Anahtar kelimeler: Sakat Cismani Karışan Esaskarar Kazaya Kazada Plaka Yazim Gücü Katip

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
"TÜRK MİLLETİ ADINA"T.C.ADANA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: ... - ...DAVALI
: ... ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: ... - ...DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2023YAZIM TARİHİ
: ...DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin █████/2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, 100,00TL sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat tutarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ayrıca █████/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 48.482,00 TL arttırarak toplam 48.582,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından █████/2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan müvekkilinin sakat kalması nedeniyle 48.582,00 TL kalıcı iş göremezlik nedeniyle maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir.Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlık dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır.Kusur bilirkişisi mahkememize verdiği █████/2018 havale tarihli raporunda, █████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı hususi otomobilin 1.41 promil alkollü sürücüsü ...'in alkolün etkisi ile sebebiyet verdiği bu kazada, % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı hususi otomobilde sağ ön koltukta yolcu konumunda iken yaralanan ...'ın ise kazaya etken kural ihlalinin olmadığını belirtmiştir.Dosya tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen █████/2019 tarih ve ... sayılı raporda davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre beden gücünün % 5'ini kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin de dokuz aya kadar olduğu belirtilmiştir.Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu raporunda, kusur oranına, maluliyet oranına ve davacının tespit edilen gelirine göre davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 13.956,83 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 48.582,00 TL maddi tazminat talep edebileceği, zararın poliçe kapsamında olduğu belirtilmiştir.Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, █████/2017 tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... Caddesi üzerinde, ... Kavşağı istikametinden Hastane Kavşağı istikametine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybedip aydınlatma direğine çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen bu kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, çalışma gücünün %5'ini kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin de dokuz ay olduğu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından █████/2017 başlangıç ve █████/2018 bitiş tarihli ve ... nolu motorlu kara taşıtları zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.Trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nun 92. maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davanın TBK'nun 54. ve 55. maddeleri gereğince çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, davacının █████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kalıcı iş göremez şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde ... plaka sayılı hususi otomobilin 1.41 promil alkollü sürücüsü ...'in alkolün etkisi ile sebebiyet verdiği bu kazada, % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı hususi otomobilde sağ ön koltukta yolcu konumunda iken yaralanan ...'ın ise kazaya etken kural ihlalinin olmadığı, dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişisi tarafından davacının kalıcı iş göremezlik nedeniyle toplam zararının 48.582,00 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin talebini bedel arttırım dilekçesinde 48.582,00 TL belirttiği, davalı sigorta şirketinin, davacıda meydana gelen zarardan, TTK'nın 1409/1, 1473/1, 1478, 1484/1. maddeleri ve ZMMS poliçesi kapsamında 330.000 TL poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, belirlenen zararın limit içinde kaldığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davalı vekilince müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği belirtilmiş ise de; TBK 52 maddesinde mağdurun zararın meydana gelmesinde veya artmasında kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılabileceğinin düzenlendiği, davaya konu olayda davacının araçta yolcu olarak bulunduğu, soruşturma dosyası kapsamına göre araç sürücüsü ...'in kaza sırasında alkollü olduğu sabit ise de, araç sürücüsü ...'in soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde Seren ve Tuğçe ile nerede buluştuğunu hatırlamadığı, kaza ile ilgili hiçbir şey hatırlamadığını beyan etmesi ile davacının soruşturma aşamasındaki beyanı birlikte değerledirildiğinde davacının araç sürücüsünün alkolllü olduğunu bilerek araca bindiği husunun ispat edilmediği, davacının zararın meydana gelmesinde veya artmasında kusurunun bulunduğuna dair herhangi başkaca bir hususta tespit edilemediği, açıklanan bu nedenlerle müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiş,Davalı vekilince hatır taşıması bulunduğu ileri sürülmüş ise de ; hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiği, somut olayda davacının soruşturma aşamasındaki beyanında özetle gelmeyeceğimi söyledim tehdit etmesi üzerine arkadaşım ile araca bindik şeklindeki beyanı ve soruşturma dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taşımanın kimin menfaatine olduğunun tespit edilmediği, somut olay yönünden hatır taşıması nedeniyle her hangi bir indirim yapılması şartlarının oluştuğunun ispat edilmediği değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile, 48.582,00 TL'nin temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde hüküm kurulmuş ise de;Davacı ve davalı vekili tarafından kararın ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2022tarih 2021/... esas 2022/... K . Sayılı kaldırma kararı ile "D Dava, TBK'nun 49, 50, 54 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından kaza tarihi olan 19.10.2017 tarihi itibariyle yürülükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınarak düzenlenen 30.09.2019 tarihli maluliyet raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş ise de davacı vekili tarafından maluliyet raporuna itiraz edildiği ancak itirazın reddedildiği, davacı vekili tarafından istinaf aşamasında sunulan 12.02.2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde davacıya ait 09.11.2020 tarihli Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi epikriz formunun sunulduğu görülmekle epikriz raporu ile davacının adli tıp maluliyet raporundan sonraki tarihlerde yaptırmış olduğu muayeneler ve ameliyatın bulunduğunun bildirildiği ve davacının maluliyetinin adli tıp raporunda kesinleşmiş olmayıp rapor tarihi sonrasında da ciddi derecede artarak devam ettiğinin belirtildiği anlaşılmakla davacının maluliyet raporunun düzenlenmesinin ardından geçirmiş olduğu ameliyat ve muayene evrakları ile davacının maluliyet durumunda 30.09.2019 tarihli maluliyet raporunda belirtilen maluliyetinden farklı bir durumun söz konusu olup olmadığı, davacı vekili tarafından sunulan epikriz formunda yer alan hususların dava konusu kazadan kaynaklı olup olmadığı, yönünde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan yeniden rapor alınarak, maluliyet oranında değişiklik olması halinde ZMMS genel şartları doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu ile prograssive rant yöntemi de esas alınmak sureti ile yeni düzenlenecek hesap raporu tarihindeki veriler dikkate alınarak davacının ne kadar tazminat hakkının bulunduğu belirlenmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Ancak her ne kadar davacı vekili tarafından ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 02.09.2021 tarihli sağlık kurulu raporu dosyaya sunularak Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporu ile aralarında çelişi bulunduğu belirtilmiş ise de öncelikle davacı vekili tarafından sunulan sağlık raporunun bir üniversitesi hastanesi tarafından düzenlenmemiş olması ayrıca söz konusu raporun erişkinler için engellilik sağlık kurulu raporu başlığı taşıması nedeniyle kaza tarihi itibariyle geçerli olmayan yönetmelik esas alınarak düzenlendiği anlaşıldığından raporlar arası çelişkiden söz edilemeyeceğinden bu yöndeki istinaf sebebi haksız bulunmuştur. Kaldırma sebepleri dikkate alınarak davalı vekilinin müterafik kusura ve hatır indirimine yönelik istinaf başvurusu, alınacak maluliyet raporu dikkate alınarak, bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanmadan, ilgili muayene belgeleri de değerlendirilmek suretiyle maluliyet raporu alınmadan eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kabulüyle, kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeni ile hükmün istinaf eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır.Kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas numarasına kaydedilmiştir.Davacı vekili █████/2023 havale tarihli dilekçesinde; davalı taraf ile anlaştıklarını, bu nedenle davadan feragat ettiklerini belirterek, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davacı vekilinin feragat edebilmesi için vekaletnamesinde açık bir feragat yetkisinin bulunduğunun anlaşıldığı, feragatın geçerliliği için mahkeme tarafından da kabul edilmesine gerek bulunmayıp feragatin kanunun ön gördüğü şekilde yapıldığı, 6100 Sayılı HMK'nın 311. maddesi gereğince "Feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur, irade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmü gereği davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- 6100 Sayılı HMK'nın 309 ve 311. maddeleri gereğince FERAGAT NEDENİ ile DAVANIN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL red harcından, peşin alınan 35,90 TL ve ıslah ile alınan 165,60 TL olmak üzere toplam 201,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 68,35 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 9.200,00 vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-6100 sayılı HMK 333. maddesine göre yatırılan ve kullanılmayan avans gideri varsa artanının karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2023Katip ...e-imzaHakim ...e-imzaNot
: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.