Anahtar kelimeler: Satımdan Bam Yazim Alma İzmir Eksiklik Özetle Satın Geçildi Karara

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında satın alma sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında davalının yükümlülüklerini üstlendiğini, aylık, yıllık ve toplam satın alma limitlerinin belirlendiğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin katkı payını davalıya ödediğini, davalının satın alma taahhüdünü yerine getiremediğini, sözleşmenin ihlal edildiğini, katkı payının tahsili için İzmir 14. İcra Müd' nün █████████ E. Sayılı icra dosyası ile davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalını takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirtmiş, davalının İzmir 14. İcra Müd' nün █████████ E. Sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, % 20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta iyi niyetli olmadığını, haksız kazanç elde etmek çabasında olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranmadığını ayrıca sözleşme süresi ve kapsamının belli olduğunu belirtmiş, davanın reddine, davacı kötü niyetli olduğundan % 20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE
: "...Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin █████/2021 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişiler ibraz ettiği █████/2021 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, Davacı ile davalının ticari ilişkisinin 2014 - 2019 yılları süresince devam ettiğini, davacının İzmir 14. İcra Müdürlüğü' nün █████████ E. sayılı dosyasıyla 22.09.2020 tarihinde 10.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip başlattığını, davalının 23.09.2020 tarihli itiraz dilekçesi ile takipteki borca işlemiş faize böyle bir borcun bulunmadığını beyan edip itiraz ederek takibi durdurduğunu, 23.12.2015 tarihli Satınalma Sözleşmesi Madde 13 de “ Aylık Asgari Satın Alma Taahhüdü 333.33 Lt, Yıllık Asgari Satın Alma Taahhüdü 4.000 Lt, Toplam Asgari Satın Alma Taahhüdü 8.060 Lt ” olup davalının bu süreçte alımlarının 2015 - 2016 - 2017 yıllarında sadece 1.819,62 Lt olduğu, taahhüdünü yerine getiremediği, davacının Sözleşmenin 9. Maddesindeki Ön İskanto Bedeline mahsuben davalıya ödemiş olduğu 25.12.2015 tarihli 84376 Nolu 10.000,00-TL bedelli fatura tutarını davalı taahhüdünü yerine getirmediğinden geri isteyebileceğini, davacının takip tarihi itibariyle faiz isteyebileceğini, davalının % 20 oranında tazminata mahkum edilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti hakkındaki kararın mahkemeye ait olacağı görüş ve kanaatinde olunduğu bildirmiştir.Davacı vekili █████/2021 tarihli rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili █████/2021 tarihli rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı şirket ile davalı şirket arasında satın alma sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamında davalının yükümlülüklerini üstlendiğini, aylık, yıllık ve toplam satın alma limitlerinin belirlendiği, sözleşme kapsamında davacının katkı payını davalıya ödendiği, davalının satın alma taahhüdünü yerine getiremediği, sözleşmenin ihlal edildiği, katkı payının tahsili için İzmir 14. İcra Müd' nün █████████ E. Sayılı icra dosyası ile davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalını takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesinin talep ve dava ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre davalının sözleşmenin 13. Maddesinde öngörülen satın alma taahhüdünü yerine getirmediği, 11. Maddesi kapsamında sözleşmeye aykırılık mevcut olduğundan davacının yapmış olduğu katkı bedelinin iadesinin gerektiği anlaşıldığından;Davanın kabulü ile, davalının İzmir 14. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin aynı şartlarda devamına,Hüküm altına alınan itirazlı alacak likit vasıflı olduğundan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın kabulü ile, davalının İzmir 14. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin aynı şartlarda devamına,Hüküm altına alınan (10.000-TL) itirazlı alacak üzerinden taktir olunan % 20 (2.000-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sundukları ve davaları ile birebir aynı nitelikte olan Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ Esas sayılı emsal kararının mahkemenin dikkatinden kaçtığını, taraflar arasındaki satın alma sözleşmesinin 14. Maddesinde "İşbu sözleşme 23.12.2015 tarihinden itibaren 23.12.2017 tarihine kadar 2 İKİ YIL süre için geçerlidir. Bu süre zarfında 13. madde de belirtilen asgari taahhüt edilen ürün alımlarının gerçekleşmemesi halinde, taahhüt edilen alım gerçekleşinceye kadar iş bu sözleşmenin devam edecektir. Bu halde dahi sözleşme süresi 5 yılı geçemez. 5 yılın sonunda sözleşme kendiliğinden sona erer...." hükmünün bulunduğunu, müvekkili tarafından asgari alım taahhüdünün yerine getirilmediği hususu hiç bir şekilde kabul edilmemekle birlikte; sözleş hükmü ile de sabit olduğu üzere sözleşmenin taahhüt edilen alım gerçekleşinceye kadar sonra erme tarihinin █████/2020 tarihi olduğunu, gerek icra takip tarihi itibariyle gerekse dava tarihi itibariyle sözleşmenin yürürlükte ve taahhüt edilen alım için müvekkili şirketin süresinin pandemi dönemindeki yasaklar kapsamında işyerinin mücbir sebep nedeniyle kapalı kaldığı süreler de eklendiğinde fazlasıyla devam ettiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin sözleşmeye aykırılığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmeye aykırı hareket edenin davacının kendisi olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre kararın bozulması gerektiğini, alacağın talebe, takibe ya da davaya konu edilebilmesi için muaccel olması gerektiğini, yürürlükte olan bir sözleşme ve devam eden alım taahhüdü sürecine ilişkin olarak alacak iddiasının muaccel olduğundan bahsetmenin imkansız olduğunu, muaccel olmayan bir alacak iddiasının talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın iyi niyetli olmadığını, dürüstlük kuralına açıkça aykırı hareket ettiğinin sabit olduğunu, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde kendi yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafın karşı taraftan alacak iddiasında bulunmasının imkansız olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, açık satış sözleşmesinin ihlal edilmesi nedeniyle katkı payının iadesi kaynaklı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle sözleşmede davalının aylık asgari 333,33 LT, yıllık asgari 4.000 LT, toplamda asgari 8.000 LT birayı satın almayı taahhüt etmesine, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından ihlal edilmesinden dolayı davacının ödediği katkı payını sözleşme doğrultusunda davalıdan isteyebileceğine, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 561,22 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026