Anahtar kelimeler: Müzakere Hasarlı Sürücünün Kazada Aşnin Plaka Rücuen Karıştığı Plakalı Heyetince

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2010 tarihinde ...'in kullandığı ... plaka sayılı araç ile davalı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın karıştığı yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kazada müvekkili sigortanın sigortalısı... ve ...'in yaralandığını, kazada her iki sürücünün de kusurlu bulunduğunu, ... A.Ş.'nin ... plakalı aracın sigortacısı ... A.Ş.'nin ise ... plakalı aracın sigortacısı olduğunu, kaza neticesinde yaralanan sigortalıların tedavisi için ödemede bulunduklarını belirterek fazlaya ilişin talep hakları saklı kalması kaydıyla ... in tedavisi için 31.321,45 Euro tedavi ve 8.172,30 Euro bakım gideri ödemiş olduğunu, ödenen 39.491,75 Euro tedavi giderinin % 75 kusur oranına denk gelen 1/4 kısmı 9.872,93 Euro, ...için ise 1.477,33 Euro tedavi giderinin tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle
: trafik kazası sonucu yapılan tedavilerle ilgili olarak sağlık hizmet sunucuları ile sigortalılar lehine müvekkili kurum nezdinde oluşan alacakların halefiyet yolu ile 3. kişilere geçmesinin mümkün olmadığını, 3. kişi sigorta şirketi tarafından ifa edilmesi halinde bile ifadan önce alacaklı sağlık hizmeti sunucusuna bildirmiş olması gerektiğini, müvekkili ile herhangi bir üçüncü kişi arasında böyle bir müteselsil sorumluluk ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkil sigorta şirketine başvuru yapılmadığından dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı sigortalıları ... ile ...'in 21.08.2010 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında yaralanması neticesinde kendilerine ödemiş oldukları tedavi ve bakım giderlerinin ... Plakalı aracın müvekkil şirket nezdindeki ZMMS poliçesinden rücuen tazminini talep ettiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmasının sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusurlu olmasına bağlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığını, var ise kusur oranı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sigorta Poliçesi sebebiyle tedavi giderlerine ilişkin olarak tazmin sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan davanın Kısmen Kabulü ile 1-11.350,26 Euro'nun 1.477,33 Euro’sunun davalı ... Sigorta Şirketi, davalı ... A.Ş ve davalı ...'tan dava tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren; 9.872,93 Euro’sunun ise davalı ... A.Ş ve davalı ...’tan dava tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki T.C Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davanın davalı ... yönünden reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... A.Ş. vekili (Eski Ünvanı: ... A.Ş.), davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili sigortalılarının kaza sebebi ile yaralanmaları üzerine yaptığı tedavi giderlerinin rücuen tahsili talebi ile davalılar hakkında dava açtığını, kaza tarihi ve tedavi tarihi itibariyle KTK'nın 98. maddesi gereği hiçbir kısıtlamaya mahal vermeden bu konulardaki sorumluluk KTK98. maddesine göre ...'ya ait olduğunu, kararda SUT hükümlerine göre yabancı kişilerin yurt dışındaki tedavilerinin ... tarafından karşılanmayacağı gerekçesi ile davanın ... hakkında reddedildiğini, yasada açıkça herhangi bir kısıtlamanın söz konusu olmadığını, ... hakkındaki davanın reddinin doğru olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. (Eski Ünvanı
: ... A.Ş.) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçe limiti dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçenin kişi başına azami teminatının 150.000-TL olduğunu, kazadan kaynaklanan sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hükmedilen tutarın karar tarihinde TL karşılığı 225.416-TL olup karar tarihinde dahi poliçe limitini aştığını, her ne kadar müşterek müteselsil hüküm kurulmuş ise de poliçe limitinin aşarak hüküm kurulduğunu, şirket tarafından yapılan ödemeler dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğinibelirterek istinaf talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;davanın davalı müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının rücu talebini yöneltebileceği kurumun ancak müvekkilinin aracının sigorta şirketi olacağını, davacı tarafın dava da dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğini, davanın Kanun'da belirtilen zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, olması gereken hız ve şeritte ayrıca trafik kurallarına riayet ederek seyreden müvekkilinin, aşırı hızlı seyreden ve yanlış şeritten dönüş yaparak aracın önünü kesen, neticede çapışmaya sebep olan dava dışı sürücü ... karşısında herhangi bir tedbir almasının hayatın olağan akışı çerçevesinde beklenemeyeceğini, müvekkilinin tali kusurlu olduğunu dahi kabul etmediklerini, kendisine rücu edilebilmesi için ilgili Kanun'da aranan şartlardan biri olan ağır kusur bulunmadığını, gerekli araştırma ve incelemeler yapılmaksızın müvekkiline kusur atfedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, müvekkilinin diğer davalılar ile müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu, bildirdikleri tanığın dinlenmediğini, ek ve kök raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığınıbelirterek istinaf talep etmiştir.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava, sağlık sigortası kapsamında, trafik kazasında yaralanan sigortalısına tedavi gideri ödemesi yapan davacı sigorta şirketinin, ödediği tedavi giderlerini, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalı ... ile davalı ZMMS sigortacısı ve kusurlu araç sürücüden rücuen tahsili istemine ilişkindir.2918 Sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza davası zamanaşımı süresi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.Somut uyuşmazlıkta yaralamalı trafik kazası █████/2010 tarihinde gerçekleşmiş, dava █████/2017 tarihinde açılmış olduğundan dava tarihi itibariyle 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Kaza nedeniyle kaza tespit tutanağında, davacı sigorta şirketine sigortalı sürücü ...'in doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kuralını, davalı sürücü Koray Koldaş'ın KTK 52/1-b maddesi gereğince kusurlu olduğu tespit edilmitir. Mahkemece aldırılan kusur raporunda davacı sigorta şirketine sigortalı sürücü ...'in KTK 47/d,53/b,84/f kurallarını ihlalden % 75 oranında, davalı sürücü Koray Koldaş'ın KTK 52/1-b maddesi gereğince %25 oranında kusur belirlenmiştir. Bu durumda kaza tespit tutanağı ile Mahkemece aldırılan kusur raporunun birbiri ile örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü anlaşılmakla davalı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.13.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı..." hükmüne yer verilmiş; 6111 Sayılı Yasanın geçici 1.maddesinde de "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de ... tarafından karşılanacağı..." hükmü getirilmiştir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir.Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tedavi giderlerinden Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamındaki sorumluluğuna ilişkin hüküm, Danıştay 10. Dairesinin █████/2010 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.Yukarıda izah edildiği üzere 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderleri yurt içinde olanlardan ... sorumlu olduğu, yabancı uyrukluların Türkiye'de geçirdiği trafik kazası nedeniyle yurt dışında devam eden tedavilerine bağlı giderlerinden ise ...'nın sorumluluğu bulunmadığı gözetildiğinde, Mahkemece hükme esas alınan doktor bilirkişi raporunda yapılan tespitler doğrultusunda, davacı sigorta şirketinin, yaralanan sigortalısı için sağlık poliçesi kapsamında ödediği yurtdışında yapılan tedavi giderlerine ilişkin talebinin davalı ... bakımından reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı sigortalıların trafik kazasına bağlı yaralanmaları ile yurt dışında yapılan tedavilerinin gerekliliği ve yerindeliği bakımından illiyet bağı da tespit edilerek belirlenen tedavi giderleri için kusuru ile kazaya sebebiyet veren davalı sürücü ve Sigorta Şirketi'nin sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitinin açıkça gösterilmemiş olması doğru olmadığından hüküm bu yönden düzeltilmiştir.Bu nedenle; davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesi gereğince reddine, davalı ... A.Ş. (Eski Ünvanı: ... A.Ş.) vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesi gereğince reddine,Davalı ... A.Ş. (Eski Ünvanı
: ... A.Ş.) vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre
:Açılan davanın kısmen kabulü ile,1-11.350,26 Euro'nun 1.477,33 Euro’sunun davalı ... Sigorta Şirketi, davalı ... A.Ş ve davalı ...'tan dava tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren; 9.872,93 Euro’sunun ise davalı ... A.Ş ve davalı ...’tan dava tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki T.C Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketlerinin sorumluluklarının poliçe limiti olan 150.000 TL ile sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,2- Davanın davalı ... yönünden REDDİNE,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.044,67-TL karar harcından peşin olarak alınan 758,13-TL harcının mahsubu ile bakiye 2.286,54-TL karar ve ilam harcının ... dışındaki diğer davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 34.622,46-TL vekalet ücretinin ... dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,6-Davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 606,90-TL posta ve tebligat giderinden oluşan 3.606,9-TL yargılama gideri ile 758,13-TL peşin harç ve 31,40-TL başvuru harcı, olmak üzere toplam 4.396,43-TL'nin ... dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (...'nın masraftan sorumlu tutulmamasına,)7-Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 100,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine,b- Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.044,67- TL harçtan peşin alınan 762,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.282,67 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacı ve davalı ...'ın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026