Anahtar kelimeler: Şahsiliği Kanuniliği Fetö Getirirken Edilirken Tarafsız İltisakı Disiplin Meslekte Meslekten

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: ██████████DAVACI
: ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI
: ... Kurulu / ...VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU
: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
: Dava konusu karar tesis edilirken, hiçbir aşamada savunmasının alınmadığı, bu sebeple savunma hakkının ihlal edildiği, görevini yerine getirirken bağımsız ve tarafsız olduğu, hakimlik teminatı dikkate alınmaksızın ve soruşturma yürütülmeksizin disiplin cezası verildiği, suç ve cezaların kanuniliği ve şahsiliği ilkelerinin, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Anayasa'ya, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'na, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve ilgili mevzuata aykırı olarak usule ilişkin işlemlere riayet edilmediği, söz konusu terör örgütü ile hiçbir bağlantısının bulunmadığı ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.DAVALININ SAVUNMASI
: Dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Yasa'nın 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:2025/7 sayılı kararı doğrultusunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine göre Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması mecburi olduğundan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:2025/7 sayılı kararında belirtilen gerekçeyle bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:2025/7 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Dairemizin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:2025/7 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere;Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır.█████/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir.Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.Öte yandan, Davacı hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik etmek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, silahlı FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak" suçlarını işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla; silahlı terör örgütüne üye olmak suçuyla ilgili olarak davacı hakkında daha önce de dava açıldığı, soruşturmanın mükerrer olduğu, diğer suçlamalar yönünden ise yeterli ve elverişli delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının █████/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü; ayrıca, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği görülmüştür.İLGİLİ MEVZUAT
:Dairemizin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:2025/7 sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları.2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri.3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası.4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki NiteliğiDairemizin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:2025/7 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere;667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır.2) Kişiselleştirme ve Delillerin DeğerlendirilmesiDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:2025/7 sayılı bozma kararında belirtildiği üzere;Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.Dava konusu kararın dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararda;Davacının 2005-2006 yılları arasında Yeditepe Üniversitesi'nde aldığı yabancı dil eğitimi yönünden, davacının yabancı dil eğitimine örgütle bağlantısı nedeniyle ve örgütsel amaçlar gözetilerek gönderildiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,Davacının özel yetkili mahkemede görevlendirilmesi yönünden, davacının TMK 10. madde (mülga) ile görevli Ağır Ceza Mahkemesi hakimliğine FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olması nedeniyle ve örgütün amaç ve stratejilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla görevlendirildiğine ilişkin iddianın başkaca bir delille desteklenmediği görüldüğünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,Davacıyla ilgili ihbar şikayet bilgileri yönünden, davalı idare tarafından davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu belirtilen ihbar ve şikayet dilekçeleri üzerine davacı hakkında işlem yapıldığına ilişkin olarak dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından, davacı hakkındaki ihbar ve şikayet bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,Davacı hakkındaki ankesör/büfe sorgu raporu yönünden, davacının kullanımında olan GSM hattına ilişkin olarak tekil aranma kaydı bulunmasının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararında belirtilen HTS Analiz Raporundaki tespitler yönünden, davalı idarece, davacı hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan HTS analiz raporundaki tespitlere göre davacının kullandığı telefonla haklarında FETÖ kapsamında soruşturma yürütülen birkısım kişilerle görüşme yapmış olmasının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, "her ne kadar şüphelinin(davacının), haklarında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturmalar yapılan başka şüpheliler ile ... açıklanan şekilde iletişimleri tespit olunmuşsa da, söz konusu görüşme içerikleri tespit olunamadığından soruşturma konusu ile ilgili suç tespiti yapılamadığı" tespitine yer verildiği, ayrıca belirli bir periyot veya yoğunluk tespiti yapılmaksızın, yalnızca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma yürütülen kişilerle telefon görüşmelerinin bulunduğu iddiasının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı; bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karardaki hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı,Sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespit içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, kararda ayrıntılı şekilde açıklanan hususlar ile davacının beraatine ilişkin mahkeme kararındaki tespitler göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu soruşturmaların, tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı belirtilerek,Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca █████/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisak veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.Dairemizin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:2025/7 sayılı kararıyla; "... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;Davalı Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. madde (mülga) ile görevli hakimlikte (... Ağır Ceza Mahkemesi) görev yaptığı, bu dönemde H.A.'nın █████/2011 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından tutuklandığı ve █████/2013 tarihine kadar tutuklu kaldığı, H.A. hakkındaki soruşturmanın █████/2011 tarihli TEM Şube görevlileri tarafından tanzim edilen 110 sayfadan ibaret “Haliç'te Yaşayan Simonlar isimli kitap, iddia olunan Ergenekon terör örgütü ilişkisi” başlıklı tespit tutanağı ile başladığı, Z.Ö.'nün soruşturmayı başlatan Cumhuriyet Savcısı olduğu, bu Cumhuriyet Savcısı'nın H.A.'yı █████/2011 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından tutuklanması istemi ile mahkemeye sevk ettiği, davacının ise üye Hâkim sıfatı ile; H.A. hakkındaki █████/2013 ve █████/2013 tarihli itirazın reddi ile tutukluluk halinin devamı, █████/2013 tarihli tutukluluk inceleme kararı ile tutukluluk halinin devamı ve █████/2013 tarihli celsede tutukluluk halinin devamına ilişkin verilen kararlardaki heyet içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı hakkında verilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, davacı hakkında düzenlenen HTS Analiz Raporunda davacının FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma yapılan polis memuru H.P. adına kayıtlı hat ile █████/2014-█████/2015 tarihleri arasında toplam 231 kez olmak üzere 46.879 saniye görüşmesinin bulunduğu görülmüştür.Yargı mensubu olarak görev yapan Y.Ç. hakkında verilen ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararda yer verilen, Y.Ç.'nin ... tarihli savunmasında özetle, "...Y.S.'nin de yanında İstanbul Hakimi ... ile ... Ağır Ceza Mahkemesi üyesi E. ya da H. ile birlikte Y.S. için oy istediği" şeklinde beyanda bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.Ayrıca, davalı Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının HS(Y)K'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile 2005-2006 yılları arasında Yeditepe Üniversitesinde yabancı dil eğitimi aldığı anlaşılmıştır.Temyize konu Daire kararında, Dairece dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde TMK madde 10 (mülga) özel yetkili mahkemede görevlendirilmesi, örgüt için hayati önem taşıyan 2014 HSYK seçim dönemindeki tutumuna ilişkin Y.Ç. nin ifadesi, HTS analiz raporunda yapılan tespit, yabancı dil eğitimine gönderilmesi ile diğer hususların bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ... dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur.Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:2025/7 sayılı bozma kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde TMK madde 10 (mülga) özel yetkili mahkemede görevlendirilmesi, örgüt için hayati önem taşıyan 2014 HSYK seçim dönemindeki tutumuna ilişkin Y.Ç. nin ifadesi, HTS analiz raporunda yapılan tespit, yabancı dil eğitimine gönderilmesi ile diğer hususların bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,1. DAVANIN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcının davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.