Anahtar kelimeler: Dnayı Mucidi Konusumarka Hücrelerin Çoğaltacak Klinik Dna Çevreden Ürünün Ortama

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: 2021/8 E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili, davacının bu alanda çalışmalar yapan ... ibareli markanın mucidi ve geliştiricisi olduğunu. Söz konusu ürünün sağlık bakanlığı sisteminde kayıtlı olduğunu. Davacının kayıt tarihinin 2020 yılından çok önceki bir tarihe ait olduğunu. Bu ürünün DNA veya DNA'yı çoğaltacak hücrelerin klinik örneklerden veya çevreden alınması, uygun ortama taşınması vs. Çok önemli amaçlar taşıdığını. Davalının TPMK nezdinde ... numaralı ... ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini. Davaya konu markanın 5. Sınıftaki ve 10. Sınıftaki alt sınıflar bakımından hükümsüzlüğünü talep ettiklerini. Çünkü bu markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğunu. Davalını tescilinin kötü niyetli olduğunu. Bu nedenle davaya konu markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet yönünden itirazda bulunduğu, Davacılardan hangisinin marka üzerinde hak sahibi olduğunun belli olmadığını. Esasa ilişkin olarak ise, davalı ile davacı arasında ticaret yapıldığını, davalının bu ürünü şirketin ilk kurulduğu günden eriz ürettiğini marka haklarını elinde bulundurduğunu. Davacının eskiye dayalı kullanımlarını kabul etmediklerini, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...dava davalı adına tescilli ...numaralı markanın kısmen hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacı şahsın ... ibareli ürünün muciti ve geliştiricisi olduğunun iddia edildiği, davalı tarafından ... ibaresinin gerçek hak sahibinin davacılar olmasına rağmen kendi adına tescil ettirildiğinin iddia edildiği, yine davalı tescilinin kötü niyetli olduğu iddia edilerek markanın kısmen hükümsüzlüğünün talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, davacı tarafından mahkemenin ████████ değişik iş sayılı dosyası ile yaptırılan tespit ve aldırılan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafından ... markalı ürünlerin üretilip satıldığının tespit edildiğinin belirtildiği, mahkemede esas yönünden aldırılan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının ... ibaresi üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunun tespit edildiği daha sonra aldırılan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda da markanın gerçek hak sahibinin davacılar olduğu yönünde görüş bildirildiği, █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda da önceki raporlardaki görüşlerin muhafaza edildiği buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde dava ... markasının gerçek hak sahipliğinin kime ait olduğu ve tescilin kötüniyetli olup olmadığına ilişkin olup gerçek hak sahipliği yönünde yapılan değerlendirmede davacı tarafından dosyaya sunulan 2017,2018 ve 2019 tarihli faturalar incelendiğinde faturalar üzerinde ...ibaresinin yer aldığı ve bu markalı ürünlerin satışına ilişkin olarak faturalar düzenlendiğinin tespit edildiği, faturalarda yer alan ... ibaresinin davalının tescilli markası ile birebir aynı olduğu, markanın tescil tarihi 2020 yılı ise de davalı tarafından markanın 2017 yılından beri kullanıldığının iddia edildiği, sağlık bakanlığından celp edilen ÜTS kayıtları incelendiğinde █████/2018 tarihinden beri davalı adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği fakat davacı faturalarının █████/2017 ve █████/2017 tarihinden başladığı, bu yönüyle davacının davaya konu markayı davalıdan daha önce kullandığının tespit edildiği, davaya konu markanın kullanıldığı ürünlerin ilaç sektörüne ilişkin olduğu, bu yönüyle ürünlerin sınıfsal olarak da aynı emtialarda kullanıldığının tespit edildiği, gerçek hak sahipliğinin tespiti bakımından davacı tarafından sağlık bakanlığına müracaatta bulunulduğu, müracaat tarihinin █████/2018 tarihi olduğu, bu başvuruda çeşitli markalı ürünlerin sisteme kaydının talep edildiği bu ürünler içerisinde ... ve ...-.. ibareli ürünlerinde bulunduğu fakat daha sonra ürün kaydının kaldırıldığı, bu yönüyle de incelendiğinde ... markasının ilk olarak davacı tarafından kullanıldığı ve bu marka ile ürün üretildiğinin tespit edildiği, bu sebeple hem bilirkişi raporları hemde mahkemece oluşan kanaate göre ... markasının gerçek hak sahibinin davacı olduğunun tespit edildiği, hükümsüzlük talebi bakımından davalı markasının 05 ve 10. Sınıfta tescilli olduğu, davacının markayı kullandığı ürün sınıfları ile davalının tescilli sınıfları karşılaştırıldığında hükümsüzlüğü talep edilen 5. Sınıfta yer alan "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler" ile 10. Sınıfta yer alan "cerrahi tıbbi diş hekimliği ve veterinerlik için alet cihaz ve mobilyalar" emtiaları bakımından davacının öncelik ve gerçek hak sahibi olduğu kanaatine ulaşıldığından bu emtialar ve hizmetler bakımından markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş, davalının davaya konu kullanmış olduğu ilk tarihin █████/2018 olduğu davacının ise █████/2017 tarihinde markayı ilk olarak kullandığını fatura ile ispat ettiği, marka kullanımları arasındaki tarihin yakınlığı, davacının davalı markasının tescilinden önce ÜTS sisteminde kayıtlı ürününün de bulunmadığı dikkate alındığında davalının davacının markasından faydalanmaya yönelik haksız ve kötüniyetli tescilde bulunduğu iddiası yönünde mahkemede kanaat oluşmadığı, davacı tarafından kötüniyet iddiasının da başka deliller ile ispatlanamadığı bu sebeple kötüniyetli tescil iddiası yönünden talebin reddine karar verilerek fakat gerçek hak sahipliği yönünden dava ispat edilmiş olduğundan davanın kabulüne" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı ... .... Şti. İle sayın ... tarafından ikame edilen davada sahiplik vurgusu yapılan markanın malikinin kim olduğu, ilgili markanın kim tarafından üretildiği veya tescil edildiğinin tartışması yapılmakla beraber yerel mahkemece kısmi hükümsüzlük çerçevesinde değerlendirme yapıldığını, Dava konusu markanın maliki olduğunu iddia eden davacılardan hangisi dava konusu marka üzerinde hak ve sahiplik iddia ettiğinin belli olmadığını, aktif dava ehliyeti hususunun araştırılmadığını,-Müvekkili adına tescilli olan marka ile Davacının markasının iltibas yarattığından bahisle Müvekkili aleyhine kanaat oluşturulduğunu ancak Davaya konu ürün örnek alma ve taşıma kiti olarak kullanılmakta, hastadan alınan numunenin Rna ve Dna'sının bozulmadan laboratuvara taşınmasını sağlamayı amaçladığından özel tüketici grubu dikkate alınarak rapor oluşturulması gerektiğini, ek raporun da itirazları karşılamadığını.-Müvekkilinin yargılamaya konu olan ilgili ürünü kurulduğu ilk günden beri ürettiğini, daha evvel kullanıp daha evvel tescil ettirenin müvekkili firma olduğunu, Tescilde Öncelik İlkesi uyarınca, bir marka için ilk önce kim tarafından marka tescil başvurusu yapılmışsa o kişi markanın sahibi olduğunu, Müvekkilinin bahsi geçen ürünü kurulduğu tarih olan 05.07.2017 tarihinden itibaren üretmekte ve ilgili ürün, ürün gamında yer aldığını, Davacıların müvekkili ile iş birliği yaparak üretim yaptırdıklarını, taraflar arasında gerçekleşen iş birliği neticesinde müvekkilinin sahip olduğu iş bilgisi, tecrübesini kullandıklarını ve üretim bilgilerini ve formüllerini haiz olduklarını, bu hususların incelenmediğini, -"..." olarak tanımlanan ürünün isminin ürün içerisinde nükleik asit olması ve swab denilen bir kabın kullanılmasından kaynaklandığını, müvekkilinin bu nedenle ilgili ürününün pazarlamasında "...", "..." isimlerini kullandığını, Müvekkili firmanın ilgili ürünün üretimini gerçekleştirmekte olup talep edildiği takdirde diğer firmalara da fason üretim yaptığını, ihraç ettiği ürünleri sağlık bakanlığına bildirdiğini ve bakanlığın kendi iç işleyişi ve prosedürü neticesinde ürün numarası ve referans numarası verildiğini, Davacı tarafça ilgili markanın kadimden beri kullanıldığını gösterir herhangi bir somut veri sunulamadığını, Müvekkilinin ilgili marka hakkına sahip tek ve yetkili kişi iken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... bilim insanı olup, bilim alanında üretken kişiliği ile bu alanda TPMK nezdinde tescilli bir çok patent ve faydalı model başvuruları /tescillerinde buluş sahibi olarak yer aldığını, ... isimli ürünü, üretme, satışa sunma, ismin/markanın korunması için gerekli tedbirleri alma, markanın korunması için gerekli davaları açma konusunda, tek ortağı olduğu firmayı yetkilendirdiğini, ... Şirketi (.....) tarafından üretilerek piyasaya sunulmakta, satılmakta ve ihraç edildiğini, Dosya kapsamında 3 kere bilirkişi heyet raporu aldırıldığını, raporlarda kısmi hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu belirlendiğini, Müvekkili firmanın ürettiği “...” ibareli bir ürünün Sağlık Bakanlığının Ürün Takip Sisteminde (....) ..... - "..." ibaresi ve .... (...) birinci ürün numarası ile kayıtlı olduğunu, Müvekkilin ürün kayıt tarihi ÜTS’de 2020 yılı olarak görünse de asıl kayıt bu kayıttaki tarihten çok daha önce olduğunu, tarihin 2020 yılı olarak görünmesi; müvekkili şirketin taşınması, adres değişikliği olması sonucunda ÜTS kayıtlarının silinerek yeniden kayıt yapılmasından kaynaklandığını, eski kayıtların da celbedilebileceğini, ÜTS sisteminden önceki sistem olan ... ın eski UBB kaydı da olduğunu, 2017 Ocak ayına ait ... UBB kaydına ulaşıldığını, Müvekkili davalının marka tescil başvurusundan çok daha önceki yıllardan beri "..." markasını kullandığını, 28.03.2017 tarih ve ... nolu, 31.03.2017 tarih ve .... nolu, 22.02.2018 tarih ve ....nolu, 08.03.2018 tarih ve ...nolu ,06.04.2018 tarih ..... nolu,17.04.2018 tarih ve ... nolu,17.05.2018 tarih ve ... nolu,17.07.2018 tarih ve ... nolu,01.03.2019 tarih ve .... nolu örnek faturalar dosyaya sunulduğunu, faturalardan iki tanesi davalı firmanın kuruluş tarihinden önce olup üstün hak sahibi olduklarını istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına tescilli ... sayılı ... markasında gerçek hak sahipliğinin kimde olduğu, davalı tescilinin kötü niyetli olup olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı oluşması halinde 5. Sınıfta yer alan " insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler tıbbi ve veterinerlik kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler ve 10. Sınıfta yer alan cerrahi, tıbbi , diş hekimliği ve veterinerlik için alet,cihaz ve mobilyalar " bakımından kısmen iptaline karar verilmesi ilişkin davadır. Mahkemece aldırılan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalının ... numaralı "...” markasının davacının”...” ibareli markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu ve bu sebeple iltibas yarattığı, ... numaralı ”...” markası üzerinde davalının tesciline rağmen, davacının üstün/öncelikli hak sahibi olduğu, davalının ... numara ile tescilli “...” markasının 5.sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” 10. Sınıfta yer alan “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar” yönünden SMK md. 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Mahkemece aldırılan █████/2022 tarihli bilirkişi raporuyla; davalının ... numaralı “...” markasının davacının”...” ibareli markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu ve bu sebeple iltibas yarattığı, ... numaralı "...” markası üzerinde davalının tesciline rağmen, davacının üstün/öncelikli hak sahibi olduğu, davalının ....numara ile tescilli “...” markasının 5.sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” 10. Sınıfta yer alan “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar” yönünden SMK md. 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Mahkemece aldırılan █████/2023 tarihli bilirkişi raporuyla; davalının ... numaralı “...” markasının davacının“...” ibareli markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu ve bu sebeple iltibas yarattığı, ... numaralı "...” markası üzerinde davalının tesciline rağmen, davacının üstün/öncelikli hak sahibi olduğu, davalının ....numara ile tescilli “...” markasının 5.sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tibbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” 10. Sınıfta yer alan “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar” yönünden SMK md. 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu, kök ve birinci ek rapordaki görüşlerini muhafaza ettikleri şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Davanın, Davacılar .... Şti. İle ...tarafından açıldığı, ...'ün buluş sahibi olarak, ... Şirketi'nin ise ürünü üreterek piyasaya sunan olarak dava açma ehliyetlerinin bulunduğu, dosya arasına sunulu █████/2016 tarihli marka kullanma yetkisinin davacılardan ... tarafından diğer davacı ... .... Şti.'ne verildiği dikkate alınarak, davanın davacılar tarafından birlikte açılmasında aykırılık bulunmadığı, aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalının ... numaralı "...” markasının, davacının”...” ibareli markası ile benzer olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, aynı tescil sınıfında olup, aynı markanın kullanılmış olduğu, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın öncelik hakkı sahibine ilişkin olduğu, davacının ticari faaliyetlerinde "..." markasını 5.sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” 10. Sınıfta yer alan “Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar” yönünden kullandığının tespit edildiği, davacı tarafça dosya arasında sunulu ÜTS sisteminden önceki sistem olan ...'ın eski UBB kaydı da olduğunu, 2017 Ocak ... UBB kaydı ile 28.03.2017 tarih ve ..... nolu, 31.03.2017 tarih ve ...... nolu, 22.02.2018 tarih ve ..... nolu, 08.03.2018 tarih ve ...nolu ,06.04.2018 tarih .... nolu,17.04.2018 tarih ve ....nolu,17.05.2018 tarih ve .... nolu,17.07.2018 tarih ve ... nolu,01.03.2019 tarih ve ... nolu faturaların da sunulduğu, davacının ihdas ve istimal eden sıfatıyla öncelik hakkı bulunduğu, davalı tarafça gerçek hak sahipliğinin ispatlanamadığı, fason üretici olmak ile ihdas ve istismal eden olmak arasında fark bulunduğu, buna göre markaların hitap ettiği yüksek tüketicinin dikkat seviyesi gözetildiğinde davalıya ait markayı, davacının markalarından birisi olarak düşünebilecekleri, böylece markalar arasında ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, davacının, davalıya nazaran önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu, davalının davaya konu 'nuslicwab' markasını davacıdan önce kullandığına dâir delil sunamadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi tarafından SMK'nın 6/1 ve 6/3 maddeleri kapsamında davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ..... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../███████ tarih ve 2021/... E.2023/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!