Anahtar kelimeler: Yıkadığında Tozlu Garajda Kaput Bayiden Lekelerin Boyasının Şase Davadavacı Sıfır

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil, davalılardan ... şase ve ... motor nolu, ... plakalı ... Marka ... Model aracı 3.269.552,14-TL bedel karşılığında █████/2024 tarihinde satın aldığı; müvekkil tarafından sıfır km olarak satın alınan araç bayiden tozlu bir şekilde teslim alınmasının akabinde muayeneye götürüldüğü sonrasında müvekkil tarafından henüz tescil işlemi yapılmadığı ve araçta plaka bulunmadığı için kapalı garajda muhafaza edildiği; müvekkil kısa süre sonra aracı yıkadığında aracın kaput ve üst tavan bölgesinde lekelerin olduğunu, araç boyasının kalktığını ve bu durumun geçmediğini fark ettiği; bunun üzerine aracın satın alındığı bayi olan davalı ... A.Ş. yetkililerine araçta bir problem olduğu derhal bildirildiği; davaya konu araç ... tarihinde ... 56. Noterliğinde müvekkil adına tescil edildiği; bayi ile yapılan görüşmelerin ardından aracın plakasının bulunmaması nedeniyle bayiye hemen getirilemeyeceği davalı bayiye bildirildiği, bayi tarafından herhangi bir problem olmayacağı getirildiği zaman detaylı kontrollerin yapılacağı belirtildiği; müvekkil satın alınan aracı bayiye götürdüğü, bayi tarafından incelemeler yapıldığı; firma mühendisleri tarafından davaya konu araç yaklaşık 30 gün boyunca incelendiği, bu süre zarfında araç kullanılamamış ancak bu incelemeler sonrasında yapılan işlemler nedeniyle aracın boyasına daha fazla zarar verildiği görüldüğü; netice olarak müvekkilin sıfır km olarak yetkili ... bayisinden aldığı aracın, tozlu ve kirli olarak teslim edilmesi sebebiyle kaput ve üst tavan bölgesindeki lekeler nedeniyle gizli ayıplı olduğu aşikar olduğu; tozlu araçtaki kaput ve üst tavan bölgesindeki lekelerin ilk bakışta gözle görülmesi mümkün olmadığı; bayi tarafından bu hususta satış öncesi ve sonrası müvekkile bilgi verilmediği ve sıfır km olarak satılan aracın ayıpları müvekkilden gizlendiği; bayi ile yapılan görüşmeler neticesinde müvekkilin bir türlü zararının giderilmemesi sebebiyle tarafımızca ... 11. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile tüm süreci izah eden ve taleplerimizi ileten ihtarname keşide edildiği; zararının giderilmesi hususunda anlaşmaya varılamadığı; müvekkile gizli ayıplı olarak teslim edildiği açık olan sıfır km aracın satış bedelinden bilirkişi raporu ile belirlenecek tutarda indirim yapılması gerektiği; ayıp nedeniyle müvekkil şirketin aracında meydana gelen değer kaybının ne kadar olduğu tarafımızca net olarak tespit edilmesi mümkün olmadığından ve müvekkilden beklenemeyeceğinden bu husustaki taleplerimizin HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği neticeten davalı bayi tarafından müvekkil şirkete ayıplı şekilde teslim edilen aracın satış bedelinden ayıp oranında indirimin (yargılama neticesinde bilirkişi raporuyla tespitinden sonra artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile HMK 107 kapsamında şimdilik 1-TL) avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.SAVUNMA/Davalı ...Hiz. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu araç ... model olup servis taşımacılığında kullanılan bir araç olduğu; servis aracı işletmeciliğine konu araçla ilgili açılan işbu dava TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı; bu kapsamda öncelikle davacının esnaf mı tacir mi olduğunun aydınlatılması amacıyla ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasını, davacının esnaf olduğunun anlaşılması halinde davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini talep edildiği; TBK m.223 uyarınca ayıp ihbar süresine riayet edilmediği; aracı teslim aldığı 28.08.2024 tarihinden sonra araçta geçmeyen lekelerin olduğunu iddia etmesi bu durumun ispatı olduğu; davacının, araç üzerinde çıplak göz ile görüldüğünü fakat toz nedeniyle satın alma esnasında görülemediğini iddia ettiği lekelerin aracın teslim alınma esnasında fark edilmemesinin söylenmesi iyiniyetten uzak olduğu; bu bakımdan davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiği; dava konusu araçta imalattan kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığı; mezkur iddiaları asla kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için aracın belirtilen şekilde olduğu dahi düşünülse bu durum davacı tarafın araçtan sağladığı faydayı hiçbir surette azaltmayacak ve araçta değer kaybına yol açmayacağı, davacının aracının kullanımında olduğu davacının araçtan yararlanmasını engelleyen bir durumun mevzubahis olmadığı; davacı tarafın haksız talebinin reddine karar verilmesi gerektiği; davacının yetkili servise başvurana kadar geçen süre içerisinde aracı kullanıp kullanmadığı, araç park halinde durduğu halinde dahi ortaya çıkabilecek bir lekenin davacı kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı gibi hususlar aydınlatılmaksızın aracın ayıplı olduğunu iddia etmek kabul edilebilir olmadığı; araçların kaporta aksamları birleşme parçalar ve kaynaklı parçalar olmak üzere ikiye ayrılmakta ve fabrikalarda boyanan kaporta parçaları da bu kategoriye göre boyandığı; davaya konu aracın ücreticisi bu uygulamaya ilişkin standartları titiz protokollere bağlamıştır. Her bir araç üretim bandından çıktığında kontrol edilir. Ücretici firma kayıtlarına göre bu aracın da kontrolleri yapıldığı ve hiçbir sorun görülmediği;hasarın soyut beyanlarla ihtimaller dahilinde müvekkil şirketin sorumluluğu kapsamına sokulması haksız ve hukuka aykırı olduğu neticeten davacı tarafça hak düşürücü süreye riayet edilmediğinden davanın öncelikle usulden reddine; dava konusu araçta imalattan kaynaklı herhangi bir şikayet bulunmadığından, davacı tarafın iddia ettiği şikayet aracın nitelik ve standartlarına aykırılık teşkil etmediğinden her halükarda haksız ve hukuka aykırı davanın reddine; yargılama giderinin ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, TTK' nun 23. maddesindeki ayıplar için öngörülen ayıp ihbar süreleri uygulanması gerektiği; dava konusu iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu hasar olağan gözden geçirme sonucu ortaya çıkabilecek nitelikte olduğu; şayet böyle bir ayıp söz konusu ise dahi aracın kaput ve üst tavan bölgesindeki lekelerin tespit edilemediği iddiasının kabulü mümkün olmadığı; araç, davacıya 28.08.2024 tarihinde satıldığı ve teslim edildiği; davacı yanın müvekkil şirkete hitaben keşide etmiş olduğu ihtarname ile ayıp iddia ettiği tarih ise dava dilekçesi ile de beyan edildiği üzere 22.11.2024;. Mahkemeniz huzurundaki dava ise 02.06.2025 tarihinde ikame edildiği; dolayısıyla, gerek aracın ilk satın alınmasından itibaren TTK md. 23 kapsamında 2 gün ve 8 günlük inceleme veya inceletme külfetini yerine getirmemesi açısından, gerek ise aracı ilk teslim aldığı tarih ve müvekkil şirkete hitaben keşide etmiş olduğu ihtarname ile müvekkil şirkete haksız iddialarını yönelttiği tarih arasında geçen süre açısından bakıldığında davacı yanın ihbar süresine riayet etmediği açıkça görüldüğü; davacı yanın iddia konusu ayıbın derhal bildirildiği iddiası gerçeği yansıtmadığı; TTK madde 23 kapsamında öngörülen ayıp ihbar süreleri geçirilmiş ve bu nedenle karşı yanın talep hakkı hak düşümüne uğradığı; müvekkil şirket dava konusu aracın ne üreticisi ne ithalatçısı ne de satıcısı olmayıp üretimden kaynaklı olduğu iddia edilen ayıp ya da başkaca iddiaların müvekkil şirkete karşı ileri sürülebilmesi mümkün olmadığı; davacı ile müvekkil şirket arasında, herhangi bir araç satış akdi gerçekleşmediği ve/veya sözleşme ilişkisi bulunmamakta olup dava konusu iddiaların müvekkil şirkete karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığı; husumet yokluğu nedeniyle, davanın müvekkil şirket yönünden reddi gerektiği; davacı ile müvekkil şirket arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediği; satış bedeli ve kapora herhangi bir bedel müvekkil şirkete ödenmediği; müvekkil şirket ile ... A.Ş. arasında, Acentelik Sözleşmesi mevcut olup müvekkil ... A.Ş., Acentelik Sözleşmesi kapsamında ... marka araçların satışına teslimat işlemleri için aracılık ettiği; diğer davalı ile müvekkil şirket, ayrı tüzel kişilikler olup, aralarında herhangi bir organik bağ da bulunmadığı; tek ilişki, acentelik ilişkisi olduğu; dava konusu ...Marka ... model araca ilişkin imalattan kaynaklı ayıp iddiasının kabulü mümkün olmadığı; araç satılırken herhangi bir ayıp söz konusu olmadığı; öncelikle, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle kaydıyla, araç teslimleri öncesinde müşteri ile birlikte araç kontrol edilmekte ve yapılan incelemelerin ardından araçta herhangi bir problem bulunmadığı tespiti ile teslim edilmediği; dava konusu araçla ilgili satış bedelinden indirim talebinin müvekkil şirkete yöneltilebilmesine imkan olmadığı; zira, ayıp iddialarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte, dosya kapsamında sabit olduğu üzere müvekkil şirket dava konusu aracın satıcısı olmadığı ve davacı satın almış olduğu aracın ücretini müvekkil şirkete ödemediği; kesinlikle kabul etmemekle birlikte bir an için davacı yanın öne sürmüş olduğu iddialar kabul dahi araçta herhangi bir değer kaybı oluşmadığı neticeten huzurdaki davanın usulden reddine, sayın mahkemece esasa girilecekse, yukarıda izah ettiğimiz nedenlerden ötürü davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.GEREKÇEDava, ayıp iddiasına dayalı alacak davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın davacının █████/2024 tarihinde davalı ... A.Ş'den satın aldığı ... şase ve ... motor nolu, ... plakalı ... Marka ...Model araçta ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın süresinde ileri sürülüp sürülmediği, varsa ayıp kapsamında araçta ayıp indirimi talep edilip edilemeyeceği; varsa miktarın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, talep edilebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 22.10.2025 tarihli ara kararı uyarınca "Dosyanın 3 kişilik otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi ile davaya konu araç üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının aracında ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli ayıp olup olmadığı hususunda rapor alınmasına" karar verildiği; bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle "...Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde; bu kapsamda dava konusu araçta olağan gözden geçirme ile tespit edilemeyecek nitelikte gizli ayıp bulunduğu, söz konusu ayıbın gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiğisöz konusu ayıbın davacının araçtan faydalanmasını azaltacak nitelikte ayıp olmadığı,(müspet), satılanın tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek orana ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen nispi metoda göre ayıp oranında talep edilebilecek bedel indiriminin söz konusu aracın olay tarihi itibariyle ayıpsız 2. el piyasa rayiç değerinin 3.270.000,00 TL , ayıplı değerinin ise 3.120.000,00 TL civarında olduğu, (Tavan ve Çamurluk lekeli) bu kapsamda yapılan hesaplama ile aracın ayıplı değerinin 3.120.000,00 TL / ayıpsız değerinin 3.270.000,00 TL = 0.954 olduğu, aracın satış tarihindeki olması gereken değerinin nispi metoda göre 3.257.000,00 TL x 0.954 = 3.107.178,00 TL olduğu, bu kapsamda dava konusu aracın km bilgisi, marka, modeli, hasar durumu, geçmiş hasarkaydı vb. etkenler dikkate alındığında olay tarihi itibariyle 3.257.159,50 TL – 3.107.178,00 TL = 149.981,50 TL bedel indirimi yapılması gerektiği" tespit edilmiştir.Mahkememizin 28.01.2026 tarihli ara kararı uyarınca bilirkişi raporunda boya maliyetine ilişkin tespitin denetime elverişli olmadığı anlaşılmakla, işbu husus başta olmak üzere taraf vekillerinin rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği ve bilirkişi ek raporunda özetle "...söz konusu aracın satış tarihi itibariyle ayıpsız 2. el piyasa rayiç değerinin 3.270.000,00 TL , ayıplı değerinin ise 3.120.000,00 TL civarında olduğu, (Tavan ve Çamurluk lekeli) bu kapsamda yapılan hesaplama ile aracın ayıplı değerinin 3.120.000,00 TL / ayıpsız değerinin 3.270.000,00 TL = 0.954 olduğu, aracın satış tarihindeki olması gereken değerinin nispi metoda göre hesaplandığı, bu kapsamda dava konusu aracın km bilgisi, marka, modeli, hasar durumu, geçmiş hasar kaydı vb. etkenler dikkate alındığında olay tarihi itibariyle Yargıtay ‘ın istikrar bulmuş kararları gereği █████/2024 satış tarihinde 150.399,39 TL bedel indirimi yapılması gerektiği, kök raporda sehven maddi hata düzeltilmiştir.Söz konusu dosya kapsamında Yargıtay İçtihatları gereği olayın oluş ve meydana geliş şekli ile doğru orantılı olarak Bedel İndirimi uygulanması gerektiğinden ayrıca Değer Kaybı oluşmayacağı, Boya maliyetine yönelik Otomotiv Sektöründe faaliyet gösteren kurumsal firmaların ancak yazılı talep ile sınırlı olmak üzere teklif verdikleri, bu teklif sürelerinin ekonomik gelişmeler dikkate alınarak en fazla 1 ( bir) hafta ile sınırlı tutulduğu, bu nedenle teklif alınmış olsa dahi rapor tanzim tarihinden 1 (bir) hafta sonra teklifin geçerliliğini yitireceği dikkate alınarak mesleki birikim ve iş çevresi , internet taraması, ilgili servisleri atölyeler ile yapılan görüşme ve araştırmalar neticesinde değerlendirme yapılmış olduğu" tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacının █████/2024 tarihinde davalı ... A.Ş'den satın aldığı ... şase ve ... motor nolu, ... plakalı ...Marka ...Model araçta kaput ve üst tavan boyasında meydana gelen ayıp nedeniyle satış bedelinden indirim bedeline ilişkin iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacıya ait aracın █████/2024 tarihinde ilk tescil işleminin yapıldığı; davacı tarafından...tarihinde davalılara ... 11. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile araçta kaporta kısmında lekeler görülmesi üzerine bayiye götürüldüğü, bayiye aracın teslim edildiği; 34-40 gün boyunca incelendiği incelemeler sonucu aracın boyasına daha fazla zarar verildiğinden bahisle aracın yenisi ile değiştirilmesini ve seçimlik ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.Davaya konu araç üzerinde bilirkişi heyeti tarafından yerinde inceleme yapılmak suretiyle dava konusu aracın sol ön çamurluk, yoğunluklu olarak ön kaput, kısmen tavan, sol ve sağ kapı üzeri , sol arka bölümlerinde kısmi lekelenmelerin bulunduğu, söz konusu lekelerin silme ve yıkama ile çıkmasının mümkün olmadığı, söz konusu lekelerin ilk görüşte çıplak göz ile fark edilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle ayıbın gizli ayıp olduğu anlaşılmıştır.Tacirler arası satım sözleşmelerinde TTK’nın 23. maddesi ile bu madde yollamasıyla TBK’nın satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Dava konusu araçta gizli ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TBK m. 223/2 uyarınca “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” sonradan ortaya çıkan ayıpların bildirilmesi üzerine, ayıpların davalı yanca ücretsiz onarım kapsamında giderildiği, ancak üretimden kaynaklı gizli ayıbın, aracın niteliğine göre kullanımını engelleyecek nitelikte olmadığı ve araçtan beklenilen faydayı azaltacak nitelikte bir ayıp olmadığı anlaşılmıştır.Alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanabilmesi için muayene ve ihbar külfetini yerine getirmesi gerekir. TTK'nın 18/3. Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır. Elbetteki bu düzenleme bir geçerlilik şartı getirmemekle birlikte bir ispat kuralı getirmektedir. Buna göre ayıp ihbarının yapıldığı hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. Araçtaki gizli ayıbın ortaya çıkmasıyla servis hizmeti için bayiye başvurulmuş olması ayıp ihbarı niteliğinde olup süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu kabul edilmelidir. Ayrıca aracın tescil tarihi █████/2024 olup fatura tarihinden sonra aracın kullanılmadığı;... tarihinde davalılara ... 11. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıbın bildirildiği anlaşılmıştır.TBK m. 227"(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Tacirler arası ticari satımlarda, satıcının ayıplı mal teslim etmesi hâlinde, alıcının, akdî sorumluluğa dayanan talep haklarını, satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere (üreticiye, ithalatçıya, ara satıcıya vb.) yöneltmesi mümkün olmamakla birlikte bu kişilerin araç için ayrıca garanti vermiş olmaları bu hâlin istisnasıdır. Ancak somut olayda dava konusu aracın garanti belgesinin ayrıca bulunmadığı bu durumda aracın üretici, ithalatçı ve satıcı olmayan davalı...A.Ş.'ye karşı araçtaki sorundan dolayı ileri sürülebilecek bir sorumluluk bulunmadığından Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının davaya konu ayıplı aracı █████/2024 tarihinde davalı ...Hizmetler A.Ş'den satın aldığı anlaşılmakla gizli ayıp nedeniyle bedelde indirim talep edebileceği kök raporda maddi hata yapıldığı ek raporda Yargıtay tarafından benimsenen nispi metod uyarınca aracın satış tarihindeki rayiç değeri dikkate alındığında 150.399,39 TL bedelde indirim yapılması gerektiği davacının iş bu miktar kapsamında davalıdan talepte bulunabileceği anlaşılmıştır. Neticeten davalı ... yönünden 150.399,39 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;Davacının davasının kısmen kabulüne,1- Davalı ... A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine2-Davalı ... A.Ş yönünden 150.399,39 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.273,78 karar harcının, peşin yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 2.570,00 TL tamamlama harcın mahsubu ile noksan 7.088,38 TL'nin davalı ... A.Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalı ... A.Ş lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan toplam 18.747,50 TL yargılama gideri, 615,40 TL peşin harç ve 2.570,00 TL tamamlama harcın ve 615,40 TL başvuru harcı toplamı 21.932,90 TL'nin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026KATİP¸e-imzalıdırHAKİM¸e-imzalıdır