Anahtar kelimeler: İdava Kredili Nihayetinde Davalıborçluya Kredilerden Kefil Bununla Mevduatlardan Bankalarca Müşterisi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I.DAVA
:
Davacı vekili; Müvekkili Banka ile müşterisi --- arasında ticari kredi sözleşmesi ve ilgili belgeleri imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeye istinaden davalı/borçluya kredi tahsis edilmiş ve kullandırılmıştır. Bununla birlikte, ilgili kredi sözleşmesine davalı ----- hukuka uygun bir şekilde müşterek ve müteselsil olarak kefil olduğunu, Dava dışı 3. kişi ile müvekkil banka arasında imzalanan sözleşmeye istinaden dava dışı 3. kişiye kredi kullandırılmış olup dava dışı 3. kişi, sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, Sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine, ödeme vadesinin de belirli olması karşısında ayrıca ihtara gerek kalmaksızın (TBK m. 117 uyarınca) borç muaccel olduğunu, ayrıca borçluya ihtarname de keşide edildiğini, Bu sebeple davalı aleyhine ---- Banka Alacakları İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil Bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibi açıldığını, Banka kayıtları incelendiğinde davalının, müvekkili bankaya müşterek ve müteselsil kefaleti uyarınca borçlu olduğu görüleceğini, davalı/ borçlunun icra takibine ilişkin ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davanın kabulü ile, davalının icra takibine karşı yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP
:
Davalı cevap dilekçesinde; ifa güçlüğü nedeniyle kefalet sözleşmesinin feshine bu mümkün değilse, asıl borçluya takip yapılmaması nedeniyle tarafına yapılan usul ve yasaya aykırı takibin durudurulmasına, bu dahi mümkün değilse asıl borçlu aleyhine yapılan takip sonucuna kadar alacaklı banka tarafından şahsına yapılan takibin durmasına ve vekalet ücreti ve yargılama masrafların davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağa dair yapılan takibe itirazın iptali davasıdır.Davacı banka ile müşterisi ----- arasında ticari kredi sözleşmesi ve ilgili belgeleri imzalandığı, imzalanan bu sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçluya kredi kullandırıldığı, sözleşmeye davalı ----- kefil olduğu, ancak kefalete dair sözleşmenin zayi olduğu bildirildiği, dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Kefalet sözleşmeleri, özel şekil şartlarına tabidir. Kefalet geçerlilik şartları TBK madde 583 ve 584’ de düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için; gerçek ya da tüzel kişi farketmeksizin yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması, ayrıca aynı yasanın 584. maddesi gereğince kefilin evli olması halinde yazılı eş rızasının da alınması zorunludur. Eşin rızası şartının istisnaları TBK m.584/3 düzenlenmiştir, buradaki durumlarda kefalet için eşin rızası aranmaz. TBK madde 583 ve 584’deki şartlara uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi TBK madde 583/3 uyarınca kesin hükümsüzdür. Kefaletin yazılı olmasının ispat değil geçerlilik şartı olması itibariyle, bu sözleşmenin varlığı konusunda tanık dinlenmez, yemin verilemez ve hatta ikrar ile dahi kefalet sözleşmesi geçerli hâle gelmez. TBK m. 583 ve 584 hükümlerinde öngörülen şartlar hakim tarafından re’sen incelenir. Bu şartlarda eksiklik varsa, kefalet geçersizdir. Bu noktada, davalının kefil olduğunu kabul etmesi sonuca etkili değildir.Tüm dosya kapsamında, davacı bankanın kefalet sözleşmesinin zayi olduğunundan sebeple kefalet sözleşmesini sunamadığını bildirdiği, mahkememizce kefalet sözleşmesi sunulmadığı için TBK m. 583 ve 584 hükümlerinde öngörülen şartlar değerlendirilemediği, davalıyı borçlu kılacak usule uygun düzenlenmiş bir kefalet sözleşmesi bulunmadığından, takip konusu borçtan davalı yanın sorumlu bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.131,34 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 399,34 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!