Anahtar kelimeler: Halık Bucak Akdeniz Sahanın Çed Ocağı Yem Çimento Mevkii Taş
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ
: Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Çimento ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...Yem Üretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... ve ... Mahalleleri, ... Bucak ve ... Mevkii, İR:... ruhsat numaralı sahanın 9,9 ha'lık kısmında █████/2018 tarihinde faaliyete geçen taş ocağı ile ilgili verilen ÇED Gerekli Değildir kararının dayanaklarından olan tarım raporunu düzenleyen Tarım İl Müdürlüğü görevlileri hakkında görevini kötüye kullanma suçundan ceza yargılamasının devam ettiğinden ve sahanın geri kalan kısmında yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma eleme tesisi projesiyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararının iptal edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca faaliyetlerinin durdurulması isteğiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının dava konusu işleme konu başvurusunun yanı sıra davacı şirket tarafından, uyuşmazlık konusu maden sahası için verilen II (a) grubu maden (kalker) işletme ruhsatının süresinin uzatılmaması yolunda yapılan █████/2017 tarihli başvurunun davalı idarece cevap verilmeyerek zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile; "(...) Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii sınırları içerisinde ... Çimento San. ve Tic. A.Ş. uhdesinde bulunan İR:... ruhsat numaralı II (a) grubu maden (kalker) sahası için █████/2006 yürürlük tarihli maden arama ruhsatının verildiği, ... tarih ve ... sayılı işlemle 10 yıl süreli █████/2007 yürürlük tarihli II. grup maden işletme ruhsatının verildiği, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesindeki izinlerin alınması üzerine 9,90 hektarlık alan için █████/2009 yürürlük tarihli kalker işletme izninin düzenlendiği, 87,50 hektarlık sahanın 9,90 hektarlık kısmında işletilmesi planlanan maden ocağının, 9,90 hektarlık kısmı için █████/2007 tarih ve 3169 sayılı ÇED Gerekli Değildir belgesinin alındığı, söz konusu madencilik faaliyetinin 25 hektarın altında 9,90 hektarlık alana ilişkin olması nedeniyle ÇED Gerekli Değildir işleminin tesis edildiği, ancak, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen maden işletme izninde ruhsatlı alanın 87,50 hektar olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, ruhsat alanı 87,50 hektar olan ve Yönetmelikte belirtilen 25 hektarlık sınırdan daha büyük bir alanı kapsadığı anlaşılan faaliyet konusunun ÇED sürecine tabi olduğu ve ÇED Gerekli Değildir kararı verilemeyeceği anlaşıldığından, ÇED Gerekli Değildir Belgesi esas alınmak suretiyle verilen maden işletme izninde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu nedenle hukuka aykırı olan maden işletme izni nedeniyle, işletme ruhsatının süresinin uzatılmaması yolunda yapılan 21.05.2017 tarihli başvurunun davalı idarece cevap verilmeyerek zımnen reddine dair işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı şirket tarafından faaliyetlerin durdurulmasını talep ettiği maden sahası için verilen gerek maden işletme izninde ve gerekse de bu izne dayanılarak süresi uzatılan maden işletme ruhsatında hukuka uyarlık bulunmadığı hususu yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen Mahkeme Kararında açıkça ortaya konulduğu, dolayısıyla uyuşmazlık konusu sahada devam eden faaliyetlerin yasal dayanağının kalmaması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: 1- Davalı idare ile davalı yanında müdahil tarafından, Mersin ili, ..., ... köyü sınırları içerisinde İR...... ruhsat numaralı sahanın 9,96 hektarlık kısmında yapılması planlanan "kalker ocağı işletmesi" için verilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının, Danıştay ilgili Dairesinin nihai kararı ile geçerliliğini koruduğu, İR:..., ..., ..., ... ruhsat nolu sahalarda yapılması planlanan "Kalker Ocakları ve Kırma - Eleme Tesisi" projesi için verilen ...tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının ise yargı kararıyla iptal edildiği, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca kararın gereklerin yerine getirilmesi amacıyla faaliyetin durdurulmasının ilgili idareden istenildiği, ancak söz konusu sahalarda herhangi bir çalışmanın yapılmadığının tespit edildiği, kaldı ki projelerin ÇED alanlarının İR:... ruhsat numaralı sahanın farklı noktalarına ilişkin olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca davalı yanında müdahil tarafından, işletme ruhsat alanı 87,50 ha olduğu, dolayısıyla faaliyet konusunun ÇED sürecine tabi olduğu gerekçesiyle işletme ruhsat süresinin uzatılmaması isteğiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı yolundaki ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı kararına atıfta bulunularak sahada devam eden faaliyetlerin yasal dayanağının kalmaması nedeniyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, fiilen çalışılan alanın 9,96 ha olduğu ve dayanağı ÇED Gerekli Değildir kararının yürürlükte olduğu, tesis edilen dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Dava Dairesi kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Davacı tarafından, Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... ve ... Mahalleleri, ... Bucak ve ... Mevkii, İR:... ruhsat numaralı sahanın 9,9 ha'lık kısmında █████/2018 tarihinde faaliyete geçen taş ocağı ile ilgili verilen ÇED Gerekli Değildir kararının dayanaklarından tarım raporunu düzenleyen Tarım İl Müdürlüğü görevlileri hakkında görevini kötüye kullanma suçundan ceza yargılamasının devam ettiğinden ve sahanın geri kalan kısmında yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma eleme tesisi projesiyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararının iptal edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca faaliyetlerinin durdurulması isteğiyle █████/2018 tarihinde davalı idareye başvurulmuştur.
Davalı idarenin █████/2018 tarih ve 3247 sayılı işlemi ile; Mersin ili, ..., ... köyü sınırları içerisinde İR:... ruhsat numaralı sahanın 9,96 hektarlık kısmında yapılması planlanan "kalker ocağı işletmesi" için verilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının, Danıştay ilgili Dairesinin nihai kararı ile geçerliliğini koruduğu, İR:..., ..., ..., ... ruhsat nolu sahalarda yapılması planlanan "Kalker Ocakları ve Kırma - Eleme Tesisi" projesi için verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının ise yargı kararıyla iptal edildiği, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca kararın gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla faaliyetin durdurulmasının ilgili idareden istenildiği, ancak söz konusu sahalarda herhangi bir çalışmanın yapılmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davacı tarafından yapılan başvuru reddedilmiştir.
Bunun üzerine, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları" ifade etmekte olup, 26. maddesinde; "Bu Kanunun 12 nci maddesinde öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi verenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu Kanunun uygulanmasında yanlış ve yanıltıcı belge düzenleyenler ve kullananlar hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu maddeye göre yargıya intikal eden çevresel etki değerlendirmesine ilişkin ihtilaflarda çevresel etki değerlendirmesi süreci yargılama sonuna kadar durur." hükmüne yer verilmiştir.
█████/2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve █████/2007 tarih ve 18159 sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının verildiği tarihte yürürlükte olan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin 4. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevresel etki değerlendirmesinin yapılması için 8 ve 16 ncı maddelerde belirtilen başvuru ile başlayan ve işletme sonrası çalışmaların uygun hale geldiğinin belirlenmesi ile sona eren süreci" ifade ederken; █████/2008 tarih ve 26939 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve █████/2012 tarih ve 2763 sayılı "ÇED Olumlu" kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin 4. maddesinin (i) bendinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevresel etki değerlendirmesinin yapılması için bu Yönetmeliğin 8 inci ve 16 ncı maddelerinde belirtilen başvuru ile başlayan ve işletme sonrası çalışmaların uygun hale geldiğinin belirlenmesi ile sona eren süreci" ifade etmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Yukarıdaki hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; gerek 2872 sayılı Kanuna göre gerekse 2003 ve 2008 tarihli ÇED Yönetmeliklerinde, ÇED süreci, projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, bu anlamda işletme sonrası çalışmaların uygun hale geldiğinin belirlenmesi ile sona eren süreci ifade etmekte olup, 2872 sayılı Kanun'un 26. maddesinde yanlış ve yanıltıcı bilgi verenlerin cezalandırılacağı ve bu maddeye göre yargıya intikal eden çevresel etki değerlendirmesine ilişkin ihtilaflarda çevresel etki değerlendirme sürecinin yargılama sonuna kadar duracağı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; işletme ruhsat alanı 87,50 ha olduğu, dolayısıyla faaliyet konusunun ÇED sürecine tabi olduğu gerekçesiyle işletme ruhsat süresinin uzatılmaması isteğiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı yolundaki ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı kararına atıfta bulunularak sahada devam eden faaliyetlerin yasal dayanağının kalmaması nedeniyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, davacı tarafından İR:... ruhsat numaralı sahanın 9,9 ha'lık kısmında █████/2018 tarihinde faaliyete geçen taş ocağı ile ilgili verilen ÇED Gerekli Değildir kararının dayanaklarından olan tarım raporunu düzenleyen Tarım İl Müdürlüğü görevlileri hakkında görevini kötüye kullanma suçundan ceza yargılamasının devam ettiğinden ve sahanın geri kalan kısmında yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma eleme tesisi projesiyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararının iptal edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca faaliyetlerinin durdurulması isteğiyle başvurunun yapıldığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın, 2872 sayılı Kanun'un 26. maddesi kapsamında, ÇED sürecinin durdurulmasını gerektiren bir hususun olup olmadığı araştırılarak çözülmesi gerekirken, ... sicil sayılı II (a) grubu maden (kalker) işletme ruhsatının süresinin uzatılmaması yolunda yapılan █████/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle ...İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada verilen karara göre çözülmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!