Anahtar kelimeler: Tellallığı Bam Yazim İzmir Aracılık Eksiklik Özetle Geçildi Karara Ticari

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ███████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile .... için müvekkili şirket arasında 22.03.2021 tarihinde ticari aracılık sözleşmesi yapıldığını, müvekkili şirketin fiyat listesi sunduğu ve tarafların kendi aralarında konuşup anlaşarak imza altına aldıklarını, müvekkili şirketin sözleşmede anlaştıkları ve taahhüt etmiş oldukları hizmeti sunmuş olmasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkile yapılması gereken ödemelerin tam yapılmadığını, bakiye 11.500,00 TL 'lik bir borç tutarı bulunduğunu, davalı aleyhine müvekkili tarafından bakiye alacağının tahsili amacıyla İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı dosya ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22.03.2021 tarihinde satış platformu sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak müvekkili davalının satışlarını yapmış olduğu müşterileri konaklatmadığını, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, buna mukabil haksız ve hukuka aykırı olarak tanzim etmiş olduğu faturalar ile müvekkili davalı aleyhine icra takibine giriştiğini, müvekkili davalının davacı tarafa borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE
: "... Mahkememizce taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, öncelikle davalı defter ve kayıtlarının incelendiği, █████/2022 tarihli rapora göre, davalının uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak defterlere yansıdığı, davalının takip tarihi olan █████/2021 tarihi itibariyle kendi defterlerine göre davacıya 11.500,00 TL borçlu olduğu, davalının takip tarihinden sonra dava tarihinden önce █████/2021 tarihinde konaklama bedeli, menfi zarar bedeli ve reklam katkı bedeli adı altında 3 ayrı fatura düzenlediği, bu faturaların davacıya gönderildiği, ancak davacı tarafından iade edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, sonrasında mahkememizce davacı defter ve kayıtlarının incelendiği, █████/2022 tarihli raporunda, davacının uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defterlerinden sadece yevmiye defteri ve defteri kebir'i sunduğu, envanter defteri sunulmadığından defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği, davacı defterlerinde taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak kayıt edildiği, icra takip tarihi olan 18.11.2021 tarihi itibarıyla davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftan bakiye alacağının 64.518 10 TL olduğu, taraf defterleri arasında (64.518,10-11.500,00) 53.018,00 TL tutarında uyuşmazlık bulunduğu, bu uyuşmazlığın da davacı tarafından davalı tarafa düzenlenmiş olan 04.08.2021 tarih ve YS02021000000505 Nolu faturanın tutarı 1.200,00 TL. olduğu halde, davacı tarafından ticari defterlerine 777,60 TL. olarak kayıt edilmesinden yani 422,40 TL tutarında noksan kayıt edilmesinden ve davalı tarafından davacı tarafa yapılmış olan 53.440,50 TL tutarındaki ödemenin de davacı tarafından ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığından kaynaklanmış olduğu, (53.440,50-422,40)= 53.018.10 TL), 31.12.2021 tarihi itibarıyla davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftan bakiye alacağının 11.500,00 TL olduğu, taraf defterleri arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirdiği anlaşılmıştır.Davacı şirketin .... bölgesinde otelcilik faaliyeti yürüttüğü, davacı şirket ile davalı şirket arasında █████/2021- 31/0/2021 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan ticari aracılık sözleşmesi kurulduğu, bu sözleşmeye göre davalının davacı tarafından kendisine ayrılan 30 adet standart oda ve 10 adet aile odasını sözleşme dönemi boyunca satışını üstlendiği, ilgili dönemde oda taban fiyatlarının taraflarca belirlendiği, belirlenen bu fiyatlar üzerinden davalının azami %25 komisyonla satış yapabileceği, gerçekleşecek her satışta fiyat üzerinden davalının %2 komisyon(kickback) alacağı ve söz konusu komisyon bedelinin her faturadan kademeli olarak düşürüleceği, ayrıca davacının reklam katkı bedeli olarak 7 gece boyunca duble odayı ücretsiz olarak davalıya vereceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, taraflarca ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde yürütüldüğü, davacının dava konusu takip tarihi itibariyle bakiye alacağı bulunduğundan bahisle davalı aleyhinde takip yaptığı, mahkememizce yapılan defter incelemesinde davacı tarafından defterler eksik sunulmuş ve davacı defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı kesin bir biçimde saptanamamış ise de davalının defterlerinde davalı aleyhinde kayıt bulunduğu, bu kayda göre davalının takip tarihi itibariyle davacıya takip konusu asıl alacak tutarında borçlu olduğu, davalı tarafça bilirkişi raporuna yasal süresinde yapılan herhangi bir itiraz bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafından söz konusu sözleşmeye göre kendisinin komisyon, konaklatılmayan müşteri ve ücretsiz oda sebebiyle davacıdan alacaklı olduğu savunulmuş ve İzmir 22. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı dosyasına konu alacak nedeniyle takas ve mahsup definde bulunulmuş ise de, davalının yasal delil ibraz süresi içerisinde davacıdan alacaklı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, davalı defter ve kayıtlarına göre de davalının iş bu davaya konu takip tarihi itibariyle davacıya borçlu olduğunun sabit olduğu, davalının söz konusu talebinin dayanağını iş bu davaya konu takip tarihinden sonra yani █████/2021 tarihinde düzenlenmiş olan faturaların oluşturduğu, TBK'nun 139 vd. maddeleri uyarınca takas hakkının kullanılabilmesi için her iki borcun muaccel olması gerektiği, iş bu itirazın iptali davasında takibe sıkı sıkıya bağlılık söz konusu olduğundan takip tarihi itibariyle davalının çekişmeli olan alacağının muaccel olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, davalı tarafından bu hususun ispatlanmadığı, dosya kapsamı itibariyle davacının davasını ve alacağının varlığını ispat ettiği, davalının takibe itirazının yerinde olmadığı ve haksız olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, uyuşmazlığın niteliği ile davalının savunmasının kapsamına göre başka araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile; "Davanın KABULÜ ile, İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen DEVAMINA,-11.500,00 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.300,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, " şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul, yasa ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, taraflar arasında 22.03.2021 tarihinde satış platformu sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinin satışlarını yapmış olduğu müşterileri konaklatmadığını, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, buna mukabil haksız ve hakuka aykırı olarak tanzim edilen faturalar ile müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca davacı şirketten sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca kick back(konaklatılmayan müşteri) faturası olarak 14.480,50-TL; davacı şirketin işlettiği tesisten kaynaklı iptal ve değişiklikler sebebi ile yapılan rezervasyonlara istinaden 9.816,00 TL ve yine davacı taraf ile yapılan anlaşma uyarınca satılan her oda karşılığı 1 free oda uygulamasına istinaden 3 adet free oda bedeli 5.233,00 TL alacaklı durumda olduğunu, müvekkili tarafından davacı şirket aleyhine İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, davacı tarafın itirazı ile takibin durduğunu, ilk derece mahkemesinde takas taleplerinin irdelendiğini, bu nedenle müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı borcun borçlusu durumuna geldiğini, davacı tarafından müvekkiline kesilen faturaların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafa borcu bulunmadığını, takas taleplerine konu alacaklarının hesaplandığında alacaklının müvekkili olduğunun anlaşılacağını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, ticari aracılık sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.HMK'nın“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.█████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.TBK'nın 139. Maddesi "- İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir." şeklindedir.Davacı tarafça, sözleşmede anlaştıkları ve taahhüt etmiş oldukları hizmeti sunmuş olmasına rağmen davalı şirket tarafından yapılması gereken ödemelerin tam yapılmadığını, bakiye 11.500,00 TL 'lik bir borç tutarı bulunduğunu, bakiye alacağının tahsili amacıyla İzmir 8. İcra Müdürlüğ'nün ██████████ esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, her iki taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olduğunun tespit edilmesine, muaccel bir borç söz konusu olmadığından takas şartlarının bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 785,56 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 197,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 588,56 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026