Anahtar kelimeler: Atıştırmalık Konusumarka Alkolsüz Dünyanın İçecek Davadadavacı Yiyecek Suları Patent Sektöründe

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVADA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dünyanın en büyük atıştırmalık yiyecek şirketi ve aynı zamanda .... büyük alkolsüz içecek şirketi olduğunu, müvekkilinin ... gibi markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olup, atıştırmalık yiyecek ve içecek sektöründe Türk tüketicisi tarafından en çok tercih edilen ürünler olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresinin 32. sınıfta "Maden suları, kaynak suları, sofa suları, sodalar; sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar; enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri." için kendi adına tescil edilmesi talebi ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... sayılı başvuruyu yaptığını, davalının davaya konu marka tesciline dayanarak davacının başvurusuna itiraz ettiğini ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde itiraz sürecinin halen devam ettiğini, davalının davaya konu ... say ile tescilli "..." markasının tescilli olduğu 32. sınıftaki ürünler bakımından 5 yıl kesintisiz olarak ve ciddi şekilde kullanılmadığını, markanın en önemli işlevinin farklı işletmelere ait mal ve hizmetlerin birbirinden ayırt edilmesi olduğu için, ancak markanın kullanılmasıyla bu işlevin yerine getirilebileceğini ve aynı zamanda markanın, tescilli olduğu her sınıfta kullanılması gerekeceğini, aksi halde, bazı sınıflar bakımından markanın tescil kütüğünü işgal ettiğini belirterek, davalıya ait ... sayı ile tescilli ... ibareli markanın kullanılmamadan dolayı iptaline ve markanın sicilden terkinine, davalıya ait ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin ..... sayı ile "..." markasının 32. sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar (arpa mayası, şerbetçi otu özü v.b.) mal ve hizmet" sınıfında tescil ettirmiş ve tescil tarihinden bu yana markayı işbu mal ve hizmetler alanında kullanmakta olduğunu, müvekkili olan şirketin ... biralarının üretimini de gerçekleştiren ...'na bağlı şirket olduğunu, şirketin, Türkiye, Rusya, Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu'dan oluşan, geniş bir coğrafi alanda bira, malt ve alkolsüz içecekler üretmekte ve pazarlamakta olduğunu, davaya konu markayı ise kendi faaliyet alanı olan "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar (arpa mayası, şerbetçi otu özü v.b.) mal ve hizmet" sınıfında almış olduğunu, Davacı şirketin ise dava dilekçelerinde belirttikleri üzere dünyanın sayılı büyük atıştırmalık yiyecek şirketi ve aynı zamanda ikinci ... şirketi olduğunu, müvekkili olan şirket ile faaliyet alanları tamamen farklı olmakla birlikte davacı tarafından TürkPatent nezdinde yapılan ... sayılı başvurunun 32. sınıfta "Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar; sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar; enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri" mal ve hizmet alanında yapılmış olduğundan davacı aleyhine müvekkili tarafından, sicil işgali söz konusu olmadığından işbu davanın açılmasında davacının hiçbir hukuki yararının bulunmadığı ve davanın reddinin gerekmekte olduğunu, Müvekkili olan şirket ile "..." markası ile ilgili olarak dava dısı ... arasında protokol mevcut olup, işbu davanın taraflar arasındaki (davacı, ...'dan enerji içeceğini satın aldığını belirterek ) protokole aykırılık arz etmekte olup kötüniyetle açılmış bir dava olduğunu, ...’ın ....... bir is adamı olup, ... ......içeceğinin yaratıcısı olduğunu, ... ürünleri 30'dan fazla ülkede belirli marketlerde 30'dan fazla lezzette satışa sunulmakta ve 2009 yılından bu yana ...nun ... ile .........'da bir dağıtım anlaşmasının bulunmakta olduğunu, ... .......’nin ...... yılından beri dağıtımının .......aracılığıyla gerçekleştirilmekte olduğunu, ... enerji içeceklerinin ... bünyesinde bulunmakta olduğunu, Müvekkili olan şirket ... A.. ile ........ içeceklerinin sahibi olan dava dis ... arasında 02.11.2012 tarihinde "..." ve "..." markaları ile alakalı olarak bir protokol imzalanmış olduğunu, işbu protokol gereğince ..., işbu protokolün imza tarihinden itibaren en geç 7 gün içerisinde, ... adına TPE nezdinde ....... sayılı "..." ve ...say ile kayıtı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemleri ile .....06.2012 tarihinde ........Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan ve 2012/.... E. dosya numarası ile derdest olan davadan feragat etmeyi ve sonrası bununla ilgili başkaca bir zarar iddiası ya da herhangi bir nam altında başkaca talebi olmayacağını ve işbu feragat işlemi ve işlem sonuçları ile ilgili olarak avukatlık ücreti ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere her türlü masraf veya sair ödemeyi bizzat yapacağını, ...'ten işbu dava ile ilgili olarak herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, bu protokolün davacı yanı da bağlayacağını, bu gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN ANADOLU 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin; ........ atıştırmalık yiyecek şirketi ve aynı zamanda ....büyük alkolsüz içecek şirketi olduğu. Müvekkilinin çok tanınmış, ... gibi markaları TPMK nezdinde tescilli olup atıştırmalık yiyecek ve içecek sektöründe Türk tüketicisi Tarafından en çok tercih edilen ürünlerden olduğunu. Davacının ...ibaresini 32. Sınıfta tescili için ... sayılı dosyası ile TPMK' ya başvurduklarını başvurunun davalıya ait ...numaralı markası ile dava dışı İstanbul Anadolu l FSHM'nin 2022/... Esas sayılı dosyasına konu ...... numaralı ... markaları sahiplerince itiraz edildiği davalının davamıza konu markayı 5 yıllık yasal süresi içerisinde Türkiye' de ciddi biçimde kullanmadığının tespit edildiğini bu sebeple markanın iptaline karar verilmesini talep ettiği ayrıca birleştirme talep etmiştir.Davacı vekili █████/2022 tarihli dilekçesi ile, İstanbul ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/... Esas sayılı dosya dava açıldığını, davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanca davacının faaliyet alanına dahil 32. sınıfta yer alan ürünler bakımından müvekkil şirketin sicili işgal ettiği iddia edilmekte ise de, işbu durum külliyen asılsız olduğunu, davalı şirketin ...sayı ile "..." markasını 32. Sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatların (arpa mayası, şerbetçi otu özü v.b.) mal ve hizmet" sınıfında tescil ettirmiş ve tescil tarihinden bu yana markayı işbu mal ve hizmetler alanında kullandığını, marka iptali talebinde bulunacak kişinin, markanın iptalinde hukuki menfaati bulunması gerektiğini, markanın iptal hallerinden kullanmama hali söz konusu olduğunda “ilgili kişiler” kavramına, markaya konu işareti kendi adına tescil ettirmek yahut kullanmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, markanın iptalini talep edebilecek kimseler olarak dahil olabileceğini, davacı şirketin alkollü içecek üretmemekte olup üretmediği ve fakat müvekkili şirketin iştigal alanında aldığı markanın iptalini talep etmesinin iyiniyetli olmadığının sabit olduğundan mk 2'ye aykırı davanın reddi gerektiğini, mal ve hizmet alanları farklı olsa dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket ile "..." markası ile ilgili olarak dava dışı ... arasında protokol mevcut olup, işbu dava taraflar arasındaki (davacı, ...'dan enerji içeceğini satın almıştır) protokole aykırılık arzetmekte olup kötüniyetle açılmış bir dava olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil şirketi ... a.ş. ile ... enerji içeceklerinin sahibi olan dava dışı ... arasında 02.11.2012 tarihinde "..." ve "..." markaları ile alakalı olarak bir protokol imzalandığını, işbu protokol gereğince; ..., işbu protokolün imza tarihinden itibaren en geç 7 gün içerisinde, ... adina TPE nezdinde ... sayılı “...” ve ...sayı ile kayıtlı “...” ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemleri ile 26.06.2012 tarihinde Bakırköy Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan ve ████████ E. dosya numarası ile derdest olan davadan feragat etmeyi ve sonrası bununla ilgili başkaca bir zarar iddiası ya da herhangi bir nam altında başkaca talebi olmayacağını ve işbu feragat işlemi ve işlem sonuçları ile ilgili olarak avukatlık ücreti ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere her türlü masraf veya sair ödemeyi bizzat yapacağını, ...’ten işbu dava ile ilgili olarak herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiğini beyanla,Davanın daha önce feragat nedeniyle kesin hüküm olmasından dolayı usulden ve ayrıca esastan reddine, Haksız ve hukuka aykırı verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dava ve birleşen dava hukuki niteliği itibariyle tescilli markaların SMK'nın 9. Maddesi gereği kullanılmaması dolayısıyla iptaline talebinden ibarettir. .....Yukarıda ifade edildiği üzere SMK'nın 9. Maddesine göre tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmayan markaların iptaline karar verileceği düzenlenmesi karşısında ve davacı tarafın ihtilaf konusu markayı aynı / benzer sınıflarda kullanma iradesinde olduğu, bu irade dikkate alındığında davacının davayı ikame etmekte hukuki menfaatinin var olduğu, markaların tescilinden sonraki dönemde fiilen kullanılması gerektiği, markayı, 14. maddedeki şartlar dairesinde kullandığını ispat yükü marka sahibinin üzerinde olduğu, marka sahibi, gerekirse ticari defter ve belgelerini ibraz ederek bir markayı kullandığını ispatlaması gerektiği, davalı tarafa ait markaların 2003 yılında tescil edildikleri, davalı tarafın tescil tarihinden sonra dava konusu ... kod numaralı ... ve görselini ihtiva ve ... kod numaralı, görselini ihtiva eden ...markaların tescilli olduğu 32. sınıftaki emtialar bakımından ciddi ve kesintisiz olarak kullanıldığına dair bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, yine davalı tarafa ait ticari defterlerde sunulan haliyle davalının dava konusu markaları tescilli oldukları sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden kesintisiz olarak kullandığını ispat edemediği kabul edilmiş ve asıl dava ile birleşen davanın kabulüne" karar verilmiştir Davalı/Birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel Mahkeme dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda Müvekkilİ Şirketin tescilli markasının 32. Sınıfta kullanılmadığına kanaat getirilmişse de, Müvekkili şirketin .... tescil numarası ile "..." markasını ve birleşen davadaki ...tescil numarası ile "..." markasını 32. Sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar (arpa mayası, şerbetçi otu özü v.b.) mal ve hizmet" sınıfında tescil ettirdiğini ve tescil tarihinden bu yana markayı işbu mal ve hizmetler alanında kullandığını, Müvekkili şirketin ... biralarının üretimini de gerçekleştiren ...'na bağlı şirkett olduğunu, Davaya konu markayı ise kendi faaliyet alanı olan "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar (arpa mayası, şerbetçi otu özü v.b.) mal ve hizmet" sınıfında aldığını, Davacı şirketin ise alkolsüz içecek şirketi olup, işbu davanın açılmasında davacının hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, davacı şirket alkollü içecek üretmemekte olup üretmediği ve fakat müvekkili şirketin iştigal alanında aldığı markanın iptalini talep etmesinin iyiniyetli olmadığını, -Müvekkili şirket ile "..." markası ile ilgili olarak dava dışı ... arasında yer alan protokolde, Davacı, ...'dan enerji içeceğini satın almış olduğundan protokolün davacıyı da bağladığını, taraflar arasında imzalanmış olan protokol uyarınca TPE nezdinde ...... sayılı “...” ve ...sayı ile kayıtlı “...” markalarının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemleri ile .....06.2012 tarihinde Bakırköy Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi ████████ E. Dosya numarası ile ... tarafından açılan davadan feragat edildiğini ve Protokol'de de belirtildiği üzere ...'in “...” ve “...” markalarına itiraz etmeyeceği hüküm altına alındığını, protokol üzerine feragat üzerine mahkemenin verdiği karar kesin hüküm niteliğinde olduğundan davacının aynı davayı tekrar açmasının Protokole ve kanuna aykırı olduğunu, sözleşme 2012 tarihinde imzalanmış olmakla sözleşmenin imzalanmış olduğu ... enerji içeceklerinin kurucusu ... ile ... arasında söz konusu ürünün dağıtımı konusunda 2009 yılından beri anlaşma bulunmakta olup, 2020 yılında ... tarafından tamamen satın alındığını, ... şirketinin işbu sözleşmeden haberi olmama ihtimali bulunmamakta olup işbu durum basiretli tacir ilkesine dahi aykırı bir durumken dünya çapında en büyük şirketlerden biri olan davacının böyle bir protokol ve marka ile alakalı böyle bir sözleşmeden haberinin olmaması ihtimali bulunmadığını, ... ... içeceklerini temsilen bu sözleşmeyi imzalamış olup daha sonrasında şirketin ...ya geçmesiyle birlikte artık sözleşme ... şirketini de bağladığını, ticari işletmenin devri ile birlikte, işletmeye daimi olarak tahsis olunan tüm unsurların devralana geçeceğini, 2012 imza tarihli protokolde yer aldığı üzere markanın iptali konusunda müvekkiline dava açılmış olup taraflar arasında aynı uyuşmazlık sebebiyle açılan işbu davanın kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin markalarının mal ve hizmet sınıflarını incelemeden, sicil iştigali olup olmadığı hususu değerlendirilmeden direkt marka iptal bakımından incelenen davanın görüldüğü üzere mal ve hizmetler konusunda ayniyet taşımadığından ve sicil iştigali söz konusu olmadığından Yerel Mahkeme tarafından aleyhe verilen kararının ortadan kaldırılarak davanın tümden reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/Birleşen davada davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... ibaresinin 32. Sınıfta tescili için kendi adına tescil edilmesi talebi ile TürkPatent nezdinde ... sayılı başvuruyu dosyaladığını, davalının davacının başvurusuna itiraz ettiğini bu nedenle davaya açmakta hukuki yararı bulunduğunu, davalı aslında kendi markaları ile müvekkilinin markasının kapsamının benzediğini düşünmekte ve müvekkilinin tescil hakkına engel olmaya çalıştığını, dava kapsamında, davalıya ait markalar kullanılmadıkları halde markalar sicilini haksız ve gereksiz yere işgal ettiğini, hazırlanan bilirkişi raporunda davalıya ait söz konusu markanın 5 yıllık süre içerisinde kullanılmadığı tespit edildiğini, davaya konu "..." markası ile ilgili olarak dava dışı “...” ile davalı şirket arasında protokol mevcut olduğunu, işbu davanın anılan taraflar arasındaki protokole aykırılık arz etmekte olduğunu, bu nedenle kötü niyetle açılmış bir dava olduğunu ileri sürmüş olduğunu, Davalı tarafından, dava dışı ... ile yapılan sözleşmeler sonucunda dava dışı şahısın ...sayı ile kayıtlı “...” ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemleri ile 26.06.2012 tarihinde .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan ve 2012/.... E. dosya numaralı davadan feragat ettiği ileri sürdüğünü, feragat eden şahıs ile müvekkili şirketin hiçbir bağlantısı bulunmadığını, Müvekkilinin portföyünde mevcut bulunan ... markasını ... ..........şirketinden devraldığını ve bu itibarla ...sayı ile kayıtlı “...” ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemleri ile 26.06.2012 tarihinde .....Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan ve 2012/.... E. dosya numaralı davadan feragat eden şahıs ile bu şahsın fiilleri hakkında bilgi sahibi olmasına imkân olmadığını, müvekkilinin marka devrinden önce imzalanmış bir sözleşme nedeniyle kullanmamadan dolayı iptal davası açmasına ilişkin hakları kısıtlanamayacağını, eğer davalı müvekkilinin bu sözleşmede külli halef olarak bağlı olduğunu düşünüyor olsa idi işbu sözleşme kapsamında müvekkilinin marka başvurusuna itirazda bulunmaması gerekeceğini zira sözleşmenin 3. maddesinde ... isimli şahsın başvurularına itiraz edilmeyeceği davalı tarafından taahhüt edildiğini, Davalının davaya konu marka tesciline dayanarak müvekkilinin başvurusuna itiraz ettiğini, Davalının beyanlarına göre ile 2021/...... E. sayılı dava, anılan markanın hükümsüzlüğü talepli olduğuna göre farklı hukuki dayanaklara göre dava açıldığını, işbu davada davanın konusu markanın iptali olduğunu, davalı tarafa ait markaların 2003 yılında tescil edildikleri, davalı tarafın tescil tarihinden sonra dava konusu ... kod numaralı ... ve görselini ihtiva ve ... kod numaralı, görselini ihtiva eden ...markaların tescilli olduğu 32. sınıftaki emtialar bakımından ciddi ve kesintisiz olarak kullanıldığına dair bir delilin dosyaya ibraz edilmediğini, davalı tarafın istinaf başvurusundaki tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Asıl davada, davalı adına tescilli ... tescil numaralı ...markasını 32. Sınıftaki ürünler bakımından 5 yıl kesintisiz olarak ve ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığı, bu nedenle iptaline karar verilip verilemeyeceği, davalının dava dışı şahısla yapmış olduğu sözleşme nedeniyle davacının iptal davası açıp açamayacağı, bu sözleşmenin davacıyı bağlanıp bağlamadığı noktasında toplandığı,Birleşen davada, davalı adına tescilli ... tescil numaralı ...markasını 32. Sınıftaki ürünler bakımından 5 yıl kesintisiz olarak ve ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığı, bu nedenle iptaline karar verilip verilemeyeceği, davalının dava dışı şahısla yapmış olduğu sözleşme nedeniyle davacının iptal davası açıp açamayacağı, bu sözleşmenin davacıyı bağlanıp bağlamadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.TPMK kayıtlarında, ... tescil numaralı "..." markasının 32. Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden ve ... tescil numaralı "..." markasının 32. Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden koruma altında bulunduğu ve davalı şirket adına tescilli oldukları görülmüştür. Mahkemece davalı tarafça sunulan kayıt ve belgeler dikkate alınarak 01.09.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış, alınan raporda; Davalı ... Şirketi İstanbul Ticaret Odasında ....02.1966 tarihinde ... Sicil numarası ile tescil edilerek faaliyetine başlamıştır. Şirketin Çalışma Konusu; Faaliyet konusunun aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir: Malt ve bira üretim ile ilgili ve bu üretim ile ilgili olmak üzere bira mayası, malt hülasası, küspe, karbondioksit gazı, buz ve diğer her türlü meşrubat, yemlik arpa ve diğer ikincil ürünler plastik bira ve meşrubat kasaları ve plastik ürünlerin üretim ve satış ile kanun ve kararnameler çerçevesinde her türlü ticari ve sınai malların ithalatını ve ihracatını yapmak ve 24.05.2013 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında yazılı işler şeklinde Olduğu,Tarafımıza Davalı tarafından İncelenmesi istenen 2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait fatura görülmediğinden tespit yapılamadığı, Davalı adına tescilli olan dava konusu markaların tescilli olduğu 32. Sınıftaki emtialar üzerinde ciddi ve kesintisiz kullanımının ispat yükü üzerinde olan davalı yan tarafından ortaya konulamaması nedeni ile dava konusu ... kod numaralı ... ve görselini ihtiva ve ... kod numaralı, görselini ihtiva eden ...markaların tescilli olduğu 32. sınıftaki emtialar bakımından ciddi ve kesintisiz olarak kullanılmaması nedeni ile iptal koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği yönünde rapor ibraz edilmiştir. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesinde " Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen "ciddi kullanımın" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Markayı kullanma yükümlülüğü ile marka sicilinin kullanılmayan markalardan arındırma , marka stoku ve ticaretini engelleme amacını güttüğü anlaşılmaktadır.SMK madde 9'da marka kullanılmama sebebiyle iptali edilebilmesi için haklı bir sebep olmaksızın tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmamış veya kullanımına beş yıl ara verilmiş olması gerektiği düzenlenmiştir.Ciddi biçimde kullanımdan bahsedebilmek için en öncelikli kriter markanın kullanım yoğunluğu ve markadan elde edilen ekonomik yarardır. Markanın sadece birkaç defa ambalajlara basılması veya az sayıda bastırılan broşürlerde kullanılması gibi kullanım süresi ve etkisi sınırlı, hatta göstermelik denebilecek kullanımlar SMK md.9 anlamında ciddi kullanım teşkil etmez. Markanın ciddi kullanımı belirlenirken markanın kullanım şekli, kapsamı, süresi gibi objektif kriterlerden hareket edilmelidir. Marka sahibi markasını aynı mal veya hizmeti üreten teşebbüslerin oluşturduğu piyasada farklı bir yer edinmek veya yeni bir mal veya hizmet piyasası oluşturmak biçimde kullanmışsa ciddi bir kullanımdan söz edilebilir.Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanması gerekmektedir.Somut olayda, dava konusunun davalı adına tescilli markanın kullanılmamama sebebi ile iptali davası olduğu,davalı tarafından ,Davacının, ... ibaresinin 32. Sınıfta “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar; sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar; enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri." için tescil talebi ile TürkPatent nezdinde ... sayılı başvuruda bulunduğu, davalının davacının başvurusuna itiraz ettiği, TürkPatent nezdinde 19.09.2022 tarihinde itirazın reddine karar verildiği, davacının yapmış olduğu marka başvurusuna itiraz etmesi nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu bu konudaki istinaf isteminin yerinde bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafça, Davacı şirketin ise alkolsüz içecek şirketi olduğu, ürünlerin aynı olmadığı iddia edilmiş ise de,yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gerektiği, 32. Sınıfın tüm içecekler yönünden tescilli olduğu, alkollü alkolüz içecek ayrımının tescil sınıfı olarak ayrı tutulmadığı, bu konudaki istinaf isteminin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davaya konu "..." markası ile ilgili olarak dava dışı “...” ile davalı şirket arasında protokol mevcut olduğu ileri sürülmüş ise de, protokolün sadece tarafları bağlayacağı, davacının dava açma hakkının kısıtlanamayacağı, markanın kullanıldığını ispat yükünün davalı taraf üzerinde olup davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerektiği, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan malların menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı dosya kapsamında ispatlanamadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2022/.... E. 2023/.. K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava ve Birleşen dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00+732,00=1.464,00 maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 855,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 608,80-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026