Anahtar kelimeler: Kapora Davadavacı Satımdan Beton Edimleri Akabinde Santrali Düşen Satışı Yapmadığı

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında ... Beton Santrali satışı anlaşması yapıldığı; anlaşma karşılığında müvekkil tarafından davalıya 1.000.000,00 TL kapora ödemesi yapıldığı; akabinde davalı ...Ltd. Şti üzerine düşen edimleri yerine getirmediği için taraflar arasındaki sözleşme feshedildiği; sözleşmenin feshedilmesinin akabinde davalı kapora ödemesi olarak müvekkile 500.000,00 TL ödediği; geri kalan 500.000,00 TL'nin de ödenmesi için █████/2024 tarihinde davalıya ihtarname gönderdiği;6 hafta geçmiş olmasına rağmen davalı hiçbir ödeme yapmadığı, █████/2025 tarihinde ... 22. İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı; takipte 500.000 TL kapora bedelinin yanısıra geçmiş gün faizi de talep edildiği ancak işbu açacağımız itirazın iptali davasında geçmiş gün faizi talebimiz bulunmadığı; davalı tarafın haksız itiraz da bulunması nedeniyle neticeten davalı borçlunun yapmış olduğu itirazlarının haksızlığının tespiti ile iptaline ve durdurulan takibin anapara, faiz, faiz oranı ve tüm fer'ileri yönünden devamına,; dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı borçlunun icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı; davacının iddiasına konu böyle bir sözleşme ve/veya buna ilişkin bir delil de dava ya da icra dosyasında bulunmadığı; ürün alışverişi yapılması kararlaştırıldığı ve bunun için önceden 1.000.000 TL sipariş avansı alındığı; daha sonra davacı tarafından talep edilen sipariş miktarı, sipariş avansının altında kalınca müvekkil şirket önce davacı şirket hesabına fazla olan 500.000 TL tutarı iade ettiği; kalan tutar üzerinden ise davacı şirkete 3-11 Ocak arasında 569.421,00 TL (KDV dahil) tutarında agrega malzeme teslim edildiği; davacı ile müvekkil şirket anlaşarak verilen avansa karşılık davacı firmaya ürün teslim edildiği ve fatura davacı şirkete kesildiği; davacıya teslim edilen agrega malzemelere ait kantar fiş dökümleri de ekte olduğu; davacı şirket hem ürünleri hem de faturayı kabul ettiği; son kesilen fatura tutarına göre müvekkil şirketin davacı tarafa değil, davacının müvekkil şirkete borcu bulunmadığı; davacı firma müvekkil şirkete karşı iş bu davaya konu ... 22. İcra Müdürlüğü .... Sayılı icra takibini ikame ettiği ve haksız yere müvekkil şirketi borçlandırmaya yönelik işlem yaptığı; sayın mahkeme aksi kanaatte ise, cevap dilekçemiz ile birlikte yasal süresi içerisinde müvekkil şirketin alacaklı olması nedeni ile takas talebini ileri sürdüğü;. Sayın mahkeme alacak iddiamızı ve dolayısıyla takas talebimizi kabul etmiyor ise davacının sözde alacak iddiasından mahsup talebinde bulunduğunu;davacı tarafından alacağın likit olduğu iddiası ile dava değerinin %20 sinden az olmamak kaydıyla talep edilen İcra İnkar Tazminatının yukarıda ki gerekçeler ile alacak iddiasının yerine ve likit olmadığı, hesaplamaya muhtaç olduğu açık olup, reddi gerektiği; neticeten davacının davasının reddi ile ... 22. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasının iptaline; Sayın Mahkemenin alacak iddiamızı dikkate alarak takas talebimizin kabulüne,;Sayın mahkeme aksi kanaatte ise MAHSUP talebimizin kabulüne; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında sözleşme bulunup bulunmadığı; davacının ... 22. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı; alacak var ise miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara karar uyarınca 6100 sayılı HMK m.222/1 gereği 2023 ve 2024 yılı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılacağından, taraflara m. 220/1 kapsamında ticari defterlerini, incelemenin yapılacağı █████/2025 tarihinde mahkemeye ibraz için kesin süre verilmesine, kabul edilebilir bir mazereti olmadan defterlerini inceleme günü ibraz etmeyen tarafın m.222/3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının ve defterlerini ibraz eden tarafın defter kayıtlarının m.222/2'de öngörülen şartları taşıması halinde ibraz edilen defter kayıtlarının ibraz eden taraf lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtar edildiği; düzenlenen bilirkişi raporunda özetle," 2.1-Davacı/Alacaklı şirketin sunduğu cari hesap esktresi incelemesine göre
davacı/alacaklı tarafın 29.08.2024 tarihinde, davalı/borçlu ... Tic A.ş'ne “ Babaeski beton santrali satışı için kaparo bedeli “ açıklaması ile 1.000.000,00 TL ödeme yaptığı, buna karşılık davalı/borçlu tarafın 04.10.2024 tarihinde 250.000.00 TL ve 18.10.2024 tarihinde 250.000,00 TL “kaparo iadesi” açıklaması ile davacı/alacaklıya toplam 500.000 TL'yi iade ettiği görülmüştür. Buna göre ; Davalı/borçlu...Tic A.Ş'nin 01.01.2025 tarihli cari hesap ekstresine göre 500.000,00 TL borçlu kaldığı görülmüştür.2.2-Davalı/borçlu şirketin sunduğu cari hesap ekstresi incelemesine göre;Davacı/alacaklı ...ltd.şti.'nin 11.01.2025 tarihli cari hesap ekstresine göre 69.421,00 TL borçlu olduğu görünmektedir.-Ancak davacı/alacaklı tarafın 569.421,00 TL'lik sözkonusu faturaya yasal süresi içinde “E-Fatura sistemi üzerinden İptal Edilmesi için 15.01.2025 tarihinde davalıdan talepte “bulundukları yukarıda sunulan ekran görüntüsünde görülmüştür. Buna istinaden davacının/alacaklının sözkonusu faturayı yasal defterinde kayıtlarına almadığı için 500.000,00 TL alacaklı olduğu görülmüştür.Sonuç olarak ; Davacı ve davalı taraf arasında 569.421,00 TL'lik bakiye farkı görülmektedir. Bu farkın nedeni, davalı/borçlu ... Tic A.Ş'nin davacı/alacaklı ...ltd.şti adına düzenlediği 11.01.2025 tarihli, ... nolu 569.421 ,00 TL'lik ürün satış faturasından kaynaklandığı görülmüştür. Davalı/borçlu taraf yasal defterlerini ibraz etmediğinden vasal defterinde inceleme yapılamadığı" tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, taraflar arasında yazılı olmayan ticari ilişki kapsamında 29.08.2024 tarihinde davacı tarafından davalı/borçluya "Babaeski beton santrali satışı için kaparo bedeli" açıklaması ile 1.000.000,00 TL ödeme yaptığı, buna karşılık davalı/borçlu tarafın 04.10.2024 tarihinde 250.000.00 TL ve 18.10.2024 tarihinde 250.000,00 TL “kaparo iadesi” açıklaması ile davacı/alacaklıya toplam 500.000 TL'yi iade ettiği, davacının bakiye kalan 500.000,00 TL yönünden takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Taraf ticari defterleri üzerinde ihtaratlı ara karar uyarınca yalnızca davacı taraf ticari defterlerinin ibraz edildiği; █████/2025 tarihli celse 2 nolu ara karar uyarınca taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılacağından bahisle ihtaratlı ara karar oluşturulduğu, davalı tarafa usule uygun yapılan tebliğe rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmakla, davalı tarafın ticari defter ibrazından HMK.m. 222 uyarınca kaçınmış sayıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığı, HMK m. 222 uyarınca davacı taraf ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve ... Esas, ███████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) Bu durumda Davacı taraf ticari defterlerinde davalıdan 500.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın davacı tarafın dayandığı hukuki ilişki kapsamını kabul etmemiş ise de davalı tarafından yapılan kapora iadesi açıklamasının ... beton santrali satışı için kaparo bedeline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından düzenlenen 569.421,00 TL'lik faturaya davacının yasal süresi içinde “e-fatura sistemi üzerinden iptal edilmesi için 15.01.2025 tarihinde davalıdan talepte bulunduğu, iş bu faturanın yasal defterinde kayıtlarına almadığı için 500.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekiline cevap dilekçesi deliller kısmında yer alan sevk belgeleri ve banka kayıtlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verildiği halde sunulmadığı anlaşılmakla mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı uyarınca davalı vekiline son kez 2 haftalık kesin süre verildiği aksi takdirde işbu defiye dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği halde beyan dilekçesi sunulmadığından davalı tarafın iş bu defiye dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağından bu hususta ayrıca inceleme yapılmamıştır. YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve ...E., ...K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur. Davalı taraf 569.421,00 TL'lik faturanın içeriğini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunu kanıtlayamadığı; davacının faturayı iade ettiği davalının faturaya konu ürünleri teslim ettiğini ispatlayamadığı bu durumda davacının davalıdan 500.000,00 TL kapora bedelinin kalan kısmı yönünden takip başlatmakta haklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, davalının ... 22.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında itirazın 500.000,00 TL üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı defter ibrazından kaçınarak kısmi ödeme sonrası ödeme yapmadığı, alacağın likit olduğundan 500.000,00 TL'nin %20'si olan 100.00,000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
Davacının davasının kabulüne,
1-Davalının ... 22.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasında itirazın 500.000,00 TL üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan 500.000,00 TL'nin %20'si olan 100.00,000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 34.155,00 TL karar harcının, peşin yatırılan 5.889,01 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 28.265,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 80.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 5.888,00 yargılama gideri; 5.889,01 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı toplamı 12.392,41 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!