Anahtar kelimeler: Tavşanlı Hastalarına Akıl Özgü Kılma Kişiyi Mahkum Görüşü Sürenin Hürriyetinden

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararSUÇLAR
: Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaKARAR : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıTavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-a, 87/3, 32/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 19... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahkum olunan sürenin tamamını akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 109/3-e, 32/2, 62, 52.maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahkum olunan sürenin tamamını akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına, ilişkin hükümlerin istinaf edilmeksizin 06.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 30.05.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5237 sayılı Kanun'un "Akıl Hastalığı" başlıklı 32. maddesinin "(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir."; yine anılan Kanun'un "Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri" başlıklı 57/7. maddesinin ise, "Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hâkim kararıyla serbest bırakılabilir." şeklinde olduğu,Dosya kapsamına göre,1-Somut olaya ilişkin olarak yapılan yargılama sırasında sanığın akıl hastalığının derecesine ilişkin olarak dosyada iki farklı rapor bulunduğu, şöyle ki, Kütahya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 20.07.2020 tarihli ve ████████ sayılı raporu ile, sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğunun bildirildiği, ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 31.03.2021 tarihli ve ███████ sayılı raporda da, sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede olmamakla birlikte azalmış olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, ceza sorumluluğunun tespitine ilişkin anılan iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmemesinde,2-Benzer konuya ilişkin olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 25.12.2023 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında yer alan "...Sanık hakknda ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesinin 31.12.2021 tarihli raporunda, sanığa "alışkanlık ve impuls bozuklukları" tanısı konularak suç tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçu ile ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/2. maddesi kapsamında bulunduğunun belirtilmesi ve bahse konu madde ve fıkradaki "Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." hükmü karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulup, aynı Kanun'un 32/2. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması ve Mahkemenin takdirine göre aynı fıkranın son cümlesi uyarınca mahkûm olunan cezanın süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan sanık hakkında anılan suçlardan verilen hapis cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesinde gösterildiği şekilde indirim yapılmamasında, isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1.5237 sayılı Kanun'un "Akıl hastalığı" başlıklı 32. maddesi;"(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir."Şeklinde düzenlenmiştir.2.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Kütahya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 20.07.2020 tarihli raporu ile hükümlünün işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğunun bildirildiği ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 31.03.2021 tarihli raporda da, hükümlünün işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede olmamakla birlikte azalmış olduğunun belirtildiği ayrıca hükümlünün adli sicil kaydı incelendiğinde de 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesinin uygulandığı mahkumiyet hükümlerinin olduğu ve 31.02.2021 tarihli raporda suç tarihininde yanlış belirtildiği anlaşılmakla, ceza sorumluluğunun tespitine ilişkin iki rapor arasındaki çelişki ve tereddüt giderilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması , Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.Kabule göre ise;Hükümlüye atılı kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ilişkin olarak bu fiillerin anlam ve sonuçlarını tam algılayamadığı ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, dolayısıyla işlediği öne sürülen suça yönelik ceza sorumluluğunun azalmış olduğu, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesinin tatbiki ile aynı Kanun'un 57. maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasının uygun olduğunun belirtilmesine göre, hükümlü hakkında işlediği suçlardan ceza tayin edildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesi uyarınca cezasında indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2.Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2021 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.