Anahtar kelimeler: Yokluklarında Gününün Olmadı Talepli İstekli Geldiler Davetiye Bittiği Çevirme Salı
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından duruşma istekli ve adli yardım talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz edilen davalılardan ... ve ... ve vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen asil ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Adli yardım talebinin ve temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü geri çevirme kararıyla getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava; yolsuz tescil (ketmi verese) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar; murisleri ... ’un, dava konusu 76 parça taşınmazın maliki kök muris ... ’nın mirasçıları arasında yer almasına rağmen ketmedildiği veraset ilamı ile tescil işlemlerinin gerçekleştirildiğini, tapuda bir kısım davalılara yapılan devirlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, mümkün olmazsa denkleştirme yapılarak halen davalı mirasçılar adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, aksi takdirde tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuşlar, taşınmazları tapu siciline güvenerek iyiniyetle temlik aldıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; çekişme konusu 2 84... ; 2 98... ile 2 99... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; uyuşmazlığın çözümünün, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlı olduğu, ne var ki davacılar tarafından dosyaya hasımlı veraset ilamı sunulmadığı gibi kendilerine hasımlı veraset ilamı almaları için olanak da tanınmadığına değinilerek davacılara hasımlı veraset ilamı almaları için olanak tanınması, alınacak hasımlı mirasçılık belgesinde davacıların mirasçı oldukları ve taraf ehliyetlerinin bulunduğu belirlendiği takdirde işin esasının incelenmesi sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu 14 08... parsel sayılı taşınmaz yönünden dosyanın tefrikine karar verilmek suretiyle anılan parsel yönünden dava eldeki esasa kaydedilmiş, söz konusu parseller ile ilgili olarak Mahkemede devam eden yargılamaları bulunan ████████ Esas ve ████████ Esas nolu davalarda taşınmazların Osmanlıca olan kök tapu kayıtlarını incelemek üzere bilirkişi görevlendirildiği, bu dosyalarda yapılan bilirkişi incelemelerinin eldeki dosyayı da kapsadığı anlaşıldığından usul ekonomisi gereği söz konusu bilirkişi raporlarının bu dosyada taraflara tebliğ edilerek hükme esas alındığı, bilirkişilerin çevirisini yaptığı kök tapu kayıtlarından anlaşıldığı üzere taşınmazın kök maliki ... ile ... 'nın aynı kişi olmadığı, dava konusu taşınmazın kök malikinin davacıların murisi ... olmadığı, mevcut durumda davacıların murisleri olan ...'ın, ... 'nın çocuğu olup veraset ilamında gizlendiği iddiasının ancak dava konusu taşınmazların kök tapu kayıtlarında davacıların kök murisleri ... olduğu takdirde bir anlam ifade edeceği, bekletici mesele yapılan Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyanın bu dosya yönünden beklenilmeyerek yargılamaya devam edildiği, davacının iddia ettiği şekilde dava konusu taşınmazın kök malikinin davacıların kök murisi ... olmadığından davacının dava konusu taşınmazda tapu iptal-tescil ve tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacılar, murisleri ... ’un, kök muris ... ’nın mirasçıları arasında yer aldığı halde mirasçı olarak gösterilmediği veraset ilamı ile dava konusu taşınmazların tescil işlemlerinin gerçekleştirildiğini ileri sürerek dava açmış, Dairenin bozma kararı üzerine, davacılar tarafından açılan hasımlı veraset ilamına ilişkin davada Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılamada Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının sonucu bekletici mesele yapılmayarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de Dairenin önceki geri çevirme kararı ile anılan dosyanın kesinleşmesinin beklenip, kesinleşme şerhli gerekçeli karar örneğinin istenildiği, Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 09.12.2025 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği, buna göre, bozma kararında değinildiği üzere davacıların hasımlı mirasçılık belgesi ile mirasçı olduklarını ve taraf ehliyetlerinin bulunduğunu ispatlayabildiklerini söyleyebilme olanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; eldeki davada dava konusu 14 08... parsel sayılı taşınmazın kök parseli olan 4 ada 3 parselin kadastro çalışmaları sonucu tapu kaydı nedeniyle tespit ve tescilinin yapıldığı, kadastro tespitinin 24.07.1974 tarihinde kesinleştiği, ifraz, imar işlemleri ile 14 08... parsel numarası ile tescil edilen taşınmazın, intikal, taksim, satış, bilahare 17.04.2012 tarihli satış işlemi ile davalılar ... ve ... ... adına kayıtlı olduğu, davacıların ileri sürdüğü iddianın ise kadastro tarihinden önceki nedene dayandığı, dava konusu 14 08... parsel sayılı taşınmazın kök parseli olan 4 ada 3 parselin kadastro tespit tutanağının kesinleştiği 24.07.1974 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 27.08.2014 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği görülmektedir.
Hal böyle olunca; Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıda belirtilen gerekçe ile ve sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine.
Davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; davacıların taraf ehliyetlerinin bulunduğunu ispatlayamadıkları ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle davanın reddi gerektiği, dava dilekçesinde 10.000,00 TL değer gösterilerek dava açıldığı, keşifte belirlenen değer üzerinden noksan harç ikmal edilmediği, buna göre davanın reddi sebebi de gözetilerek dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden AAÜT 7/2., ve 13/1. maddeleri uyarınca davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken keşif sonucu belirlenen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin değinilen yönlerden temyiz itirazının kabulü ile, Mahkeme kararının; gerekçesinin yukarıda bahsedilen şekilde, hüküm fıkrasının; (6) numaralı bendinde yer alan "375.015,75 TL" ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "1.600,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacılar vekili kararı adli yardım talepli temyiz ettiğinden ve adli yardım talebi Dairece kabul edildiğinden harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, Temyiz eden davacılar vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!