Anahtar kelimeler: Salihli Mücadele Kaçakçılıkla Adlî Süreç Edenin Görüşü Muhalefet İstemlerinin Fıkraları
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Beraat, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan, 5607 sayılı Kanun'un 3/18., 22. fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, ele geçen içkilerin 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 31.12.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5607
sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine, suça konu içkilerin 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilerek, katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a.ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Usulüne uygun olarak alınan arama kararının mevcut bulunduğuna, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen...... konutunda ve eklentilerinde kaçak alkol üretimi ve satışı yaptığına dair gelen ihbar üzerine, Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, sanığın alkol üretimi yaparken suç üstü yakalandığı ve konutun avlusunda bulunan depo olarak kullanılan kısmında, 21... litrelik şişe, 1 adet 20 litrelik plastik bidon, soğutma amaçlı kullanılan 120 litrelik mavi bidon, ısıtma amaçlı kullanılan 120 litrelik çelik kazan ve bu kazana bağlı 1 adet tüp ile damıtmada kullanılan 2 metre uzunluğundaki krom boru ele geçirilmiş, yapılan arama işlemi esnasında mahalle muhtarı ile sanığın babasının hazır bulunduğu anlaşılmış olup,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve ███████-549 Esas, ████████ Karar sayılı, 04.12.2024 tarihli ve ███████-548 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibarıyla kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine tek işlem tanığı dışında, sanık ya da aramada hazır bulunabilecek kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukuki sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, Bölge Adliye Mahkemesince “...sanığın ikametinde yapılan aramada; sanığın babası olduğu tespit edilen ve CMK'nun 45. maddesi gereğince tanıklıktan çekilme hakkı bulunan ... isimli kişiye CMK'nun 48. maddesi kapsamındaki hakları hatırlatılmaksızın hazirun olarak bulundurulması hukuka aykırı olup, bu şahsın dışında mahalle muhtarı olan 1 hazirun bulundurulmak suretiyle gerçekleştirilen arama icrası bakımından hukuka aykırıdır” gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmişse de; CMK’nın 119/4. maddesinde “Cumhuriyet savcısı
hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.” hükmünde bahsi geçen ve uygulamada “işlem tanığı” olarak adlandırılan kişilerin CMK’nın 43-61. maddelerinde tanıklık başlığı altındaki düzenlemelere tabi olmayacağı dolayısıyla arama anında hazır bulundurulması gereken kişilerin tanıklıktan çekinme hakkının hatırlatılması gibi bir usulün de CMK’da karşılığının bulunmadığı gözetilerek, usulüne göre alınmış bir adli arama kararının mevcut olması, arama işlemi esnasında işlem tanıklarının hazır bulunması, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik sanığın bir itirazın bulunmaması, arama sonucunda ele geçen eşyaların kendi evinde ele geçirildiğine ilişkin açık kabulünün mevcut olması, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım haklarının ihlal edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmaması karşısında, usulüne göre alınmış arama kararına istinaden yapılan arama sonunda ele geçen delillerin yargılamada tek belirleyici delil olmadığı anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmri Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!