Anahtar kelimeler: Barkod Kılacak Arttırmak Organik Bağı Kabiliyetini Kötüniyetli Borçluları Bakirköy Bakırköy

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: AlacakKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı ... Barkod şirketinin alacaklı, diğer davalı ... şirketinin borçlu olduğunu, müvekkilinin ise takip dışı olmakla birlikte ne dosya borcu ne de dosya borçluları ile haciz mümkün kılacak hiç bir organik bağı olmadığını, dosya alacaklısı tarafından kötüniyetli olarak sadece dosya tahsil kabiliyetini arttırmak nedeni ile müvekkili şirket adresine işbu davaya konu icra takibi dosyası nezdinde hacze gelindiğini, yapılan haciz işlemine karşılık müvekkilinin istihkak iddiasında bulunduğunu, 1 numaralı davalının istihkak iddialarına itirazı ile de İİK kapsamında karar verilmek üzere tutanakların kapatıldığını, haciz mahallinde bulunan tek evrakın borçlu şirketin isminin geçtiği teklif formu olduğunu, bu süreçte müvekkilinin işyerine tekrar haciz yapmak üzere gelindiğini,birden fazla istihkak davaları açıldığını, 1 numaralı davalının kötüniyetli olarak hacizler yaptığını, davalı ... şirketinin de ilgili icra borcu ödenmiş olduğundan, borçlarında azalma olmakla sebepsiz yere zenginleştiğini, bu doğrultuda müşterek ve müteselsilen müvekkilinin parasını iade etmeleri ve zararını da gidermeleri gerektiğini beyanla, haciz baskısı ile ihtirazi kayıtla ödenen 47.285,39 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... Barkot şirketinin takip alacaklısı, davalı... şirketinin takip borçlusu olduğu, davacı şirketin adresinde organik bağ iddiasıyla haciz işlemenin yapıldığı, davacı şirket yetkilisi olan ...'ın davalı borçlu ... şirketinde 2017-2018 arasında bir yıl çalıştığı, yine davacı şirket ile davalı ... şirketlerinin çalışanlarına bakıldığında ... haricinde ...'ın her iki şirkette de çalışmasının olduğu bunun dışında, şirket merkezi, yöneticiler ve çalışan kişiler bakımından herhangi bir bağın olmadığı, ticari defter ve belgelerin incelenmesiyle de taraflar arasında bir organik bağın tespit edilemediği, davacı şirket tarafından haciz tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla dosya borcunun ödendiği, takip dosyasında borçlu konumunda olmayan 3. kişinin icra tehdidi altında yaptığı ödemenin iadesi yönünde açtığı davanın sebepsiz zenginleşme iddiasına dayandığı ve sebepsiz zenginleşenin ise icra dosyasındaki alacaklı taraf olduğu (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2022 tarihli 2022/3-80 E. ████████ K. sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2021 tarihli ve 2017/(23)6-868 E., █████████ K. sayılı ilamı) anlaşılmakla davalı ... Barkod yönünden davanın kabulü ile 47.285,39 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacıya ödenmesine, davanın mahiyeti itibariyle kötü niyet tazminat talebinin reddine ve davalı ...'un pasif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine dair,"Davalı ... .... Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın kabulü ile; 47.285,39 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... .... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,Kötüniyet Tazminat talebinin reddine,Davalı ... .... A.Ş. Yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur.İstinaf Başvuruları ;Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı ... ... Limited Şirketi vekili istinaf÷ etmiştir.1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; "Yerel mahkemenin davamızın tam kabulüne karar vermesi gerekirken, ''Kötüniyet Tazminat talebinin reddine, '' ve '' Davalı ... .... A.Ş. Yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, '' şeklinde hüküm kurmuştur. Yerel mahkeme hükmünün usul ve yasalara aykırı olarak kurulmuş bu kısmını istinaf etmekteyiz. İstinaf incelemesi neticesinde davamızın TÜMDEN KABULÜNE, karar verilmesini talep ederiz. Şöyle ki; İlgili dosya borcu ile ve dosya borçlusu ile hiç alakası olmayan müvekkil hacizden kurtulmak ve ticari hayatının durmaması için yaptığı ödeme ile 1 numaralı davalı sebepsiz yere zenginleşmiştir. Ancak ... yönünden pasif husumet yokluğu değerlendirmesi hatalıdır. ...' un da ilgili icra borcu ödenmiş olduğundan borçlarında azalma olarak sebepsiz yere zenginleşmiştir. Bu doğrultuda davalıların müşterek ve müteselsilen müvekkilin parasını iade etmeleri ve zararını da gidermeleri gerekmektedir.1 numaralı davalının aktifinde artma , 2 numaralı davalının ise pasifinde azalma olarak zenginleşme gerçekleşmiştir. Müvekkil bu borcu icra tehdidi altında ihtirazı kayıtla ödemiş ve kendi malvarlığında azalma olmuştur. Aradaki illiyet bağıda açıkça ortadadır. Zenginleşme ile sebepsiz zenginleşmeye neden olan olay arasında illiyet bağı mevcuttur. Zenginleşme müvekkile büyük haksızlık yapılarak, 2 numaralı davalının borcu yüzünden 1 numaralı davalının müvekkile kötüniyetli olarak haciz baskı ile sağlanmıştır. Müşterek ve müteselsilen müvekkilin zararını gidermeleri gerekmektedir. Bu sebeple yerel mahkemenin ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermesi usul ve yasalara aykırı olduğu kanaatindeyiz.Davalılar kötüniyetlidir. Müvekkil ile ...' un bir bağlantısı olmadığını bildikleri halde, sırf müvekkil şirket yetkisinin bir dönem ... da çalışmasını fırsata çevirmeye çalışarak müvekkil şirketi haciz baskısına almışlar ve o an için gerçekten de müvekkilden tahsilat elde etmişlerdir. Davalı alacaklı sadece müvekkil şirkete hacze gitmemekte, icra dosyalarından gördüğümüz üzere farklı farklı şirketlere hacze giderek aynı yöntem ile tahsilat yapmaya çalışmaktadır. Gelinen aşamada davalıların kötüniyetli olarak davrandıkları yapılan haciz işlemlerinin yoğunluğundan da anlaşıldığından, yerel mahkemenin kötüniyet tazminatlarının reddi yönünde verdiği kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davalıların kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ederiz." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenmiştir.2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde;" borçlu ile davacı arasında organik bağ bulunmaktadır. Davacı mesnetsiz iddialar ile mahkemeye yanıltmaya çalışmaktadır.Bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere; davacı taraf, ticari defterlerini usulüne uygun olarak ibraz etmemiş; ticari defterlerini eksik bir biçimde bilirkişiye sunmuştur. Haciz mahallinde davalı borçlu şirket ...'a ait evraklar bulunmuştur. (... etiket adına düzenlenen mal listesi, teklif formu, çalışanlarının listesi )Borçlu şirket ve davacı şirketin faaliyet konuları ve çalışanları aynıdır. (borçlu şirket "17.29.01 kodu ile kağıt veya mukavvadan etiketlerin imalatı" kolunda, davacı şirket, "17.29.01 kodu ile kağıt veya mukavvadan etiketlerin imalatı" kolunda faaliyet göstermektedir. (bu hususlara bilirkişi raporunda yer verilmemiştir.)Davacı şirket ... yetkilisi ve sahibi ..., borçlu şirkette üst derece yöneticilik yaparak borçlu şirketi borçlandırmaya başlamış ve daha sonrasında kendi şirketini kurarak borçlu şirketin malvarlığı ile faaliyete başlamıştır. Davacı şirket ile borçlu şirket aynı müşteriler ile iş yapmaktadır. (borçlu şirket, davacı şirketi kurmasıyla beraber müşterilerini yeni şirkete yönlendirmeye başlamış ve borçlu şirketin önemli müşterileri artık davacı şirket ile çalışmaya başlamıştır. bu sebeple de haciz mahallinde yapılan detaysız evrak araştırmasında borçlu şirkete ait teklif formu bulunmuştur.) Taraflar arasındaki organik bağı gösterir somut deliller bulunmakta olup, ödenen bu miktarın icra baskısı altında ödendiğinden bahsedilemeyecektir. Nitekim borçlunun davacı şirket nezdinde ticari faaliyetlerine devam ettiği açıktır. Bilirkişi raporunda ve bilirkişi ek raporunda beyan ettiğimiz itirazlarımız değerlendirilmemiştir. Mahkemece bu hususları göz önünde bulundurulmayıp müvekkil alacaklının aleyhine karar verilmiştir. Davanın başından itibaren kötü niyetli hareket eden kimseyi tabiri caizse ödüllendirerek, haklılığımızın sabit olduğu dosyada aleyhimize vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesi hukuka aykırı olup " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava , alacak talebine ilişkindir.Uyuşmazlık; somut olayda, davalının, dava dışı üçüncü kişiden olan alacağı için davacıya yönelttiği haciz tehdidi altında, davacının dosya borcunu yatırması nedeniyle zenginleşenin alacaklı olan davalı mı yoksa dava dışı borçlu mu olduğu noktalarındadır.Davanın dayanağı olan Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı ... Barkod şirketinin alacaklı, diğer davalı ... şirketinin borçlu olduğu görülmektedir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacı tarafça , haciz baskısı ile ihtirazi kayıtla n 47.285,39 TL'nin █████/2022 tarihinde ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece yargılamada alınan ,Genel Muhasebe ve İcra Bilirkişisi heyeti tarafından düzenlenen raporda; inceleme gününde davalı şirketlerden takip alacaklısı ... Barkod incelemeye iştirak ettiğini ve 2021 ve 2022 yılına ait ticari defterlerini ibraz ettiğini, davacının ise bilahare Sayın Mahkemeye 2020 yılına ait fiziki defterleri 2021 yılına ait elektronik defter kayıtlarını da USB belleğe kayıtlı şekilde ibraz ettiğini, ancak USB bellekte sunulan 2021 yılı defter verilerinin görüntülenebilir formatta olmadığının görüldüğünü, ibraz olunan 2020 yılı fiziki defterlerinde davacı şirketin gerek davalı takip borçlusu ... ve gerekse takip alacaklısı ... Barkot ile mal/hizmet alımının borç alacak ilişkisinin olmadığının görüldüğünü, davalı takip borçlusu... incelemeye iştirak etmediğini, ticari defter, kayıt ve belge ibraz etmediğini, incelemeye iştirak eden davalı takip alacaklısı ...'in davacı şirket ticari ilişkisinin olmadığını, davalı takip borçlusu şirket ile ticari ilişkisi olduğunu, 31.12.2022 tarihli kapanış kaydına göre takip alacaklısı şirketin davalı takip borçlusu ...'dan 213.733,16TL alacaklı olduğu görülmediğini, davalı ... takip alacaklısı olduğunu takip borçlusu aleyhine 2022 yılında icra takibi başlattığını ancak davacı şirketin sunduğu ticari defterlerin 2020 ve 2021 yılına ait olduğunu, 2021 yılına ait defter kayıtların formatının görüntülenebilir olmadığını, 2022 yılına ait defterlerin de ibraz edilmediğini bu nedenle icra takibi 2022 yılında başlatılmış olduğu dikkate alınarak davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ait elektronik defter kayıtlarının ve beratlarının görüntülenebilir formatta (pdf veya excell) sunulması gerektiğini, ticaret odasından gelen cevabi yazılara göre davacı şirketin yetkilisi ..., davalı şirketin yetkilisi ... olduğunu, SGK'da gelen dökümlere göre ise ... icra takibinin başlatıldığı dönemde davacı şirketin çalışanı olduğunu, bu kişinin 23.05.2017 - 31.05.2018 tarihleri arasında takip borçlusu ...'da da çalışmış olduğunun görüldüğünü, dosyasına sunulan tahsilat makbuzlarına göre, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 47.285,39 TL'sını 02.08.2022 tarihi Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına, 20,00 TL + 17.691,91 TL + 29.573,48 TL olarak ödemiş olduğunun tespit edildiğini, somut olay bakımından organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için ileri sürülen tek gerekçe olan davacı şirket yetkilisi ...'ın davalılardan asıl borçlu ...'de takibin başlatılmasından yaklaşık 4 sene evvel çalışmış olmasını, organik bağ kurularak borçtan sorumlu olmayan davacıya müracaat için yeterli görülüp görülemeyeceği hususunda takdirin mahkemede olduğunu, eğer Mahkeme organik bağ için bu tek gerekçeyi yeterli görecek ise davacı tarafından yapılan ödemeyi istirdata konu edebilmesi mümkün olamayacağını, Mahkemenin aksi kanatte olması halinde arada bir organik bağ söz konusu olamayacağı için, borçtan şahsen sorumlu olmayan davacının cebri icra tehdidi altında ifa etmiş olduğu ödemeyi talep etme hakkının olacağını bildirmişlerdir.Bilirkişisi heyeti tarafından düzenlenen ek raporunda; ön raporda belirtildiği üzere Bakırköy 15.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 20,00 TL + 17.691,91 TL + 29.573,48 TL= 47.285,39 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle dosya kapak hesabının 44.965,39 TL-47.285,39 TL=-2.320,00 TL tespit edildiğini, Mahkemece yapılacak hukuki değerlendirme neticesinde, Mahkemenin kanaati davacı şirket ile davalı şirket arasında bağın olmadığı ve dolayısıyla davacı hakkında yapılan haczin uygun olmadığı kabul edilmesi halinde, icra dosyası kapsamında davacı tarafından ödenen toplam 47.285,39 TL'nin iadesi (istirdadı) istenebilecek tutar olarak tespit edildiğini bildirmişlerdir.Dosyadaki deliller itibarıyla ;davalı ... Barkot şirketinin takip alacaklısı, davalı... şirketinin takip borçlusu olduğu, davacı şirketin adresinde organik bağ iddiasıyla haciz işlemenin yapıldığı, davacı şirket yetkilisi olan ...'ın davalı borçlu ... şirketinde 2017-2018 arasında bir yıl çalıştığı, yine davacı şirket ile davalı ... şirketlerinin çalışanlarına bakıldığında ... haricinde ...'ın her iki şirkette de çalışmasının olduğu bunun dışında, şirket merkezi, yöneticiler ve çalışan kişiler bakımından herhangi bir bağın olmadığı, ticari defter ve belgelerin incelenmesiyle de taraflar arasında bir organik bağın tespit edilemediği yönündeki gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Bu durumda ,davacı şirket ile icra dosyasında borçlu şirket arasında organik bağ bulunmadığından, davacı şirketin icra dosyasına, kendisiyle ilgisi bulunmayan asıl borçlu şirketin borcunu ödemiş olduğu açıktır.Davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edileceğinden , uyuşmazlığın çözümü açısından sebepsiz zenginleşenin kim olduğunun tespiti önem kazanmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2022 tarihli 2022/3-80 E. ████████ K. sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2021 tarihli ve 2017/(23)6-868 E., █████████ K. sayılı ilamında açıklanan hususlar da dikkate alındığında ; Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı açıktır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur. Somut olayda da, yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve bu hususu da haciz tutanağında açıkça belirterek yatırmıştır. Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir.Mahkemece de, bu gerekçeler ile karar verilmiş olup, yerel mahkemenin ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığı , davacı ile davalı -borçlu şirket arasında organik bağın bulunmadığı ,bu sebeplerle verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı ... Barkod vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalı ... Barkod vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davalı ... Barkod'dan alınması gereken 3.230,06 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 807,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.422,55 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,(Harç tahsil müzekkerelerinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenler ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026