Anahtar kelimeler: Durdurduğunu Ekstresine Ferilerine Takiplere Ödemediğinden Cari İlamsız Yazildiği Almış Faize

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili şirketten almış olduğu mal ve hizmetler karşılığı oluşan cari hesap ekstresine göre takip tarihi itibari ile müvekkili şirkete 11.424,25 USD (Takip tarihi itibari ile (474.468,52 TL) borçlu olduğu, davalı borçlu borcunu ödemediğinden dolayı, hakkında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takiplere ilişkin icra takibi yapıldığını, ödeme emri davalıya usulüne göre tebliğ edildiğini, davalının 06.10.2025 tarihli dilekçe ile müvekkili şirkete bir borcunun olmadığından bahisle borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu durumda davalı icra takibine geçilmiş olmakla temerrüde düştüğünden takibin iptali ile takibin davalıya tebliği tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini, davalının cari hesapta belirtilen tüm mal ve hizmetleri aldığı sabit olduğunu, ancak davalının cari hesap bedellerini ödemediği gibi yapılan takibe de kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının borca ve takibe kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenle takibin devamı ile borçlunun alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesi için iş bu davayı açma zarureti doğduğunu, yasa gereği, ticari alacak davalarında arabuluculuk şartı olduğundan, itirazın iptali davacı için 16.10.2025 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna müracaat edilmiş, belirtilen görüşme tarihinde davalı görüşmeye gelmediğinden dolayı 20.11.2025 tarihinde ..... Arabuluculuk numarası ile anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura ve cari ekstreye istinaden davacının alacaklısı olduğu meblağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ....... numaralı dosyasında; █████/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ..... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 11.424,25-USD'nin fiili ödeme tarihi olan █████/2025 tarihli cari ekstre (istenen: yıllık adi kanuni faiz (USD)) alacak yönünden █████/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari ekstrenin gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde toplam 11.424,25-USD tutarındaki borcun tamamına ve talep edilen harç, masraf, faiz ve vekâlet ücreti de dâhil tüm fer’ilerine ayrıca ve açıkça itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, davacının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu cari hesap ekstresi nedeni ile alacaklı olup olmadığı, davacının faturaya konu hizmeti ifa edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Taraflar arasında ticari ilişkinin -2025 yılına ait olduğu, Davacının ticari Defter ve belgelerinde, Hizmet Satımı olduğu, Yine Davacının ticari Defter ve belgelerinde Ödemelerin Yapıldığı olduğu, Görülmüştür. Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2025 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği, fatura, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine delil olabilecektir. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır, Dosya kapsamında incelenen sevk irsaliyelerinin düzenlendiği görülmüştür. Belge, e-İrsaliye sistemi üzerinden düzenlenmiş olup şeklen geçerli resmi sevk belgesi niteliğindedir. Yapılan inceleme sonucunda; dosyada yer alan sipariş teyit formlarının yazılı ve imzalı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin süreklilik arz ettiği ve siparişlerin belirli vadeye bağlı olarak USD bazında gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Belgeler, borcun varlığına ve ticari ilişkinin devamlılığına dair güçlü yazılı delil niteliği taşımaktadır. Ancak nihai bakiye ve alacak tutarının kesin olarak belirlenebilmesi için ilgili fatura kayıtları, irsaliyeler ve tahsilat belgelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir Davacı tarafın ticari defterleri ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafından davalıya yönelik olarak düzenlenen faturaların, ilgili dönemlerde usulüne uygun şekilde yevmiye kayıtlarına intikal ettirildiği ve muhasebe sisteminde alıcılar hesabı, yurt içi satışlar hesabı ve hesaplanan KDV hesaplarıyla uyumlu olarak kayıt altına alındığı tespit edilmiştir, Davacı (..... TEKSTİL ÖRME SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ KAPAKLI ŞUBESİ.) tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur. Davacının yanın davalıdan kaydı olarak Davaya konu asıl alacak 11.424,25 USD olup sabittir. Takip Tarihi 26.09.2025 tarihinde 41,49 TL kur üzerinden hesaplanan TL karşılık 474.790,13 TL’dir. Dönem Sonu 31.12.2025 tarihinde Vergi Usul Kanunu m.280 gereğince yapılan dönem sonu değerlemesinde 42,83 TL kur esas alınmış ve TL karşılık 489.601,68 TL olarak hesaplanmıştır. Aradaki 14.811,55 TL fark, kur artışından kaynaklanmakta olup yeni bir alacak kalemi değildir. 11.424,25 USD tutar değişmemiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Cari hesaba konu faturaya konu hizmetin ifası ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 maddeleri gereği ispat yükü davacı üzerindedir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi , █████/2020 Tarih, ..... Esas, ...... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacının defterleri incelenmiş düzenlenen █████/2026 tarihli raporda davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş olduğu ki bu nedenle mahkememizce HMK 220/3 uyarınca davacı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi olan █████/2025 tarihinde faturadan kaynaklı davacının 11.424,25 -USD alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, rapordaki mail tespitler ile dosyada mevcut teyit raporları da dikkate alınarak davcının davasının ispatladığından bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri, faturalar, sözleşme nedeni ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile 11.424,25- USD asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 94.893,70- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 32.410,94-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 5.730,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 26.680,54-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 5.730,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 6.433,30-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.860,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 75.914,96-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
¸e-imzalı
Hakim .....
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!