Anahtar kelimeler: Atılarak Hattı Antalya Nakil Enerji İrtifak Kesinlik Şartı Eksiklikleri Geçirilen
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 1 48... ve 1 48... parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığını, yan yana olana her iki dava konusu taşınmaz üzerinden irtifak yoluyla yüksek gerilim hattı geçirildiğini ileri sürerek irtifak hakkı karşılığı olarak belirlenecek tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, Kıymet takdir raporunda belirlenen bedelin 21.01.2020 tarihinde Ziraat Bankası Antalya şubesinde açılan hesaba yatırıldığını ve Antalya 6. Noterliğinin 28.01.20 00... ve 2428 yevmiye numaralı işlemleri ile malike tebliğ edilmiş olup kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, hükümde irtifak alanlarının açıkça gösterilmediğini ve fen raporunda koordinatlı değerleri içerir kroki bulunmadığını, dava tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekâlet ücretinin doğru hesaplanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu ... 1 48... ve 1 48... parsel sayılı taşınmazların arsa vasfı ile kayıtlı, uygulama imar planı içerisinde, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılan, 2022 yılı emlak vergisine esas metrekare birim fiyatı 60,00 TL olan imar parseli olduğu; bilirkişi tarafından emsal olarak alınan ... İlçesi, ... 11 38... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu, 2022 yılı emlak vergisine esas metrekare değerinin 48,68 TL olduğu, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda irtifak hakkı güzergahının koordinatlı krokisi bilirkişi tarafından rapora eklenmemiş ise de, dosya içindeki kamulaştırmaya ilişkin evraklarında 1 48... parsel toplam 418 m² olup irtifak alanı ise 418 m², 1 48... parsel ise 481 m² olup, irtifak alanı ise 481 m² olduğundan bir başka ifade ile irtifak alanının her iki taşınmazın tamamını kapsadığı görüldüğünden koordinatlı kroki çizilememesinin kaldırma nedeni yapılmadığı, davalı vekili dava konusu taşınmazda kamulaştırma işlemleri yapılarak bedellerin ödendiğini ileri sürmüş ise kamulaştırma işleminin o dönemde de malik olan davacıya tebliğ edildiğine veya davacıya ödeme yapıldığına ilişkin evraklar ibraz edilmediği gibi mahkemece yapılan araştırmada bu belgelere ulaşılamadığından davalı tarafın bu yöne ilişkin istinaf istemlerinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf istemleri yerinde ise de AAÜT 2/3 maddesinde "Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." hükmü gereği Daire karar tarihinde yürürlükte olan tarife uyarınca belirlenen vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinden bu husus kaldırma nedeni yapılmayarak eleştirilmekle yetinilerek, davaya konu taşınmazın niteliği gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın vasfı arsa olarak kabul edilmek suretiyle emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, Kıyaslamaya esas alınan emsalin satış tarihinin dava tarihinden önce olduğu, satışın tapuda yapıldığı ve özel amaçlı olmadığı, emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yer, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek dava konusu taşınmaz emsaldan daha değerli kabul edilerek dava tarihi olan 21.11.2022 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibariyle hükmedilmesinde, yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinde, davacı yararına vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı lehine kurulacak irtifak hakkına ilişkin irtifak alanının belirtilememesi doğru olmadığı gibi, İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de, taşınmaza fiilen el atılmış olması gözetildiğinde, 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken karar harcına yönelik olarak ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olmadığı, davalı tarafından dosyasına ibraz edilen belgelerde 1 48... parsel ve 1 48... parsel sayılı taşınmazlar üzerinden kurulacak irtifak hakkının belirtilmesi ve bilirkişilerin raporların irtifak hakkının izdüşümünün taşınmazların tamamını kapsadığı belirtilmiş olduğundan1 48... sayılı taşınmaz üzerinde 418 m², 1 48... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 481 m² irtifak hakkı kurulmasına ve davalıdan nispi harç tahsil edilmesine karar verilmek, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekâlet ücreti belirlenmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek; ayrıca vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğine dair istinaf sebebi Bölge Adiye Mahkemesince yerinde görülmesine rağmen yeniden verilen kararda vekâlet ücretinin aleyhe bozma yasağına aykırı olarak müvekkili aleyhine arttırıldığını ve maktu harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun'un) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!