Anahtar kelimeler: Erzurum Cismani Sunmuş Yazim Ölüm Birleşen Özetle Hmknın Karara Yoluna

T.C.

ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025 (Karar)
NUMARASI
: 2024/...Esas, ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın manevi tazminat yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Asıl ve ve birleşen dava davacıları vekili asıl dava dosyasına ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacılar vekili 25.09.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde sürücü ...nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı yolcu otobüsünün ön kısımları ile çarpışması sonucu aracın orta refüje savrulması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/...Esas sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını, sigorta şirketine gerekli müracaatın yapıldığını, destekten yoksun kalma tazminat olarak müteveffanın annesine, babasına, çocuklarına ve eşine kısmi bir ödeme yapıldığını, bu ödemenin yersiz ve yetersiz olduğunu, müteveffanın nitelikli bir işçi olduğunu, yaşanan kaza nedeniyle vefat eden ...'nin yakınları olan müvekkillerinin fiziken ve ruhen çöküntü yaşadıklarını, sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ...Sigorta A.Ş'nin sigortası ile teminat altına alındığını, bu teminat limitlerinde manevi tazminatın teminatlandırıldığını, ...sigorta A.Ş'ye █████/2020 tarihinde müracaat edildiğini, ve teminat altına alınan manevi tazminat miktarının ödenmesinin istenildiğini, ancak bugüne kadar cevap verilmediğini, bu nedenlerle davanın ...Sigorta A.Ş'ye ihbar edilmesine, destekten yoksun kayan müteveffanın eşi ..., çocukları ..., ..., ..., annesi ..., babası ... için her biri lehine 50,00 şer TL olmak üzere şimdilik 300,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müteveffanın eşi ... için 40.000,00 TL, çocukları ..., ..., ..., müteveffanın annesi, ..., babası ..., kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ...'dan her biri için 10.000,00'er TL olmak üzere toplamda 140.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan ... Sigorta A.Ş dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve ve birleşen dava davacıları vekili birleşen dava dosyasına ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı yolcu otobüsün ön kısımları ile çarpışması sonucu aracın orta refüje savrulması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/... E. Sayılı dosyasında ceza soruşturması açıldığını, müteveffa ...'nin mesleği torna tesviyecilik olup buna ilişkin kalfalık belgesi ve vergi levhasının sunulduğunu, davalı sigorta şirketine gerekli müracaat yapıldığını, müteveffanın nitelikli bir işçi olduğunu, bu nedenle .... Esnaf Ve Sanatkarlar Odasından emsal ücret araştırılması yapılması gerektiğini, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ...Sigorta A.Ş'nin ... nolu KASKO poliçesi ile teminat altına alındığını, müteveffanın vefatından kaynaklı iş gücü kaybından dolayı sigorta şirketine müracaat edildiğini, arabuluculuk için toplantı yapıldığını, fakat anlaşmaya varılamadan arabuluculuk görüşmesinin sonlandığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın ZMMS sigorta şirketi ile sürücü ve malike yönelik Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/...Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, söz konusu dosya istinaf mahkemesinden geri döndüğünü ve 2024/...Esas numarasını aldığını, dosyanın halen derdest olduğunu, dosya kapsamında tüm deliller toplanmış, kusur ve aktüer raporları dosyaya kazandırıldığını, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/...Esas dosya işbu dosya davalısı olan ...Sigorta A.Ş'ye █████/2021 tarihinde ihbar edildiğini, davalı kasko sigortası ile daha önce manevi tazminat yönünden sulh olunduğunu, maddi tazminat yönünden bu güne kadar kasko şirketi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle davanın ihbar edildiği tarih olan █████/2021 tarihi kasko şirketinin temerrüt tarihi olduğunu ve tüm borçtan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle işbu dosyanın Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/...esas sayılı dosyası ile ivedilikle birleştirilmesi gerektiğini ,bu nedenlerle öncelikle ve ivedilikle işbu dosyanın Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/...esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, destekten yoksun kalan lehine müteveffa ...' nin eşi müvekkili ... lehine 602.426,03-TL, kızı müvekkili ... lehine 73.756,14-TL, kızı müvekkili ... lehine 102.090,10-TL, kızı müvekkili ...lehine 135.631,85-TL, annesi müvekkili ... lehine 102.676,22-TL, babası müvekkili ... lehine 57.745,50-TL, olmak üzere toplam 1.074.325,84-TL maddi tazminatın (Destekten yoksun kalma ) █████/2021 tarihiden (Kasko şirketine ihbar tarihi ) işletilecek ticari faiziyle birlikte Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/...esas sayılı dosyasında verilecek karar doğrultusunda tahsilde tekerrür olmamak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (Sigorta Şirketleri yönünden poliçe limiti ile sınrılı olmak üzere) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 1.395.876,11-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP
:
Asıl dava davalısı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirket tarafından, davacılara, 26.06.2020 tarihinde toplam 111.838,00 TL ödendiğini, müvekkili şirkete ibra edildiğini, bu sebeple, müvekkili şirket'in bakiye tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebebi şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Asıl davada ihbar olunan ...Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi olan █████/2020 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu belirtilmiş ise de söz konusu aracın kaza tarihinde müvekkil şirket nezdinde herhangi bir poliçesi bulunmadığını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne yazılacak bir müzekkere ile de bu husus sabit olacağını, müvekkili şirket nezdinde kaza tarihini kapsar bir poliçe bulunmaması nedeniyle, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, husumet itirazında bulunduklarını, husumet itirazlarının kabulü ile işbu haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Birleşen dava davalısı (asıl dosya yönünden ihbar olunan sıfatıyla) ...Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, maddi tazminat talepleri bakımından sorumluluğunun ancak ZMMS teminat limitinin tüketildiği hallerde başlayacağını, henüz ZMMS teminat limitleri tüketilmemiş olduğundan müvekkili şirketin meydana geldiği iddia edilen zarardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça ZMMS Genel Şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmadığını, dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının ve kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, Müvekkili şirketin ihbar olunan olması nedeniyle aleyhine hüküm tesis edilmemesine karar verilmesini savunmuştur.
Birleşen dava davalısı ...Sigorta Şirketi birleşen dava yönünden cevap dilekçesi sunmamıştır.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkememiz'ce davacı vekilinin 20.10.2021 tarihli duruşma beyanında, maddi tazminat yönünden bütün davalılar yönünden davalarından feragat ettiklerini beyan etmesi üzerine davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tarafların manevi tazminat hususunda anlaştıkları maddi tazminat yönünden bir feragat olmadığı gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz'ce kaldırma kararı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.
Tarafların kusur durumlarına dair alınan Adli Tıp Kusur Raporunda da sürücü ...’nin, %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...’ın ise %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu" yönünde görüş beyan edildiği anlaşılmış ve bu değerlendirmenin kaza tespit tutanağı ve dosya içeriği ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede ise; kaza tespit tutanağı ile dava konusu kazaya ilişkin yapılan ceza soruşturmasında alınan ifadelerden, özellikle olay yerine gelerek araca müdahale eden sağlık ekibinin, müteveffa sürücünün kazadan sonra şoför koltuğunun yanındaki yolcu koltuğuna uzanmış halde bulunduğuna dair beyanlarından anlaşılacağı üzere, davacıların desteği olan sürücünün emniyet kemerinin takılı olmadığı kanaatine varılmıştır. TBK'nin 52 ve KTK'nin 92/1-j maddeleri kapsamında hesaplanan tazminattan emniyet kemerinin takılmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporu, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 12.05.2025 tarihli bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağı ile kaza nedeniyle yapılan ceza soruşturma dosyası kapsamında davacıların maddi tazminat taleplerinin %20 müterafik kusur indirimi yapılarak kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde taleplerini her bir davacı yönünden sıralayarak davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat limitleri kapsamında sorumluluklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğundan -dava öncesinde yapılan ödemeler mahsup edilerek- kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğundan, davalı ... Sigorta Şirketi ise kasko sigortası kapsamında ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğundan ve bu davalı zorunlu mali mesuliyet sigortasının teminat limitlerinin üzerinde kalan tutardan sorumlu olduğundan, hüküm fıkrasının 2.b ve 2.c maddelerinde her bir sigorta şirketinin sorumlu olacağı tazminat miktarları ayrı ayrı belirtilmiştir.
Davacıların manevi tazminat talepleri sulh nedeniyle konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-) Asıl davada davacıların manevi tazminat davası sulh nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-) Asıl ve birleşen davalarda davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile;
2.a-)... için 629.084,63 TL, ... için 70.801,67 TL, ... için 110.150,60 TL, ... için 146.121,76 TL, ... için 107.999,88 TL ve ... için 52.542,32 TL olmak üzere toplam 1.116.700,88 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,
2.b-)Davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun poliçe teminat limiti nedeniyle, ... için 167.448,87 TL, ... için 20.501,08 TL, ... için 28.376,72 TL, ... için 37.699,90 TL, ... için 28.539,63 TL ve ... için 16.050,80 TL olmak üzere toplam 298.617,00 TL ile sınırlı tutulmasına,
2.c-)Davalı ...Sigorta A.Ş., "artan mali mesuliyet sigortası (kasko sigortası)" nedeniyle, zorunlu mali mesuliyet sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısımlardan sorumlu olduğundan, bu davalının sorumluluğunun ... için 461.635,76‬ TL, ... için 50.300,59‬ TL, ... için 81.773,88‬ TL, ... için 108.421,86‬ TL, ... için 79.460,25 TL ve ... için 36.491,52 TL olmak üzere toplam 818.083,88‬ TL ile sınırlı tutulmasına,
2.d-)Davalı ...Sigorta A.Ş yönünden 15.02.2021 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 08.06.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden 01.05.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI
:
Asıl ve birleşen dava davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut kusur raporlarının hatalı olduğunu, müteveffaya atfedilen kusurun oldukça yüksek olduğunu, ancak müteveffanın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlu davranış sergilemediğini, bu nedenle hatalı kusur raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun da hatalı olduğunu, müvekkillerinin alacağının eksik hesaplandığını, müvekkilleri için destek tazminatı hesaplanırken üniversitede okuma ihtimallerinin kabulü ile tazminat hesabı yapılması gerektiğini, raporda müvekkilinin evlenme ihtimalinin düşüldüğünü, bunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin bu aşamaya kadar evlenmemesi göz önüne alındığında evlenme ihtimalinin söz konusu olmadığının kabulü gerektiğini, asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, ancak müvekkilinin yaptığı iş itibariyle emekli olsa dahi bu dönemde asgari ücretin üzerinde çalışacağından asgari ücretin yıllık gelire esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, raporda bir kısım maddi hatalar olduğunu, mahkemece emniyet kemerinin takılı olmadığından bahisle %20 oranında müterafik kusuru indirimi yapıldığını, ancak dosya kapsamında buna ilişkin somut bir veri yokken sadece bir kısım çıkarımlar ile kusur indirimi yapılmasının müvekkilinin hakkını zedeler mahiyette olduğunu, kaldı ki dosya kapsamında aldırılan kusur raporunda müteveffaya zaten kusur atfı yapıldığını ve hesaplamalarda bu kusur tenzil edilmişken bir kez daha kusur indirimi yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müterafik kusur indirimi yapılacaksa dahi belirlenen oranın oldukça yüksek olduğunu, kazanın şiddeti ve boyutunun emniyet kemeri takılı olsa dahi ölümün gerçekleşeceğini hayatın olağan akışında ortaya koyduğunu, buna rağmen bu kadar yüksek oranda kusur indiriminin hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece belirlenen faiz türü ve başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, söz konusu çarpan aracın ticari bir araç olduğunu, olay tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiklerini, mahkemece bu yönde karar verilmesi gerektiğini, emsal istinaf kararlarının da bu yönde olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, her bir müvekkili lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, işbu dosyanın davacısının birden fazla olduğunu, birden fazla menfaatin söz konusu olduğunu, ayrıca kasko şirketinin ve ZMMSS şirketinin temerrüt tarihlerinin yanlış olduğunu, çok daha erken temerrüte düştüklerini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazası nedeniyle asıl dosya maddi manevi tazminat birleşen dosya maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde sürücü ...nin sevk ve idaresindeki araç ile sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki yolcu otobüsünün ön kısımları ile çarpışması sonucu aracın orta refüje savrulması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, destekten yoksun kalma tazminat olarak müteveffanın annesine, babasına, çocuklarına ve eşine kısmi bir ödeme yapıldığını, bu ödemenin yersiz ve yetersiz olduğunu, müteveffanın nitelikli bir işçi olduğunu, yaşanan kaza nedeniyle vefat eden ...'nin yakınları olan müvekkillerinin fiziken ve ruhen çöküntü yaşadıklarını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece █████/2021 tarihli ve 2020/...Esas, 2021/... Karar sayılı ilamı ile;
1-Davacıların maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,
2-Davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile;
... için 10.000,00 TL, ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 2.500,00'er TL, ... için ayrı ayrı 2.000,00'er TL olmak üzere toplam 32.500,00 TL manevi tazminatın 01.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Tur. Taş. Gıda İnş. Taah. Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin █████/2024 tarihli ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilâmı ile özetle;
"...Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de dosya içerisindeki 15.02.2021 tarihli "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlıklı taraflar arasında düzenlenen ibraname de tarafların manevi tazminat talepleri yönünden bir sulh anlaşması yaptıkları,ancak maddi tazminat talepleri yönünden ise bir feragat bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece verilen kararın dosya içeriğine uygun olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece bilirkişi raporları alınmış ve yeniden yapılan yargılama neticesinde;
Mahkemece;
1-) Asıl davada davacıların manevi tazminat davası sulh nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-) Asıl ve birleşen davalarda davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile;
2.a-)... için 629.084,63 TL, ... için 70.801,67 TL, ... için 110.150,60 TL, ... için 146.121,76 TL, ... için 107.999,88 TL ve ... için 52.542,32 TL olmak üzere toplam 1.116.700,88 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,
2.b-)Davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun poliçe teminat limiti nedeniyle, ... için 167.448,87 TL, ... için 20.501,08 TL, ... için 28.376,72 TL, ... için 37.699,90 TL, ... için 28.539,63 TL ve ... için 16.050,80 TL olmak üzere toplam 298.617,00 TL ile sınırlı tutulmasına,
2.c-)Davalı ...Sigorta A.Ş., "artan mali mesuliyet sigortası (kasko sigortası)" nedeniyle, zorunlu mali mesuliyet sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısımlardan sorumlu olduğundan, bu davalının sorumluluğunun ... için 461.635,76‬ TL, ... için 50.300,59‬ TL, ... için 81.773,88‬ TL, ... için 108.421,86‬ TL, ... için 79.460,25 TL ve ... için 36.491,52 TL olmak üzere toplam 818.083,88‬ TL ile sınırlı tutulmasına,
2.d-)Davalı ...Sigorta A.Ş yönünden 15.02.2021 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 08.06.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden 01.05.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, karar verilmiştir.
Hükme karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacılar vekilinin kusura yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle;
-Olay sonrası ilgili kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...'ın tali kusurlu, müteveffa sürücü ...'nin asli kusurlu olduğunun belirtilmesine, ilk derece mahkemesince yargılama sırasında ATK'dan alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın % 25 oranında, müteveffa sürücü ...'nin % 75 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesine, soruşturma aşamasında savcılık tarafından trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın tali kusurlu, müteveffa sürücü ...'nin asli kusurlu olduğunun belirtilmesine, olaya ilişkin ceza yargılaması sırasında mahkemesince ATK'dan alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın tali kusurlu, müteveffa sürücü ...'nin asli kusurlu olduğunun belirtilmesine, bu haliyle gerek kaza tespit tutanağı, gerek savcılık soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu, gerek ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ve gerekse ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunun birbirini teyit etmelerine, aralarında herhangi bir şekilde çelişki bulunmamasına, olaya ilişkin olarak ceza mahkemesince yapılan yargılama neticesinde ATK raporuna göre olayda ...'in tali kusurlu, ...n'ın asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmasına ve mahkumiyet hükmünün itirazın reddi ile kesinleşmesine ve bu suretle davalı sürücü ... ve müteveffa sürücü ...'nin olaydaki kusur durumlarının sabit hale gelmesine,
-Davadan önce davacıların sigorta şirketlerine başvuru yapmalarına göre davalı sigorta şirketlerinin davadan önce temerrüte düşürülmelerine göre davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden belirlenen faiz başlangıcının isabetli olmasına,
-Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağı, olaya ilişkin çekilen fotoğraflar, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan ifadeler ve özellikle olay yerine gelerek araca müdahale eden sağlık ekibinin, müteveffa sürücünün kazadan sonra şoför koltuğunun yanındaki yolcu koltuğuna uzanmış halde bulunduğuna dair beyanlarına göre davacıların desteği olan sürücünün emniyet kemerinin takılı olmamasına göre müteveffanın olayda müterafik kusurunun olmasına,
-Müteveffanın gelirinin emsal ücret araştırmasına göre yapılmasına,
-Küçüklerin destek alma sürelerinin usul ve yasaya uygun olmasına göre;
davacılar vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
a-Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1 nci maddesine göre, bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacı zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlüdür.
Mahkemece, davalı... sigorta şirketi mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeden ibra tarihinden itibaren yasal faizi ile sorumlu tutulmuştur. İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100 ncü maddesinde aynı kanunun 98 ve 99 ncu maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.
...’nin kapsamını düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 100. Maddesi, trafik sigortaları için temerrüdü öngören 99.maddeyi kapsam dışında tuttuğu için, ...ilişkin sigorta şirketlerinin temerrüdüne ilişkin özel düzenleme burada bulunmamaktadır. Bu nedenle, zorunlu mali sorumluluk sigortasında olduğu gibi hak sahibinin belgeleri sigortacıya iletmesinden itibaren sekiz iş günü sonunda sigortacının temerrüde düşeceği yönündeki uygulamanın ...için geçerli kabul edilmesi isabetli değildir.
Diğer taraftan, ...Genel Şartlarında da temerrüde ilişkin özel bir düzenleme yer almamaktadır.
Özel kanun ve Genel Şartlarında bir boşluk bulunması hâlinde, Türk Ticaret Kanunu’nun sigorta hukukuna ve sorumluluk sigortalarına ilişkin genel hükümlerine başvurulacaktır. Anılan düzenlemelerde de boşluk bulunması durumunda ise, TTK’nın 1451. maddesi uyarınca Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği izahtan varestedir.
Bu durumda, ...poliçesinin çoğunlukla kasko sigortası ile paket şeklinde satılması nedeniyle bazı görüşler, Kasko Genel Şartları’ndaki düzenlemenin kıyasen uygulanabileceğini savunanlar bulunmaktadır. Kasko Genel Şartları’na göre sigortacı, talep ettiği belgelerin eksiksiz iletilmesi ve zararın eksper tarafından tespiti hâlinde, raporun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde incelemelerini tamamlamak ve ödeme engeli yoksa tazminatı belirleyerek sigortalıya ödemek zorundadır. Ayrıca tazminat ödeme borcu, her hâlükârda hasar ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel hale gelir. Ancak ...’nin kasko sigortası olmaksızın tek başına da yapılan bir sigorta türü olduğu dikkate alındığında, kasko genel şartlarının doğrudan uygulanması tartışmalıdır. Bu nedenle temerrüt tarihinin, bir mal sigortası olan kaskonun genel şartlarına göre değil, Türk Ticaret Kanunu’nun 1427. maddesine göre belirlenmesi daha doğru olacaktır.
TTK m. 1427 şöyledir
:
“Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra, sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur... sigortalarında bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusur nedeniyle inceleme gecikmişse süre işlemez.”
Dolayısıyla ...’de muacceliyet; belgelerin teslimi, sigortacının makul sürede incelemeyi bitirmesi ve her halde TTK m. 1446 kapsamında yapılacak ihbardan 45 günün dolmasıyla oluşacaktır.
Uygulanması gereken temerrüt faizi konusunda ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin uygulaması şu şekildedir: Sigortalı araç hususi ise: yasal faiz, Sigortalı araç ticari ise: avans faizi, ancak zarar görenin talebi doğrultusunda yasal faize hükmedilmesi de mümkündür.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, T.T.K.nun 1299 ncu maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasa’nın 1292 nci maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. O halde, davalı ...Sigorta A.Ş.ne davacı tarafından dava tarihinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı sigorta şirketinin ibra tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
b-TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği belirlenen yöntemine uygun şekilde (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/4-65 E. █████████ K. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ E. ██████████ K.). yani tespit edilen en son rakam üzerinden değil ilk başta tespit edilen gerçek zarar miktarı üzerinden indirim yapılması şeklinde müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K.).
c-Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacılar lehine tek vekalet ücretine karar verilmesi yerinde değildir. (T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K.)
d-Kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 3. maddesinde ticari işler; “(1) Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” şeklinde açıklanmıştır.
Kanun’un “Ticaret karinesi” başlıklı 19. maddesi ise; “(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.
(2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” hükmü bulunmaktadır.
Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde ....Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı aracın ticari amaçlı olarak sürücü dahil 31 ve üstü kapasitele sahip şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan otobüs niteliğinde olup ticari araçtır. Davacılar vekili asıl ve birleşen dava ve ıslah dilekçesi ile kaza ve temerrüt tarihlerinden itibaren ticari faiz talep ettiğinden, mahkemece ....Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/(17)4-170 E. ████████ K.)
HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda; yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın usulü kazanılmış haklara riayet edilerek yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının reddine,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!