Anahtar kelimeler: Dairece Gaziantep Şartı Eksiklikleri Uyularak Dayanan Bozmaya Hazine Sayisi Adliye
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ..., ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arazi niteliğinde değil arsa niteliğinde olduğunu, müvekkilinin sanayi tesislerinin bitişiğinde, turistik tesislerinin bir parçasını teşkil etmesi nedeniyle çok daha değerli olduğunun dikkate alınması gerektiğini, tespit dosyasında kamulaştırılan taşınmazda yer alan yapıların ve ağaç bedellerinin değerlerine ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığını, bu yapı ve ağaçların bedellerinin kamulaştırma bedeline eklenmesi gerektiğini ve arta kalan kısımda değer azalışı oluşacağını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.07.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2023 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davaya konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içinde kaldığı ve arsa vasfına haiz olduğu, hükme esas bilirkişi raporunda da belediye başkanlığına ait yazı cevabına uygun olarak davaya konu taşınmaz arsa kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ancak Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarih ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı gereğince, kamulaştırma bedelinin ilamın kesinleşmesi beklenmeksizin davalıya derhal ödenmesi gerektiği ve faiz başlangıç, bitiş tarihlerinin hatalı olduğu belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmaz ile dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değeri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden getirtilip alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden ve dava konusu taşınmaz düzenleme ortaklık payı kesilerek oluşan imar parseli, emsal taşınmaz ise kadastro parseli olduğundan dava konusu taşınmazdan yapılan düzenleme ortaklık payı kesintisi oranında kıyaslama sonucu bulunan metrekare birim değerine ekleme yapılması gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönleri karşılaştırılmadan ve değer oranı belirtilmeden denetime elverişli olmayan şekilde taşınmaza değer biçen raporun hükme esas alınması yerinde olmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı idare adına tesciline hükmedildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, eski imar uygulamalarının iptaline ilişkin kararların dikkate alınmadığını, tek emsalle değer tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, tespit edilen bedele işletilen faizler yönünden de haksız, mükerrerliğe sebebiyet verecek şekilde ve fazla depo edilen bedelin iadesi gerektiği dikkate alınmadan hukuka aykırı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerindeki muhdesatın değerinin eksik belirlendiğini, hükme esas alınan raporda ağaçlar için belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, arta kalan kısımda değer azalışına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Temyizen incelenen nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürelen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!