Anahtar kelimeler: Sakat Cismani Müzakere Hissedarı Almaya Ştinin Gelirinin Maluliyet Heyetince Kazasında

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.08.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak sürekli sakat kaldığını, davalının, müvekkilinin %30 maluliyet durumuna göre 06.01.2016 tarihinde 26.545,00 TL tazminat ödemesi yaptığını, ancak müvekkilinin almaya hak kazandığı tazminatın ödenen miktardan daha yüksek olduğunu, müvekkillinin .... Ltd. Şti.nin % 60 oranında hissedarı olduğunu, aylık gelirinin 10.000,00 TL civarı olduğunu, personel gelirinin de eklenmesiyle aylık kazancın daha yüksek olacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL geçici/sürekli iş göremezlik tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 172.287,91 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya ödemede bulunarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, kazada kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılmasını, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınmasını, davaya konu tazminatın uzman bilirkişilerce hesaplanmasını, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan sorumluluğunun olmadığını, SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemelerin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinden dava tarihinden itibaren ve yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 172.287,91 TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil kurum davacı tarafa ödemede bulunarak üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ve davacının tüm zararı karşılandığını, davacı tarafa ödenen tazminat ibraname mukabilinde ödendiğini, müvekkil kurumun başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespiti Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapıldığını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi'nden özürlü sağlık raporu alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, müvekkil kurumun geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan sorumluluğu bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödendiğini veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkil kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ... Hesabı'nın sorumluluğu poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebi mesnetsiz olup, müvekkil kurum yönünden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, 04.12.2021 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, başvurucunun tazminat hesaplamasında müterafik kusuru bulunup bulunmadığı araştırılması gerektiğini, müterafik kusurlu olduğunun tespiti halinde takdiren indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından █████/2013 günü saat 02:50 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ZMMS sigortası bulunmayan ... plaka sayılı otomobili ile 29 Ekim Bulvarı üzerinde Adliye istikametinden ... kavşağı istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan sinyalize kavşağına gelip kendisine hitaben yanan sarı fasılalı ışıkta geçişini sürdürdüğü esnada aracının ön kısmıyla seyir istikametine göre sağ tarafında .... Sokak üzerinde gelerek kendinme hitaben yanan kırmızı fasılalı ışıkta kavşakta geçiç yapan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin sol yan kısmına çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili, kusur raporları arasında çelişki olduğunu belirterek istinaf itirazında bulunmuştur. Ceza dosyası kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunda davacı sürücü ... asli, dava dışı sürücü tali kusurlu olduğu bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan █████/2017 tarihli kusur raporunda, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'nın %70 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in %30 oranında kusurlu olduğu; █████/2019 tarihli kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsü davacının %70, dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu; itiraz üzerine alınan █████/2020 tarihli kusur raporunda ise ... plakalı araç sürücüsü davacının %60, dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince alınan ilk iki kusur raporu (ilk rapor ATK 'dan alınmıştır) birbirini doğruladığından ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'nın %70 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta kazaya tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı ve aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ATK 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının daimi maluliyet oranının %8, iyileşme süresinin ise 6 ay olabileceği tespit edilmiş olup bu raporun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici işgöremezlik tazminatı sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. - ██████████ K. sayılı kararı).
Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında ve raporda aktüerya uzmanlığı olarak gözükmesi, hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesi ve hükmedilen tazminatın poliçe limitini aşmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,6 iskonto oranı uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E.- █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları).
Davacı, dava açmadan önce davalı ... Hesabı'na başvurmuş olup davalı tarafından davacıya █████/2016 tarihinde 26.545,00 TL ödeme yapılmışsa da dosyaya ibraname sunulmamış, davalı da ibraname düzenlendiğini ispat edememiştir. Bu doğrultuda taraflar arasında imzalanan ibraname bulunmadığından, KTK'nın 111.maddesi kapsamında ortada anlaşma olmadığından dava tarihinden önce yapılan ödeme ile ödeme tarihi itibariyle yapılması gereken ödeme arasında orantısızlık bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek yoktur. Bakiye alacak yönünden usulünce verilmiş ibraname bulunmadığı için Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına uygun şekilde önceden yapılan ödeme makbuz hükmünde kabul edilerek yapılan ödemenin güncellenmiş miktarının, tazminattan mahsup edilmesi ile yetinilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İlk Derece Mahkemesince dava dışı sigortasız ... plakalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ancak hükme esas alınan ek rapor %40 kusur oranında kusura göre hesaplama ile tazminat belirlendiği halde bu durum gözden kaçırılarak %40 kusur oranına göre tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle hükme esas alınan 09.03.2023 tarihli ek raporda belirlenen tazminattan sigortasız araç sürücüsünün %30 kusur oranına göre resen yapılan hesaplama sonucunda 1.514,32 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 159.745,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplamış, davalı ... Hesabı'nın yapmış olduğu 26.545,00 TL ödemenin günlenmiş tutarı olan 42.725,09 TL mahsup edildiğinde (159.745,42 TL - 42.725,09 TL = 117.020,33 TL) sürekli iş göremezlik tazminatı belirlenmiştir. Davacı vekilinin ıslah talebi de göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre
:
1-Davanın kısmen kabulü ile, 1.514,32 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 117.020,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 118.534,65 TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 8.097,10 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 29,20 TL harç, 572,00 TL ıslah harcı toplamından mahsubu ile noksan kalan 7.495,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktarın üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 4.041,00 TL yargılama gideri, 29,20 TL peşin harç, 572,00 ıslah harcı ve 29,20 TL başvuru harcı toplamı 4.671,40 TL'nin kabul ve red oranına göre belirlenen 3.021,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 170,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!