Anahtar kelimeler: Lider Layıkıyla Özenli Lojistik Ülkeye Portföyü Satıcıya Depolama Güvenilir Gümrükleme

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP
: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket .... Uluslararası Nakliyat Gümrükleme Depolama Dış Ticaret ve Lojistik Hizmetleri Ltd.Şti., Bursa merkezli olarak yurtdışı pek çok ülkeye lojistik hizmet veren tecrübeli, sektöründe lider ve güvenilir, yaklaşık 250 kişiye istihdam sağlayan bir kuruluş olduğunu, müvekkili şirket belirtmiş olduğumuz iş portföyü çerçevesinde, davalının, yapmış olduğu ihracat konusu malların yurt dışı vergi ve harçları satıcıya ait olmak üzere taşınması işini üstlendiğini, netice olarak müvekkili şirket söz konusu taşıma işini özenli bir şekilde layıkıyla yerine getirdiğini, davalının, müvekkili şirkete iş bu ticari ilişkiden dolayı 6.831,01.-EURO borcu bulunduğunu, alacağın tahsilini teminen davalı hakkında Çatalca İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasıyla takibe geçilmiş ise de davalı tarafından cari hesap sözleşmesine göre alacaklı konumda oldukları iddiası ile borca ve takibe itiraz edildiğini, davalı şirketin 12.12.2024 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile müvekkil şirketin İsviçre'de faaliyet yürüten ... TRANSPORT’un yerleşkesinde hasara neden olduğunu iddia etmiş, bu hasar nedeniyle ana tedarikçiye kesilen 6.837,10 Euro tutarındaki tamir ve tadilat bedelinin fatura karşılığının kendilerince ödendiğini, bu bedelin müvekkil şirketten talep edilmesine karşılık müvekkil şirketçe ödenmediği iddiasında bulunarak işbu alacak iddiasına konu 6.837,10 Euro’nun cari hesap borcunuza karşılık takas edildiğini bildirdiğini, tamir ve tadilat masrafı oluştuğu iddia edilen olayla ilgili olarak, Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında taşıma ilişkisinden kaynaklanan herhangi bir hasar veya kaybın söz konusu olmadığını, ayrıca, müvekkili şirket ne zarara sebebiyet verildiği iddia edilen aracın işleteni ne de şoförün işvereni konumunda olduğunu, Bu bağlamda, yalnızca trafik kazası olarak değerlendirilebilecek somut olayda, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Karayolları Trafik Kanunu (KTK) hükümleri çerçevesinde müvekkil şirketin hukuki anlamda herhangi bir sorumluluğunun doğmadığını, işbu nedenlerle; 6.837,10 Euro’nun müvekkili şirketin cari hesap alacağından mahsup edilerek cari hesap borcu ile takasının hukuken bir geçerliliği bulunmadığını, yasa gereği arabulucu safhasına geçildiğini, bu safhada da anlaşma sağlanamadığından itirazın iptalini teminen işbu davanın açılmasının gerektiğini, yapılacak yargılamada davalı tarafın haksız yere itirazda bulunduğu anlaşılacağı gibi tamamı likit olan alacağa haksız yere itirazda bulunduğundan icra inkar tazminatı taleplerinin de bulunduğunu, yapılacak yargılama sonrası davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunun anlaşılacağını, taraflara ait ticari defterlerin incelemesi sonrası alınacak bilirkişi raporunda da davamızın haklı olduğunun anlaşılacağını, Sonuç ve istemle: Yukarıda arz edilen nedenlerle; Davanın kabulü ile Çatalca İcra Dairesinin .... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile icra takibine asıl alacak ve fer’ileri yönünden devamına, Likit olan alacağı haksız yere itiraz edildiğinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davacının sebep olduğu hasar nedeniyle cari hesabına borç geçildiğini, ancak davacının, bu hasarın sigortacısından talep edilmesi gerektiğini iddia ederek hasarı ödemeyi reddettiğini, bu hasarın tutarı kadar cari hesapta fark çıktığından, bu tutar için işbu davanın açıldığını, davacı tarafından cari hesap alacağına binaen bir takibin başlatıldığını, ancak ne var ki dava konusu cari hesap cetveline göre müvekkili şirketin borçlu değil alacaklı konumda olduğunu, davacı şirketin sunmuş olduğu bir hizmet sırasında hasara sebep olduğunu, hasar sonrası ise olay yerini terk ettiğini, olay yerini terk etmiş olması nedeniyle ne sigorta firması ödeme yaptığını, ne de ilgili olay yerinde bir tutanak tutulabildiğini, davacı şirketin yardımcı kişisinin kullandığı ticari aracın verdiği hasar dava dışı mağdur tarafından tamir ettirildiğini ve bunun için müvekkilinin Davalıya bir fatura gönderildiğini, bu fatura bedelin davalı müvekkilinizce dava dışı mağdura ödendiğini ve aynen davacıya yansıtıldığını, olaya ilişkin video kayıtları bulunduğu gibi olayın █████/2024 tarihli e-posta yazışmasında davacı şirket yetkilileri tarafından ikrar edildiğini, buna rağmen hasar bedeli ödemesinin yapılmadığını, bu nedenle cari hesabına bu tutar borç olarak kaydedildiğini, Taraflar Arasındaki Sözleşme Hükmü; Davacı tarafından genel işlem şartı şeklinde düzenlenmiş olan, tarafımızla müzakere edilme imkanı tanınmadan imzalanan tedarikçi sözleşmesi ile taraflar birbirine taşıma yaptırtmaya başladığını, bu çerçevede işbu kaza da Davalı müvekkilinin, elindeki bir yükü Davacı ...'a taşıtması sırasında Davacı ...'un yardımcı kişisinin (şoförünün) yaptığı kazadan kaynaklandığını, taraflar arasındaki çerçeve sözleşmenin 4.11. Maddesine göre Taşıyan; organizasyonun başlangıcından bitişine kadar olan süreçte ortaya çıkabilecek her türlü sorunda mülteci vb. oluşabilecek hasar, masraf ceza, tazminat da dahil olmak üzere ilgili her türlü idari, mali ve maddi yaptırımda sorumluluğun kendisine ait olduğunu ve bu tutarları ödeme yükümlülüğünün tamamen kendisine ait olduğunu peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder… şeklinde olduğu, davacının Hasara İlişkin Tarafımıza Vermiş Olduğu Cevabın “Davacı, tarafımıza göndermiş olduğu e-postada ilgili hasara sebep olan aracın (1) kendi yardımcı kişisi olduğunu, (2) ancak bu aracın sigortasının bulunduğunu, (3) aracın sigortası varken böyle bir hasar ödemesi yapmak istemediklerini, (4) hasarın kendilerinden değil sigortacısından talep edilmesi gerektiğini iddia ederek ödeme yapmayacağını beyan ettiğini, ancak ne var ki Davacının şoförü (Kendi alt tedarikçisi .... Lojistik personeli) tarafından Olay yeri terk edilmiş olduğundan tutanak tutulamadığını, ayrıca olay yeri terk söz konusu olduğundan (ehliyet durumu, alkol seviyesi gibi kontroller de sağlanamadığından) sigortadan bu hasarın tazmini de mümkün olmadığını, dava konusu cari hesaba kaydedilmiş olan tutarın davacıya ihbar edildiğini, videoların gönderildiğini, faturanın paylaşıldığını, buna rağmen davacının bu olayı inkar ederek eldeki davayı açtığını, bu hali ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, Sonuç ve istemle; Davanın reddine, kötü niyetli başlatılan davaya istinaden %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura ve cari ekstreye istinaden davacının alacaklısı olduğu meblağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Çatalca Arabuluculuk Dairesinin 2025/1 numaralı dosyasında; █████/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.Dosya kapsamında bulunan Çatalca İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 6.831,01-EURO'nun fiili ödeme tarihi olan █████/2024 tarihli cari ekstre (istenen: yıllık %6 faiz) alacak yönünden █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari ekstrenin gösterildiği, davalı tarafından █████/2024 tarihinde borcun tamamına ve talep edilen harç, masraf, faiz ve vekâlet ücreti de dâhil tüm fer’ilerine ayrıca ve açıkça itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.Uyuşmazlık, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı cari hesap nedeni ( hasar nedeni ile tamir ve tadilat bedeli) ile taraflar arasındaki çerçeve sözleşmesi de dikkate alınarak (sözleşme 4.11 hükmü) alacaklı olup olmadığı, fatura alacağa ilişkin alacağının olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "1-Davacı tarafından sunulan ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sunulan ticari defterlere göre davacının 6.831,01 Euro tutarında davalıdan ALACAKLI olduğu, 2 - Davalı tarafından sunulan ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sunulan ticari defterlere göre davalının 6,09 Euro tutarında davacıdan ALACAKLI olduğu, 3 - Taraf defterlerinin karşılaştırılmasında 6.837,10 Euro tutarında farkın mevcut olduğu, bu farkın 27.09.2024 tarihli ... numaralı ve 6.837,10 Euro tutarındaki “Hasar Ücreti” açıklamalı faturadan kaynaklandığı, 4 – Davalının katlandığı ileri sürülen hasar zararını ve bu zarardan davacının sorumlu olduğunu gereği gibi ortaya koyamadığı, davacının iş görme faturasına dayanan bakiye alacak için takip ve dava sürecine girebileceğinin değerlendirildiği, 5- davacı alacağının iş görme faturalarından bakiye alacak olduğunun belirlendiği " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmış 27.03.202 tarihli ek raporda; kök rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni değerlendirme sonucunun hasıl olmadığı yönünde rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.Faturaya konu taşıma hizmetinin ifasını ispat yükü davacı üzerinde olup ; ... Lojistik personelinin sebep olduğunu iddia ettiği hasardan davalını sorumlu olduğu iddiası bakımından ispat ükü davalı üzeridedir.TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Kök ve ek raporda da tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının defterlerine göre 6.831,01 Euro tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalı ticari defterlere göre davalının 6,09 Euro tutarında davacıdan alacaklı olduğu; taraf defterlerinin karşılaştırılmasında 6.837,10 Euro tutarında farkın mevcut olduğu, bu farkın 27.09.2024 tarihli ... numaralı ve 6.837,10 Euro tutarındaki “Hasar Ücreti” açıklamalı faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalının iddiası da "hasar ücreti" ne ilişkin zarardan davacının sorumlu olduğu yönündedir. Bu noktada çözümlenmesi gereken davalının düzenlemiş olduğu bu yansıtma faturası nedeni ile davacının sorumlu olup olmadığıdır. Taraflar arasındaki çerçeve sözleşmesinin 4. Maddesinde taşımanın başlangıcından sonuna kadar ortaya çıkabilecek her türlü zarardan davacının sorumlu olduğu düzenlenmiş olup, CMR madde 17 uyarınca da takas mahsup için zarar iddiasının taşıma hasarı kaynaklı olması gerekmektedir. Kök raporda da belirtildiği gibi davalının yansıtma faturasına konu ... Grup tarafından düzenlenen fatura ile hasar USB bellekteki görüntü incelemesinde bu hasar ile bağlantı kurulamadığı tespit edilmiştir. Kaldı ki bu taşımaya ilişkin olsa dahi taşıam sürecinin bitiminde olayın gerçekleşmiş olması nedeni ile de taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesi kapsamında kalmayacağı kanaati oluşmuştur. Açıklanan bu nedenlerle, yansıtma faturasının davacıya yüklenemeyeceği, davacının taşıma hizmetini ifa ettiği ve tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre takibe konu 6.831,01-Euro alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri, faturalar, sözleşme nedeni ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,1-Çatalca İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile 6.831,01-EURO asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan50.075,68- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 20.135,30-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 3.780,06-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 16.355,24-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 3.780,06-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 4.482,96-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 16.382,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-Davalı tarafça yatırılan avansın talep halinde iadesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,9-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 47.162,17-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıHakim ...¸e-imzalı