Anahtar kelimeler: Üdavacı Konusumenfi Börekçiye Konuşacaklarını Çağırdıklarını İlgi Akşam Tehdidi Orada Evlerinin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... İlçesinde evinde oturduğu bir sırada akşam saatlerinde güvenlik görevlilerinden öğrendikleri cep telefonundan arayarak davacının kardeşi ile ilgi konuşacaklarını söyleyerek evlerinin karşısındaki börekçiye çağırdıklarını ve orada aile tehdidi altında zorla 30.000,00 TL'lik senet aldıklarını, bu olaydan dolayı davacının savcılığa başvuruda bulunduğunu ve savcılığın başvuru ile ilgili ... verdiğini, İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını belirterek davalı tarafından davacıdan zorla alınan █████/2018 düzenleme tarihli █████/2018 ödeme günlü 30.000,00 TL'lik senetten dolayı davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın aleyhine açtığı menfi tespit davası görevsizlik kararıyla Sayın Mahkemeye geldiğini, senette yazılı borcunun bulunmadığını, müvekkili ve beraberindekilerin davacıya zorla senet imzalattırdığını, buna ilişkin görüntü kayıtları olduğunu iddia etmiş ve borcun olmadığının tespitini talep ettiğini, açılan işbu dayanaksız, haksız ve delilsiz davanın reddi gerektiğini, müvekkili ile davacının kardeşi Aydın ilinde birlikte ticaretle uğraşmış ve aynı ofisi kullanmış olup bu sebeple de müvekkilin bilgisi ve onayı olmaksızın müvekkile ait kasadan 30.000-TL miktarında parayı alarak işten ayrıldığını, müvekkilinin araştırması ve yakınlarına sorması neticesinde abisinin yanında olduğunu öğrenmiş ve ortak arkadaşları vasıtasıyla abisiyle yüz yüze görüşmek istediğini, bu sebeple de abisi ile iletişime geçmiş yüz yüze görüşmek için ... Börekçisinde buluşup oturduklarını, davacı taraf, görüşmede müvekkilimin alacağında haklı olduğunu, daha önce de bir çok alacaklının kendisi ile görüştüğünü, kardeşinin borcunu kendisinin üstlendiğini söylemiş, bunun üzerine ödeme aracı olarak bono niteliğinde senet verdiğini, senedin ödenmemesi sebebiyle de Anadolu 5. İcra Müdürlüğü' nün ...sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacı herhangi bir itirazda bulunmamış, dosya kesinleştiğini, her ne kadar davacı senedin zorla imzalatılıp alındığını iddia etse de, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı' na yapılan suç duyurusu akabinde gerçekleştirilen tahkikat sonucunda takipsizlik kararı verildiğini, Müvekkilin atılı suçu işlemediği sonucu ortaya çıktığını, bu sebeple haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dava, korkutma hukuksal nedenine dayalı menfi tespit davası istemine ilişkindir...Soruşturma dosyası, tanık beyanları ve tüm deliller değerlendirilmiş, tanık ...'un beyanına itibar edilerek davacı tarafın senedi davalının tehdit ve zorlamasıyla imzaladığına dair görgüye dayalı bilgi veya delil olmadığı, bu nedenle davacının korkutma iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 201.maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." düzenlemesi mevcuttur. Bononun bedelsiz olduğu hususu yukarıda belirtilen kanun kapsamında senetle ispat edilemediğinden bononun bedelsiz olduğuna ilişkin davanın kesin delillerle ispatlanamaması nedeniyle reddine" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Taraflarınca 22.01.2019 tarihinde Anadolu 5. İcra Müd. ...s (eski : ...) sayılı dosya ile kambiyo taahhüdüne ilişkin icra takibi başlatıldığını, Borçlunun, 28.01.2019 tarihinde menfi tespit istemine ilişkin olarak işbu davayı ikame ettiğini, davacının, %15 oranında teminatı da mahkeme dosyasına yatırarak; paranın taraflarına ödenmesinin önlenmesi yönünde tedbir talep ettiğini, 24.07.2019 tarihinde tedbir kararı verildiğini ve aynı gün icra edildiğini, tazminatı re'sen dahi hükmetmesi gerektiğini, cevap dilekçesinde de taleplerinin bulunduğunu, enflasyon nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, Yerel Mahkemenin 20.06.2023 tarihli gerekçeli kararındaki (2) numaralı '' davalı tarafın kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin REDDİ'' kararının kaldırılarak HMK 353/1-b hükümleri ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde belirlenecek oranlarla %20' den az olmayacak şekilde müvekkili lehine tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı şartları meydana gelmediğini, Müvekkilinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ Soruşturma numaralı dosyası ile şikayetçi olması, işbu davayı ikame etmesi, her ne kadar yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş ise de, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını gösterdiğini,İcra inkar tazminatında borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olması gerekirken, kötü niyet tazminatında alacaklı tarafından başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekli olduğunu, davalı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, hukuku niteliği itibariyle Menfi Tespit davasına ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, Davalı istinafında davacının talebi üzerine mahkemece verilen tedbir kararının icra müdürlüğünce uygulandığını, İİK 72/4 koşulları oluşmasına rağmen davalı-alacaklı müvekkili lehine tazminata hükmedilmediğini, İİK'nun 72/4 maddesinde yazılı bu tazminatın davalı talep etmese bile mahkemece re'sen verilmesi gereken bir tazminat olduğunu, istinaf kanun yoluna başvurduklarını ileri sürmüştür.İİK 72/4 maddesi; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklindedir.Dava alacaklı lehine neticelendiği taktirde alacaklının alacağını geç almış olmasından doğan zararları karşılaması bakımından dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmayacak şekilde alacaklı lehine tazminata da hükmedilmesi gerekmektedir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece █████/2019 tarihinde, Davacının tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi uyarınca %15 teminat yatırıldığı takdirde yatırılacak paranın tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, █████/2019 tarihinde teminatın yatırıldığı ve bu şekilde ihtiyati tedbir kararının uygulandığı, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebi ile alacaklının alacağını almakta gecikmesi sebebi ile İİK 72/4 e göre tazminat talep etme hakkının doğduğu kanaatine varıldığı, İİK 72/4. Maddeye göre davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK 353 1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddi ile davalı lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmektedir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ E., ████████ K.Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacının Davanın REDDİNE,Davalının Kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile, %20 kötü niyet tazminatı olan 6.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 512,33 TL'nin mahsubu ile 219,67-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4/b-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 165,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 903,00-TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026