Anahtar kelimeler: Mailorder Döngüsünü Klinik İnisiyatifiyle Polikliniği Polikliniğin Evraktan Makbuzları Cihazlarındaki Taksit

ESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in, 2022 yılından bu yana ... Diş Polikliniği bünyesinde işletme müdürü olarak, ancak sigortasız bir şekilde çalıştırıldığını. Müvekkilinin temel görevinin polikliniğin finansal döngüsünü yönetmek olduğunu. Kurumun ... cihazlarındaki taksit kısıtlılığı nedeniyle, müvekkilinin şahsi inisiyatifiyle üçüncü şahıslara ait mail-order sistemlerini %35 komisyonla kullanarak klinik giderlerini (kira, maaş, malzeme vb.) karşılamaya çalıştığını. Müvekkilinin banka hesap hareketleri ve ödeme makbuzları, elde edilen tüm gelirlerin doğrudan işletme giderlerine aktarıldığını, müvekkilinin şahsi bir zenginleşme içinde olmadığının açıkça kanıtlandığını. Müvekkili ile davalı arasında milyonluk borçlanmayı gerektirecek hiçbir ticari ortaklık veya ödünç ilişkisinin bulunmadığını. Bir çalışanın, işverenine 15.500.000-TL borçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu. Müvekkilinin 16.04.2026 tarihinde poliklinikte davalı ... ... ve beraberindeki kalabalık bir grup tarafından alıkonulduğunu. Şüphelilerin müvekkilini "Seni öldürürüz", "Ailen güvende olmaz" ve "Seni cinayete azmettiririz" şeklinde ağır tehditlerle toplam 15.500.000-TL tutarında senet imzalamaya zorladığını. Sonrasında müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını. Bu nedenle davanın kabulü ile ... 2. Genel İcra Dairesi’nin 2026/... Esas sayılı takibine dayanak teşkil eden ... 10. Noterliği’nin █████/2026 tarihli, ve yevmiye numaralı toplam 5.500.000,00-TL bedelli senetler nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir,GEREKÇE
:Bilindiği üzere, █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve █████/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesinin ilk hali; "(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde idi.█████/2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle 6102 Sayılı TTK'nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi değiştirilmiş ve "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklini almıştır. 7445 Sayılı Kanun'un 43/1-a maddesine göre, bu değişiklik █████/2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. Maddesi ise;"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde olup, dava şartı kapsamında olan arabuluculuğun tamamlanamaz bir dava şartı olduğunu, başlangıçta mevcut değil ise sonradan süre verilmek suretiyle giderilemeyeceğini açıkça hüküm altına almıştır.Davanın menfi tespit istemli olduğu yasa hükümlerinin özü itibari ile ticari arabuluculuğa tabi olması gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir, davacı vekiline muhtıra çıkarılarak arabuluculuk başvuru belgesini sunması istenilmiş ise de davacı vekili █████/2026 tarihli beyanında arabuluculuğa başvurmadığını bildirmiştir. Arabuluculuk dava şartı, tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00-TL maktu harcın peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3-Davacı tarafından yatırılan gider avansının, kullanılmayan kısmının HMK 333. Md. uyarınca, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde ... açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan ...✍e-imzalıÜye ...✍e-imzalıÜye ...✍e-imzalıKatip ...✍e-imzalı