Anahtar kelimeler: Daval Ekteki Abone Dönük Konulu Atık Başkan Listesinden Yazim Geriye

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
: ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ..
ÜYE
: ..
ÜYE
: ..
KATİP
: ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KAHRAMANMARAŞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: ..
NUMARASI
:..
DAVACI
: ..
VEKİLİ
: Av. ..
DAVALI
: ..
VEKİLİ
: Av. .
DAVA KONUSU
: MENFİ TESPİT (Atık Su Bedelinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: ..
KARAR YAZIM TARİHİ
: ..
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar, davalı .. vekilince istinaf edilmekle; dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
: Davacı vekili, dava dilekçesinde; daval.. İdaresi Genel Müdürlüğü'nün.. sayılı "Borç ve Alacak İşlemleri" konulu yazısı ile .. sicil no ve .. abone no ile geriye dönük ekteki borç listesinden anlaşılacağı üzere .. tarihi itibariyle gecikme cezası ile birlikte ..-TL... su borcunuz bulunmamaktadır. Su/Atık su borcunuzu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödemeniz gerekmektedir. Borcunuzu ödemediğiniz takdirde ikinci bir ihtara gerek kalmaksızın İcra Takibi başlatılacaktır." açıklamasıyla usul ve yasaya aykırı olarak müvekkili şirket aleyhine ..-TL. Su/Atık su borcu tahakkuk ettirdiğini ve bu bedelin ödenmemesi halinde müvekkili şirket hakkında icra takibi başlatılacağı bildirdiğini, müvekkili şirket üretim proseslerinde kullanacağı suyu yer altı su kaynaklarından sağladığını, proses sonrası atık suyu ise bünyesinde kurulu arıtma tesisinde arıtarak atık su arıtma kimlik belgesinde belirlenen yere deşarj ettiğini, müvekkili şirketin bulunduğu bölgede .. ait kanalizasyon hizmeti de mevcut değilken .. tarafından müvekkili şirket aleyhine atık su borcu tahakkuk ettirilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle davalı tarafından hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilen atık su bedelinden dolayı müvekkili şirketin davalıya borcu bulunmadığı, müvekkili şirkete ait işletmenin bulunduğu alanın organize sanayi bölgesi sınırları içerisinde yer aldığını, dolayısıyla davalı .. müvekkili şirket aleyhine atık su bedeli tahakkuk ettirmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle işbu dava ile davalı tarafından tahakkuk ettirilen atık su bedelinden dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin belediyeye ait kanalizasyon hizmetinden faydalandığını, ayrıca ücretlendirmeye tabi tutulabilecek bir tarife türüne de dahil olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin atık su bedelinden sorumlu tutulamayacağını, bu sebeple haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini,
müvekkili şirketin borçlu olmadığı halde ödeme ve icra tehdidi altında bulunduğunu, bu nedenle telafisi güç ve imkansız zararları bertaraf etme amaçlı olarak dava sonuçlanıncaya kadar icra takibi yapılmasını engeller nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek; davalı .. .. Genel Müdürlüğü tarafından müvekkili şirket aleyhine düzenlenen faturalar ile tahakkuk ettirilen ve..sayılı borç ve alacak işlemleri konulu yazısında ödenmediği takdirde ikinci bir ihtara gerek kalmaksızın icra takibi başlatılacağı bildirilen toplam ..-TL. tutarındaki su/atıksu borcu nedeniyle müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkili aleyhine açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın temelini kuyu suyu kullanan ve ürettiği atıksuların tahliyesini gerçekleştirmek amacıyla alıcı ortama deşarj eden davacı şirketin, atık su bedeli ödeyip ödemeyeceği hususunun oluşturduğunu, uyuşmazlığın çözümü için bu hususun açıklığa kavuşturulması ve bunun için de ilgili mevzuat kapsamında incelenerek değerlendirilmesi gerektiğini, davacı şirketin "kirleten öder" temel ilkesi gereğince üretmiş olduğu atık su sonucu tahakkuk ettirilen bedelden sorumlu olacağını, müvekkili .. .. Genel Müdürlüğü'nün su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere kurulmuş, içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek yetkisine sahip, müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olduğunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu gereğince davacı şirketin atık su bedelinden sorumlu olduğunu, davacı şirketin tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu ve boru hattı çekerek arıtılmış atık sularını alıcı ortama..deşarj ettiğini, .. sayılı Kanun'un düzenlenme amacının "çevrenin korunması" olduğunu, atık su arıtma sistemleri ile ilgili her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme hizmetlerininin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, atık su bedelinin bütün bu hizmetlerin karşılığı olarak alındığı hususu ile yargı kararları bir arada değerlendirildiğinde; yerel yönetimlerce beldenin tüm nüfusu ve ihtiyaçları da dikkate alınarak atık su altyapı sistemi kurulmuş ve hizmete sunulmuş ise kuruluşların atıksu altyapı sistemini kullanmaksızın, atıksuları kendi arıtma tesislerinde arıtmak suretiyle atık su üreterek ayrı bir boru hattı ile çevreye (alıcı ortama) deşarj etmeleri halinde dahi atıksu bedeli ödemeleri gerektiğini, atık su ücreti sayesinde çevrenin temiz tutulduğunu, kanalizasyon hatlarının sağlıklı ve güvenli şekilde işlediğini, arıtma tesisinin iyileştirildiğini, yasal ve usule uygun şekilde tahakkuk ve tahsil edilen atıksu ücretinden vazgeçilemeyeceğini, ayrıca davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin de geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davanın tahakkuk ettirilen atık su bedelinden dolayı davacının, davalı İdare'ye (.) borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, ..tarihli bilirkişi heyet raporunda; davaya konu işletmenin.. . Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde yer aldığı, . sayılı . . Bölgeleri Kanunu'nun alt yapı tesisleri kurma, kullanma ve işletme hakkı başlıklı 20. maddesi uyarınca ".. ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi altyapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma hakkının sadece .. yetki ve sorumluluğunda olduğu, işletmenin su tüketiminin büyük kısmının kendi su kuyularından sağladığı ve .. tarafından temin edilen suyun sadece mutfakta sınırlı bir şekilde kullanıldığı, işletmeye ait atık suların, işletmenin kendi atıksu arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edildiği, işletmenin davalı .. atık su (kullanılmış su) hizmetlerinden yararlanmadığının tespit edildiği, sonuç olarak; davacı... . Anonim Şirketi'nin, .. tarafından talep edilen ..-TL. tutarındaki Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Bedeli'nden sorumlu olmadığı, yapılan dava konusu tahakkukun herhangi bir dayanağının olmadığı şeklinde görüş ve kanaatini bildirildiği, belediyelere mücavir alan sınırları içerisinde yer altı sularından elde edilen kullanma ve sanayi sularından ücret alma yetkisini veren Kanun hükmünün iptal edildiği ve onun yerine aynı yetkiyi içeren herhangi bir kanun hükmü konulmamış bulunduğu, mevzuatımızda bu yönde başkaca bir kanuni düzenlemenin de mevcut olmadığı, somut olayda; davalı İdare'nin kendisine ait Tarifeler Yönetmeliği'ndeki düzenleme çerçevesinde davanın konusunu oluşturan atık su bedeli tahakkuk ettirmesinin, hukuki dayanaktan yoksun olduğu, diğer taraftan davacıya ait fabrikanın bulunduğu adreste davalı İdare'nin kanalizasyon hattının bulunmadığının yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sırasında dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu, diğer bir anlatımla, davalı İdare'nin bahse konu yerde bir kanalizasyon hizmeti vermediği, bu durumda davalı İdare tarafından Tarifeler Yönetmeliği'ndeki düzenleme uyarınca kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirilmiş olmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu... sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu), kaldı ki; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 11. maddesini değiştiren 5491 sayılı Kanun'un 8. maddesinin "...Atık su altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atık su miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atık su toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atık su ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz." hükmünü içerdiği, anılan maddenin "kanalizasyon sistemini kullanacak olanlardan" bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın atık su ücreti alınması hususunu düzenlediği, davacının işletmesinin bulunduğu yerde kanalizasyon hizmetinin bulunmadığı hususu ile birlikte değerlendirildiğinde, anılan kanun hükmünün işbu davada uygulama yerinin bulunmadığı, sonuç olarak; davalı tarafça davacıya ait işyerinde kurulu abonelik kapsamında atık su bedeli tahakkuk ettirilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, bu kapsamda davalı İdare tarafından uyuşmazlığa konu dönemde tahakkuk eden atık su bedelinin haksız olduğu kanaatine varıldığı gerekçeleriyle; davanın kabulü ile davacının, davalı İdare'nin E-..sayılı yazısına konu edilen, .. abone numarasına ait .. tahakkuk tarihli ..-TL. fatura bedeli yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı .. vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin atık sularını . . deşarj etmek suretiyle yer altı ve yer üstü tüm su kaynaklarını kirlettiğini, ekosistemin ve su ayak izinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı şirketin su ihtiyacının doğal döngü içindeki yer altı ve yer üstü su kaynaklarından karşılandığını, atık sularını ise boru hattı ile .. .’ne deşarj ettiğini..gibi yan kollardan oluştuğunu, .. çevresinde bulunan . . . .’nin en önemli kollarından biri ve ülkemiz açısından önemli bir su kaynağı olduğunu, davacı şirketin üretim süreçlerinde kullandığı suyun, . . üzerinden .... vasıtasıyla geniş bir ekolojik döngüyü etkilediğini, fiziksel bağlantının değil, çevresel etkinin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, yapılan saha gözlemleri ve çevre analiz raporlarına göre bu derelerde boya atıklarına bağlı renk değişimi, köpük oluşumu, bakteriyolojik ve kimyasal kirlenmenin açıkça gözlemlendiğini, kamusal içme ve kullanma suyu sistemlerinin hem miktar hem kalite açısından ciddi biçimde tehdit altında olduğunu, . . sularının ulaştığı alanlarda yakın gelecekte halk sağlığı bakımından ciddi problemlerle karşılaşılacağının açık olarak görüldüğünü, atık su bedelinin özel hukuk hükümlerinden doğan ve sözleşme hükümlerine dayanılarak talep edilen bir bedel olduğunu, atık su bedelinin yasal dayanağının . . . Kurulu'nun .. tarihli, .. sayılı kararında detaylı olarak açıklandığını, talep edilen atık su bedelinin özel hukuk hükümlerinden doğan ve sözleşme ilişkisine dayanılarak müvekkil İdare tarafından talep edilen bir bedel olduğunu, yine olayın aydınlığa çıkarılması için tarifesine göre alınan atık su bedelinin, vergi, resim, harç ve benzeri bir yükümlülük olup olmadığının da incelenmesi gerektiğini, atık su bedelinin bir tarifeye göre ve abonman sözleşmesine dayanılarak alınmadığını, 2872 sayılı Kanun'un düzenlenme amacının "çevrenin korunması" olduğunu, atık su arıtma sistemleri ile ilgili her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme hizmetlerininin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, atık su bedelinin bütün bu hizmetlerin karşılığı olarak alındığı hususu ile yargı kararları bir arada değerlendirildiğinde; yerel yönetimlerce beldenin tüm nüfusu ve ihtiyaçları da dikkate alınarak atık su altyapı sistemi kurulmuş ve hizmete sunulmuş ise yalnızca altyapı sistemine fiziki bağlantısı olanların değil, atık suları kendi arıtma tesislerinde arıtmak suretiyle atık su üreterek ayrı bir boru hattı ile çevreye (alıcı ortama) deşarj edenlerin dahi atıksu bedeli ödemeleri gerektiğini, zira atık su üreten ve bu hizmetlerden yararlanma potansiyeli bulunan tüm gerçek ve tüzel kişilerin, altyapı sisteminin yatırım, bakım ve işletme giderlerine kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmalarının zorunlu olduğunu, sonuç olarak; "kirleten öder ilkesi" uyarınca kuyu suyunu kullanarak kendi arıtma tesislerinde arıtmak suretiyle müvekkili İdare'nin kanal bağlantısından bağımsız ayrı bir boru hattı ile atıksu üreterek ve çevreye deşarj ederek kirleten davacı şirketin de atık su bedeli ödemesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacı şirket tarafından üretilen atık suyun hangi oranda arıtıldığının tespit edilmediğini, fiziksel bağlantı olmamasının altyapı yatırımına katılım yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davacı şirket her ne kadar kendi atık su arıtma tesisine sahip olduğunu beyan etse de, atık su üretiyor olmasının tek başına kamusal altyapı sistemine yük oluşturma potansiyeli taşıdığını, bu nedenle katılım bedeli ödemesinin zorunlu olduğunu, atık su altyapısının bulunduğu bir bölgede yer alan ve faaliyetleri sonucu atık su üreten her gerçek ve tüzel kişinin, bu altyapı sistemini kullanmasa dahi ya da kendi arıtmasını yapıyor olsa dahi müvekkili İdare'nin yaptığı altyapı yatırımlarının maliyetine katkıda bulunması gerektiğini, dolayısıyla bilirkişi raporunun bu yönüyle eksik, yetersiz ve yanlış değerlendirme içerdiğini, davacı taraf her ne kadar kendi arıtma tesisine sahip olsa da bu durumun atık su altyapı yatırımlarının maliyetine katılım yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava; davalı .. tarafından davacı şirket aleyhine tahakkuk ettirilen atık su bedelleri nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni hususları gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı .. tarafından kendi açtırdığı kuyulardan su kullanan ve kendi tesisinde arıtarak . . deşarj eden davacı şirketten "atık su bedeli" adı altında bir bedel talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasına göre “Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve  öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler”.
Aynı maddenin dördüncü fıkrası ise “Atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve  arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden; büyükşehirlerde .. tarihli ve 2560 sayılı İstanbul .. . Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla belirlenen kuruluşlar, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bunların  dışında iskâna konu her türlü kullanım alanında valiliğin denetiminde bu alanları kullananlar sorumludur” hükmünü içermektedir.
Maddenin altıncı fıkrasında, atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacakların, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorunda oldukları, bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınacağı düzenlenmiştir. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.
Çevre Kanunu’nun atıksuların arıtılması ve tahliyesiyle görevli kıldığı belediyelerin ve belediye bünyesinde kurulan davalı .. gibi kurumların yerine getirmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği harcamaların karşılığını oluşturan ve büyük bir bölümü kamu hukukuna dayalı olan gelir kaynakları, . sayılı . . Kanunu’nda sayılmıştır. . suyu kullanan resmî kurumların dahi her metreküp için belli bir oranda atık su ücretlendirmesi sonucu atık su bedeli ödemesi gerektiğine ilişkin düzenlemeler mevzuatımızda yer almaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre; kuyu suyunun yeşil alanlarda sulama suyu olarak kullanılması durumunda su ve atıksu bedelinin ödenmeyeceği, ancak bu kuyu suyunun yeşil alan dışında kullanılıp..çıkan atık (kirli) suyun kanalizasyon tesisine deşarj edilmesi hâlinde tarife hükümlerine göre atıksu bedelinin ödeneceği açıktır... sayılı ilamı bu doğrultudadır.)
Gerçek veya tüzel kişinin bina ya da işletmede kullandığı kuyu suyu kadar atıksu ürettiği, atıksuların uzaklaştırılması konusunda verilen hizmetlerden yararlanması ve atıksuları kanalizasyon şebekesi vasıtasıyla binadan uzaklaştırması hâlinde, ilgili tarife ile belirlenen atıksu bedelinden sorumlu tutulması gerektiği .. yerleşik uygulamalarında kabul edilmiştir.
Bu durumda mahallinde keşfen yapılacak incelemede; davacıya ait kuyulardan çıkan ve kullanılan suyun nerelerde kullanıldığı ve tahliyesinin ne şekilde sağlandığı, davalıya ait kanalizasyon sistemine aktarılmak suretiyle tahliye edilip edilmediği hususlarının mahkeme gözlemi ve konusunda uzman bilirkişi heyeti marifetiyle incelenerek ortaya konulması, böylece davacı şirketin atık su bedelinden sorumlu olup olmayacağı, sorumlu olacak ise ne kadar miktardan sorumlu olacağının belirlenmesi sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi bakımından önem arz etmektedir.
Deliller toplandıktan sonra Yerel Mahkemece mahallinde .. tarihinde refakate 1 fen bilirkişisi de alınarak keşif icra edilmiş, alanında uzman 1 makine mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve 1 de çevre mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyetince tanzim edilen.. tarihli raporda özetle; keşif sırasında işletmeye ait su temin sistemlerinin, mekanik tesisat altyapısının ve atık su yönetiminin detaylı bir şekilde değerlendirildiği, işletmenin mekanik tesisat sistemlerinin (su temini, atık su yönetimi ve ilgili ekipmanlar) incelendiği ve teknik tespitler gerçekleştirildiği, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile keşif sırasında yapılan tespit, gözlem ve fotoğraflama işlemleri eşliğinde gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, işletmeye ait 2 adet su kuyusu bulunduğu, bu kuyuların işletmenin ana su ihtiyacını karşılamak için kullanılmakta olduğu, her bir kuyu çıkışında birer adet su sayacı bulunduğu, kullanılan su miktarının düzenli olarak kayıt altına alındığı, sayaçların çalışır durumda olduğunun gözlemlendiği,... (..) ait yalnızca mutfakta kullanılan bir su sayacı tespit edildiği, bu sayacın da çalışır durumda olduğu ve işletmenin .. temin ettiği suyun sadece bu noktada kullanıldığının belirlendiği, işletmenin atık sularının işletmeye ait bir arıtma tesisinde arıtıldığı, arıtma tesisinin çıkışında arıtılmış suyun dereye deşarj edildiği noktanın (fen bilirkişi raporunda yeşil renkli kalemle işaretlenen yer) yerinde kontrol edildiği, işletmenin .. ait atık su hattına herhangi bir bağlantı sağlamadığı, . görevlilerince gösterilen ve krokide kırmızı renkli kalemle işaretlenen kanalizasyon borusunun fabrikanın bulunduğu 6664 ada - 15 parselin güney tarafında, dere sonrasında yer aldığı ve işletmenin atık su sistemiyle ilişkisinin bulunmadığı, işletmedeki su kuyularının pompaları ve arıtma tesisinin mekanik ekipmanlarının (pompalar, vanalar, boru hatları) çalışır durumda olduğu, .. ait mutfak sayacının bağlı olduğu sıhhi tesisat sisteminin de standartlara uygun şekilde işlemekte olduğu, davacı şirketin arıtılmış atık sularını . herhangi bir hizmetinden (. atıksu alt yapı sistemi) faydalanmadan, arıtma yaptıktan sonra alıcı ortama .. deşarj ettiği, işletmenin su ihtiyacının büyük kısmının kendi su kuyularından mekanik pompalar aracılığıyla temin edildiği, bu suyun kullanımının sayaçlarla ölçüldüğü, . alınan suyun yalnızca mutfakta sınırlı bir şekilde kullanıldığı ve bu kullanımın da çalışan bir sayaçla kayıt altına alındığının tespit edildiği, atık su yönetimi açısından işletmenin kendi arıtma tesisini kullanarak atık sularını arıtmakta olduğu ve arıtılmış suyu alıcı ortama (dere) deşarj ettiği, .. atık su altyapısıyla herhangi bir mekanik bağlantısının tespit edilmediği, arıtılmış atık suyun alıcı ortama deşarjının.. Bakanlığı tarafından belirlenen izleme ve denetim süreçlerine tabi olduğu, .. davaya konu tesisin atık sularının bertarafında herhangi bir hizmeti bulunmadığının heyetlerince tespit edildiği, .. tarafından tahakkuk edilen ..-TL. tutarının ... tarifesi ile belirlendiğinin anlaşıldığı, dava dosyasında .. tarafından tahakkuk edilen ..-TL.'lik faturada abone grubu olarak -İşyeri . . Bağlı Olmayan- ifadesinin yer aldığı, yine aynı şekilde davalının, .. herhangi bir altyapısından faydalanmadığının tespit edildiği, sonuç olarak; davacı şirkete ait işletmenin su tüketiminin büyük kısmını kendi su kuyularından sağladığı ve .. tarafından temin edilen suyun sadece mutfakta sınırlı bir şekilde kullanıldığı, işletmeye ait atık suların ise işletmenin kendi atık su arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edildiği, işletmenin .. atık su (kullanılmış su) hizmetlerinden yararlanmadığı, .. tarafından davacıdan talep edilen dava konusu ..-TL. tutarındaki .. herhangi bir dayanağının olmadığı..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Somut olayda; tekstil sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin, fabrikasının su ihtiyacını arazisinde bulunan kuyulardan temin ettiği, bu şekilde temin edip kullandığı suyu kendi arıtma tesisinde arıttığı, çıkan atık suları ise alıcı ortama.. deşarj ettiği, bu hususların her iki tarafın da kabulünde olduğu, neticeten; davacı şirkete ait işletmenin atık sularının yine işletmeye ait bir arıtma tesisinde arıtıldığı ve arıtılmış suyun dereye deşarj ettiği, işletmenin davacı .. ait atık su hattına herhangi bir bağlantısının olmadığı, bir başka ifade ile davacıya ait işletmenin davalı İdare'nin atık su sistemiyle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla davalı ... atık su altyapı sistemi kullanmayan davacı şirketin, davalının atık su sisteminin yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme maliyetlerine katılma zorunluğu bulunmadığı, bu nedenle davalı .. tarafından davacı şirketten talep edilen dava konusu ..-TL. tutarındaki atık su bedelinin yasal dayanağının olmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak; incelemeye konu ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi heyet raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosyada mevcut delillere ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olması karşısında; incelemeye konu kararının, dosyada bulunan delillere göre verildiği, delillerin takdirinde hata yapılmadan, iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle, yasal ve hukuksal gerekçelere, dosyadaki maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen ilk derece mahkemesi kararına yönelik davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle ve davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı şirket vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK.'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf karar harcı olan ..-TL.'den, davalı tarafça istinaf başvurusu sırasında yatırılan ..-TL. (nispi) istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye ..-TL. harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK.'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı olarak yapılmadığından, davacı taraf lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine yer olmadığına,
6-HMK.'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, işbu kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize sunulacak ya da Dairemize gönderilmek üzere başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile HMK.'nın 362/2. maddesi hükmü gereğince Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir. █████/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye *
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!