Anahtar kelimeler: Muhammed Bam Cismani Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Mahal Katip Bursa

T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
: ..
BAŞKAN
: ..
ÜYE
: ..
ÜYE
:..
KÂTİP
: ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:..
KARAR NO
: ..
KARAR TARİHİ
: █████/2022
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2023 (Davalı Muhammed)
DAVACI
: Ö..
VEKİLİ
: Av...
DAVALI
: 1 ..
VEKİLİ
: Av...
İHBAR OLUNAN
: 1 ..
VEKİLİ
: Av...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dilekçesinde, davalı sevk ve idaresindeki .. plakalı aracın 01.01.2017 tarihinde dava dışı .. .. ’ın sürücüsü olduğu ve patlayan
lastiği değiştirilmek üzere kenara çekilen .. plakalı araca arakadan çarparak davacının
yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olay nedeni ile .. 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ..
Esas sayılı davasının açıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından aracın ZMMS ile sigortalı olduğunu,
davacının 01.01.2017-12.09.2017 tarih aralığında yaklaşık 9 ay çalışamadığını, %19 maluliyetinin
belirlendiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 18.883 TL. ödeme yapıldığını belirterek fazlaya
ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500. TL. geçici iş göremezlik, 500.TL. bakıcı, 500 TL. kalıcı
maluliyet olmak üzere 1.000. TL. maddi tazminatın tüm davalılardan, 25.000.TL. manevi
tazminatın davalı sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar
verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; davanın 235.876,00 TL üzerinden kabulüyle, davalı için kaza tarihi olan 01.01.2017, sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .. .. Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; 16 L 9850 plakalı aracın
22.10.2016-2017 tarihleri arasında davalı şirkette .. numaralı Karayolları
Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıya kaza
nedeni ile poliçe kapsamında 20.06.2018 Tarihinde 18.883 TL ödeme yapıldığını, başkaca
sorumluluğun kalmadığını, kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından
belirlenmesi gerektiğini, müteveffa kaydi gelirinin esas alınabileceğini, sigortalı kusurunun
belirlenmesinin gerektiğini, poliçe nedeni ile doğabilecek sorumluluk halinde hesaplamaların TRH
2010 yaşam tablosu ve 1,8 faizle aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, kaza nedeni ile
davacıların elde ettiği gelirlerin nazara alınması gerektiğini, müteveffanın koruyucu malzeme
kullanmamasının nazara alınması gerektiğini, dava tarihinden ve yasal faiz talep edilebileceğini
belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .. .. vekili beyan dilekçesi ile, kazada davacının ve dava dışı
araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalının kusuru bulunmadığını, taleplerin fahiş olduğunu
davalının kendisini ancak geçindirebildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 235.876,00 TL'nin davalı Muhammed Sevimli yönünden kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Muhammed Sevimli'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı .. .. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; Mahkemece hesap bilirkişisince davalının kusurunun %75 oranında olduğunun belirlendiğini, bu kusur oranına itiraz ettiklerini, kusurun tamamının davacıda olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu raporları arasında kusur oranı farkı bulunduğunu, hesap bilirkişisinin davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü Ercan Karakaş'ın kusurundan da davalı Muhammed Sevimli'yi sorumlu tuttuğunu, davalının % 75 kusurlu olduğunun belirtildiği kusur raporuna itiraz ettiklerini, kazanın oluşunda davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü dava dışı Ercan Karakaş'ın da % 50 oranında kusurlu olduğunu ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı bu şahsın kusurunun da müvekkili davalıya yükletilmesinin hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davalı müvekkilinin yaşanan kazada kusurunun bulunmadığını manevi tazminat şartları oluşmadığı halde manevi tazminata hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiş ve ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, davanın kabul edilmesi halinde ise % 25 kusur oranı dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .. Sigorta A.Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan maluliyet raporunun yürürlükten kaldırılan yönetmeliğe göre düzenlendiği, buna ilişkin itirazlarının gerekçelendirilmeden reddedildiği, kusur oranlarının hatalı tespit edildiği, kaza tespit tutanağında davacının da kusurlu olduğunun tespit edildiği, poliçe tanzim tarihi itibarı ile geçici iş görmezlik tazminatı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin iş bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiği, Anayasa Mahkemesi kararı sonrası yapılan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurulunca da hesaplama tekniğinin hatalı olduğu, TRH tablosu ve progresif rant yöntemiyle teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın kabul edilemeyeceği, 04.12.2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan genel şartlar ekinde de sürekli sakatlık yönünden yapılacak hesaplamanın progresif rant yöntemine göre değil, dönem başı ödemeli tam hayat anüitesi ile hesaplanacağının düzenlendiği, bununla birlikte hesaplamalarda esas alınacak iskonto oranının da %1,65 olacağı, hükme esas alınan hesaplamada ise aktüeryal yöntem ve teknik faizin uygulanmadığı, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun hesaplama yapılması, aksi takdirde 04.12.2021 tarihli genel şartlara uygun hesaplama yapılması gerektiği, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:
Dava, trafik kazasından ötürü maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kusur durumuna ilişkin istinaf istemi değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamına, olaya ilişkin ceza dosyasındaki delillere, mahallinde yapılan keşif ve alınan raporlara göre, davalının kullandığı araçla davacıya çarptığı kazanın oluşumunda az da olsa kusurlu olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davalı .. .. ’nin dava dışı kişinin kusurundan sorumlu olmadığına ilişkin istinaf istemine gelince;
6098 sayılı TBK.'nın 61 ve 62. maddeleri ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK.'nın 162. ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.
Dosyadaki mevcut ATK dan alınan kusur raporunda davalının %25 kusurunun olduğu alaşılmakla, dava dışı kişinin de kusurunun olması, davacıların zararından davalının sorumluluğunu müteselsil borçlululuk hükümlerince azaltmadığı ya da kaldırmadığı, dava dışı kişinin kusurunun davalı ile aralarında ileride görülecek rücu davasında tartışılmasının mümkün olması nedeni ile bu hususa ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).
Dava konusu kaza tarihi 01.01.2017 olup, yerel mahkemenin kararına esas maluliyet raporu Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, anılan raporda yönetmelik tarihinin maddi hata olarak hatalı yazılmasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla bu husustaki davalı sigorta şirketinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin talep edebileceği (efor tazminatı) tazminat türüdür. Geçici iş göremezlik zararı; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebilecektir. 6098 Sayılı TBK 54 maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararları da bu kapsamdadır.
Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı KTK 90 maddesi gereğince, sigortacının sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı KTK 92 maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi sorumlu tutulabilecektir. 2918 Sayılı KTK 98 maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu ileri sürülmüş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı KTK 98 maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmadığından davalı sigorta şirketinin geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıkları yolundaki istinaf istinaf isteminin reddi gerekmiştir (Yargıtay 17 HD ██████████ E- ████████ K sayılı ilam).
6098 Sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, davacının yaralanmasının derecesi, kazada kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 4721 sayılı MK 4 maddesi birlikte değerlendirildiğinde adı geçen davacı lehine hükmedilen manevi tazminat yerinde olup, buna ilişkin istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı Muhammed Sevimli vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- .. 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve.. sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı .. .. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 16.932,41.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 900,00.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 16.002,41.-TL istinaf karar harcının davalı .. .. alınarak hazineye gelir kaydına,
3- Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
..
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye-...
...
Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!