Anahtar kelimeler: Kanıta Bilme Mercinin Aleniyet Edilirken Makamlarca Çıkarma Meslekten Yollarına Meslekte

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ... Başkanlığı / ...DAVANIN KONUSU
: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
: Dava konusu karar tesis edilirken, savunma hakkının ihlal edildiği, yetkisiz makamlarca başlatılan ve yürütülen soruşturma sonucunda karar verildiği, kararda kanun yollarına başvuru hakkında süresi ve mercinin belirtilmediği, kararın kanıta dayalı olmadığı ve gerekçeden yoksun olduğu, meslekten çıkarma kararının aleniyet ilkesine, kanıtları bilme hakkına, hakkaniyete uygun yargılanma hakkına, suçsuzluk karinesine, adil yargılanma hakkına, etkili başvuru hakkına aykırı şekilde tesis edildiği, dayanak 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname'nin kapsamı dışına çıkılarak karar verildiği, Kurulun 6723 sayılı Kanun ile yeniden oluşturulmasının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu kararın iptali istenilmiştir.DAVALININ SAVUNMASI
: Dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanunun 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Dava, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin değişik 3/1. maddesi uyarınca davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulunun iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline karar veren Danıştay 5. Dairesinin kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararı ile bozulması üzerine işin gereği düşünüldü.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara uyulması zorunludur.Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun anılan kararında "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir." denilmiştır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu kararın iptali yolunda verilen █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Dairemizin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere;Türkiye’de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini "Yurtta Sulh Konseyi" olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır.█████/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun █████/2016 tarih ve 261 sayılı kararıyla, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan itiraz Yargıtay Başkanlar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmiştir.Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan adli soruşturma neticesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/1. maddesi uyarınca kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın █████/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.İLGİLİ MEVZUAT
:Dairemizin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları.2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri.3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası.4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki NiteliğiDairemizin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere;Anayasa’nın 139. maddesinde hâkim ve savcıların görevlerinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler, disiplin cezaları ve meslekte kalmalarının uygun olmadığı yönünde verilen kararlar olarak ikiye ayrılmıştır. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 19. maddesinde de, disiplin kovuşturmasını gerektiren eylemler belirtilmiş, eyleminin ağırlığına göre “Uyarma” veya “Görevden çekilmeye davet” işlemlerinden birinin uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.Dolayısıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca Yargıtay daire başkanı ve üyelerinin meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların, bu kişilere disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlardan ayrı nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi ile "terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen" üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bu kişiler hakkında uygulanmak üzere, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte yeni bir tedbir getirilmiştir.Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da, bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Nitekim davalı idare, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararları, anılan yargı mensuplarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis etmiştir.Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını "kavuşan, bitişen, birleşen", irtibatlı kavramını ise "bağlantılı" olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Bu bağlamda, üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunu söylemek mümkün olacaktır.2) Kişiselleştirme ve Delillerin DeğerlendirilmesiDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı bozma kararında belirtildiği üzere;Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.Dava konusu kararların dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararda;Davacının Üye olarak görev yaptığı Yargıtaydaki görevlendirme, seçilme ve kurum içerisindeki seçim süreçlerinde gösterdiği tavır yönünden, davalı idarece, 2008 yılında Yargıtay Üyeliğine seçilen davacının 2010 yılında Yüksek Seçim Kurulu üyeliğine seçilmesinin, ... Ceza Dairesinde üye olarak görev yapmakta iken, 2013 yılında ... Ceza Dairesine önce üye olarak görevlendirilmesinin ve ardından aynı Daireye Başkan olarak seçilmesinin ve Yargıtaydaki seçim süreçlerindeki tavrının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunun göstergesi olduğu ileri sürülmüş ise de; davacı hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararda yer alan ve davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir mensubiyeti veya ilgisinin bulunmadığı, görev yaptığı ... Ceza Dairesinden gönderilmesi amacıyla ... Ceza Dairesine üye olarak görevlendirilmesinin ve başkan seçilmesinin örgütün bir kumpası olduğunu belirten tanık beyanları ile davacının bu konulara ilişkin beyanlarının aksini ve örgütle bağlantısı ile örgütün amaç ve stratejilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla örgüt üyeleriyle birlikte hareket ettiğini, örgütsel destek ve saikle söz konusu görevlendirilme ve seçimlerin yapıldığını ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi, davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin █████/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu Yargıtay ... Başkanlık Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.Dairemizin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararıyla; "... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;Davalı idare tarafından; "..Özellikle Yargı teşkilatında FETÖ/PDY'nin en etkili olduğu dönem olarak bilinen 2010 ila 2014 yılları arası olduğu göz önüne alındığında; davacının █████/2008 tarihinde Yargıtay üyesi seçilmesinden sonra Yargıtay Kurullarınca görevlendirme ve seçilmek suretiyle çalıştığı birimler dikkate şayandır. Zira davacı önce Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun █████/2008 tarihli kararıyla görevlendirildiği ... Ceza Dairesinde uzun yıllar üye olarak çalışmış, bu arada aynı zamanda █████/2010'da Yüksek Seçim Kurulu'na Yargıtay Büyük Genel Kurulunca üye seçilmiş, YSK üyesi iken kısa süre sonra boşalacak Daire Başkanlığına seçilmesi düşüncesi ile olsa gerek daire değişikliği yapılarak █████/2013 tarihinde ... Ceza Dairesine önce üye olarak görevlendirilmiş, daha sonra da █████/2013 tarihinde ... Ceza Dairesine Başkan seçilmiştir. Ayrıca kurum içerisindeki seçim süreçlerinde gösterdiği tavır ve özellikle de bir kısım Yargıtay Üyelerinin daire değişikliğinin yapıldığı (ki bu üyelerin tamamı hakkında daha sonra 667 sayılı KHK hükümleri uyarınca HSK tarafından meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilmiştir) Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararına karşı yaptıkları itirazların değerlendirilip karara bağlandığı Yargıtay Başkanlar Kurulunun ... gün ve ... sayılı itirazların oy çokluğuyla reddine karar verilmesi süreçlerindeki tutumu da tüm anlatılanlarla birlikte nazara alınarak dava konusu karar alınmıştır. Davacının görev yaptığı Yargıtay ... Ceza Dairesi uzun yıllar FETÖ/PDY'nin birçok kumpas davasına bakacak mahkeme olarak önem verdiği ve dizayn ettiği daire olarak bilinmektedir. Davacının Yargıtayın uzun yıllardan beri gelen teamüllerine aykın olarak önce ... Ceza Dairesine üye yapılıp sonra da çoğunluğu 2011 yılında seçilen ve haklarında FETÖ/PDY soruşturması yapılan üyelerin desteği ile üye seçildiği, benzer uygulamaların başka dairelerde de yaptıkları anlaşılmaktadır..." denilmek suretiyle bu hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle yapılan adli soruşturma neticesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararında yer verilen tanık beyanları aşağıdaki şekildedir;Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan İ.O.; “140)...; M.A. bey'in HSYK Başkan Vekili olduğu dönemde seçilmiştir. Kendisinin Fetullah Gülen cemaati ile ilgisinin olmadığını biliyorum. Hatta kendisi ... Ceza Dairesinden ... Ceza Dairesine kaydırılıp Başkan yapılmak istenince B.E. ile birlikte bu işe karşı çıktık. Çünkü ... Ceza Dairesine önemli olarak nitelendirdiğimiz balyoz ve ergenekon soruşturmaları gelecekti. Bu dava dosyaları nedeni ile Fetullah Gülen cemaat mensuplarının bir oyunu olduğuna inanmıştık. Bu nedenle bu işleme karşı çıktık. Çünkü ... Ceza Dairesinde Fetullah Gülen cemaat mensubu olmayan ve çalışkan olarak bildiğimiz bir hukukçuydu. Fetullah Gülen cemaat mensupları ...'i kandırarak ... Ceza Dairesine gönderdikleri ve orada başkan yapacaklarına ilişkin söz verdiklerini duyduk. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda balyoz ve ergenekon soruşturma dosyaları gündeme gelince ben ve B.E. ... Ceza Dairesi Başkanı E.E. ve üye ...'in yanına gideceğimizi, dosyayı ya kendileri ya da çok güvendikleri tetkik hakimine vererek incelemelerini isteyeceğimizi, bu dosyalarda büyük bir sıkıntı olduğunu dile getirdik. Bu konuşmamızdan çok kısa bir süre sonra ...'in ... Ceza Dairesine geçtiğini duyduk. Önce re'sen kaydırıldığını zannedip oldukça kızmıştık. Bilahare kendisinin dilekçesi sonucu ... Ceza Dairesine geçtiğini duyduk. Kendisine bu sefer kızdık. ... Ceza Dairesinde önemli dosyaları bırakarak niye ... Ceza Dairesine geçti diye söylendik. Ancak bu yapılan işlemlerin cemaatin bir manevrası olduğunu düşündük. Çünkü bu suretle ... Ceza Dairesinde güvendiğimiz ...'in kandırıldığını gördük. ...'in bu şekilde kaydırılması sonucu ... Ceza Dairesi Başkanı yapılmasının uygun olmadığını, ... Ceza Dairesi üyelerine de söyledim. Çünkü o dairede 35 yıllık bir üye bulunmaktaydı. Ben kıdemli üye E.S.Y.'nin 160'lar seçiminden sonra yeni kurulan dairelerden birine başkan yapılmak istendiğini, ancak kendisinin istemediğini biliyordum. Kendisine bu durumu sorduğumda yeni daireye gitmek istemediğini, ... Ceza Dairesi boşalırsa burada başkan olmak istediğini, boşalmazsa üye olarak emekli olmak istediğini söylemişti. ... Ceza Dairesi üyelerinin de E. hanım'ı başkan yapmak istediklerini biliyordum. Ancak ... gelince bu dairede bulunan tüm üyelerin E. hanımı değil, ...'i istediklerini belirtmişlerdi. Ben bu hareketin uygun olmadığını ... Ceza Daire üyelerine anlatmıştım. Bu konuşmamı duyan ...'in bana cephe aldığını ve darıldığını biliyorum.”Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan B.E.; “ Yargıtay’da cemaat mensubu üyelerin kendilerince kritik gördükleri dairelere sayısal olarak ne şekilde dağıtıldığını izah etmiştim. Bu konuda aklıma gelen somut bir örneği de sîzlerle paylaşmak istiyorum. Balyoz davasının karara bağlandığı günlerdi. Henüz karar yazılıp Yargıtay’a gelmemişti. İbrahim Bey ile Kuruldaki odasında bu dava ile ilgili yorumlar yapıyorduk. İbrahim Bey başından beri Balyoz davasıyla yakından ilgilenmişti ve bu konudaki kuşkularını ve soru işaretlerini her ortamda ifade etmişti. Hatta bu konuda bir toplantıda F.S. ile tartıştığını da hatırlıyorum. Balyoz davası karara bağlanınca biz ... Ceza Dairesinin durumuna baktık ve Yargıtay’daki üyelerin daireler arasında nasıl dağıtıldığına ilişkin durumu en açık bir şekilde belki de o zaman farkettik. Söylentiler vardı ama olayın bu boyutta olduğunu tam bilmiyorduk. 9. dairede cemaatin sekiz üyesi vardı. İki de o dairede eskiden kalma üye bulunuyordu. Bunlar G.A. ve .... İ. Bey listeye baktı ve buradan olumlu bir şey çıkmaz dedi. Neden dedim. Başkan E.E., G.A. ve ... dışında kimse yok dedi. Ben dedim ki, Başkan dosyayı ... Bey’e veremez mi? İ. bey, aslında iyi olur dedi. ... bey tetkik hakimi iken de sanıyorum o dairede idi. Konunun uzmanlarından biriydi, yapı olarak da milliyetçi bir çizgisi vardı. O zaman gidip E.E. Bey ile görüşelim, Balyoz dosyasını bizzat ... Bey’e versin, bu dosyaya ... Bey’in kontrolünde bakılsın dedik. O sırada içeriye genel sekreter M.B. girdi. İ. Bey M.B.'ye hitaben; 9.Ceza Dairesini ne hale getirmişsiniz. Ama bak biz ne düşünüyoruz. E. Bey’e gideceğiz ve Balyoz dosyasını ...’e inceletmesini isteyeceğiz dedi. O sırada Yargıtay’da daireler iki heyet halinde çalışıyordü. ... Bey’in diğer heyette çalıştığını falan da o anda M.’den öğrendik. M.B., bu mümkün değil, o diğer heyette falan dedi çünkü. Aradan bir ay geçmedi, bir duyduk ... ...Ceza Dairesi üyeliğine gönderilmiş. Bu işe önce bir anlam veremedik. Çünkü ... Bey uzun yıllardır ... Ceza Dairesinde çalışıyordu. Durup dururken ... Ceza Dairesine gitmesinin de bir anlamı yoktu. Sonra öğrendik ki ...’e 4. Ceza Dairesi Başkanlığını teklif etmişler, artık ikna etmek için neler yaptıklarını neler söylediklerini bilmiyoruz. Yakın bir vakitte ... Ceza Dairesi Başkanlığı boşalacaktı. Bunu da bu dairenin başkanlığına aday olan aynı zamanda eskiden lojman komşumuz olan E.S.Y. hanımdan duymuştuk. Çünkü o başkanlık seçimi için girişimlerine başlamıştı. Seçilmesine de kesin gözüyle bakıyorduk. Çünkü cemaat mensubu üyeler E.S. Hanım’a daha önce bir başka dairenin başkanlığını teklif etmişlerdi ama E.S. Hanım bu teklifi etik bulmamıştı, benim o daire ile ilgili bir uzmanlığım yok, yakında benim dairem de boşalacak, ben kendi dairemde sıramı bekleyeceğim demişti. E.S. Hanım’a başka dairenin başkanlığını teklif eden cemaat mensupları şimdi kendi dairesinin başkanlık seçimi yaklaştığı sırada 9. Dairenin bir üyesine başkanlık sözü vererek E.S. Hanım’in olduğu daireye gönderiyorlardı. İ. Bey ile aklımıza M.B.’ye söylediklerimiz geldi. Dedik ki bu süslü kaydırma hem ...’e, hem de Yargıtay’a gelecek Balyoz Davasına bir operasyon. M.B. o gün balyoz meselesini İ. Bey ile konuştuğumuz sözlerin üzerine gelmişti ve bu konuşmalarımızı son derece ciddiye aldı ve Yargıtay’daki arkadaşlarına iletti diye düşündük. Onlar da ne olur ne olmaz diye ...’e reddedemeyeceği bir teklifle belki de biraz uğraşarak böyle bir operasyon yapmışlardı. Şimdi Yargıtay’ın listesine bakarken ... ile ilgili olarak aklıma bu olay geldi ve dedim ki ...’i aslında biz yakmıştık. Balyoz Davası ile ilgili adını gündeme getirince sırf ...’dan kaydırmak için ... Daireye gönderildi ama dışardan bu olay çok farklı algılandı. Dışarıdan bakanlar ... cemaat üyesi olduğu için ...Ceza’ya verilerek başkan yapıldı diye düşündüler ve bu süreçten de ... sonuçta zararlı çıktı. Halbuki o tarihte ... ... Ceza Dairesinde güvenilebilecek iki üyeden birisiydi. Balyoz kararı daha yazılmadığı için biz bu fikrimizi uygulamada çok acele etmemiştik. Daha biz ... Bey ile konuşmadan cemaatçiler ...’e operasyonu çektiler. Bu husus da bu kişilerin kritik dairelere ilişkin üye dağılımını ve gerektiğinde yer değişikliğini nasıl ustaca yapabildiklerine ilişkin en güzel örneklerden biridir.”Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan O.Y..; “... bilgili bir kişiydi. Başka daireden gelip aday oldu. Önce üye olarak geldi, sonra başkan oldu. Tabi bunlar herkesi seçmiyorlar. Onlara mensup olup olmadığını bilemem”Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan N.Ö., "Yargıtay eski Daire Başkanı ...'in söz konusu yapı ile organik bir ilişkisi bulunup bulunmadığını bilmem. Ben bu yapının içinde olmadığım için kimin yapıya mensup olduğunu bilmem de beklenemez. ...'in ... Ceza Dairesi Başkanlığı seçiminde bu yapının desteğini aldığı Yargıtay içinde konuşuluyordu. Zaten o dönemde Yargıtay'daki sayısal profil dolayısıyla bu yapının desteğini almayan birinin başkan seçilmesi pek mümkün değildi. 2014 yılında yapılan Yargıtay Divan Kurulu seçimlerinde ... tarafıma gelip oy istemiş değildir. ... Kendisinin ülkücü olduğu söylenirdi. 2014 yasa değişikliği sonrasında yasa değişikliği konusunda Başkanlar Kurulu ve benzeri platformlarda değişiklik hakkında olumsuz görüş bildirdiği, çeşitli muhalefetlerde bulunduğu yolunda Yargıtay'da duyumlar mevcuttu. Ben ...'in saikinin ne olduğunu bilemiyorum fakat bu söylemler yapının lehine şeklinde yorumlanıyordu.”Davacı hakkında yukarıda yer verilen tanık beyanlarında, Balyoz ve Ergenekon Soruşturmalarına ilişkin dosyaların geleceği ... Ceza Dairesinde üye olarak görev yapmakta olan davacının, dilekçe vererek ... Ceza Dairesine geçtiği ve bu noktada FETÖ/PDY mensuplarınca kandırıldığı, FETÖ/PDY mensuplarının desteğini alarak yeni geçtiği Dairede Başkan olarak seçildiğinin belirtildiği görülmüştür.Davacının adının geçtiği ByLock yazışma içerikleri şu şekildedir;Yazışma tarihlerinde davacının Daire Başkanı olduğu Yargıtay ... Ceza Dairesinde Üye olarak görev yapan N.D. isimli kişi adına tespitli ... ID numaralı ByLock kullanıcısı tarafından, yine aynı Dairede Üye olarak görev yapan ... ID numaralı ByLock kullanıcısı M.K. isimli kişiye █████/2015 tarihinde saat 17.55'te; "başkan beye ... beyin kıdemli olduğunu artık işi öğrendiğini heyetlerde değişiklik yaparken üyeleri de düşünseniz ... beyi heyet başkanı yapsanız dedim. Bu arada ... beyin heyeti gündeme geldi ağır çalışmasndan arkadaşlar rahatsız dedi bende bu vesileyle oradaki çalışma ortamınada müdahale edilmiş olur dedim. Siz arkadaşlarla konuştunuzmu diye sordu bende konuşmadığımızı söyleyince ben ... beyle konuşayım ondan sonra düşünelim dedi o sırada ... bey gelince mevzu kapandı ama sizinle konuşmak isteyebilir ve benimle konuşup konuşmadığını test etmek isteyebilir haberiniz olsun" şeklinde,Aynı kişi tarafından ... ID numaralı ByLock kullanıcısı A.B. isimli kişiye █████/2015 tarihinde saat 21.43'te; "-başkan dün ...yla benim beraber olduğumu düşünüyor ve zarf atıyor bu adamdan iyice şüphelenmeye başladım -...nın niye gittiğini ne zaman geleceğini sorguluyor bir şeyler duymuş olabilir -Servetinki arıza yapmışta aynı olabilir diye düşnüyorum" şeklinde,Yine aynı kişi tarafından ... ID numaralı ByLock kullanıcısı Ç.Ş. isimli kişiye █████/2016 tarihinde saat 20.26'da; "-Bugün A.İ. geldi ... bey için oy istedi -... bey Aleviymiş bizim başkan öyle dedi"; saat 20.27'de; "-çok mütevazi ve mahcup gördüm öylemidir -birde bu adamlara ümit vermek lazım mı -oluşumlardan rahatsız olduğunu söyledi" saat 20.30'da; "bizim başkan bunlarla oturup konuşmak lazım eğer konuşursak anlaşırız çok dürüstlerdir diyor"; saat 20.33'te; "abi abilerin genel kanaatide buysa bende ümit verici şeyler söyleyeyim, başkan bey hepimizden olmasada destek bekliyor ve karşı cepheyi dağıtmanın başka yolu yo diyor" şeklinde içeriği bulunan mesajlar gönderildiği,Yargıtay ... Ceza Dairesi Üyesi olarak görev yapmakta iken meslekten çıkarılan M.K. isimli kişi adına tespitli ... ID numaralı ByLock kullanıcısı tarafından ... ID numaralı ByLock kullanıcısı S.S. isimli kişiye █████/2016 tarihinde saat 22.30'da gönderilen mesaj içeriğinin de; "H.P. ile dairesindeki arkadaşlar samimi emekli olan Ş.İ. cok samimi onu cok seviyor . ... Ā¢şaner beyede saygisi var. bende konusuyorum ama beni bizi biliyor bize münafıklik yapabilir ama arkadaşla konuşursa tamamen takiyye yapamaz diye düşünüyorum" şeklinde olduğu görülmüştür.Temyize konu Daire kararında, Dairece dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, örgütün etkin olduğu dönemde Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun █████/2008 tarihli kararıyla görevlendirildiği ... Ceza Dairesinde üye olarak çalışırken █████/2010 tarihinde Yargıtay Büyük Genel Kurulunca Yüksek Seçim Kuruluna üye seçilmesi, █████/2013 tarihinde ... Ceza Dairesine üye olarak görevlendirildikten kısa süre sonra da ... tarihinde ... Ceza Dairesine Başkan olarak seçilmesi, anılan terör örgütünün desteği ile istekleri doğrultusunda hareket ettiğine ve diğer hususlara yönelik hakkındaki tanık beyanları ve ByLock yazışma içeriklerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır...... dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. " yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur.Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı bozma kararında; davacının Yüksek Seçim Kurulu'na üye olarak seçilmesi, ... Ceza Dairesince üye olarak atandıktan kısa bir süre sonra buraya Başkan olarak seçilmesi ile davacı hakkında yer verilen tanık ifadelerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,1. DAVANIN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcının davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,3. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.