Anahtar kelimeler: Bam Cismani Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Ölüm Üye Hallerden

T.C. BURSA BAM ...... HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A...... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: .....BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ..... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: .....KARAR NO
: .....KARAR TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2021 DavalıDAVACI
: ... -...VEKİLİ
: Av. ... .....DAVALILAR
:1 -... -VEKİLİ
: Av. ... -.....2 -... - ...DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ..... Organize Sanayi Jandarma Karakolunda vatani görevini yapakta iken █████/2013 tarihinde, davalılardan ...' ın kullandığı karakola ait aracın çarpması sonucu yaralandığını, müvekkilinin asker olması nedeniyle merdivenden düşmesi sonucu ayağının kırıldığı şeklinde tutanak tutularak olayın gizlenildiğini, müvekkilinin asker olması nedeniyle ameliyat sırasında ve sonraki tedavi sürecinde sağlık güvencesinin olmadığını, bu nedenle tüm tedavi ve tedavi amaçlı diğer harcamaları kendisinin yaptığını, davacının Borçlar Kanunu 54.ve 56.maddeleri kapsamında maddi ve manevi zararının tazmini için 25.000,00 TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tedavi giderleri, 100,00 TL kazanç kaybı, 100,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp, 100,00 TL çalışma gücünün kaybı nedeniyle tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada gösterilen meblağ ile, açılan davada gösterilen miktar fazlalığı için davanın ıslahı ile 23.111,75 TL ‘nın ilk dava ile birlikte toplam 23.211,75 TL ye 30.10.2013 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı tutularak karar verilmesini talep etmiştir.Davalı İç İşleri Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idare aleyhine açılan davanın görevsiz yargı yerinde açıldığını, davanın nitelik itibariyle tam yargı davası olduğunu, davanın adli yargıda değil idari yargıda görülmesi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise; olayın iddia edildiğinin aksine davacının kendi kusuru sonucu meydana geldiğini, tedavi esnasında davacının sağlık merkezine güven duymaması nedeniyle özel sağlık merkezine gitme yönünde tercihte bulunduğunu, davacının ameliyat olduğu dönem ve daha sonraki tedavi sürecinde asker olduğu için sağlık güvencesinin olmadığı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, TSK bünyesinde askerlik hizmetini yerine getirmekte olan Er statüsündeki personelin askerlik süresi boyunca tüm tedavi masraflarının ilgili bakanlık bütçesinden karşılandığını, sonuç olarak davacı yanın kendi istek ve rızasıyla doğrudan doğruya özel hastanede tedavi olmayı tercih etmesi nedeniyle gerek dava dilekçesinde talep ettiği, gerekse ileride genişletme ihtimali olan tedavi masraflarından müvekkil kurumun sorumlu tutulamayacağını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; somut olayda davacının, ..... Organize Sanayi Jandarma Karakolu'nda vatani görevini yaparken █████/2013 tarihinde, davalılardan ...'ın kullandığı Jandarma Karakolu'na ait ..... plakalı aracın çarpması sonucuna yaralandığı anlaşılmakla, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 23.211,75 TL'nin █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine, manevi tazminat talebi ile ilgili olarak tarafların kusur oranı, olayın meydana geldiği tarih, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alınarak davacıda oluşan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı İç İşleri Bakanlığı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; maddi tazminatın kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle davalı müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının askerlik görevini yaparken karakolun bahçesinde müvekkiline ait aracın diğer davalı uzman çavuş tarafından çıkarılmaya çalışıldığı sırada araç ile kendisini duvara sıkıştırması sonucu ayağının kırıldığını ancak olayla ilgili tutulan tutanakta gerçeğe aykırı olarak davacının ayağının merdivenden düşmesi sonucu kırıldığının tespit edildiğini, davacının müvekkiline ait minibüsün kendisine çarpması ile yaralandığını beyan etmekte ise de araç ile iddia edilen şekilde bir kaza meydana gelmesi halinde böyle bir yaralanmaya sebebiyet vermeyeceğini, böyle bir kaza neticesinde daha farklı bir yaralanmanın meydana geleceğini, davacının botlarının bağcıklarının bağlı olmaması nedeniyle merdivenden inmek istediği sırada düşmesi neticesinde kazanın meydana geldiğini, idare tarafından yapılan tahkikat sırasında alınan tanık beyanları ile de bu durumun sabit olduğunu, davacının ..... Devlet Hastanesinde tedavisi sürerken kendi talebi ile taburcu olarak ..... ilinde özel bir hastanede ameliyat olduğunu, kendi rızası ile özel hastanede ameliyat olması nedeniyle tedavi giderlerinin müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının tanık olarak gösterdiği kişilerin olaydan sonra idari tahkikat sırasında davacının ayağındaki yaralanmanın merdivenden düşmesi ile olduğunu beyan ettiklerini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının askerlik görevini yaparken ayağın kırılması ile sonuçlanan olayın davalı idareye ait aracın davalı sürücü tarafından sevki sırasında davacıya çarpmasından mı yoksa merdivenden düşmesiyle mi oluştuğu hususudur.Davacı vekili, müvekkilinin askerlik görevini ifa etmekte iken davalı idareye ait aracın karakol bahçesinde davalının sevk ve idaresinde iken manevra yaptığı sırada müvekkilinin ayağının duvar ile araç arasında sıkıştırdığını ve müvekkilinin ayağının kırıldığını beyanla davalılar aleyhine tazminat davası açmış, davalı idare, davacının askerlik görevini ifa ederken ayağındaki yaralanmanın davacının botlarının bağcıklarının bağlı olmaması nedeniyle merdivenden düşmesi sonucu olduğunun davacının beyanı ve yapılan tahkikat kapsamında sabit olduğunu beyanla açılan davanın reddini savunmuştur.Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası olduğu anlaşılmakla haksız fiil BK 49 vd maddelerinde düzenleme altına alınmış olup TBK 49.maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir. TBK 50.maddesinde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiştir.Yukarıdaki açıklamalar uyarınca davacının yaralanmasının idareye ait aracın davalı tarafından sevki sırasında ayağının duvar ile araç arasında sıkışması ile meydana geldiğini iddia edilmesi karşısında bu hususu ispat yükü davacıya düşmektedir. Davacının davasının haksız fiile dayanması nedeniyle her türlü delil ile ispatı mümkündür.Davacının ayağındaki yaralanmanın tarafların iddiaları doğrultusunda merdivenden düşme ile mi yoksa aracın çarpması ile oluştuğu husununda ATK dan rapor alınmış olup alınan raporda davacının ayağındaki yaralanmanın düşme ile oluşabileceği gibi araç ile duvar arasında sıkışmayla da oluşabileceğinin bildirildiği görülmüştür.Davacı tarafça iddianın ispatına yönelik tanık olarak olay tarihinde kendisi ile aynı yerde askerlik görevini ifa eden terhis olmuş jandarma erler gösterilmiş, davalı tarafça da olayla ilgili yürütülen idari tahkikat ve olay tarihinde görev yapan komutanlar tanık olarak gösterilmiştir. Davalı idare tarafından ibraz edilen idari tahkikat evraklarında davacı tanıklarının bir kısmı ile davalı tanıklarının olayla ilgili beyanlarının alındığı ve ifadelerinde davacının ayağının merdivenden düşmesi sonucu kırıldığını beyan ettikleri görülmüştür. Davacı tanıklarından ..., olay tarihinde davacının ayağının sıkışmasına neden olan aracın normalde şoförünün kendisi olduğunu, olay günü davalı ... tarafından aracın çalıştırıldığını ve davacının ayağını duvar ile araç arasında sıkıştırdığını beyan etmiş olup tanığın idari tahkikat evrakında beyanının alınmadığı görülmüştür. Tahkikat sırasında beyanı alınan ... ise olay tarihinde koğuşta olduğunu, bağırma üzerine dışarı çıktığını, davacının araç ile duvar arasında sıkıştığını ve aracın direksiyonun da davalı ...'ın bulunduğunu, davalı ...'in komutanları olması nedeniyle davacının yaralanması ile ilgili merdivenden düştü şeklinde beyanda bulunmaları söylediği için tahkikat sırasında o şekilde ifade verdiğini beyan etmiştir. Her ne kadar dinlenen davalı tanıkları davacının ayağı ile ilgili yaralanmanın merdivenden düşmesi ile meydana geldiğini beyan etmiş iseler de davalı idarenin tanık olarak bildirdiği kişilerin olay tarihinde ve halen davalı kurum bünyesinde çalışan çeşitli rütbede komutan oldukları, bu yönüyle tanıkların görev yaptıkları kurum aleyhine kendine sorumluluk doğuracak bir olayla ilgili aleyhe beyanda bulunmalarının kendilerinden beklenemeyeceği, öte yandan davacının tanık olarak bildirdikleri kişilerin olay tarihinde vatani görevini ifa eden er oldukları ve tahkikat aşamasındaki beyanlarının aralarında ast üst ilişkisi bulunması nedeniyle komutanlarının emir ve talimatlarına uygun olarak verilmiş olması ihtimali ile sonradan alınan beyanlarının terhis olduktan sonraya ilişkin olması nedeniyle davacı tanıklarının beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği anlaşılmakla bu yönüyle davacının ayağındaki yaralanmasının iddia ettiği şekilde davalı idareye ait aracın diğer davalının idaresindeki iken davacının ayağını duvar ile araç arasında sıkıştırma sonucu gerçekleştiği kabul edilmesi gerekmekte olup mahkemenin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı İç İşleri Bakanlığının istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davalı İdare harçtan muaf olmasına rağmen diğer davalı ile birlikte harçtan sorumlu tutulmaması doğru olmadığı gibi, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği tedavi giderlerinin reddine karar verilmiş olması nedeniyle reddedilen kısım ile ilgili karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT nin 10 ve 13 maddeleri uyarınca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığından davalı İç İşleri Bakanlığı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, İç İşleri Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ..... sayılı kararı hakkındaki İç İşleri Bakanlığı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,Davacının davasının kısmen kabulü ile,a)Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 23.211,75 TL'nin █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine,b)Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,c)Harçlar yasası gereği alınması gereken 1.995,45-TL harçtan peşin alınan 86,80-TL + 394,69 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.513,96-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,d)Davacı tarafından yapılan 86,80.-TL peşin harç, 25,20.-TL başvurma harcı ve 394,69.-TL ıslah harcı toplamı olan 506,69.-TL nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,e)Davacı tarafından yapılan 732,85.-TL tebligat ücreti, 367,25.-TL posta müzekkere masrafı, 444,4.-TL ATK ücreti, ve 1.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 2.544,5.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 1.535,36-TL davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan toplam 280,75 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 111,34 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasınaf)Maddi tazminat yönünden; davacı yararına ölçümlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,g)Maddi tazminat yönünden; reddedilen kısım için davalı İç İşleri Bakanlığı yararına ölçümlenen 200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,h)Manevi tazminat yönünden; davacı yararına ölçümlenen 6.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesineı)Manevi tazminat yönünden; davalı İç İşleri Bakanlığı yararına ölçümlenen 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,i)Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine,4-Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile █████/2024 tarihinde karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...