Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Mahal Katip Bursa Ölüm

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
:...
KARAR NO
: ...
BAŞKAN
:...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2022
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2023
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av....
DAVALILAR
: 1-...
VEKİLİ
: Av. ...
3-...
VEKİLLERİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar ... ve ... ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalılardan ... ...' nin sevk ve idaresindeki ve ... ... ait ...plakalı araç arasında █████/2020 tarihinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, ... ...' nin alkollü olduğunun tespit edildiğini, tutulan kaza tespit tutanağında davacının kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun davalı Gökhan'da olduğunu, ceza yargılaması yapıldığını, ceza dosyasında davalı Gökhan'ın tam ve asli kusurlu olduğuna dair rapor alındığını, davacının kaza sebebi ile dalağının alındığını, ayak başparmağında kırıklar oluştuğunu ancak bu kırıkların tedavi edilemediğini, temel ihtiyaçlarını kendi kendine karşılayamadığını, █████/2021 tarihinde sigorta şirketine maddi zararların karşılanması için başvuruda bulunduklarını, başvuru sonucunda 109.054,08-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını, bakiye maddi tazminatın tahsilini talep ettiklerini, kaza neticesinde dalağının alınması sebebiyle bağışıklığının düştüğünü, basit bir grip enfeksiyonunu dahi 10-15 günde atlattığını, öncesinde oldukça sosyal bir hayatı olduğunu, ancak kazadan sonra psikolojisinin bozulduğunu, sessiz sakin bir yapıya büründüğünü, futbol oynayamadığını, eğitimine bir yıl ara verdiğini, akranlarından geri kaldığını, kaza sonrası davalıların arayıp sormadığını, hatta davalı Gökhan'ın yanına arkadaşlarını alarak hastaneye gittiğini, davacıyı tehdit ettiğini, akabinde davacının şikayet konusu ettiğini, delil yetersizliğinden KYOK kararı verildiğini, ara buluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Gökhan ve Mustafa vekili cevap dilekçesinde; davalı Gökhan'ın kendisine göre yolun karşı tarafında kalan market önüne park ettiği sırada davacının motosikletiyle karşı şeritten oldukça süratli geldiğini, müvekkilinin aracının arka kısmına çarptığını, arkadan gelen diğer araca çarparak yaralandığını, müvekkilinin derhal yaralıya yardım ettiğini, davacının koruyucu kıyafeti olmadığını, kaskının kolunda takılı olduğunu, dikkatsiz biçimde araç kullandığını, ceza yargılamasındaki kusur raporuna itiraz ettiklerini, tanıklarının dinlenmediğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, haksız talep edilen maddi tazminatı kabul etmediklerini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davalıya yüklenmek istenilen bir ceza olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye yol açabileceğini haksız ve hukuktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacı için müvekkili şirketin tazminat ödemesi yapmış olduğunu, davacının maddi zararının karşılandığını, davanın müvekkili yönünden reddinin gerektiğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu tedavi evrakları ile şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkemece, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 40.000,00-TL manevi tazminatın █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Mustafa Dede ve Gökhan Dede'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, maddi tazminat yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalılar ... ve ... ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; davalı Gökhan Dede'nin kavşağa doğru giderken, kendisine göre yolun karşı tarafında kalan marketin önüne park etmek üzere sinyalini verdiğini ve marketin önüne arabanın tamamını park ettiği sırada aynı cadde üzerinde karşı şeritten oldukça süratli bir şekilde gelen 10 V 9930 plakalı motorsiklet sürücüsü davacının, davalı Gökhan'ın aracının arka kısmına çarptığını, akabinde arkadan gelen diğer araca çarparak yaralandığını, davalı müvekkilinin derhal aracından inip yaralanan davacıya yardım ettiğini, yardım ettiği esnada davacının kendisinin hızlı geldiğini, hatanın kendisinde olduğunu söylediğini, motorsiklet sürücüsü davacının kaza sırasında koruyucu kıyafetlerinin hiçbirini giymediğini, kafasına takması gereken kaskın kolunda olduğunu ve o şekilde motor kullandığını, yaralanmasının kaçınılmaz olduğunu, davacının kusurlu olduğunu, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davanın derdest olduğunu, Davacı tarafın sağ ayak parmağında kırıklar oluştuğunu ve bu yüzden güç kaybı yaşadığını iddia ettiğini, ancak ayak başparmağı kırığının ne zaman oluştuğu, akabinde tedavi edilememesinin nedenleri ve davacının sunmuş olduğu 05.10.2020 tarihli raporunda neden bu durumun değerlendirilmediğinin açığa kavuşturulmadığını, ayrıca davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, mahkemece hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, keşif ve bilirkişi raporunun hukuka uygun olmadığını belirterek eksik inceleme ve araştırmaya dayalı mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:
Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
... 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... K sayılı dosyasında davalı (sanık) Gökhan hakkında, davacı (katılan) Mustafa'ya yönelik taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan, 5237 sayılı TCK 89/1, 89/3-b, 22/3 ve 62 maddesi gereğince ceza tayin edildiği, istinaf başvurusu üzerine Bursa BAM 10. CD █████████ E-█████████ K sayılı ilamıyla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, hükme esas alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü Gökhan'ın asli kusurlu olduğu, davacı sürücü Mustafa'nın kusurunun bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
6098 Sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak Ceza Mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz.
Mahkemece alınan █████/2022 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü Gökhan'ın %100 oranında kusurlu olduğunun, davacı sürücü Mustafa ve dava dışı sürücü Musa Aslan'ın kusurunun bulunmadığı bildirilmiş olup, ATK raporunun, ceza yargılamasında alınan kusur raporu ve █████/2020 tarihli kaza tespit tutanağıyla uyumlu olduğu anlaşılmakla, davalı sürücünün tam kusurlu olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
6098 Sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, davacının yaralanmasının derecesi, kazada kusur durumu, tarafların sosyal-ekonomik durumları, 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine hükmedilen manevi tazminat çok değildir. Davalı ... ve ... ... vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalılar ... ... ve ... ... vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalılar ... ve ...vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 2.732,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 683,10-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.049,30-TL harcın davalılar ... ... ve ... ... müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Karar tebliğ, gider avansı iade, harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 15 /███████ tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye-...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!