Anahtar kelimeler: Axa Bam Cismani Esaskarar Başkan Yazim Katip Bursa Ölüm Üye

T.C. BURSA BAM ...HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: 2...
KARAR NO
: ...
BAŞKAN
:...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ...
KATİP
:...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2023
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2023 Davacı █████/2023 Davalı Axa Sigorta
DAVACI
:...
VEKİLİ
: Av. .........
VEKİLİ
: Av. ...
: 2 ...
VEKİLİ
: Av. ...
VEKİLİ
: Av....
İHBAR OLUNAN
:...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )
B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; █████/2015 günü ... ... gelmekte iken, duble yolu Keles-Bursa istikametinde olan bölümünün heyelan nedeniyle ilgili idare tarafından kapatıldığını, müvekkilinin içinde bulunduğu aracın gitmesi gereken istikametin duble yolun diğer istikametine verildiğini, diğer istikametin sol şeridinin Keles-Bursa istikameti olarak kullanıldığını, müvekkilinin içinde bulunduğu ...plakalı aracın kendi şeridinden 70km/saat hızla giderken, diğer şeritten gitmesi gereken...plakalı aracın dikkatsiz ve tedbirsiz olarak sağ şerit boş olmasına rağmen müvekkilinin bulunduğu ... çok hızlı geldiğini ve virajı döndüğünde kafa kafaya çarpıştıklarını, bu kazada ...plakalı aracın sürücüsü ... Kimsesiz'in tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazada ağır yaralandığını ve kalıcı olarak sakatlandığını,...plakalı aracın ... Gıda İnş.Teks. Ve Ev Ger. SAn.Tic.Ltd.Şti'ne ait olduğunu, kaza sırasında ...plakalı aracı ... ... kullandığını müvekkilinin ise sağ ön koltukta yolcu olarak bulunduğunu, kazaya sebep olan 16 JMV 92 plakalı aracın ... Sigorta AŞ tarafından KTK Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu sebeplerden dolayı belirsiz alacaklarına ait fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın ve 150.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, maddi ve manevi tazminat alacaklarına haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00.-TL maddi tazminat talebini davalı AXA Sigorta yönünden sigorta limiti kapsamında, geçici iş göremezlik zararı talebini 2.961,44 TL'ye, sürekli iş göremezlik zararı talebini 287.038,56 TL'ye, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile diğer davalılar ... ... ve ... Gıda İnşaat Teks. Ve Ev Ger. San. Tic. Ltd. Şti. Yönünden, geçici iş göremezlik zararı talebini 2.961,44 TL'ye sürekli iş göremezlik zararı talebini 541.286,13 TL'ye yükselterek maddi ve manevi tazminat alacağına kaza tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Axa... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde; müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda sorumluluğun azami limit ile sınırlı olacağını, temerrüde düşülmediği için dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden dolayı yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Gıda Ltd Şti cevap dilekçesinde; kazada kusuru bulunmayan müvekkili firma sürücüsünün kusursuz eyleminden dolayı müvekkiline tazminat yükümlülüğü düşmeyeceğinden davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin aracının kasko şirketi olan ... Sigorta (... Sigorta) A.Ş.'ye davanın ihbar edilmesini ve davaya bakmakta Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; maddi tazminat talebi yönünden; 2.961,44 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 541.286,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden; 60.000,00 TL manevi tazminatın, █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Emrah Kimsesiz ve Biçkiler Gıda İnşaat Tekstil Ev Gereçleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; hesaplanan maddi tazminat miktarının düşük olduğunu, ATK 2.Üst Kurul raporunda müvekkilinin iyileşme süresinin 12 ay olarak belirlenmesine rağmen geçici iş görmezlik süresinin 3 ay olarak kabul edilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin arıcılık işi yaptığını ve aylık kazancının asgari ücreti üzerinde olmasına ve buna ilişkin tanık beyanları olmasına rağmen asgari ücretten hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dava dilekçesinde haksız fiil tarihinden itibaren faiz talep etmelerine rağmen mahkemenin gerekçesinde dava dilekçesi ile faiz talep edilmediğinin belirtilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde manevi tazminat taleplerinin sigorta dışındaki davalılara yönelik olduğunun belirtilmesine rağmen sigorta şirketine karşı manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi ile sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve mahkeme tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Sigorta vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; kusur raporunun hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru olmadığını, Atk dan kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davacının kaza tarihinde her hangi bir işte çalışmaması nedeniyle geçici iş görmezlik tazminatına hükmedilmemesi gerektiği gibi müvekkili sigorta şirketinin geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadığını, kazanın meydana geldiği tarihte anayasa mahkemesinin iptal kararı mevcut olmadığından TRH 2010 prograsif yönteme göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kaza anından emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu bu nedenle araştırılarak takılı değilse müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazadaki kusur durumu, maluliyet raporları arasında çelişki bulunup bulunmadığı, davacının kaza tarihindeki geliri, davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olup olmadığı ve sigorta şirketi lehine manevi tazminatla ilgili vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği ile manevi tazminat miktarının düşük olup olmadığı hususudur.
Yargılama sırasında yanlardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, itiraz eden taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturur. Taraflardan biri bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğer tarafın itirazı üzerine ya da mahkemece kendiliğinden yeni bir bilirkişi raporu alınır ve sonuncu rapor, önceki rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, önceki rapor itirazda bulunmayan yönünden kesinleşeceğinden itiraz eden taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği, mahkemece itiraz edenin lehine olan bilirkişi raporuna göre karar verilir. (Yargıtay 17 HD. ██████████ E.- █████████ K. sayılı ilam).
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekiline hükme esas alınan tazminat hesabına ilişkin █████/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunun da █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak davacı vekilinin hükme esas alınan tazminat hesabına ilişkin aktüerya raporuna süresinde itiraz etmediği anlaşılmakla davacı tarafça süresinde itiraz edilmeyen rapor davalılar lehine kazanılmış hak teşkil etmektedir. Aktüerya raporunda davacının aylık gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek tazminat hesabı yapılmış olmakla davacı vekili tarafından bu hususlarda raporun kendisine tebliği ile birlikte yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği anlaşılmakla müvekkilinin asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davalı vekili alınan kusur raporunun hatalı olduğu ve davalının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını bu nedenle yeniden kusura ilişkin rapor aldırılması gerektiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuş ise de mahkeme tarafından trafik bilirkişisinden alınan raporda kaza nedeniyle tarafların kusur durumlarının değerlendirildiği ve davalı aracın kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiği ve alınan rapor ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunmadığı gibi davacının kaza sırasında yolcu olması nedeniyle kazada kusuru bulunduğundan bahsedilemeyeceğinden müteselsil sorumlulukta kusur oranın davacı yolcu açısından önem arz etmediği dikkate alındığında kusura ilişkin yeniden rapor alınmasına gerek bulunmadığından davalı Axa Sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacının █████/2015 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili maluliyeti bulunup bulunmadığı ile varsa oranının bildirilmesi için ATK 2. İhitisas Kurulundan alınan █████/2019 tarihli raporda, 2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre sürekli maluliyetinin bulunmadığının, geçici iş görmezlik süresinin de 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür. Davacı tarafça rapora süresinde itiraz edilmesi üzerine ATK Genel Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiştir. ATK Üst Kurul tarafından dosyanın öncelikle ATK 2. İhitisas Kuruluna tevdi ile rapor tanzim edilmesinin istendiği ve ATK 2. İhitisas Kurulu tarafından tanzim edilen █████/2021 tarihli raporda 2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının % 19 oranında maluliyeti bulunduğu ve geçici iş görmezlik süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmekle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK İkinci Üst Kurul tarafından tanzim edilen █████/2021 tarihli raporda 2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının % 19 oranında maluliyeti bulunduğu ve geçici iş görmezlik süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür. Rapora süresinde taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine maluliyete ilişkin ATK dan alınan raporların hepsinde kaza tarihinden yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerinin dikkate alınmadığından Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alındığı ve alınan raporda kaza nedeniyle davacıda % 25 oranında kalıcı maluliyet bulunduğu ve geçici iş görmezlik süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edilmiş olmakla , her ne kadar ATK İhtisas Kurulları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK 2.Üst Kurulundan rapor alınmış ise de, alınan raporda esas alınan yönetmeliğin kaza tarihinden yürürlükte bulunan yönetmelik olmadığı anlaşılmakla Üst Kurulca yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı görülmekle ,15/7/2018 tarih ve 30479 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ‘’Adli Tıp Üst Kurullarının görevleri’’ başlıklı 16. maddesinin ç ve d fıkralarında düzenlenen; "Adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, Adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet halinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar. " hükmü uyarınca ATK 2 .İhtisas Dairesinden alınan raporlar ile üniversiteden alınan raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle dosyanın tümüyle Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilerek çelişkinin giderilmesi için rapor alınması ile davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyeti oluşup oluşmadığının ve oluşmuş ise oranının bildirilmesi ile geçici iş görmezlik süresinin belirlenmesi ile diğer davalılar tarafından kararın istinaf edilmediği dikkate alınarak davalı ... Sigorta vekili ile davacının kazanılmış hakları korunarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davalı ... Sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili davacının kaza tarihinde gelir getiren bir işte çalışmaması nedeniyle davacının geçici iş görmezlik tazminatı talep edemeyeceğini beyan etmiş ise de geçici iş görmezlik tazminatı yalnızca meslek sahipleri ve çalışıp kazanç elde etmekte olanların değil, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) diğer kişilerin de maddi tazminat(efor tazminatı) talep edebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Geçici iş göremezlik zararının; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. Bu nedenle ancak kaza tarihinde çocuk yaşta bulunan ve fiili çalışması bulunmayan küçükler, geçici iş görmezlik zararı oluşmayacağından bu zararı talep edilemez.
Somut olayda kaza sırasında 51 yaşında olan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat isteyebileceği anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür.
Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir.
Somut olayda, davalı sigorta şirketi geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu iddia etmiş ise de yukarı da açıklandığı üzere geçici işgöremezlik talepleri tedavi gideri olmadığından ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin re reddi gerekmiştir.(Yargıtay 17 HD █████/2021 tarih ██████████ E ████████ K)
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Somut olayda; davacının araçta yolcu olduğu ve yaralanmasının kafa ve göğüs bölgesi ile ilgili olduğu ve kaza tespit tutanağından kaza anında emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilemediği ve dosya kapsamından da anlaşılamadığı görülmüştür.
KTK'nun 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği, yaralanmasının kafa ve göğüs bölgesi ile ilgili olması nedeniyle emniyet kemeri takılmaması ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmakla TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi nedeniyle davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin diğer davalıların kararı istinaf etmemeleri nedeniyle davacı ile davalı sigorta vekilinin kazanılmış hakkı korunmak üzere kabulü gerekmiştir. (Yargıtay 4.HD █████/2021 tarih █████████ E █████████ K)
Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- ███████-███████ sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.
Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 17 HD. █████████ E. - █████████ K. sayılı ilam).
Somut olayda alınan raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmış olması nedeniyle davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Alınacak maluliyet raporuna göre aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınması halinde TRH 2010 tablosunun esas alınarak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılarak tazminat hesabı yapılması ile davalının kazanılmış haklarının korunması gerekecektir.
Davacı vekili tarafından davalılara karşı maddi ve manevi tazminat davası birlikte açılmıştır. Bu durumda davaların yığılması söz konusu olup kural olarak bu davalar birbirinden bağımsız olarak açılabildiği gibi birlikte açılmaları da söz konusudur. Davacı vekilinin dava dilekçesi maddi ve manevi tazminat talebinin tüm davalılardan müteselsilen tahsilini talep ettiği ve sigorta şirketinden sadece maddi tazminat talebi olduğunun belirtmediği anlaşılmakla bu durumda sigorta şirketinin sorumluluğunun maddi tazminatta sınırlı olması nedeniyle reddedilen manevi tazminat miktarı ile ilgili davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile talep ettiği maddi ve manevi tazminata haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiş olup ilk derece mahkemesi tarafından gerekçeli kararda davacı vekilinin dava dilekçesi ile faiz talep etmediğine ilişkin değerlendirme yerinde değil ise de sonuç olarak bedel arttırım dilekçesindeki faiz talebinin dikkate alınarak sigorta şirketi dışındaki davalılar için kaza tarihinden itibaren faize hükmedildiği anlaşılmakla bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Mahkemece verilen hükmün gerekçesinde poliçe limitinden bahsedilmiş ise de hükümde , davalı sigorta şirketinin poliçe limiti uyarınca sorumlu olacağı belirtilmiş olmasına rağmen, poliçe limitinin ne miktarda olduğunun belirtilmemesi ve tazminat miktarının poliçe limitini aşması ve talebin geçici iş görmezlik ile sürekli iş görmezlik talebi olması nedeniyle farklı limitlere tabi olması nedeniyle poliçe kapsamında ödenmesi gereken miktarın belirtilmemesi davalının sorumlu olduğu miktarın tespiti açısından sorun oluşturacağından doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17.HD █████/2020 tarih █████████ E █████████ K, Yargıtay 4. HD ██████████ E █████████K)
Manevi tazminat bakımından hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve ███████-1098 E., █████████ K.; 02.03.2021 tarihli ve ███████-41 E., ████████ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında alınacak maluliyet raporu ile davacının kazadaki maluliyet oranının değişmesi ihtimali bulunduğundan şu aşamada davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf isteminin incelenmemesi gerektiği anlaşılmıştır.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup taraf davacı vekili ve davalı Axa Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ - ...sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Axa Sigorta tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
5-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
..
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!