Anahtar kelimeler: Oluş Sübuta Biçimi Mücadele Eşyaların Kaçakçılıkla Yakalanma Olayların Edenin Eşyanın

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: 2021/7 E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetSUÇ TARİHLERİ
: 02.01.2014, 17.01.2014, 28.01.2014HÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, 17.01.2014 tarihli eylem dışındaki 02.01.20 14... .01.2014 tarihli eylemlerin sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;Olay tutanağına göre, 17.01.2014 tarihinde sanığın elindeki siyah poşetten şüphelenilerek yapılan kontrolde toplam 57 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, Dairemizce benimsenen Yargıtay CezaGenel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 2024/7-324 Esas, ████████ Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suç delili, müsaderesi gerekecek eşya ya da kazanç kapsamında değerlendirilmesi hususunda makul şüphe duyulan kaçak sigaraların, sanığın eşyası niteliğinde bulunan ve aksi ispat edilemeyen tutanağa göre içerisinde ne olduğu görülmeyen beyaz renkli poşet içerisinde arama kararına dayanılmaksızın elde edilmesinin mümkün olmaması ve bu hâliyle sanığın söz konusu poşetlerin kontrolüne yönelik özgür iradesine dayanan rızasından da bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanığın üstü ve eşyasına yönelik arama yapılmasına ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 116. ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun verilmiş bir adlî arama emri/kararı olmadan suçun delili ve konusunu oluşturan kaçak sigaralara el konulmasına yönelik yapılan işlemlerde hukuka uygunluk görülmediğinden iş bu delilin, Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan emredici düzenleme gereğince hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,Diğer suçlar açısından ise;1.Zincirleme suç kapsamında işlenen suçlarda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesi değerlendirilirken ele geçen kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin en yüksek olanının esas alınması gerektiği ve bu suretle gümrüklenmiş değerin ''hafif'' sınırda olduğu anlaşılmakla, bozma öncesinde suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca alt sınırdan hüküm kurulduğu; bozma sonrasında ise, 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 ayılı Kanun'un 3/18-son maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1 ve 62/1. maddeleri gereği temel cezanın tayininde teşdit yapılmak suretiyle hüküm kurulduğu, somut olayda her iki Kanun döneminde ayrı ayrı teşdiden uygulama yapılarak ve gümrüklenmiş değerin ''hafif'' sınırda olduğu göz önüne alınarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi,2. Mahkemece sanığa verilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/ 10... /10-son maddeleri ile 5237 sayılı 43. maddesi gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 93 gün karşılığı adlî para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 77 gün karşılığı 1.540,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, Mahkemece hesap hatası yapılarak 2 yıl 13... gün hapis ve 77 gün karşılığı karşılığı 1.540,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi,3.Zincirleme suç kapsamında işlenen 02.01.20 14... .01.2014 tarihli eylemlerde ele geçen kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerlerin "hafif'' değer aralığında olmasına rağmen, Mahkemece ''normal'' değer aralığında kabul edilerek verilen cezada indirim yapılmaması,4.Sanığa verilen gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında adlî para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi yerine 52/1. maddesinin yazılması,5.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Ergani Sulh Ceza Mahkemesinin ████████ Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden sanığın sevk ve idaresindeki 23... plakalı araçta yapılan aramada 450 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda suç tarihinin 02.01.2014 olması gerekirken Mahkemece 29.01.2014 olarak kabul edilmesi,6.28.01.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak suçta kullanılan 23... plakalı nakil aracının iddianamede müsaderesi talep edilmesine rağmen Mahkemece bu hususta bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, kısmen oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.KÎSMİ KARŞI DÜŞÜNCESanık ... hakkında gümrük kaçakçılığı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılama sürecinde Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın üzerine atılı zincirleme suçlarda birleşen dosyalarda 02.01.20 14... .01.2014 tarihli eylemlerinde suçun sübuta erdiği fakat 17.01.2014 tarihli elindeki poşette elde edilen sigaralar yönüyle arama kararı bulunmadığından ve bu suç tarihi yönüyle zincirleme suça dahil edilmeyeceğinden bahisle ve kabüle göre diğer nedenlerle ilk derece mahkeme kararının bozulması Daire çoğunluğunca öngörülmüş ise de, sanığın 17.01.2014 tarihli olayda poşette ele geçen sigaralarda arama kararına gerek bulunmadığından ve bu suçun da sübuta erdiğinden adı geçen sanık hakkında da zincirleme suç unsurları gerçekleşmiş olup mahkemenin uygulamasının bu yönüyle doğru olduğundan, Daire çoğunluğunun aksine görüşüne iştirak edilmediğinden buna ilişkin aşağıdaki karşı düşünce yazmak gerekmiştir.Çünkü;Sanık ...’ye isnad edilen suçlardan 17.01.2014 tarihli olay hakkında kolluk tarafından düzenlenen tutanakta adı geçen sanığın elindeki poşetle beklerken kolluk tarafından görüldüğü ve sorulduğunda poşette kaçak sigara bulunduğunu beyan ettiği, yapılan kontrolde çeşitli markalarda toplam 57 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigaranın ele geçirildiği olayda;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 2024/7-324 E, ████████ K.. ve Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin yerleşik uygulamalarında yapılan hukuki değerlendirmeler ve varılan sonuçlarında belirtildiği gibi; 2559 sayılı PVSK'nın Ek 4. maddesi uyarınca hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit edip muhafaza altına almakla görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde poşet bulunan sanığın davranışlarından şüphelenerek oluşan bu makul sebep nedeniyle sanığı durdurdukları, oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirlerkapsamında, sanığın elindeki poşet kontrol edildiğinde suç konusu sigaraların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak sigaralar ile birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, kolluk görevlilerin, gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında sanığa ya da suça ilişkin önceden alınmış bir ihbar ya da istihbari bilgi olmaksızın ilk defa işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla 'suçüstü' hâli ile karşılaşmaları nedeniyle CMK'nın 90/4. maddesi ile PVSK'nın 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhal gerekli tedbirleri alıp sigaraları muhafaza altına aldıktan sonra, uyguladığı tedbirler ile somut olay hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verdikleri ve emirleri doğrultusunda soruşturma işlemlerinin başladığı, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki somut olayda sanık ...'ye, görevlilerce sorulduğunda elindeki poşetin içerisinde kaçak sigara olduğunu söylemesi göz önüne alındığında, görevlilerce eşyanın bulunduğu yerden çıkarılıp elkonulmasının; 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir.Kısaca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi kolluk tarafından kanundan kaynaklanan kimlik kontrolü yetkisi sırasında şüphe üzerine durdurulan kişinin mesleki bilgi ve tecrübesi ile şüphelendiği poşet içinde ne olduğunu sorması bir arama faaliyeti olmadığı gibi, ele geçirilen eşyanın kaçak sigara olması, miktarı ve çeşitliliği nazarıyla ticari mahiyet arz ettiğinden sanığın atılı suçlarda zincirleme olarak cezalandırılması gerekeceği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun sanık ... hakkında diğer bozma nedenine iştirak edilmekle birlikte, 17.01.2014 tarihli olaydaki suçun da sübuta erip sanık hakkında zincirleme gümrük kaçakçılığına yönelik ilk derece mahkeme kararının yerinde olduğundan bunun aksine Daire çoğunluk bozma görüşüne farklı gerekçeyle iştirak edilmemiştir. 09.02.2026.