Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar İstemli Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Kurul Üye

T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A..HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: ..KARAR NO
: ..BAŞKAN
: ..ÜYE
: .ÜYE
: ..KATİP
:..İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .. 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2..KARAR NO
:..KARAR TARİHİ
: █████/2022İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2022DAVACI
: O..VEKİLİ
: Av. ..DAVALI
: ..VEKİLİ
: Av...DAVANIN KONUSU
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin .. Organize Sanayi Bölgesinde ticari faaliyet yürüttüğünü, müvekkilinin katılım bedeli olarak 525.000,00 $ ödeme yaptığını, 2000 yılında 105.000 m³/gün kapasiteli arıtma tesisinin işletmeye alındığını, akabinde davalı tarafça kapasite artışı yapılarak mevcut arıtma tesisi kapasitesine 105.000 m³ daha ekleme yapıldığını, davalı tarafça herhangi bir ön bilgilendirme yapılmaksızın ve müvekkilin rızası alınmaksızın uygulamaya alınan debi paylarının kısıtlanması ve kısıtlı kullanımın aşılması halinde ek ödeme yapılması gerektiğine ilişkin 02.04.2020 tarihli kararının hukuka aykırı olduğunu, davalının müvekkilin rızası dışında tek taraflı olarak verilen Yönetim Kurulu kararı ile, müvekkil şirketin atıksu kullanım kotasının ; üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine ve sanayi bölgesinde faaliyet gösteren işletme sayılarında ve yatırımlarında herhangi bir azalma olmamasına rağmen, orantısız bir şekilde azaltılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın müvekkilinin müktesep hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, katılımcıların yatırımları ile kurulmuş olan atık su arıtma tesisinden İnegöl Belediyesi'nin haksız yararlanmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından müvekkiline tahsis edilen 11.000 m³ atıksu debi kullanım kotasının, herhangi bir dayanak olmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak ve yine davalı yan tarafından orantısız bir şekilde düşürülmesinin müvekkilinin kazanılmış haklarını ihlal ettiğini beyanla süresiz olarak müvekkiline tahsis edilen 11.000 m³ debi atıksu kullanım kotasının düşürülmesine yönelik davalının 02.04.2020 tarihli haksız ve hukuka aykırı kararın iptali talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, yetkili mahkemenin .. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacı şirketin aktif husumetinin bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu arıtma tesisinin İnegöl OSB tüzel kişiliği ve İnegöl Belediyesi'nin ortak ödedikleri bedeller ile 2001 yılında devreye alındığını, 2008 yılında yine belirtilen kurumlarca ortak ödenen bedellerle kapasitesinin 130.000 m3'e çıkarıldığını, İnegöl OSB tüzel kişiliğinin arıtma için ödediği bedelin OSB Yönetmeliği'nin 66. Maddesinin 6. Fıkrasına göre katılımcıların tamamının %25'ini, parsel büyüklüğüne göre %75'inin de yönetim kurullarınca belirlenecek debi ve kirlilik yüküne göre katılımcılardan tahsil edileceğini, davacı şirketin İnegöl OSB Yönetimi tarafından kendilerine önceden yapıldığını iddia ettiği 11000 m3/günlük debi/kota tahsisi tamamen gerçek dışı ve hayali olduğunu, sadece davacı şirket ile değil 71 katılımcıdan hiçbiri ile debi tahsisi kullanım kotası, kullanım sözleşmesi yapılmadığını, davacı şirket tarafından bu iddia ile ilgili hiçbir belge sunulmadığını, bu nedenle olmayan bir kotanın iade edilerek eski hale getirilmesinin talebi her türlü dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirket yetkilisi Sidar Karakoç'un █████/2019 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile kendilerine tahsis edilen 5050 m3\günlük tahsise herhangi bir itirazlarının olmadığını belirttiğini, talep olunan █████/2020 tarihli kararda davacıya tahsis edilen 11.000 m3 debi payının düşürülmesine dair bir karar bulunmadığını, zira hiçbir zaman davacı kuruma 11.000 m3 günlük debi payı tahsisi yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde, müvekkili şirkete 11.000 m³'lük debi kotası tahsis edildiğine ilişkin (evrak bazında ve fiili kullanımın tespitine yönelik) inceleme taleplerinin hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın reddedilerek hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, OSB evrakları sunmadığı için her iki raporda müvekkil şirkete tahsis edilen ilk debinin belirsiz olduğu yönünde görüş bildirildiğini, HMK 220 ve 222. maddeleri mucibinde evrakların celbinin sağlanması gerektiğini, "uzun süreden beri çekişmesiz ve ihtilafsız kullanım şeklinin var olup olmadığının tespiti" bakımından "müvekkilin 2018 tarihi öncesinde kullanımlarının ve buna ilişkin ödemelerinin tespitine yönelik heyete mali müşavir bilirkişi eklenerek rapor düzenlenmesi taleplerinin ret gerekçesinin açıklanmadığını, davalının verdiği cevaplarda debi kullanım kotasının düşürüldüğünü ikrar ettiğini, 19 Kasım 2020 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağına müvekkil şirket yetkilisi Sidar Karakoç'un beyanlarının yanlış geçirildiğini, davalının, İnegöl Belediyesini, müvekkil şirket ve diğer katılımcıların yatırımlarıyla kurulan İnegöl sanayi bölgesinin arıtma tesisinden faydalandırabilmek için, müvekkil şirketin debi kullanım kotasını düşürdüğünü, ortaklık hakkının sonucu olarak müvekkiline 11.000 m³ debi atıksu kullanım hakkı tesis edilmesinin müktesep hak niteliğinde olduğu için bu hakların üzerinde hak sahibinin rızası olmaksızın tek yanlı olarak tasarrufta bulunulamayacağını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava; davalı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun debi miktarının düşürülmesine ilişkin █████/2020 tarihli kararının iptaline yöneliktir.Mahkemece, iki ayrı bilirkişiden rapor alınarak davanın reddine karar verilmiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile, '...4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği' gerekçesi ile OSB'lerin tacir olmadığına, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine karar vermiştir.6100 sayılı HMK'nın 1.maddesine göre; mahkemelerin görevleri ancak kanunla düzenlenir, göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.6100 sayılı HMK'nın 114/c maddesinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak belirlenmiştir. Yine, 115. maddesinde dava şartlarının davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılacağı, tarafların da her aşamada ileri sürebileceği, 137 ve 138. maddelerinde ise dava şartlarının (ve ilk itirazların) öncelikle inceleneceği düzenlenmiştir.Şu durumda, yukarıda değinilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı çözen ve bağlayıcı olan karar doğrultusunda davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davaya bakmakla görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesi yerine esastan inceleme ile karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kamu düzeni bakımından kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .. 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, .. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,3- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi......Başkan......Üye......Üye-......Katip...