Anahtar kelimeler: Yıkıcı İnsanlığın Örgün Birikim Rol Yaygın Yürüten Üstlendiğini Vakfın Geliştirmek

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Yukarıda bilgileri verilmiş dava dosyasında Davacı olarak yer alan davacı ...'nın 28.06.2016 tarihli, 29756 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 6721 sayılı ... Kanunu ile yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla kurulduğunu, davacı Vakfın, eğitim faaliyetleri görüntüsü altında yurtdışında yıkıcı terör faaliyetleri yürüten örgütlerle-FETÖ/PYD ile mücadelede etkin rol üstlendiğini, Vakfın, yurtdışında Türkiye Cumhuriyeti adına eğitim hizmetleri vermek üzere yetkilendirilmiş olup, bu konuda Türkiye Cumhuriyeti adına tek yetkili kurum olduğunu, kuruluş görev ve amaçları ve temsil ettiği değerler bağlamında ülkenin yurt dışındaki yüzü de kabul edilebilecek kurum, kamu yararına faaliyet gösteren bir vakıf niteliğinde teşekkül ettirildiğini, ...'nın 6721 sayılı Kanun ile kurulduğunu ve kuruluş kanunu uyarınca bütçesinin büyük bir kısmını kamu kaynağından almakta olduğunu, bu nedenle yapmış olduğu harcamalarda son derece titizlikle hareket ettiğini, Kuruluş Kanunu uyarınca da yapabileceği faaliyetler ve harcamalar belirtildiğini, bu hükümlerin emredici olması sebebiyle bu hükümlere aykırı faaliyetlerde ve harcamalarda bulunamayacağını, davalı ... A.Ş. ticari bir işletme olmakla birlikte davacı Vakıf ile arasında imzalanmış olan sözleşmenin ticari bir iş niteliğinde olup işbu davanın Ticaret Kanunu gereği huzurda açılmış olması zaruretini doğurduğunu, 14 Mart 2023 Tarihinde 8 Mayıs 2023 tarihinden itibaren geçerli olması amacıyla İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili olarak danışmanlık veren firmalardan hizmet alınması amacıyla teklif istendiğini, davalı tarafından yazılı olarak belirlenen şartlar dahilinde hizmet teklifi verildiğini, işbu tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda en uygun olan teklifin seçildiğini ve firmanın davet edildiğini, işin teknik şartnamesi ve sözleşmesinin davalı firmaya sunulduğunu ve 01.05.2023 tarihinde imzalandığını, 26 Temmuz 2023 tarihinde Davalı tarafından 2023 Temmuz ayı ödemesi için fiyat güncellemesi talep edildiğini, davalının fiyat teklifine ilişkin sözleşme hükümleri gereğince fiyat artışı yapılmayacağını bildirir mail gönderildiğini, 29 Temmuz 2023'te davalı tarafından yılda 2 kez ara zam yapılacağı bu yüzden fiyat artışının kabulü isteği ile ilgili talepleri yineleyen bildirimin davacı Vakfa ulaştığını, 11. Ağustos 2023 tarihinde işbu bildirim ile ilgili taleplerini yinelendiğini ve cevap beklendiğinin ifade edildiğini, 23 Ağustos 2023 tarihinde fiyat artışına ilişkin bildirimlerin yenilendiğini ve bildirim için davacı Vakfa süre verildiğini, 28 Ağustos 2023 tarihinde davacı Vakıf tarafından verilen cevap ile fiyat artışı yapılmayacağını yineleyen bildirimin tarafına iletildiğini, 29 Eylül 2023 tarihinde davalı arttırım taleplerini yineleyen olumsuz dönüş durumunda sözleşmenin feshedileceği bildirimi içeren maili davacı Vakfa ilettiğini, 02 Ekim 2023 tarihinde sözleşme edimlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle Elektronik Belge Sistemi tarafından ihtarname gönderildiğini, 12 Ekim 2023 tarihinde davalı tarafından bildirime ilişkin cevap verildiğini ve mesai bitimi itibari ile artık hizmet ifasında bulunmayacaklarını ifade ettiklerini, bu tarihten itibaren davacı Vakfa hizmet verilmediğini, 13 Ekim 2023'te işbu bildirimi imzalı ve kaşeli olarak davacı vakfa iletilmesi hususunda bildirim yapıldığını, 15-25 Ekim 2023 tarihinde işbu fesih bildirimine ilişkin cevabı içeren yazı yinelenerek talep edildiğini ve cevap alınamadığını, 24 Ekim 2023 tarihinde Elektronik Belge Sistemi üzerinden sözleşme şartlarına uyulmadığından ötürü ihtarnamenin davalı tarafa iletildiğini, fesih sonrasında yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla yeni bir teklif süreci ile teklif toplamak için başka firmalara 18.04.2024 tarihinde bildirim yapıldığını, toplanan tekliflerin (EK-10) değerlendirildiğini, 06.05.2024 Tarihinde aynı sözleşme şartlarının ancak daha yüksek bedelle yeni bir sözleşme imzalandığını, davacı Vakıf tarafından İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2024/... dosya numarası, arabuluculuk numarası 2024/... ile 24.01.2024 tarihinde ticari iş niteliğindeki hizmet sözleşmesinden doğan zararlar için arabuluculuk müessesesi işletildiğini, bir anlaşmaya varılamadığını, Feshedilmiş olan sözleşme karşılığında davacı Vakfın yasal zorunluluklar nedeniyle yeni bir sözleşme yaptığını, işbu sözleşme ile belirlenen bedeller karşılığında hizmet alımı yapıldığını, 9 aylık olarak imzalanan bu sözleşmede; 8 Mayıs 2024'e kadar davalıya ödenecek ücret ile arasında aylık olarak işyeri hekimi için aylık 15.000,00 TL+KDV ve iş güvenliği uzmanı için 16.000,00 TL+KDV olmak üzere toplamda 31.000,00 TL+KDV ödendiğini, neredeyse iki katı ödeme yapılmak zorunda bırakıldığını, davalı tarafın yükümlülüklerine aykırı davranmasına rağmen sözleşmenin ve eklerinin içerdiği hükümlere uygun olarak hareket edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, hüküm altına alınacak tazminata, dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faiz oranının uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Müvekkili ile davacı arasında, 01.05.2023 tarihinde 1 yıl süreli olarak "Ortak Sağlık Güvenlik Hizmetleri Alımı Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşmenin, 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği kanunu uyarınca, İş yeri hekimliği ve İş güvenliği uzmanı istihdam edilmesini içerdiğini, İş yeri Hekimi için aylık 9.537,00 TL olacak şekilde 12 aylık 114.444,00 TL, İş güvenliği uzmanı için aylık 5.491,00 TL olacak şekilde 12 aylık 65.892,00 TL olmak üzere toplam 180.336,00 TL olduğunu, iş güvenliği ve iş yeri hekimi uygulaması, fiziki olarak, Davacı kurumun iş yerinde istihdam edilmek koşulu ile gerçekleştiğini, yakıt ücretlerinde güncellemeler olmuş, araç kullanım maliyeti arttığını, 023 yılında çalışanların enflasyon karşısında mağdur olmaması için yıl içinde iki kez asgari ücret güncellemesi yapıldığını, dolayısı ile, personel ücretleri de arttırılmak zorunda kalındığını, Müvekkilinin 26 Temmuz 2023 tarihinde Davacıya, İş güvenliği hizmeti için aylık; 10.115,00 TL ve İş yeri hekimi İçin de 14,739,00 TL olacak şekilde ücret güncellemesi talebini elektronik posta yolu ile, ilettiğini, davacı vakıf yetkilisi revizyon talebini 28.07.2023 tarihli cevabi maili ile reddettiğini, 28.08.2023 tarihinde "...@..." adresinden cevabi mail ile, fiyat güncellemesi olmayacağı bildirildiğini, müvekkilinin 29 eylül 2023 tarihinde, gelişen piyasa koşullarından kaynaklanan artışlardan söz etmiş ve güncellemenin "en dip" olarak; iş güvenliği uzmanı için 9.614,50 TL ve iş yeri hekimi için de 14.350,00 TL olacak şekilde güncellenmesinin zorunluluğundan bahsettiğini, davacı 2 Ekim 2023 tarihinde sözleşmenin 20.1.1 maddesi gereğince fesih edileceğini, ve bildirimin sözleşmenin 20.1.1. Maddesi hükümlerince gönderildiğini, yani sözleşmenin fesih edildiğini, aynı tarihte ihtarname göndererek, bildirdiğini, 2 Ekim 2023 tarihli fesih bildirimi üzerine sözleşmenin 20.1.1. Maddesinde yer alan 10 günlük süre dolduğunda Müvekkilinin 12. Ekim 2023 tarihinde, davacıya sözleşmeye göre 10 günlük fesih bildirim süresinin dolduğunu, bugün mesai bitimi itibarı ile, iş yeri hekimi ve İş Güvenliği uzmanı atamasını yapmayacaklarını bildirdiğini, müvekkilinin davacıdan fiyat güncellemesi dışında bir talebi olmadığını, sözleşme, davacı tarafından 02.10.2023 tarihinde fesih edilene kadar da, iş yapılmayacağı, personel atamasının sonlandırılacağına dair bir ihtar veya ihbarda da bulunmamış ve kesintisiz hizmet verilmeye devam edildiğini, müvekkilinin, piyasa koşulları altındaki fiyat teklifini reddeden davacı kötü niyetli hareket ettiğini, Müvekkilinin 29 Eylül 2023 tarihinde davacıya gönderdiği e- posta içeriğinde, artan maliyetlerden bahsetmiş, ve en dip rakamlardan fiyat revizesi talebini ilettiğini, iş güvenliği uzmanı için aylık, 9.614,50 TL, İş yeri Hekimi İçin; 14.350,00 TL fiyat teklifinde bulunduğunu, davacının bu fiyatları kabul etmeyip haksız şekilde sözleşmeyi fesih ederek, yeniden ihale açtığını, davacının 06.05.2024 tarihinde, başka bir firma ile anlaştığını, yeni sözleşmede, müvekkilinin 29.09.2023 tarihinde teklif ettiği rakamların da oldukça üstüne çıktığını, bir tarafın ücret güncelleme talebinde bulunması tek başına haklı fesih sebebi olmadığını, fesih gerekçesi de sunamadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizdeki dava █████/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.Bilirkişi ...' den alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı ile davalı arasındaki sözleşme ... ile davalı Yüklenici ... A.Ş. arasında akdedilen OSGB Hizmet Alımı Sözleşmesi ; 01.05.2023 tarihinde imza altına alınmış ve 8.5.2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin süresi 12 ay olarak belirlendiğini, düzenlenen faturaların 1 işyeri hekimi ve 1 iş güvenliği uzmanı için tanzim edildiği görüldüğünü, davacı vakıf davalı ile olan sözleşmenin sona ermesi sonrası dava dışı ... Eğitim San. ve Tic.Ltd.Şti. ile 13.05.2024-14.02.2015 tarih aralığında geçerli 9 ay süreli OSGB Hizmet Alımı Sözleşmesi imzalandığını, birim fiyatlı sözleşme bedeli kdv hariç toplam 334.800,00 TL. Olduğunu, davalı tarafından davacı Vakfa en son 25.09.2023 tarihli fatura düzenlenmiştir. Bu fatura Eylül 2023 dönemine ait olduğunu, davacı ile davalının çalışmaya devam etmesi halinde 2023 yılı Ekim ayından 2024 yılı Nisan sonuna kadar 7 ay için fatura düzenlenmesi gerekeceğini, 7 aylık fatura bedeli ise davalı ile olan sözleşme fiyatlarına göre 105.196,00 TL olması gerekeceğini, davacı Vakıf ise davalı firma yerinde dava dışı ... San. Ve Tic.Ltd.Şti. ile 13.05.2024-14.02.2025 tarih aralığında geçerli 9 ay süreli OSGB Hizmet Alımı Sözleşmesi imzaladığını beyan ettiğini, davacının sözleşme bitim tarihi 30.04.2024 tarihidir. Davacı ise 13.05.2024 tarihinden itibaren yeni bir sözleşme imzalamıştır. Bir başka deyişle bu süre davalı ile olan 12 aylık sözleşme süresi dışında kalmaktadır. Buna göre Vakfın bu sürede davalıdan aldığı hizmeti 13.05.2024 tarihine kadar başka bir firmadan da almadığı anlaşıldığını, bu nedenle fiyat farkından kaynaklı bir maddi zarar hesabı söz konusu olmayacağını, gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere fiyat farkından kaynaklı maddi bir zararın söz konusu olmadığı," şeklinde raporunu ibraz etmişlerdir.Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimi için dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Bilirkişi ...' den alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporda; "Mali değerlendirmelere karşı beyan ve itirazlarında; Hukukçu bilirkişinin hukuki konularda yaptığı değerlendirmelerin dikkate alınmaması ve mahkemece değerlendirilmesi yönündeki itirazlarının baki olmakla birlikte hukukçu bilirkişinin de ifade ettiği üzere hiçbir kabul teşkil etmemek kaydıyla sözleşmenin haklı nedenle davacı tarafça feshedilmesi halinde dahi sorumluluk hukukunun genel ilkesi gereğince ortada bir zarar olmadığından herhangi bir tazminat istenmesinin mümkün olmadığını, Nitekim mali müşavir bilirkişi tarafından ticari defterler ve davacı taraf iddiasının incelendiğini ve "Davacı Vakıf ise davalı firma yerinde dava dışı ... San. Ve Tic.Ltd.Şti. ile 13.05.2024-14.02.2025 tarih aralığında geçerli 9 ay süreli OSGB Hizmet Alımı Sözleşmesi imzaladığını beyan ettiğini, davacının sözleşme bitim tarihi 30.04.2024 olduğunu, davacı ise 13.05.2024 tarihinden itibaren yeni bir sözleşme imzalamıştır. Bir başka deyişle bu süre davalı ile olan 12 aylık sözleşme süresi dışında kalmaktadır. Buna göre Vakfın bu sürede davalıdan aldığı hizmeti 13.05.2024 tarihine kadar başka bir firmadan da almadığı anlaşıldığını, bu nedenle fiyat farkından kaynaklı bir maddi zarar hesabı söz konusu olmayacaktır." değerlendirmelerinin yapıldığını, neticeten sözleşme kim tarafından ve haklı veya haksız olarak feshedilmiş olursa olsun davacı tarafın huzurdaki davayla iddia ettiği zararın varlığını ispatla mükellef olduğunu, davacı tarafın işbu vakıa sebebiyle herhangi bir zararı doğmamış olduğundan ve bu hususun bilirkişi raporuyla da tespit edildiğinden huzurdaki tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiğini ortada olduğunu, gerekçeleri açıklandığı üzere davacının maddi zarara hak kazandığının kabulü halinde dava dilekçesini ve ona bağlı olarak dava dilekçesi ekindeki sözleşmeyi değiştirerek ibraz edilen yeni sözleşmeye göre toplam fiyat farkı zararı 186.000,00 TL olacaktır." şeklinde ek raporunu ibraz etmişlerdir.Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde; dava konusu olan uğramış oldukları zararın değerinin ıslah edilerek davanın kabulünü, tüm alacak kalemlerinin kabulünü, 1.000,00 TL olan taleplerinin, bilirkişi raporundaki zarar hesaplamasının kabulünü, talep artırım sonucu dava konusunun 186.000,00 TL olarak ıslah edilmesi ve bu tazminat miktarına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizinin dava tarihinden itibaren uygulanmasını, davanın kabulünü, yargılama harç ve giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinini talep etmiştir.Taraflar arasındaki akdi ilişkinin 01.05.2023 tarihli sözleşmeye dayandığı ve karşılıklı yükümlülüklerin bu sözleşmeden kaynaklandığı, 01.05.2023 tarihli sözleşme gereğince tarafların, sözleşmenin yürürlük tarihi olan 08.05.2023 tarihinden itibaren, karşılıklı olarak edimlerini ifa etmeye başlamadıkları anlaşılmaktadır. Ancak 2023 yılı Temmuz ayında asgari ücrete ilave zam yapılmasını ve enflasyonun getirdiği ilave maliyetleri öne süren yüklenicinin (davalının) yaklaşık üç ay sonra (26.07.2023 tarihli e-posta yoluyla) iş sahibinden fiyat güncellemesi talep ettiği ve bunu sözleşmenin kurulduğu aşamada vuku bulan sözlü mutabakata (yahut iş sahibinin taahhüdüne) dayandırdığı görülmektedir. E-posta yoluyla iletilen bu taleplerin iş sahibi tarafından kabul görmediğine dair cevapların her defasında yükleniciye bildirildiği cevabi e-posta yazılarıyla sabittir. Yüklenici 29.09.2023 tarihli e-posta yazısıyla, iş sahibinden ücret artışı talep etmiş, bu talebine olumlu dönüş olmaması durumunda, mevcut şartlarla hizmete devam edemeyeceğini iş sahibine bildirmiştir. Belirtmek gerekir ki, asıl olan sözleşme ile bağlılık (ahde vefa) ilkesi çerçevesinde, tarafların sözleşme ile üstlendikleri edimleri, yine sözleşmede belirlenen koşullarda ifa etmesidir. Sözleşmeden doğan bir borcun ifa edilmemesinin sonuçları TBK m. 112 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Bunlardan birincisi her hâlükârda borçlunun, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olmasıdır. Diğer bir sonuç ise TBK m. 126 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre, “İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.”Somut olayda iş sahibinin 2.10.2023 tarihli ihtarına karşı yüklenicinin bu ihtara ve orada bildirilen fesih uyarısına atıf yaparak yazdığı 12.10.2023 tarihli cevabi e-posta yazısında artık edimini ifa etmeyi durdurduğunu bildirmesi karşısında temerrüdün (borcu ifa etmeme durumunun) gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Asıl olan sözleşme ile bağlılık (ahde vefa) ilkesidir. Bu durumda, yüklenicinin borcunu ifa etmeyi durdurması (temerrüdü) vakıasının sübut bulduğunun kabulünden hareketle, iş sahibin sözleşmeyi feshinin haklı olduğunun kabulü gerekir. Bunun sonucu ise borçlu/davalı yüklenicinin, davacı/iş sahibi alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olmasıdır. Burada temerrütte kusurlu olmadığını ispat yükü davalıdadır. Ancak dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, özellikle TBK. m. 138 hükmü karşısında, buna ilişkin bir sonuca ulaşmak mümkün olmamıştır. Buna karşılık somut durumda davacı iş sahibinin olayın özelliği gereği talep edebileceği müspet zararı kapsamında yer alan kalemlerin nelerden ibaret olduğu ve hiç şüphesiz illiyet bağının mevcudiyeti, davacı iş sahibi tarafından ispat edilmelidir. Dava dilekçesinin incelenmesinde davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi sebebiyle başka bir firma ile sözleşme imzalamak zorunda kaldığını, bu sözleşmenin daha yüksek bedelli olduğunu, davalı ile sözleşme devam etse idi daha az ödeme yapacak olduğu, bu sebeple zararını talep ettiği ve dava dışı firma ile yapılan sözleşmelerden ileri tarihli olanın(dava dşı) dava dilekçesine eklendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili dava dışı firma ile yapılan sözleşmeyi kök rapora itirazdan sonra dosyaya sunmuş ise de dava dilekçesi ve dosyadaki tüm beyanlarında davalı ile sözleşmenin feshedilmesinden sonra dava dışı firma ile sözleşme imzalandığının ve bu kapsamda zararının talep edildiğinin beyan edilmesi karşısında davalı ile imzalanan sözleşmenin feshinden hemen sonra dava dışı firma ile imzalanan sözleşmenin sunulmasının davacı tarafından iddia ve savunmanın genişletilmesine girmediği, davacının sehven ileri tarihli sözleşmeyi ibraz ettiği kanaatine varılmıştır. Davacı Vakıf ile dava dışı ... İş Sağlığı ve Güv. Hiz. Eğt. Ltd.Şti. arasında imzalanan “OSGB Hizmet Alımı Sözleşmesi ibraz edilmiştir. 10 sayfa ve 27 maddeden oluşan işbu sözleşme incelendiğinde; 4 no.lu Maddede belirtildiği üzere Yüklenici sıfatı ile dava dışı ... …Ltd.Şti. Türkiye Maarif Vakfında ilgili mevzuata 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa, bu Kanuna göre yayımlanan Yönetmeliklere, yüklenici ile imzalanacak sözleşme ve eklerine göre, işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı hizmeti alınması işini üstlenildiği, 8 no.lu Maddede belirtildiği üzere işe başlama tarihinin 01.11.2023 olduğu ve imzalandığı tarihte başlayacak olup 6 ay süreceğinin belirtildiği, sözleşmenin 08.11.2023 tarihinde imzalandığı, 5 no.lu Maddede belirtildiği üzere; Sözleşme bedeli 186.000,00 TL +KDV bedel üzerinden akdedildiği anlaşılmıştır. İşbu sözleşmeye göre dava dışı ...….Ltd. tarafından davacı Vakıf’a düzenlenen 6 adet fatura incelendiğinde, 2023 Aralık, ve 2024 ocak, şubat, mart, nisan ayları için toplam (kdv hariç aylık 31.000,00 TL'den) 155.00,00 TL'nin davacı tarafından dava dışı ...... Şirketine ödendiği, davalı tarafından davacı Vakfa en son 25.09.2023 tarihli fatura düzenlendiği, bu faturanın Eylül 2023 dönemine ait olduğu, davacı ile davalının çalışmaya devam etmesi halinde 2023 yılı Ekim ayından 2024 yılı Nisan sonuna kadar 7 ay için fatura düzenlenmesi gerekeceği, 7 aylık fatura bedeli ise davalı ile olan sözleşme fiyatlarına göre 105.196,00 TL(kdv hariç) olması gerekeceği fakat davalının sözleşmeyi haksız feshi sebebiyle davacının bu 7 aylık süre için dava dışı şirkete kdv hariç 155.000,00 TL ödediği, davacının haksız fesih sebebiyle aradaki farkı zarar olarak davalıdan talep edebileceği anlaşılmış davanın kısmen kabulü ile 155.000,00 TL-105.196,00 TL=49.804,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın kabulü ile 49.804,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine █████/2024 tarihinden itibaren, 48.804,00 TL'sine █████/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alınması gerekli 3.402,11 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 3.177,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.604,60 TL harçtan mahsup edilerek fazlaca yatırılan 202,49 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan, 427,60-TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin nispi harç, 3.177,00 TL ıslah harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.093,00 TL'nin yatırılan harçtan iadesine karar verilen 202,49 TL'lik kısım düşüldükten sonra kalan 3.890,51 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan 14.150,00 TL (tebligat, müzekkere, bilirkişi rapor ücreti) yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 3.788,85 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,7-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 2.636,05 TL'sinin davacı taraftan, 963,95 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır