Anahtar kelimeler: Cismani Esaskarar Ölüm Sevk Ankara Özetle İdaresindeki Karara Yazilma Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 17.10.2024
NUMARASI
: ████████ Esas 2024/ 715 Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: 07.05.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 07.05.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.12.2021 tarihinde davalı ...'e ait ... sevk ve idaresindeki ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın şerit ihlali yaparak davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyona çarpmasını müteakiben kamyonun kontrolden çıkarak iki araca daha çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, Vize Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Esas sayılı dosyasında alınan raporda kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacının kusursuz olduğunun tespit edildiğini, Tokat Gazi Osmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporuna göre; davacının kaza sonucunda % 54 oranında malul olup 9 ay geçici iş göremez, 3 ay geçici bakıcıya muhtaç kaldığını, ... Sigorta AŞ'ne yapılan başvuru üzerine davacıya 24.03.2023 tarihinde 199.546,00-TL ödeme yapıldığını, bakiye maluliyet ve protez gideri için 27.03.2023 tarihinde yeniden başvurulduğunu ancak bir cevap alınamadığı, davacının kaza neticesinde sol bacağının ampute olduğunu, protez kullanmak zorunda kaldığını, tedavi giderinden poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinin protez ve proteze ilişkin diğer giderlerden sorumlu olduğunu belirterek, şimdilik 100,00-TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatı ile HMK'nın 107. Maddesi gereğince 100,00-TL protez gideri ve protez yenileme bedeli ve 100,00-TL yol masraflarının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 40.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 26.03.2024 tarihli talep artırım dilekçesinde 2.505.626,59-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 174.012,50-TL protez gideri olacak şekilde dava değerini artırmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, davacı tarafın başvurusunun usulden reddi gerektiğini, kazanın iş kazası olduğunu, davacı tarafından yapılan hasar başvurusuna istinaden sigortalının % 100 kusuru davacının % 51 maluliyeti uyarınca SGK'nın yapacağı ödemenin peşin sermaye değerinin düşülerek 24.03.2023 tarihinde 199.546,00-TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, sorumluluklarının bu ödeme ile son bulduğunu, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve maluliyet oranın ile kusur oranlarının tespiti bakımından da Adli Tıp İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, kaza esnasında sigortalı araçta yolcu olan davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının netleştirilerek müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığından davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Vize Mahkemesi olduğunu, Vize Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturmada, hatalı değerlendirmelerle kusur durumunun tespit edildiğini, davalının kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, görülmekte olan dava için kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde davalı ... Sigorta AŞ'ne ZMSS poliçesi ile sigortalı, işleteni davalı ... olan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması ile gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralandığı, trafik kazasında davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle yaralanan davacının engel oranının % 51 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, sürekli protez ihtiyacının bulunduğu, protezin 2-3 yıl da değişiminin yapılmasının uygun olduğunun belirlendiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı adına yapılan herhangi bir protez ödeme kaydına rastlanılmadığı, davalılardan ... Sigorta AŞ tarafından 13.03.2023 tarihinde davacıya yapılan 199.546,00-TL ödemenin davacı zararını karşılamadığından bu ödemenin güncellenerek mahsubu suretiyle bilirkişi heyeti kök ve ek raporunda yapılan hesaplamalar neticesinde davacının maluliyet oranı ve ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu oluşu nazara alınarak 2024 yılı güncel asgari ücret verisine göre belirlenen bakiye maluliyet tazminatının 2.505.626,54-TL olduğu, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) esas alınarak davacının hayat boyu kullanacağı protezlerin bedeli ve bu protezlerin bakım bedelinin toplam 174.012,50-TL olarak belirlendiği, trafik kazası nedeniyle yaralanan davacının tespit edilen bakiye maddi zararından davalı araç maliki/işleteni ...'in sorumlu olduğu davalı sigorta şirketinin ise maluliyet tazminatına ilişkin yapılan 199.546,00-TL ödeme nedeni ile bakiye teminat limiti olan 230.454,00-TL ile sınırlı olmak üzere ZMSS poliçesi kapsamında sorumlu olduğu yine 430.000,00-TL sağlık gideri teminatına ilişkin davacının protez gideri zararı nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, davacının mevcut yaralanması neticesinde manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.505.626,59-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin 230.454,00-TL bakiye poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla, 174.012,50-TL protez bedeli zararının davalı sigorta şirketinin 430.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 24.03.2023 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 11.12.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 40.000,00-TL manevi tazminatın 11.12.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açılıp karara bağlandığını, yetkiye dair itirazlar nazara alınmadan hüküm kurulmuş olmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu kaza ile ilgi olarak davalının herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu olay nedeniyle davalının da oğlu ...'i kaybettiğini, Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda müteveffa sürücü ...'in kanında alkol olmadığının tespit edildiğini, alınan diğer bilirkişi raporlarında olayın oluş şekli ve kusur noktasında belirsizlikler ve eksiklikler mevcut olduğu halde kusura ilişkin itirazların değerlendirmeye alınmadığını, sürekli iş görmezlik tazminatı ve protez bedeli hakkında alınan bilirkişi raporlarının eksik ve yanılgılı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayacağını, davalının somut durumu nazara alınarak belirlenmesi gerekirken bu yönde değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek; kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, kabul manasında olmamak üzere davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, genel adli muayene raporu ve tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar sunulmaksızın dava açıldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava konusu kazanın ZMMS poliçesi teminatı kapsamında davacının maluliyetine neden olmadığından davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, meydana gelen kazanın trafik iş kazası olup olmadığı, SGK tarafından davacıya rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığı araştırılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğu 430.000-TL olup, bu miktarı aşan kısımdan dolayı sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluk miktarının açıkça belirtilmesi gerektiğini, kararda sürekli sakatlık ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri yönünden ayrı limitler üzerinden hesaplama yapıldığını, sürekli sakatlık talepleri ile sürekli bakıma muhtaçlık dolayısıyla oluşan zarar tek ve aynı teminat kapsamında kaldığını, geçici iş görmezlik tazminatı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, genel şartlar esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, hesaplamada teknik faizin dikkate alınmadığını, progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat hesabı yapılmasının yerinde olmadığını, kaza esnasında karşı araç sürücüsü olan başvuranın emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olduğundan bu hususun netleştirilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı şirkete dava öncesinde eksiksiz ve tam başvuru yapılmamış olduğundan dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile ZMMS (zorunlu mali mesuliyet sigorta) poliçesi kapsamında sürekli göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1. 6100 sayılı HMK'nın 16. Maddesi ve 2918 sayılı KTK'nın 110. Maddesi gereğince haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olup zarar gören davacının seçimlik hakkını kullanarak açtığı haksız fiilden kaynaklı eldeki davada yerleşim yeri mahkemesi olan Ankara mahkemelerin de yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetkiye ilişkin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. Maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamında davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, olay tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile gece vaktinde iki yönlü yolda seyri sırasında karşı yöne ait şeride girerek bu şeritte karşısından gelen ... plakalı kamyona çarpmasını müteakiben kamyon sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yöne ait şeride geçerek karşısından gelmekte olan çekici ve bu aracın arkasındaki diğer çekici araca çarpması sonucunda meydana gelen kazanın oluşumunda, dosyaya kazandırılan 09.01.2023 tarihli kusur raporuyla; soruşturma aşamasında düzenlenen 25.04.2022 tarihli ve 01.07.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu kusur raporlarıyla uyumlu olacak şekilde, karşı yöne ait şeritte seyreden aracın seyir şeridine girerek burada seyreden ... plakalı araca çarpan ve sürücüsünün sürüş dengesini bozan davalı ... adına kayıtlı, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in asli ve tama kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ... ile kazaya karışan dava dışı diğer sürücülerin ise kusursuz olduğu tespit edilmiş olup, söz konusu raporda açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli şekilde, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, soruşturma aşamasında düzenlenen raporlarda tespit edilen kusurun takdir ve tayini ile uyumlu şekilde, kusur değerlendirilmesi yapılarak belirlenen kusur oranlarının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve █████████ E. █████████ K. )
Mahkemece davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacıda 11.12.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı sol diz altı amputasyon ve diğer arazlar nedeniyle toplam vücut engel oranının % 51 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir. Kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum muayenesi yapılıp, tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlen raporun; anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evraklarıyla uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 TBK'nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanarak tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı trafik sigortacısı tedavi giderlerinden de sorumludur. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir.
Bu kapsamda dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile davalı sigorta şirketi tarafından yapılan sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin yapılan ödemenin ödeme tarihi verilerine göre davacının zararının karşılamadığı gözetilerek rapor tarihi verilerine göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak, bilinen / bilinmeyen dönem ayrımı yapılıp, asgari ücreti üzerinden davalı sigorta şirketinin davadan önce ödediği miktar ile ödemesi gereken miktar arasında açık yetersizlik bulunduğundan ödenen bedelin güncelleştirilerek tazminattan mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen sürekli iş görmezlik tazminatın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Davacının dava konusu kazada yaralanması nedeniyle sol bacağının diz altından ampute edilmiş olması nedeniyle mahkemece Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi ve Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporları ile aktif vakum sistemli modüler dizaltı protezi ihtivacı olduğunun belirlendiği, buna göre aktüer ve protez uzmanı bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi kurulundan alınan rapor ile davacının bakiye ömrü süresince protez kullanacağı, kullanacağı protezin değeri, bakım ve parça masrafları ile SGK tarafından ihtiyaç dahilinde herkes için ödeme yapılacak olan protez ve parça bedeli ile kusur oranı nazara alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen tedavi gideri tazminatın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5. 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut hâlde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. (Yargıtay İBK █████/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir.
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği ve maluliyet oranı, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerinde etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
6. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktuerya hesap bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, SGK tarafından davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin belirlenen tazminattan mahsup edilmiş olmasına, SGK'na yazılan yazıya verilen cevapta davacıya iş kazası nedeniyle rücuya tabi gelir ödemesinin bulunmadığının belirtilmiş olmasına, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 173.891,75 TL istinaf karar harcından peşin alınan 11.706,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 162.185,24 TL harcın davalılardan tahsili ile (davalı ... Sigorta AŞ'nin 45.115,61 TL'sinden sorumlu olduğundan başlangıçta peşin yatırılan 11.706,51 TL'nin mahsubu ile 33.409,10 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla)
Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvuru sırasında alınmayan 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalı ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
6-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 07.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!