Anahtar kelimeler: Antalya Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Atılan Adliye Derece Bölge İlk

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 274 10... parsel sayılı taşınmazda davacının hissesinin bulunduğunu, söz konusu taşınmazın bir kısmının yol olduğunu ve kamulaştırma bedeli ödenmeksizin imar planında park alanı olarak planlanarak davalı ... tarafından el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tek bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, emsalin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, ıslah ile arttırılan bedele ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda alınan bilirkişi kurulu raporunda davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, yapılan keşif sırasında taşınmazın üzerinde kısmen fiilen yol bulunduğu anlaşılmış olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas olarak .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 284 97... parsel sayılı taşınmazın 02.09.2015 tarihli pay satışının esas alındığı, belirtilen satış işleminin dava tarihinden önce gerçek kişiler arasında olduğu, özel amaç taşımadığı, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsalden 1,128 kat daha değerli olduğu tespit edilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının tespit edildiği, dava konusu taşınmazın 2022 yılı emlak vergisine esas arsa değerinin 131,00 TL/m² olduğu, emsal taşınmazın 2022 yılı emlak vergisine esas arsa değerinin 47,00 TL/m² olduğu, belirlenen değerlilik katsayısının emlak vergi değerleri ile ters orantı oluşturmadığı, her iki taşınmazın da düzenleme ortaklık payı kesilerek oluşturulmuş imar parseli olması sebebi ile düzenleme ortaklık payı denkleştirmesi yapılmasına gerek bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu, dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatının taşınmazın konum ve özelliklerine uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin seçilen emsale ve bedelin yüksek belirlendiğine yönelik olarak ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, dava kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup değerlendirme dava tarihi itibarıyla yapıldığından dava tarihinden itibaren faiz işletilmiş olmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de taşınmaza fiilen el atıldığı gözetildiğinde, 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4'ünün üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken karar harcına yönelik olarak İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca vekâlet ücreti ve harçların maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonraki el atma olup 2942 sayılı Kanun’da düzenlenmediği, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı ve proje bütünlüğü bağlamında bedeline hükmedilen kısımlar açısından ise 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1'inin uygulanması söz konusu olmadığından, Ek Madde 4 gereği değerlendirme yapılmayacağı nazara alındığında, nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.