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının 25.051,37 TL olarak hesaplandığı, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde sanık ...'ın demir çubuk ile katılan ...'e vurduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, katılanı vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı, ilk haksız eylemin kimden geldiği anlaşılamadığından sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulandığı, suçun sübuta erdiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 11.05.2022 tarihinde kesinleştiği, asıl davada davalının davacı ... ve eşi ...'dan iş yerini kiraladığı, kira meselesi yüzünden aralarında ihtilaf çıktığı ve bunun kavgaya dönüştüğü, ...'ın ...'i kemik kırığı meydana getirecek şekilde yaraladığı olay nedeniyle davacının %10 oranında meslekte kazanma gücünden kaldığı, ilk haksız hareketin kimin tarafından meydana getirildiğinin belli olmadığı, her ne kadar davalı tarafın davacının iki kere dilekçesini ıslah ettiği yönünde itirazları varsa da davacı vekilinin dosya dilekçeler aşamasında iken dava dilekçesini düzeltecek şekilde dilekçe verdiği ve maddi tazminat olarak 1.000,00 TL talep ettiği, 1.000,00 TL'nin 500,00 TL'sinin iş gücü kaybı, 500,00 TL'sinin de tedavi masrafı olarak istendiğini açıkladığı bu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dilekçeler safhasında tarafların serbestçe talepleri üzerinde tasarrufta bulunabilecekleri, bu sebeplerle davalı ... tarafından kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralanan ..'in açtığı iş gücü kaybından kaynaklanan zararı ile ilgili olarak aktüerya bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğundan ıslah dilekçesi ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek iş gücü kaybına ilişkin davanın kabulüne, asıl davada davacının tedavi masrafı adı altında istediği 500,00 TL masraf yaptığına dair dosyada delil bulunmadığı, asıl davada davacının manevi tazminat talebinde bulunduğu, davacının uzun süre tedavi edildiği, bu sebeple duyduğu acı ve üzüntünün derecesi tarafların sosyal ve ekonomik durumları manevi tazminatın üzüntüleri giderme amacıyla istenebileceği hususları gözetilerek istenilen manevi tazminatın yüksek olduğu, usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek 8.000,00 TL üzerinden davanın kabulünün uygun olacağı, birleşen davada Antalya 8.Asliye Ceza Mahkemesinde toplanan deliller, davalıların söz konusu dosyada davacıya yönelik ölümle tehdit suçundan tahrik altında kalarak suç işlemiş olmaları nedeniyle cezalandırılmış olmaları ve bu kararın kesinleşmiş olması hususları gözetilerek ayrıca zamanaşımı süresi içerisinde manevi tazminat davasının açılabileceği, bu yönden davalılar vekilinin savunmasının yerinde olmadığı, birleşen davada ... vekilinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen 10.000,00 TL'nin tahsil edilip müvekkiline verilmesini istediği, ceza mahkemesi kararının bozma ilamında gösterildiği şekilde olayın davacının tahriki sonrasında meydana geldiği hususu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak istenilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu davanın 3.500,00 TL üzerinden kabulünün uygun olacağı gerekçesiyle asıl davada maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 26.711,00 TL'nin 30.05.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacı ...'e verilmesine, tedavi masrafları yönünden açılan davanın reddine, asıl davada manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL manevi tazminatın 15.03.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 27.01.2023 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararının süresi içinde asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... ile birleşen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.11.2023 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamıyla dosya kapsamından, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı 07.12.2020 tarihli ilamı ile davalı sanık ...'ın davacı ...'e karşı nitelikli kasten yaralama suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden davalı sanık ... lehine değerlendirme yapılarak sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 29 uncu maddesi gereğince 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapıldığı, cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı 11.05.2022 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği, kararın 11.05.2022 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, şu durumda, davalı ...'ın davacı ...'e karşı kasten yaralama eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği hususunun maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile tespit edilmiş olduğu, haksız tahrikin, zarara uğrayanın müterafik kusurunu ifade edeceği, mahkemece dosya kapsamında alınan hesap bilirkişi raporunda davacı ... için hesaplanan maddi tazminattan haksız tahrik indirimi yapılmadan karar verildiği, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 44 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca maddi tazminattan haksız tahrik indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olmasının doğru olmadığı, bununla birlikte davacı ...'in manevi tazminat istemi hakkında karar verilirken eylemin haksız tahrik altında gerçekleştiği hususunun gözetilmediği, mahkemece verilen ilk karara karşı davacı ...'in sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde olmaması sebebiyle reddedildiği, bu haliyle usuli kazanılmış bir haktan da söz edilmeyeceği, buna göre mahkemece davacı ...'in manevi tazminat isteminden de, davacı ...'in kusur durumu gözetilerek fakat matematiksel oranla bağlı kalınmaksızın bir miktar indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına, asıl davada davacı ... vekilinin tüm, asıl davada davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, birleşen davada davacı ... vekili ve birleşen davada davalılar ... ile ... vekilinin birleşen dava yönünden temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 20.033,25 TL'nin 30.05.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tedavi masrafları yönünden açılan davanın reddine, asıl davada manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 7.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL manevi tazminatın 15.03.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın ıslahının geçerli ve süresinde olmadığını, bu nedenle ıslahı kabul etmediklerini, davacı tarafın ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkilinin davaya konu olayda hiçbir kusuru, haksız ve hukuka aykırı eylemi olmadığını, olayda asıl mağdur olanın müvekkili olduğunu, davalıların müvekkiline karşı hukuka aykırı eylemde bulunduklarını, taraflar arasındaki olayın 30.05.2007 tarihinde davacı ... ve dava dışı ...'in müvekkilinin yasal olarak kiracı sıfatıyla oturduğu iş yerine gelmeleri ve müvekkiline demir çubukla saldırmaları sonucunda başladığını, yaşanan bu arbede esnasında davacı ...'in merdivenlerden düşerek yaralandığını, davacı ...'in kendi kusuru ile yaralandığını, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden yapılan haksız tahrik indirimlerinin yeterli olmadığını, ceza yargılamasında müvekkili lehine haksız tahrik indirimi uygulanmasına göre hukuk mahkemesinde de %30 oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, asıl davada kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesine rağmen reddedilen miktar üzerinden taraflarına vekalet ücretine hükmedilmiş olsa da hükmedilen tutarın hatalı ve hukuka aykırı olup olması gerekenden daha az vekalet ücretine hükmedildiğini, maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, davacı ...’in sağlıklı olduğunu, iş göremezlik hali yaratacak herhangi bir durumu olmadığına ilişkin sundukları CD kaydının dikkate alınmadığını, birleşen davada müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10 maddenin üçüncü fıkrası ile 12 maddenin birinci fıkrası, 16 maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
Somut olayda; mahkemece verilen son kararda, asıl dava bakımından, ıslah dilekçesinde talep edilen 26.711,00 TL maddi tazminat üzerinden bozma ilamı uyarınca haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.033,25 TL'nin faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, buna göre asıl davada reddedilen maddi tazminat talebinin 6.677,75 TL tutarında olduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca kendisini vekille temsil ettirmiş olan asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... yararına asıl dava bakımından reddedilen maddi tazminat miktarı kadar vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, daha az miktarda vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı olup kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl davada davalı/birleşen dava davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl davada davalı/birleşen dava davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (4) numaralı bendinin (c) fıkrasının son cümlesinde yer alan “6.211,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “6.677,75 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı ...'a iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!