Anahtar kelimeler: Kayıplarının Özlük Maaş Savcılar Çıkarma Hakimler Meslekten Kalmak Beşinci Uğradığı

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: ██████████DAVACI
: ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI
: ... Kurulu / ...VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU
: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ayrıca manevi zararlarının tazmini için de 500.000,00-TL ödenmesine karar verilmesi karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
: Disiplin cezasına konu eyleminden dolayı devam eden bir ceza yargılamasının olduğu ve henüz verilen kararın kesinleşmediği, dava konusu kararların ceza yargılaması sonucunun beklenmeden tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, üzerine atılı suçu işlemediği ileri sürülmüştür.DAVALININ SAVUNMASI
: Davacının kovuşturma sonucu beklenmeden işlem tesis edilemeyeceği yönündeki iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Dava, davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 4. ve son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararları ile Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının fazlaya dair kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'sinin ödenmesi istemiyle açılmıştır.2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinde; ''Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.Bakılan davada, davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin dosya içeriği bilgi, belgelerin incelenmesinden, davacının "...İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında ... Holding'in sahibi ... ve yöneticileri hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne finansal destek sağladıkları iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında; ... tarihinde ... Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanan C.P.'nin tahliye edilmesi ile ilgili olarak usul ve yasalara aykırı iş ve işlemlerde bulunarak kararlar verdiği, İlgilinin, tanık olarak beyanı alınan daha önceki görev yeri Kahramanmaraş’tan tanıdığı kişinin şifahi beyanından etkilenerek C.P isimli dosya şüphelisinin tahliyesi için olağan dışı çaba sarf ettiği, meslektaşlar arasındaki fikir teatisi sınırlarını aşacak ve diğer sulh ceza hâkimlerinin bu konuda yakınmasına neden olacak ölçüde ısrarla, bu şüphelinin suçsuz olduğu yönünde söylemlerde bulunduğu, henüz dosya kendisine gönderilmemişken tahliye kararını hazırladığı, bu hususların alınan tanık beyanları ile doğrulandığı, nöbetçi olduğundan bahisle dosyayı usullere aykırı olarak uhdesine aldığı ve söz konusu tahliyeyi gerçekleştirdiği, atılı eylemlerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda, İlgili tarafından işlenen ve hükümlülüğü gerektirip cezai yaptırıma bağlanan eylemlerin, mesleğin şeref ve onuru ile, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak niteliği haiz olduğu," şeklinde gerekçeyle davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 4. fıkrası ve son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan yeniden inceleme ve itiraz talebi reddedilerek anılan kararın ... tarihinde kesinleştiği, somut olay kapsamında Yargıtay ...'inci Ceza Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılanan davacı görevi kötüye kullanma suçundan neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası aldığı anlaşılmaktadır.Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın birlikte incelenmesinden, görev gereklerine aykırı hareket ettiği ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiği sonucuna varılarak 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin 4. ve son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir.Bu nedenle, tazmini gereken özlük ve mali hakkın varlığından söz edilemeyecektir.Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen ... tarihinde, davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ile ... Ağır Ceza Mahkemesinde duruşması olduğundan mazeretinin kabulüne karar verilmesi talep edilmiş ise de, mazeretinin kabul edilmemesine karar verildikten sonra davalı idare vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında soruşturma yapmak üzere soruşturma izni verilmesi teklifinde bulunulmuştur.Anılan soruşturma izni verilmesi teklifine Kurul Başkanı tarafından █████/2017 tarihinde "Olur" verilmesi üzerine, davacı hakkında; "İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı iken Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin 2017/8 tedbir, █████/2017 tarih ve ████████ sayılı kararı ile görevden uzaklaştırılan ... Sulh Ceza eski Hakimi ...'in; (davacının); İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında ... Holding'in sahibi F.A. Ve yöneticileri hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne finansal destek sağladıkları iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında; ... tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanan C.P.'nin tahliye edilmesi ile ilgili usul ve yasalara aykırı iş ve işlemlerde bulunarak kararlar verdiği,Bu cümleden olarak;1) Nöbetçi olduğu bir gün şüpheli C.P. Vekili tarafından yapılan tahliye talep dilekçesini kabul ederek değişik işe kayıt edilip dosya İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından istediği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca KHK gereğince her tahliye talebinde dosyanın gönderilmeyeceği, ayda bir kez gönderileceği, bu nedenle talebinin reddedildiği belirtilerek ilgili dosyanın gönderilmediği, bir iki kez daha karşılıklı istek yazısı ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca ret yazısı yazıldığı, daha sonra İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca bir taleple aynı yer ... Sulh Ceza Hakimliğine gönderilen dosya ilgili hakimlikçe incelendiği sırada; yeni gelmiş olan hakimden "kendisinde de incelenecek bir işleminin olduğunu, dosyanın tekrar gidip gelmemesi için doğrudan dosyayı vermesini" talep ederek, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının bilgisi ve rızası haricinde dosyayı alarak tahliye dilekçesinin nöbetinde geldiğini kabul edip, daha önceden İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın gönderilmesi talebi reddedilmesine rağmen, başka mahkemeden alıp, şüpheli C.P.'yi yetkisi ve görevi olmadığı halde ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile tahliye ettiği, ayrıca bu tahliye kararında adeta beraat kararı gerekçesi gibi 6 sayfa gerekçe yazarak ileride yargılama aşamasında da şüphelinin lehine bir durum arzuladığı kuşkusunu uyandırdığı, nitekim; █████/2017 tarihinde yapılan ses kaydında C.P.'yi de kendisinin tahliye ettiği yönünde beyanlarının bulunduğu,2) Şüpheli C.P.'nin tahliye edilmesi gerektiği yönünde diğer sulh ceza hakimlerine telkinde bulunduğu, " şeklindeki iddialar nedeniyle soruşturma başlatıldığı, davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin Kurul müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen █████/2017 tarihli soruşturma raporu ve soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "... C.P.'yle birlikte toplam 12 şüpheli Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetö’ye mali destek sağlamak ve Bank Asyayı kurtarma niyetiyle şüpheli havale işlemleri yaptıkları gerekçesiyle tutuklanmaya sevk edildiği,█████/2016 tarihinde ... Sulh Ceza Hakimi H.A., ... holding ortağı ve yöneticisi olan şüphelilerin örgüt adına toplanan paranın holding yöneticilerince devir daim yaptırılarak örgüte aktarıldığı, firari olan şüphelilerin bulunduğu, delillerin tam olarak toplanmamış olduğu gerekçesiyle tutuklanmalarına karar verdiği,█████/2016 tarihinde tutuklanan şüphelilerin malvarlıklarına el koyma kararının savcılığın talebi üzerine ... Sulh Ceza Hakimi B.K. tarafından verildiği, B.K. █████/2016 tarihinde tutukluluğa itirazı reddettiği,█████/2016 tarihinde tutukluluğun gözden geçirilmesi sonucu ... Sulh Ceza Hakimi B.K. tarafından tutukluluk hallerinin devamına karar verildiği,█████/2016 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutukluluğun gözden geçirilmesi için günün nöbetçi hakimliğine karar verilmesi için gönderiyor. Tutukluluğun gözden geçirilmesi sonucu ... Sulh Ceza Hakimi Hakim A.K. tarafından █████/2016 tarihinde tutukluluk hallerinin devamına karar verildiği,█████/2016 tarihinde C.P. müdafiinin tahliye talebine yönelik dilekçesini ... Sulh Ceza Hakimliğine verdiği, bunun üzerine ...’in tutukluluğa itiraz edildiği gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığından dosyayı istediği, ertesi gün yazısını tekit ettiği, bunun üzerine Cumhuriyet Savcısı H.Ö., █████/2016 tarihinde cevaben OHAL KHK sı kapsamında tutukluluğun gözden geçirmelerinin 30’ar günlük sürelerle talep edildiğini zamanı geldiğinde ilgili mahkemesine gönderileceğini belirterek dosyayı göndermediği, ... aynı gün karar vererek itiraz dilekçesi mahiyetinde kabul ettiği dilekçeyi, █████/2016 günü tutukluluğun devamına karar veren ... Sulh Ceza Hakimliğine gönderdiği,... tarihinde ... Sulh Ceza Hakimi ... sicil numaralı hakim M.Ö. tarafından ... Sulh Ceza Hakimliğine yapılan talebin itiraz olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığının, itiraz ve tahliye taleplerinin başvurulan hakimlikçe değerlendirilmesi gerekçesiyle, dosya ve eklerini ...’e gönderdiği,Dosya kendisine gelen ... aynı gün, 6 sayfalık (ilk sayfası safahat 2-3-4 sayfalar avukat dilekçesi tekrarı) taliye kararı verdiği, kararın gerekçesinde, avukatın dilekçesinde belirttiği hususların doğruluğun tasdik eder şekilde ifadelerde bulunduğu bu minvalde,'şüphelinin ilk tutuklandığı sırada dosya içerisinde şüpheli lehine olabilecek delillerin dosyaya sonradan sunulmuş olduğu, bu nedenle şüphelinin tutuklanmasına ilişkin gerekçeye karşı şüpheli ile müdafinin makul ve mantıklı açıklamalar getirdiği… soruşturma konusu dosyanın tamamı irdelendiğinde MASAK raporunun dosya içerisinde görülemediği… hakimliğimizce ve kamuoyunda bilindiği üzere medya ve basın yayın organlarında MASAK raporlarını hazırlayan bazı bilirkişi denetmen maliye ve vergi müfettişlerinin bir kısmının açığa alındığı… 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleşmesi halinde çalıştığı kurum ve kuruluşlar dikkate alındığında şüphelinin yine darbe girişiminde bulunanlarca tutuklanmasının da ihtimal dahilinde olduğu, yine dosya içerisinde şüphelinin aleyhine değerlendirilebilecek dinleme, takip ve buna benzer teknik ve elektronik hiçbir delilin de bulunmadığı… şüphelinin bank asyanın satışı ile ilgili hususta bank asyanın yetkilisi değil, geçmiş birikim ve tecrübesi dikkate alınarak İngiliz şirketi olan ... Limited şirketi adına ... Sigorta A.Ş. nin satın alımı için bank asya ile telefon görüşmesi yapmak zorunda olabileceği bu nedenle bu görüşmelerin şüpheli aleyhine değerlendirilmesinin şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlali niteliğinde olabileceği, şüphelinin yurt dışına çıkış yasağının da olmadığı halde 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra yasal ya da illegal bir şekilde yurt dışına çıkış yapma imkanı varken böyle bir şeyin de söz konusu olmaması nedeniyle bu durumun da tutuklu şüpheli lehine değerlendirilmesi gerektiği… tüm dosya kapsamı dikkate alındığında tutuklu şüpheli aleyhine değerlendirilebilecek somut hiçbir delilin bulunmadığı…' şeklinde karar vererek tahliye kararı verdiği, bu karara █████/2016 tarihinde Cumhuriyet Savcısı H.Ö. tarafından itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde özetle, hakimin 6 sayfalık beraat kararı gerekçesi gibi gerekçe yazarak karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi düşündürücü ve manidar olduğunu belirterek ...’in tahliye gerekçelerini teker teker karşılayacak şekilde itiraz dilekçesi yazdığı, özellikle tahliye talebi ve sonrasında ...’in usule ilişkin yaptığı işlemlere dikkat çekerek, “ a) hakimliğinizin şüpheli C.P. müdafinin vermiş olduğu dilekçeyi itiraz olarak kabul etmesi halinde yukarıda açıklanan gerekçelerle CMK’nın 268. Maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ... Sulh Ceza Hakimliğine göndermesi ve sonucuna göre bir karar beklenmesi gerekmektedir. b) Eğer verilen dilekçe hakimliğinizce tahliye talebi olarak değerlendirilmesi durumunda ise OHAL kapsamında çıkartılan KHK’ya göre dilekçenin hakimliğinizde bekletilmesi ya da tutukluluğun incelenmesiyle birlikte değerlendirilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi gerekirken hakimliğinizin yasaya aykırı resen karar vermesi usulsüzdür.” şeklinde itiraz edildiği,İtiraz üzerine ... 5 sayfa itirazı red ve itirazı inceleme merciine gönderme kararı verdiği,... Sulh Ceza Hakimi B.K. tarafından kararın usul ve yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle itirazın reddedildiği,C.P. müdafinin malvarlığı üzerindeki elkoymanın kaldırılmasına karşı talebini inceleyen ... Sulh Ceza Hakimi B.K. talebin reddine karar verdiği, itiraz üzerine ... Sulh Ceza Hakimi B.K. talebi kısmen kabul ederek, taşınmazlar, kara, deniz ve hava ulaşım araçları dışındaki elkoymanın kaldırılmasına dair █████/2017 tarihinde karar verdiği,... tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliğine yapılan adli kontrol kararının kaldırılması talebi üzerine hakim B.K. tarafından aralarında C.P.’nin de bulunduğu bir kısım şüpheliler karar verdiği, C.P. hakkında, haftada iki kez olan imza yükümlülüğün ayda iki kere olmak üzere değiştirerek yurt dışına çıkış yasağını kaldırdığı,4. Sulh Ceza Hakimi M.A.Ö.’nün beyanında, ...’in C.P. ile ilgili olarak F.İ. konusunda konuştuğundan kat kat fazla konuştuğunu, neredeyse her fırsatta bu konu ile ilgili bir şeyler söylediğini, odasına gitmek için ...’ın odasının bulunduğu yerden geçmek zorunda olduğunu her geçtiğinde kendisini ısrarla odasına çağırdığını, karşılaşmamak için yangın merdivenini kullanmaya başladığını, her fırsatta C.P.’nin suçsuz olduğunu anlattığını, hakim M.Ö.’ye hoş geldin ziyaretine gittiklerinde de bu konuyu açtığını, Hakim M.Ö.'nün (... Sulh Ceza Hakimi) dosyayı kendisine geri göndereceğini öğrendiğinde, daha neden geri gönderilmediği konusunda sızlandığını hatırladığını, tahliye kararını yazdığında kararı okuması için kendisine getirdiğini, kendisinin de “hakim bey, dosya henüz sizin önünüze gelmedi, katip ile bu şekilde karar yazmanız sıkıntılı bir durum” dediğini, M.Ö.’nün kendisine hitaben “hakim ... bana, sen daha yenisin, C.P.’yi tahliye edersen sana kimse bir şey demez, ben tahliye edersem, bana fetöcü derler dedi” diye aktardığını,... Sulh Ceza Hakimi H.A.’nın beyanında, C.P.’yi kendisinin tutukladığını, Hakim ...’ın kendisine gelerek C.P.’nin avukatının itiraz dilekçesindeki yer alan savunmaları gerçekmiş gibi anlattığını beyan ettiği,... Sulh Ceza Hakimi B.K.’nin beyanında, “ben bir gün zannedersem 2016 yılı Ekim veya Kasım ayı sıralarında Hakim ...’ın odasının önünden geçerken kapısı açık iken beni odaya çağırdı. İçerde iki avukat vardı. Bana ‘hakim bey iyi ki geldin, bunlar C.P.’nin avukatları, ben C.'yi Maraş’tan da dolaylı olarak öğrendim, bu kişinin FETÖ ile bir alakası yok, bana tutukluluğa itiraz geldi. ... Sulh Ceza Hakimliğine de tahliye talebi geldi, ben serbest bırakırsam hakkımda zaten söylentiler olduğu için sorun yaşarım, ... Sulh Ceza Hakimi serbest bırakmazsa itiraz üzerine sen dosyayı iyi oku, ben de sana anlatırım, bu FETÖ’cü değil, serbest bırakılabilir’ dedi. Bu sırada odada avukatlar da bulunuyordu. Ben bu ortamdan ve konuşmalardan rahatsız oldum. Zaten çok oturmadan kalktım. O gün öğleden sonra yeni başlamış olan ... Sulh Ceza Hakimi M.Ö.’yü ziyarete gittiğimde ... de orada idi. Ben M.Ö.’ye hayırlı olsun diyerek memleketi, ev tutup tutmadığı gibi konularda konuşmaya çalışırken ... ısrarla M.Ö.’ye C.P. dosyasını anlatıyordu, dediği,Yukarıda zikrolunan fezlekeye yansıyan teknik takibe konu konuşmalarında ilgilinin; “diyor ki hiç anlaşılmayacak şekilde diyor dosya diyor nasıl 5 sulh cezaya düşer diyor bana itham var burda sen diyor özellikle dosyayı kendine düşürüyorsun diyor ortada bi haksızlık varsa o haksızlığı gidermek için ben dosyayı kendime düşürürüm düşürdüm mü düşürdüm" şeklindeki sözleri ile henüz soruşturma dosyası önüne gelmeden ve dosya delillerini incelemeden tahliye kararı verme saikiyle hareket ettiği ve dosyanın kendisine düşmesi için olağan dışı gayret gösterdiği,Somut olay kapsamında ilgilinin Yargıtay ...'inci Ceza Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılandığı ve görevi kötüye kullanma suçundan neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası aldığı,İlgilinin, tanık olarak beyanı alınan daha önceki görev yeri Kahramanmaraş’tan tanıdığı halen Kahramanmaraş Barosu Başkanı Av. V.B.'nin şifahi beyanından etkilenerek C.P. isimli dosya şüphelisinin tahliyesi için olağan dışı çaba sarf ettiği, Meslektaşlar arasındaki fikir teatisi sınırlarını aşacak ve diğer sulh ceza hâkimlerinin bu konuda yakınmasına neden olacak ölçüde ısrarla, bu şüphelinin suçsuz olduğu yönünde söylemlerde bulunduğu, henüz dosya kendisine gönderilmemişken tahliye kararını hazırladığı ve bu kararı hâkim M.A.Ö.’ye gösterdiği, bu hususların alınan tanık beyanları ile doğrulandığı, nöbetçi olduğundan bahisle dosyayı usullere aykırı olarak uhdesine aldığı ve söz konusu tahliyeyi gerçekleştirdiği, atılı eylemlerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda, İlgili tarafından işlenen ve hükümlülüğü gerektirip cezai yaptırıma bağlanan eylemlerin, mesleğin şeref ve onuru ile, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak niteliği haiz olduğu, yukarıda geçen izahat ve tüm dosya mündericatından anlaşılmakla; ..." şeklindeki gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür.Bunun üzerine meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ayrıca manevi zararlarının tazmini için 500.000,00-TL ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.UYAP ortamında yapılan incelemede davacı hakkında disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının, "Yargı Görevi Yapanı Etkilemeye Teşebbüs" suçundan beraatine, "Görevi Kötüye Kullanma" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacı hakkında "Görevi Kötüye Kullanma" suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verildiği, yargılamanın Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) E:... sayılı dosyasında derdest olduğu görülmüştür.İLGİLİ MEVZUAT
:2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun █████/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporları ve eklerinin bir bütün olarak incelenmesinden; davacının, C.P. isimli şüphelinin tahliyesi için çaba sarf ettiği, teknik takibe konu konuşmalarında; "diyor ki hiç anlaşılmayacak şekilde diyor dosya diyor nasıl sulh beş cezaya düşer diyor bana itham var burda sen diyor özellikle dosyayı kendine düşürüyorsun diyor ortada bi haksızlık varsa o haksızlığı gidermek için ben dosyayı kendime düşürürüm düşürdüm mü düşürdüm" şeklindeki sözleri ile dosyanın kendisine düşmesi için gayret gösterdiği, dosya hakkında karar verme ihtimali bulunan bir kısım hakimleri de etkilemeye yönelik eylemlerde bulunduğu, bu haliyle davacının, bir yargı mensubundan beklenen davranış tarzına uygun düşmeyecek nitelikte olay ve ilişkilerin içerisine girdiği, dolayısıyla davacının mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemlerde bulunduğunun sübuta erdiği anlaşılmıştır.Bu durumda; davacının eylemleri, "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğundan, eylemine uyan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin kararda, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddedilmesine ilişkin kararda ve bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte, ayrıca manevi zararlarının tazmini için 500.000,00-TL ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden incelenme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,2. Davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL'nin yasal faiziyle birlikte, ayrıca manevi zararlarının tazmini için ... TL ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ... TL nispi harcın davacıya iadesine,5. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,7. Davacının manevi tazminat isteminin de reddedilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ...TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dava; davacı tarafından, ... Sulh Ceza hakimi olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL, ayrıca manevi zararlarının tazmini için 500.000,00-TL ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.Uyuşmazlıkta, davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin esasının incelenmesine geçilmeden önce, davaya konu uyuşmazlıkta uygulanacak mevzuat hükmünün ortaya konulması ve dava konusu işlemin bu mevzuat hükmüne uygun olarak tesis edilip edilmediğinin irdelenmesi gerekmektedir.█████/1983 tarih ve 17971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir.Anılan Kanun'un 63. maddesinde "uyarma", 64. maddesinde "aylıktan kesme", 65. maddesinde "kınama", 66. maddesinde "kademe ilerlemesini durdurma", 67. maddesinde "derece yükselmesini durdurma" ve 68. maddesinde "yer değiştirme" cezasını gerektiren fiil ve hallere ayrı ayrı ve açıkça yer verilerek hangi hallerde hangi disiplin cezasının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.Diğer yandan, 2802 sayılı Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten çıkarma cezası:" başlıklı 69. maddesinde ise;"Meslekten çıkarma
: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, kanun koyucunun Hâkim ve Savcılar için meslekten çıkarma cezasını diğer disiplin cezalarından farklı olarak düzenlediği, diğer disiplin cezalarında disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hallere açıkça yer verirken meslekten çıkarma cezası için bu yönde bir düzenleme yapmadığı görülmektedir.Buna göre 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinde meslekten çıkarma cezasını gerektiren durumlar şu şekilde sıralanmıştır;1) 69. maddenin ikinci fıkrasına göre;- 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası alınmış olması ve,- Taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarma cezasını gerektiren durumlar olarak düzenlenmiştir.Buna göre, taksirli suçlar hariç altı aydan fazla hapis cezası, bir başka deyişle kasten işlenmiş bir suçtan dolayı altı aydan fazla hapis cezası alınması veya affa uğramış olsa bile 8'inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan (Kanun'un 8'inci maddesinin (h) bendinde yazılı suçlar ise; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve ve haysiyet kırıcı bir suçtan veya kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları olarak belirtilmiştir.) biri ile kesin hüküm giyilmiş olması meslekten çıkarma sebebidir.Diğer yandan, ikinci fıkranın ikinci cümlesinde, Türk Ceza Kanunu'na göre verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması, cezanın ertelenmiş olması, Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde ilgili hâkime meslekten çıkarma cezası yerine bir alt ceza olan yer değiştirme cezası verileceği öngörülmüş, dolayısıyla bu durumlarda meslekten çıkarma cezası verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.Ayrıca, 69. maddenin üçüncü fıkrasında "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.’’ denilmek suretiyle söz konusu durumlarda artık meslekten çıkarma cezasının verilemeyeceği, suçun niteliğine Kanun'un anılan maddelerinde belirtilen aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesinin durdurulması, derece yükselmesinin durdurulması veya yer değiştirme cezalarından birisinin verileceği kurala bağlanmıştır.2) 69. maddenin dördüncü fıkrasına göre; Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.Bu fıkra hükmüne göre, mahkûmiyet hükmüne konu suçun, "mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte" bir suç olarak görülmesi ve Kanun'da daha alt bir disiplin cezası öngörülmemiş olması durumunda, verilen cezanın miktarına ya da diğer ceza ve tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın ilgili hâkim veya savcıya meslekten çıkarma cezası verilebilecektir.3) 69. maddenin beşinci ve son fıkrasına göre ise; disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde meslekten çıkarma cezası verilir.Buna göre ilgili hakim ve savcının eylemi herhangi bir suç teşkil etmese bile hâkimlik mesleğinin şeref ve onuru ile memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde ilgiliye meslekten çıkarma cezası verilebilir.Görüldüğü üzere, kanun koyucu tarafından meslekten çıkarma cezasının hakim ve savcılar hakkında verilecek diğer disiplin cezalarından farklı şekilde düzenlendiği, meslekten çıkarma cezasını gerektirir belirli bir fiil ve hale (belli sayıda yer değiştirme ve derece yükselmesinin durdurulması cezasının öngörüldüğü haller hariç) yer verilmediği, buna karşın ilgili hakim ve savcı hakkında açılacak kamu davası ve yürütülecek ceza yargılaması sonucunda verilecek karara göre (suçun niteliği, hükümlülüğü gerektirip gerektirmediği, verilen hapis cezasının süresi, cezanın ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığı gibi hususlar dikkate alınarak) meslekten çıkarma cezası verilmesini gerektiren ve gerektirmeyen durumların ayrıntılı olarak düzenlendiği görülmektedir.Gelinen bu aşamada, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi bir bütün olarak incelendiğinde, hâkim ve savcıların işledikleri fiiller nedeniyle meslekten çıkartılmaları hususunda iki halin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Birinci hâl; konusu suç teşkil etmeyen fiiller nedeniyle 69. maddenin son fıkrası uyarınca meslekten çıkartılma hali, ikici hâl ise; konusu suç teşkil eden fiiller nedeniyle meslekten çıkartılma halidir.Disiplin cezasına konu fiilin suç teşkil etmediği hallerde söz konusu fiilin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olması durumunda her zaman meslekten çıkarma cezası verilebilmesi mümkün iken, konusu suç teşkil eden fiillerde ise ancak ilgili hakkında bu hususta bir ceza yargılaması yapıldıktan sonra verilecek karara göre fiilin aynı zamanda mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olup olmadığı noktasında değerlendirme yapılabileceği anlaşılmaktadır.Nitekim, 69. maddenin dördüncü fıkrasında "hükümlülüğü gerektiren suç" ibaresi ile hüküm giymiş olma, anılan maddenin son fıkrasında "hükümlülüğü gerektirmese bile" ibaresi ile ise beraat etmiş olma haline vurgu yapıldığı, bu haliyle işlenen fiilin meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir fiil olup olmadığının değerlendirilebilmesi için öncelikle bir ceza yargılamasının yapılmış olmasının ve bu yargılama neticesinde verilecek karara göre bir değerlendirme yapılacağının öngörüldüğü sonucuna varılmaktadır.Öte yandan, Anayasa'nın "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde yer alan "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." hükmü ile 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin bir arada irdelenmesinden; yasa koyucunun, yaptıkları görev gereği verdikleri kararlardan etkilenen tarafların haksız isnatlarına maruz kalma ihtimali bulunan hakim ve savcıların haklarında disiplin yönünden işlem tesis edilmeden önce maddi gerçeğin ceza yargılaması sonucu ortaya çıkmasını amaçladığı ve yargılamanın sonucuna göre mevcut delil durumu dikkate alınarak eylem aynı zamanda mesleğin şeref ve onurunu bozup bozmadığı yolundaki değerlendirmenin bu aşamada yapılması gerektiğini belirttiği anlaşılmaktadır. 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi ile anılan Kanun'un disipline ilişkin diğer maddeleri bir bütün olarak ele alındığında da, kanunun sistematiğinin yasa koyucunun bu amacını doğrular nitelikte olduğu görülmektedir.Diğer yandan, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; "Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilenler hakkında ise, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.Görüldüğü üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda disiplin cezası verme zamanaşımı ile ilişkili olarak konusu suç teşkil eden fiiller hakkında ceza zamanaşımı süresine yer verilmezken, 2802 sayılı Kanun'da disiplin cezası verme zamanaşımı süresi ceza yargılaması ile ilişkilendirilmiştir (2802 sayılı Kanun md.72/3). Dolayısıyla, 2802 sayılı Kanun'un zamanaşımı hususunu düzenleyen 72. maddesi ile meslekten çıkarma cezasını düzenleyen 69. maddesi bir arada incelendiğinde de, yasa koyucunun, konusu suç teşkil eden fiillerde ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesini öngörmesi nedeniyle bu düzenlemeye paralel olarak disiplin cezası verme zamanaşımı süresini ceza yargılamasında yer alan süreler kadar genişlettiği anlaşılmaktadır.Bu değerlendirmeler ışığında, davalı idarenin, hakkında disiplin soruşturması yapılan ilgili hakim veya savcıyı 69. maddenin son fıkrası uyarınca doğrudan ve derhal meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırması, ilgilinin konusu suç teşkil etmeyen fiilleri hakkında mümkün olup, 69. maddenin uygulanması hususunda davalı idarece önce kişinin eyleminin suç teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesi, konusu suç eden eylemler ile ilgili olarak kovuşturma izni verilerek açılacak ceza soruşturması/kovuşturmasının sonucunun beklenmesi ve ceza yargılaması neticesinde verilecek hükme göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.Aksi halde, bir başka deyişle, konusu suç teşkil eden fiillerin işlenmesi halinde davalı idarece 69. maddenin son fıkrası uyarınca disiplin cezası verilerek ilgilinin doğrudan meslekten çıkarılması, suç işleyen hakim/savcının adli yönden cezasız kalması sonucuna yol açabileceği gibi, hakkında isnatta bulunulan hakim/savcının ceza mahkemesi önünde kendini aklama hakkının da elinden alınması sonucunu doğurabilecektir. Bunun yanında, davalı idarece doğrudan 69. maddenin son fıkrası uyarınca bir karar verilmesi durumunda, anılan maddenin diğer fıkraları işlevsiz hale gelecek ve söz konusu fıkraların konuluş amacına aykırı hareket edilmiş olunacaktır. Ayrıca, idarece bu yönde doğrudan verilecek bir meslekten çıkarma kararından sonra ilgili hakkında ceza mahkûmiyetine karar verilmesi veya mahkûmiyetinin ertelenmesi veya diğer ceza ve tedbirlere çevrilmiş olması durumunda diğer fıkra hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı sorusu gündeme gelecek ve bu durum da ilgilinin aleyhine sonuçlar doğurabilecektir.Uyuşmazlıkta, davacı hakkında konusu suç teşkil ettiği anlaşılan disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) E:... esasına kayıtlı dosyada, "Görevi Kötüye Kullanma" suçundan yargılamanın devam ettiğinin anlaşıldığı, buna karşın davalı Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesince davacı hakkında yürümekte olan ceza davasının sonucu beklenmeden ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla doğrudan, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda, olayda, davalı Hakimler ve Savcılar Kurulunca öncelikle hakkında disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle ceza kovuşturması yürütülen davacının, bu yargılamasının sonucunun beklenmesi ve kovuşturma neticesinde verilecek karara göre 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi hükümlerinin tatbik edilmesi gerekirken, bu yapılmaksızın anılan maddenin son fıkrası uyarınca davacının doğrudan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı ve anılan kararın iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın reddi yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.