Anahtar kelimeler: Trik Tahak Kuk Epthy Olarakilk Elek İkili Faturanın Perakende Tüketiminde

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ████████ E
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket çalışanlarınca, 24.09.2025 tarihinde yapılan kontrolde, davalıların perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın kaçak elek- trik tüketiminde bulundukları tespit edilmekle borçlular adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, EPTHY uyarınca 535.348,92 TL bedelli faturanın tahak- kuk edildiğini, faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle icra takibine girişildiğini, dava- lıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile de temin edilme- diğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye gireceğini beyanla; borçluların borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,
Davalı borçlunun İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosya- sına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına,
Davalı borçluların aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine,
Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kaba inşaat başladığını, elektrik ihtiyacını sadece jeneratör ile sağladığını, daha sonra komşusu tarafından ...'ın koyması gereken direğin konulduğunu, sayaç takılarak ...'a başvurulduğunu, elektriği açmaya gelen ... görevlilerinin inşaatı işaret ederek " inşaatın geldiği aşamaya kadar nereden elektrik temin edildiği " husu- sunu sorduklarını, jeneratörün gösterildiğini, ancak daha sonra hukuka aykırı olarak dava konusu tuta- nağın düzenlendiğini ve borç tahakkuk olunduğunu, jeneratör kiralamaya ve yakıt alımına ilişkin bel- geleri sunduklarını, kaçak kullanım iddiasını ve borcu kabul etmediklerini, müvekkillerinden ...'in dava konusu borç ile hiç ilgisinin olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi'nce 24.03.2026 tarihinde talep edilen alacağın süre, kurulu güç ve miktar olarak yargılamayı gerektirdiği, İİK 257-258 vd md. gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, takip kesinleşmeden ve davalı borçlu hakkında verilecek ihtiyati haciz kararının ihtiyati hacizde ölçülülük ilkesiyle de bağdaşmayacağı gerekçesi ile "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu
: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde
: işbu dosya kapsamına sundukları kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanaklarının, kaçak tahakkuk zabıtları, faturalar borcun varlığını kesin kıldı- ğını, aksi karşı tarafça da ispat edilemediği için muaccel borcun varlığının açık ve net bir şekilde kanıtlandığını, ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi üzerine tahak- kuk ettirilen faturanın, son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen ödenmediğini, işbu davanın sonuç- lanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye girecek olup alacak miktarı düşünüldüğünde ciddi bir kamu zararı oluşacağını, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulunduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Davacı ... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlu aleyhine icra takibine girişmiş, borçlunun takibe itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmıştır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiştir.
Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.
2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,
Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;
“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ilgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafın- dan düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD █████████ E., ██████████ K.; █████████ E-████████ sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.
Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.
Dosya kapsamından;
1-... çalışanları tarafından "Selimpaşa Mh. ... sk. Silivri /İstanbul " adresindeki şantiye alanında 24.09.2025 tarihinde yapılan denetimler sonucu "sözleşmesiz ve kayıtsız sayaçtan kaçak elektrik kullanıldığı" gerekçesi ile ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği , (tespit anında davalının hazır olmadığı)
2- Tutanak gereğince, borçlu şirket adına 535.348,92 TL bedelli faturanın tahakkuk olunduğu,
3- Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalı şirket ve yetkilisi aleyhine İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak, 535.348,92 TL kaçak tüketim bedeli + 38.955,56 TL gecikmiş gün faizi +7.791,11 TL faizin KDV' sinden ibaret toplam 582.095,59 TL alacağın tahsilinin talep edildiği,
4- Borçluları temsilen vekillerinin ibraz ettiği dilekçesinde " müvekkillerinin takip alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığı " ndan bahisle " borcun tamamına, faizine ve tüm fer’ilerine itirazda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği,
İtirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Tutanakta kayıtsız sayaçtan sözleşmesiz şekilde elektrik tüketildiği belirtilmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde , ilgili dönemde şantiye alanındaki elektrik enerjisinin jeneratör ile sağlandığını beyanla iki adet jeneratöre ve bu jeneratörün çalışması için alınan yakıta ilişkin faturaları ,fotoğrafları sunmuştur.
Kaçak kullanım iddiası ile alacağın varlığı ispata muhtaç olup mevcut delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre yaklaşık ispatın ve diğer ihtiyati haciz koşullarının gerçek- leşmediği değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer - lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!