Anahtar kelimeler: Mesnetten Ediş Medya Özlük Çıkarma Meslekten Parasal Savcılar Paylaşımı Hakimler

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ██████████DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ... Kurulu / ...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
: Meslekten çıkarma kararının hukuki mesnetten yoksun olduğu, somut delil sunulmadan meslekten çıkarıldığı, aleyhinde verilen meslekten çıkarma kararına gerekçe olarak gösterilen sosyal medya paylaşımı iddiasına ilişkin olarak, iddia edilen paylaşımın yapıldığı adrese hangi IP numarası ile erişim sağlandığı, umuma açık bir ortamda mı yoksa sınırlı kişiler arasında mı olduğu, ne zaman ve ne şekilde paylaşıldığı, hangi tarihler arasında ne kadar süre paylaşımda kaldığı gibi somut verilere yer verilmesi gerektiği halde, iddia edilen paylaşımın tarihinin net olarak ortaya konulmadığı, adli ve idari yönden soruşturulmasını gerektirecek sosyal medya paylaşımının bulunmadığı, aynı fiil nedeniyle iki ayrı cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, terör örgütü propagandası yapma suçundan hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, "non bis in idem" ilkesinin, ifade özgürlüğünün, çalışma özgürlüğünün, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, kamu yararı ilkesinin, masumiyet karinesinin, yargı bağımsızlığının, hakimlik teminatının ihlal edildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yasin Özdemir / Türkiye (Başvuru No:████████ sayılı) kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği iddia edilmiştir.DAVALININ SAVUNMASI
: Uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezası, davacının, evrensel etik kurallarına aykırı, seçilen meşru hükumetin yıpratılması, FETÖ/PDY lehine mağduriyet algısının oluşturulması, hükumet aleyhine yapılan soruşturmaların kamu baskısı kurularak meşruiyet kazandırılması amacıyla yaptığı, "..." isimli sosyal paylaşım sitesinde, "Hakim savcılar için aslolan yasal mevzuat bağlamında görevlerini yapmalarıdır. Bir hakim veya savcının Devlet politikasını gerekçe göstererek görevini yapmaması kabul edilemez. Bir hakim veya savcı devlet politikası diyerek görevi yapmakta ahesterevlik gösteriyorsa hiç kusura bakmasın milletin hakkına girip aldığı maaşı da hak etmiyor demektir. O tarihteki mevzuat göz önünde bulundurulduğundan sayın ... görevini ve yapması gerekeni korkmadan çekinmeden yapmıştır. Bu nedenle tebrik edilmesi gerekir. Sayın savcı görevini ilgili yasal mevzuata uygun olarak yapmamış olsa MİT Kanunu apar topar değiştirilmezdi." şeklindeki sosyal medyada paylaşımlarının mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu, davacının sosyal paylaşım sitesinde yapmış olduğu söz konu paylaşımların içeriğinde; siyasi görüş içeren, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedeleyen ifadeler olduğunun görüldüğü, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapıldığı, davacının başka bir nedenle görevine son verilmiş olmasının disiplin suçu teşkil eden işlem veya eylemleri nedeniyle hakkında disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmediği, davacı hakkında verilen kovuşturma izni üzerine disipline konu eylemlerine ilişkin "terör örgütü propagandası yapma" suçundan yapılan yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve davacının beraatine karar verilmiş ise de, söz konu kararın temyiz incelemesinde olduğu, kesinleşmediği, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verilmiş ise de, ceza yargılamasına uygulanan ceza hukuku ile disiplin cezasında uygulanan disiplin hukuku farklı hukuk dalları olduğundan ve bu hukuk dallarının düzenlediği ilişkiler ve hakim olan ilkeler de tamamen farklı olduğundan söz konusu kararın davacının hukuki durumunu değiştirmediği, davacının yapmış olduğu sosyal medya paylaşımları incelendiğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün davacının paylaşımları yaptığı dönemde herkes tarafından paralel yapılanma olarak adlandırıldığı ve bilindiği halde ve kamu oyunda MİT tırları soruşturması olarak bilinen soruşturmanın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün usulsüz soruşturmalarından bir tanesi olduğu herkesçe malum iken, davacının söz konusu paylaşımları ile kendi düşüncesinden olmayan hakim ve savcıları ve hükumeti töhmet altında bırakan bir tavır ortaya koyduğunun görüldüğü, öte yandan, davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali ve yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin "davanın reddine" dair █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararına karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla anılan kararın "onanmasına" kesin olarak karar verildiği, davacının eylemlerinin niteliği, ağırlığı, yoğunluğu dikkate alındığında mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacının sübuta eren eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Dava, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına yapılan itirazın reddi yolundaki Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesi gereken tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68. maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8. maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8. maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50. maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50. maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68. maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50. maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştirDosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan soruşturma kapsamında yapılan incelemelerle; davacının da aralarında olduğu ilgili hakim ve cumhuriyet savcılarının www.adalet.org, facebook ve twitter adlı sosyal paylaşım sitelerinde değişik tarihlerde yaptığı paylaşım içeriklerinde; 2014 Ekim ayında yapılan HSYK'ya üye seçimi, HSYK' nın yapısı, HSYK' nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarrufları, kamu oyunda █████ Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, MİT Tırları olarak bilinen soruşturma dosyaları ile bu soruşturma dosyalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyasından içeriği ile siyasal iktidarın yapmış olduğu tasarrufların ağır bir şekilde eleştirilmesiyle ilgili paylaşımlar veya bu paylaşımların benimsendiğine dair yorumların bulunduğu, bahse konu paylaşımların siyasi görüş içerdiği, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedelediği, FETÖ/PDY terör örgütünün lehine, planlı ve sistematik olarak terör örgütünün amacına hizmet eden, FETÖ/PDY örgütüne irtibat ve iltisak nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hakim ve savcılar tarafından yapılan paylaşımlar olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda davacının; ... isimli sosyal paylaşım sitesinde; "Hakim savcılar için aslolan yasal mevzuat bağlamında görevlerini yapmalarıdır. Bir hakim veya savcının Devlet politikasını gerekçe göstererek görevini yapmaması kabul edilemez. Bir hakim veya savcı devlet politikası diyerek görevi yapmakta ahesterevlik gösteriyorsa hiç kusura bakmasın milletin hakkına girip aldığı maaşı da hak etmiyor demektir. O tarihteki mevzuat göz önünde bulundurulduğundan sayın ... görevini ve yapması gerekeni korkmadan çekinmeden yapmıştır. Bu nedenle tebrik edilmesi gerekir. Sayın savcı görevini ilgili yasal mevzuata uygun olarak yapmamış olsa MİT Kanunu apar topar değiştirilmezdi." şeklinde paylaşımda bulunduğu tespit edilerek, eyleminin mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğunun değerlendirilmesi sonucu, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Diğer yandan, davacının, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 5.Dairesinin █████/2019 tarihli ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile, ''davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenledemokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2022 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla istemin reddine dair verilmiş kesin kararın bulunduğu dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.Soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiği sonucuna varılarak 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.Ayrıca, davacının ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçuna ilişkin olarak yapılan yargılama sonucu ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 9 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu, diğer taraftan ''terör örgütü propagandası yapma'' suçundan yargılandığı ve ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla 1yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf yoluna başvurulması üzerine kaldırıldığı, halihazırda Yargıtay aşamasında bulunduğu da incelemenin yapıldığı tarihte mevcut UYAP kayıtları ile dosyada mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile daha önce meslekten çıkarılmalarına karar verilen bazı yargı mensuplarının sosyal paylaşım sitelerinde yapmış oldukları paylaşımları hakkında soruşturma yapmak üzere soruşturma izni verilmesi teklifinde bulunulmuştur.Anılan soruşturma iznine Kurul Başkanı tarafından "Olur" verilmesi üzerine, Karapınar Hakimi iken meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında; ... isimli sosyal paylaşım sitesinde; "Hakim savcılar için aslolan yasal mevzuat bağlamında görevlerini yapmalarıdır. Bir hakim veya savcının Devlet politikasını gerekçe göstererek görevini yapmaması kabul edilemez. Bir hakim veya savcı devlet politikası diyerek görevi yapmakta ahesterevlik gösteriyorsa hiç kusura bakmasın milletin hakkına girip aldığı maaşı da hak etmiyor demektir. O tarihteki mevzuat göz önünde bulundurulduğundan sayın ... görevini ve yapması gerekeni korkmadan çekinmeden yapmıştır. Bu nedenle tebrik edilmesi gerekir. Sayın savcı görevini ilgili yasal mevzuata uygun olarak yapmamış olsa MİT Kanunu apar topar değiştirilmezdi." şeklinde yorum yaptığı iddiaları nedeniyle soruşturma başlatıldığı, davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile;"Hakim ve cumhuriyet savcılarının, meslek hayatı boyunca yaptığı iş ve davranışlarında, yaptığı mesleğin önemi nedeniyle bağlı olduğu bir takım evrensel etik kurallar vardır. Nitekim 2001 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Hindistan' ın Bangalor kentinde kabul edilen Yargı Etiği İlkeleri ile 2005 yılında kabul edilen Budapeşte ilkeleri, uluslararası belgelerden istifade edilip hazırlanan, yargı mensuplarına yönelik uyması gereken evrensel etik kurallar içermektedir.Hakim ve Savcılar (Yüksek) Kurulu'nun ... yılında ... sayılı kararıyla kabul ettiği Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde yer alan tarafsızlık değeriyle ilgili bölümde, "hakimin mahkeme içinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hakim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak davranışlar içerisinde olmalıdır, hakim kamuya açık olsun veya olması, herhangi bir şahıs veya mesele hakkında adil yargılanmayı etkileyecek yorum yapmamalıdır." Dürüstlük değeri ilkesiyle ilgili "hakim tüm faaliyetlerinde uygunsuz davranışlardan ve uygunsuzluk görüntüsü oluşturmaktan kaçınmalıdır. Sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hakim, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumundadır, bunu özgürce ve kendi iradesiyle yapmalıdır." şeklinde düzenlemeye yer vermiştir.2005 yılında Avrupa Savcıları Konferansında kabul edilen ve ülkemiz için de bağlayıcı olan "Budapeşte İlkeleri" olarak bilinen bildirgede, "Savcıların her zaman ve her koşulda görevlerini adil ve tarafsız yerine getirirler, mesleki gizliliği korumalıdır, özel yaşamlarındaki faaliyetleri nedeniyle savcılık hizmetinin fiili dürüstlüğünü, adilliğini, tarafsızlığını veya buna ilişkin makul algıları zedelememelidir." şeklinde evrensel etik ilkeler düzenlenmiştir.Disiplin dosyasında ilgili hakim ve cumhuriyet savcıları, www.adalet.org, facebook ve twitter adlı sosyal paylaşım sitelerinde değişik tarihlerde bazı paylaşımlar yapmıştır. Bu paylaşımların içeriklerinde özetle; 2014 Ekim ayında yapılan HSYK'ya üye seçimi, HSYK'nın yapısı, HSYK'nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarrufları, kamu oyunda █████ Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, Mit Tırları olarak bilinen soruşturma dosyaları ile bu soruşturma dosyalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyasından içeriği ile siyasal iktidarın yapmış olduğu tasarrufların ağır bir şekilde eleştirilmesi ilgili yapmış oldukları paylaşımlar veya bu paylaşımların benimsendiğine dair yorumlar olduğu tespit edilmiştir.İlgili hakim ve savcıların paylaşımları ile yargı alanında etik kuralları düzenleyen uluslararası belgeler ve mesleki teamüller ile birlikte değerlendirildiğinde; çağdaş demokratik toplumların üç saç ayağından biri yargı erki olduğu, yargı mensuplarının icra ettiği kamusal faaliyetin önemi sebebiyle uluslararası evrensel etik kurallarına bağlı olarak meslek hayatında veya özel yaşantılarında doğruluk, dürüstlük ve tarafsızlık görüntüsünü zedeleyecek söz ve davranışlardan kaçınmaları ve mesleğin vakarını muhafaza etmesi gerektiği, bahse konu paylaşımların içeriğinde siyasi görüş içeren, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedeleyen, FETÖ/PDY terör örgütünün lehine, planlı ve sistematik olarak terör örgütünün amacına hizmet eden, FETÖ/PDY örgütüne irtibat ve iltisak nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hakim ve savcılar tarafından yapılan paylaşımlar yer almaktadır.İlgililer her ne kadar savunmalarında özetle; düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında paylaşımları yaptıklarını söylemiş ise de; bu paylaşımlarla, mağduriyet algısını oluşturmak amacıyla, kamu oyu baskısı oluşturmak ve FETÖ/PDY lehine sistematik ve planlı bir şekilde, yürütülen organizasyonun parçası olarak, etik ilkelere aykırı olarak doğruluk, dürüstlük, bağımsızlık ve tarafsızlıklarını yitirecek şekilde olduğundan, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilmesi mümkün olmadığından savunmalarına itibar edilmemiştir.İlgililerin sosyal medyadaki paylaşımların amacı, içeriği bir bütün olarak bakıldığında evrensel etik kurallarına aykırı, seçilen meşru hükumetin yıpratılması, FETÖ lehine mağduriyet algısının oluşturulması, hükumet aleyhine yapılan soruşturmaların kamu baskısı kurularak meşruiyet kazandırılması amacıyla yapıldığı, eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu anlaşıldığından,.." şeklinde yer verilen gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür.Bunun üzerine meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, anılan karar nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük hakların iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.UYAP ortamında yapılan incelemede, disiplin cezasına konu eyleminden dolayı davacının ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kabul edilerek, mahkumiyet kararının kaldırılarak davacı hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir.Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapığı yeniden inceleme talebinin reddine dair kararın iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kalınan özlük hakların iadesi talebiyle açılan davada, Dairemizin █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin reddine, anılan kararın onanmasına kesin olarak karar verilmiştir.Diğer yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2018 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının █████/2022 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmıştır.B) İLGİLİ MEVZUAT
:2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun █████/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir.C) İNCELEME VE GEREKÇE
:Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.Bakılan uyuşmazlıkta, davacının www.facebook.com isimli sosyal paylaşım sitesinde; "Hakim savcılar için aslolan yasal mevzuat bağlamında görevlerini yapmalarıdır. Bir hakim veya savcının Devlet politikasını gerekçe göstererek görevini yapmaması kabul edilemez. Bir hakim veya savcı devlet politikası diyerek görevi yapmakta ahesterevlik gösteriyorsa hiç kusura bakmasın milletin hakkına girip aldığı maaşı da hak etmiyor demektir. O tarihteki mevzuat göz önünde bulundurulduğundan sayın ... görevini ve yapması gerekeni korkmadan çekinmeden yapmıştır. Bu nedenle tebrik edilmesi gerekir. Sayın savcı görevini ilgili yasal mevzuata uygun olarak yapmamış olsa MİT Kanunu apar topar değiştirilmezdi." şeklinde yaptığı yorumun, FETÖ/PDY terör örgütü üyelerince yapılan ve kamu oyunda Mit Tırları dosyası olarak bilinen soruşturma dosyalarını desteklediği, söz konusu soruşturmaları yürüten örgüt üyesi yargı mensuplarını destekler mahiyette paylaşımlar yaptığı, bu paylaşımın siyasi görüş içerdiği, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedelediği, bu haliyle ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aşarak hâkimlik ve savcılık mesleği ile bağdaşmayacak nitelikte söylemler içerdiği görülmektedir.Bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak incelendiğinde, davacının, kendisine isnat edilen eylemleri ile FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda eylem ve işbirliği içerisinde hareket ettiği ve bu yönüyle eylemlerinin kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.D) KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük hakların iadesine karar verilmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.