Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Nakde Lehtarı Satımdan Vade Keşidecisi Çekleri Bedelli Şti İlişki

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı .... Şti. İle olan ticari ilişki dolayısıyla keşidecisi .... Şti. Lehtarı .... Şti. olan, █████/2019 vade tarihli, 60.000TL bedelli, ... nolu çek ile keşidecisi .... Şti. Lehtarı .... Şti. olan, █████/2020 vade tarihli, 34.000,00 TL bedelli, ...nolu çekleri davalı ... şirketine teslim ettiğini, müvekkili şirketin nakde ihtiyacı olduğunu ve davalı şirkete başvurarak çekleri nakde çevirmek istediğini, söz konusu çeklerin karşılığı olarak davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 86.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı ile faktoring sözleşmesi imzalanırken şirketi temsile yetkili ...'a hem kendi adına hem şirket adına bedel ve tarihi boş olarak teminat adı altında bir senet imzalatıldığını, tarih ve bedel kısımlarının müvekkilinin rızası dışında doldurulduğunu, vadesi en yakın olan çekin vade tarihinin █████/2019 olduğunu, davalı şirket tarafından vadesi dahi gelmeden.... Noterliğinin █████/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 94.000TL nin 1 gün içerisinde gecikme faizi ve fer'ileriyle ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... D. İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı ile %15 teminat yatırılarak İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini, haciz işlemi için .... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası ile █████/2019 tarihinde müvekkilinin iş yerine haciz işlemleri için gidildiğini, müvekkilinin haciz baskısı altında 50.000,00 TL ödeme yaptığını ve haciz işlemlerinin durduğunu, akabinde yine haciz tehdidi ile █████/2020 tarihinde 65.297,00 TL müvekkili şirket tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığını, davalı taraf haricen tahsil bildiriminde bulunarak dosyanın kapatılma işlemlerinin yapıldığını, müvekkili şirketten haksız olarak tahsil edilen 140.051,74 TL'nin istirdatı için İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirketin haciz baskısı altında ödemiş olduğu 115.297,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ve işlemiş en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğunu, ödediği paranın istirdatını talep edemeyeceğini, icra dosyasına rızaen ve bilerek ödeme yaptıklarını, dava konusu bononun hukuken teminat senedi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, teminat senedinde bulunması gereken özellikleri içermediğini, davaya konu bononun temlik edilen alacağı garanti etmek adına düzenlendiğini, davacının müvekkili şirkete olan borcunun teminatı-garantisi olarak bono düzenlemesi ile ticari anlaşmalarda düzenlenen teminat senedinin tamamen birbirlerinden farklı olduğunu, bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için senet üzerine neden teminat verildiğinin ayrıntılı olarak belirtilmesi ya da ayrı bir belge ile söz konusu senedin teminat sebebi olduğunun belirtilmesi gerektiğini, aksi halde senetin teminatı senedini vasfını taşımayacağını, çeklerin karşılıksız çıkması ile birlikte riskin gerçekleştiğini müvekkilinin sözleşmeyi kullandırdığı krediyi garanti kapsamında verilen bono ile talep etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı yanın senedin faktoring işlemine konu olmadığını ve teminat senedi olarak alındığı yönündeki itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının talebinin İİK 72 maddesi kapsamında menfi tespit ve istirdat davası niteliğinde değerlendirilemeyeceği nazara alındığında davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddine, %20den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı şirket ile davalı faktoring şirketi arasında █████/2019 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelli genel faktoring sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmeyi aynı bedelle dava dışı ...'ın da müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı şirketin davalı şirkete faktoring ilişkisi kapsamında ciro ettiği kıymetli evrakın █████/2019 keşide tarihli 60.000,00 TL ve █████/2020 keşide tarihli 34.000,00 TL bedelli iki adet çek olduğu, bu çeklere ilişkin davalı şirket tarafından ödeme araçları tevdi bordrosu düzenlendiği, davalı şirketin ilgili kesintileri yaparak 86.000,00 TL'yi davacı şirketin banka hesabına yatırdığı, aradan geçen süre zarfında ibraz edilen çeklerin ödenmemesi üzerine hesabı kapatılarak alacağın talep edildiği, taraflar arasında düzenlenen GFS'nin VII/3 maddesinde "müşteri, ayrıca kendisine sağlanan finansmanın faktoring ücretlerinin, komisyonlarının faiz ve bilcümle masraflar ile ferilerinin ödenmesini teminen şirkete talep ettiği teminatı vermekle yükümlüdür" şeklinde hüküm bulunduğu, alınan bu teminatın tahsile konu edilebilmesi için işlem ve muhasebe kayıtlarında ek teminat mahiyetinde alınan senedin ilgili borcun karşılığından alındığına ilişkin kayıt düşülmesinin gerektiği, (█████/2015 tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayınlanan faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkındaki yönetmelik madde 8/3) fakat davalı şirket kayıtlarında █████/2019 düzenleme █████/2019 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bononun ek teminat olarak alındığına dair kayda rastlanmadığı, dosya kapsamında bulunan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı ...ve dava dışı ... aleyhine █████/2019 tanzim, █████/2019 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bononun 94.000,00 TL'lik kısmı için icra takibinin başlatıldığı, iş bu bononun davacı ile davalı şirket arasında kurulan faktoring ilişkisi kapsamında davalı şirkete alacak devri kapsamında verilmediği, faktoring ilişkisi dışında, faktoring ilişkisi içinde devredilen alacakların tahsilini teminen verildiği anlaşılmakla birlikte davacı şirketin faktoring şirketinde oluşan alacaklarının, özleşmenin VII/5. Maddesi uyarınca şirket nezdindeki tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere rehinli bulunduğu ve davalı Faktoring şirketinin bu alacağı doğmuş ve doğacak borçlara mahsup yetkisi olduğunun kabul edilmesine bağlı olarak, icra dosyasından tahsil edilen tutarların, tahsilatın yapıldığı tarih itibariyle faktoring işleminden kaynaklanan borcuna mahsup edebileceği, bakiye tutarı ise takibin hukuka aykırı olması nedeniyle davacı şirkete iade etmesi gerektiği, davacı şirketin ödediği tutarlardan 21.736,44-TL’sını, fazla ödemenin gerçekleştiği 13.01.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile talep edebileceği, takip tarihi itibariyle alacağının 21.736,44 –TL asıl + 3.611,08-TL faiz olmak üzere toplam 25.347,52-TL olduğu, davacının talep edebileceği tutara göre takipteki talebin 114.704,22-TL fazla olduğu, davacı lehine hükmedilecek tutara 17.03.2021 takip tarihinden itibaren, TCMB verilerine göre 31.12.2020 tarihinde uygulanan %16,75 oranında avans faizi yürütülebileceği anlaşılmakla davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında davacının icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, davacı şirketin itirazında kısmen de olsa haklı olduğu ortaya konulduğundan davalının kötüniyet tazminatı istem koşulları oluşmadığından bu yöndeki talebinin de reddine" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Yerel Mahkeme'nin bilirkişi raporlarına karşı ilişkin itirazlarını ve yeniden rapor alınmasına dair taleplerini değerlendirmeden karar verdiğini, rapora itirazların karşılanması gerektiğini, -Alınan bilirkişi raporunda da müvekkili şirket ile akdedilen gsf uyarınca müvekkilinin müşterinin hesabını kapatma ve alacağının ödenmesini talep etme hakkı bulunduğu bu çerçevede takibe konu edilen alacağı tahsil ettiği tespit edilmesi karşısında davanın kısmen kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan yargılama ile davacının iddialarının aksine müvekkili davalının davacı hakkında başlatmış olduğu takibe konu senedin teminat senedi olmadığının tespit edilmiş olduğunu, takibe konu edilen senet üzerinde teminat verildiğine dair herhangi bir ibare yer almadığı gibi müvekkili ile davacılar arasında yapılan sözleşmede de söz konusu senedin teminat alındığına dair herhangi bir ibare yer almadığını, -Müvekkili ile davalı arasında akdedilen faktorıng sözleşmesi uyarınca müvekkilinin alacağının riske girmesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme uyarınca sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ve davacıdan alacağını tahsil yoluna gittiğini, bu çerçevede davacı aleyhine yapılan takipte hukuka aykırı hiçbir durum söz konusu olmadığını, taraflar arasında yapılmış olan sözleşme gereği, davacının temlik etmiş olduğu alacağın ödenmesini sağlamakla mükellef olduğunu, Müvekkili ile davacı arasında imzalanan 09.10.2019 tarihli Faktoring Sözleşmenin "Teminat ve Ödeme Vasıtaları ile Takas Mahsup Hakkı " başlıklı VII. Bölümün 3. Maddesinde;"“Şirket Müşteri’nin ve/veya Borçluların (temlik işlemi ile kıymetli evrak borçlularından herhangi birinin) ödemelerini geciktirdiği, ödeme güçlüğü içine düştüğü (iflas erteleme, iflas, konkordato talebinde bulunması, aleyhine dava-icra takiplerine başlanması, çek/çeklerin karşılıksız kalması, senet/senetlerin protesto edilmesi v.s. halleri dahil olmak üzere) teminat açığının doğduğu, borçlanma vadelerinde kısmen veya tamamen ödenmeyeceğinin önceden anlaşıldığı ve/veya gerekli gördüğü her türlü hallerde, belirlediği süre içinde teminatların değiştirilmesini ve/veya yeterli görülebilecek veya ek teminat verilmesini talep edebileceği gibi, faktöring işlemlerinden doğan alacağının tamamen geri ödenmesini talep ile alacağın tahsilini teminen kanuni takip yollarına başvurma hak ve yetkisine haizdir." hükmü gereği, Müvekkilinin çek keşidecilerinin ve muhatapların mali durumlarında olumsuzluk ve sıkıntılar yaşandığını, keşideciye ait çeklerin ödenmediğini ve karşılıksız kaldığını öğrendiğini ve bunun üzerine müşterisinden sözleşme kapsamında kullanılan kredinin başlatılan takip ile iadesini istediğini, sözleşmenin feshi ile birlikte borç muaccel hale geldiğini, takip başlatıldığında muaccel hale gelmiş ve ödenmesi gereken bir borç bulunmakta olup, müvekkilinin davalının alacağının tahsili için takibe konu edilen senedin bedelsizliği söz konusu olmadığını, sözleşmeden doğan borçlarını ödeme amacıyla bir ödeme aracı olarak alındığını, sözleşme uyarınca da davacının müvekkiline vermiş olduğu çeklerde ve ödemede risk oluştuğu için sözleşmeyi feshederek faktoring sözleşmesinden doğan borçlarını ödemesi için davacılara.... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 12.12.2019 keşide tarihli ihtarıyla ihtarname keşide edip gönderildiğini, Mahkemenin usul ve yasaya aykırı olarak bilirkişilerin görev tanımı aşarak müvekkili tarafından yapılan takibin hukuki nitelendirmesine dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu, -Davacının, müvekkili şirket ile imzaladığı sözleşme ile fesih yetkisini kabul ettiğini ve müvekkili şirketin uğrayacağı zarar ve masrafı ödemeyi garanti ettiğini, takip açıldıktan sonraki süreçte sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlandığını, 09.10.2019 tarihli Faktoring Sözleşmenin "Teminat ve Ödeme Vasıtaları ile Takas Mahsup Hakkı " başlıklı VII. Bölümün 5. Maddesinde;"“Taraflar Şirket’e verilen ve verilecek teminatların ve/veya bedellerinin, Şirket nezdinde mevcut ve ileride doğacak tüm faktoring işlem bedellerinin, AFL (Azami Faktoring Limiti)’ni ve BİL (Borçlu İşlem Limiti)’ni aşan alacak bakiyelerinin/tahsil olunan alacak bakiyelerinin, çek ve senet bedellerinin, kur farkı ve sair her türlü nedenle doğmuş ve doğacak tüm alacaklarının Şirket’e rehinli olduğunu, bunların Müşteri ve Borçluların mevcut ve ileride doğacak tüm alacaklarının Şirket’e rehinli olduğu bunların doğmuş ve doğacak Şirket nezdindeki tüm borçlarının teminatını teşkil edeceğini, Şirket’in herhangi bir yazılı ve sözlü teminat ve onaya ihtiyaç duymaksızın belirtilen tüm alacakları, Şirket nezdinde doğmuş ve doğacak tüm borçlara mahsup etmeye tek başına yetkili olduğunu beyan, kabul ve taahhüt ederler" hükmü uyarınca davacı ödeme güçsüzlüğü ve acz hali durumunda müvekkilin fesih yetkisini kabul ettiğini,-Müvekkili şirket tarafından hiçbir şekilde fazladan para tahsil edilmediğini, tahsil edilen tutar çekler dolayısıyla müvekkili şirketin uğradığı zarardan ibaret olup fazlası mevcut olmadığını,kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi uyarınca, senetlerin sebepten mücerret olduğu gözetildiğinde müvekkili alacağının bulunduğunu,-Yerel Mahkeme müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmiş ise de huzurdaki dava yönünden icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, haciz baskısı altında ödenen bedellerin istirdatı istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan faktoring sözleşmesi, faturalar, değişik iş dosyası ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalıdan toplam 140.051,74 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin █████/2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından süresi içerisinde █████/2021 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyeti █████/2022 tarihli raporunda; Huzurdaki davanın konusunu; davacı ...ile ... arasındaki ticari ilişki dolayısıyla, davacı ...tarafından 60.000,00 ve 34.000,00 bedelli iki çekin davalı ... Factoring şirketine teslim edilmesi ve davacı şirket tarafından haciz baskısı altında ödenmiş olan 115.297,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek akdi faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili (istirdatı) için İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazının iptaline karar verilmesi talebi oluşturduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendikten sonra usulünce düzenlenmiş olduğu anlaşılmış olup davacının icra tarihi itibariyle alacak tutarının 114.641,79 TL olduğunun saptandığı, asıl alacağın yanında dava konusu edilen işlemiş faiz tutarı 68.049,08 TL toplam alacak tutarının da 182.690,08 TL'ye ulaştığı, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davacı tarafından talep edilecek alacak tutarının faiziyle birlikte 182.690,08 TL olarak hesaplandığı ve bu tutar üzerinden takibin devam edebileceği, şeklinde görüş bildirmiştir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi bakımından ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinin █████/2022 tarihli ek raporu ile; İstanbul ...... İcra Dairesi tarafından ... nolu 17.03.2021 tarihindeki ilamsız takip esas alınarak yapılan hesaplamada alacak tutarının 144.974,23 TL olarak hesaplandığı, kök raporda yapılan 20.12.2019 sonrası için yapılan faiz hesabının bilgi amaçlı olduğu belirtilmekle, davacının davalıdan 17.03.2021 takip tarihli alacağının 144.974,23 TL olarak hesaplandığı ve bu tutar üzerinden (icra masrafları, harç, vekalet ücreti vb) takibin devamı gerektiği kök raporda açıklanan hususlara ek olarak; sözleşmede bonoya atıf olmadığı gibi alacaklının da bu yönde bir kabul beyanı olmadığı, dolayısıyla mevcut ... yevmiye nolu ve 12.12.2019 tarihli ihtarnamede 12.12.2019 tarihi itibarı ile faktoring hesabının kapatıldığı bildirilerek alacaklı tarafından 94.000 TL’nin ödenmesi için ihtarda bulunulduğu; ek sonuca ulaştıklarını rapor etmişlerdir. Alınan kök ve ek raporların uyuşmazlığı aydınlatıcı mahiyette olmadığı anlaşılmakla yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli raporunda; Davalı Faktoring şirketinin İstihbarat Bilgilerine, faktoring işlemi için temlik alınan iki adet çekin düzenleyicisi ... ....Şti.’nin, temlik alınan çeklerin vadeleri gelmeden önce karşılıksız çeklerinin bulunduğu anlaşıldığından, davalı şirketin GFS’nin VII/3.maddesine göre, hesabı kapatarak alacağının ödenmesini talep ile ödenmemesi halinde yasal takip başlatma hakkının bulunduğu;Davacı şirketin Faktoring şirketinde oluşan alacaklarının,GFS’nin VII/5. maddesi uyarınca şirket nezdindeki tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere rehinli bulunduğu ve davalı Faktoring şirketinin bu alacağı doğmuş ve doğacak borçlara mahsup yetkisi olduğunun kabul edilmesine bağlı olarak, icra dosyasından tahsil edilen tutarların, tahsilatın yapıldığı tarih itibariyle faktoring işleminden kaynaklanan borcuna mahsup edebileceği, bakiye tutarı ise takibin hukuka aykırı olması nedeniyle davacı şirkete iade etmesi gerektiği;takibe konu senedi avalist sıfatıyla imzalayan davacı ... hakkında ise için TTK md. 702/2’ye göre kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılabileceğinden, takip sürecinde tahsil edilen tutarların iadesini talep edemeyeceği; Davacı şirket hakkında ‘hukuka aykırı’ takip kabul edilmesi haline göre, ödediği tutarlardan 21.736,44-TL’sını, fazla ödemenin gerçekleştiği 13.01.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile talep edebileceği; buna göre, takip (17.03.2021) tarihi itibariyle alacağının 25.347,52-TL (= 21.736,44 –TL asıl + 3.611,08-TL faiz) olduğu; talep edebileceği tutara göre takipteki talebin 114.704,22-TL (=140.051,74-TL -25.347,52-TL) fazla bulunduğu;Davacı lehine hükmedilecek tutara 17.03.2021 takip tarihinden itibaren,TCMB verilerine göre 31.12.2020 tarihinde uygulanan %16,75 oranında avans faizi yürütülebileceğini bildirmişlerdir. Davacı şirket ile davalı faktoring şirketi arasında █████/2019 tarihinde genel faktoring sözleşmesinin imzalandığı, █████/2019 keşide tarihli 60.000,00 TL ve █████/2020 keşide tarihli 34.000,00 TL bedelli iki adet çekin karşılığı olarak davacıya 86.000,00 TL verildiği ancak çeklerin vadelerinin gelip ödenmemesi üzerine davalı tarafından.... Noterliğinden 12.12.2019/... tarih ve yevmiye sayısı ile düzenlenen ihtarname ile, keşideciye ait çeklerin karşılıksız kaldığının istihbar edildiği gerekçesiyle faktoring hesabının 12.12.2019 tarihinde kapatıldığını” belirtilerek 1 gün içinde 94.000,00-TL'nin gecikme faizi ve fer'ileriyle ödenmesinin talep edildiği, faktoring hesabının 12.12.2019 tarihinde kapatıldığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı ve alacağın █████/2019 tarihinde muaccel hale geldiğine ilişkin de itiraz bulunmadığından muacceliyet tarihinin bu tarih olarak alınmasında da aykırılık bulunmadığı, davalının İstanbul...İc.Md. ...-E- sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı ile başlattığı takipte, 500.000,00-TL'lık 10.12.2019 vadeli tanzim tarihli Senetin Takibe Konulan 94.000,00 TL'si için takip başlatıldığı ve sonrasında 27.17.2019 tarihinde alacağının bir kısmının (50.000,00-TL) haricen ödendiği, 13.01.2020 tarihinde ise bakiye borcun (65.297,00-TL) haricen ödendiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, toplam 115.297,00-TL ödeme yapılmış olduğu, buna göre davacıdan 21.736,44-TL fazla tahsilat yapıldığının tespitinin rapor ile yapılabildiği, her ne kadar davalı tarafça rapora itiraz edilmiş ise de , raporun denetime elverişli olduğu ve tekrar bilirkişi raporu alınarak çelişkinin de açıklandığı bu konudaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Bu kapsamda uyuşmazlığın; taraflar arasındaki sözleşmenin faktoring garantisini kapsayıp kapsamadığı, sözleşmenin "gerçek faktoring veya gayrikabili rücu faktoring" niteliğinde olup olmadığı, faktor'un teminat riskini üstlendiği temlik olunan alacakların, borçluları tarafından ödenmeme riskini kayıtsız şartsız garanti edip etmediği, bir diğer deyişle borçlunun, borcu ödememesi veya geç ödemesi durumunda ödenmeyen faktor alacağının veya gecikme zararının müşteriden talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Faktoring işlemleri; finansman (kredi) işlemi - bir diğer deyişle ön ödeme/avans suretiyle müşteriye finansman sağlanması, hizmet (iş görme) işlemi - bir diğer ifade ile borçluların muhasebesinin tutulması ihtar ve tahsil işlemlerinin üstlenilmesi, gerektiğinde alacakların cebri icra yoluyla elde edilmesi ile teminat işlemi - bir diğer deyişle faktoring şirketinin kendisine devrolacak alacaklar bakımından alacağın tahsil edilmemesi riskini üstlenmesi şeklinde olup her üç işleminde bulunduğu faktoring türü "Gerçek Faktoring" olarak tanımlanmaktadır. Gerçek olmayan faktoring işleminde ise, faktoring şirketi teminat riskini yani alacağın tahsil edilmemesi riskini üstlenmemektedir. Faktoring şirketleri satıcı firmaların alacaklarını tahsil edememe riskini belli bir limit dahilinde teminat altına almaktadırlar. Bu limit faktoring sözleşmesi ile belirlenmektedir. Faktoring şirketleri bu limitleri onaylamadan önce satıcı firmaların müşterileri hakkında gerekli araştırmaları yaptıktan sonra borçlunun ödeyeceğinden emin olmadıkları alacakları teminat altına almamaktadır. Teminat fonksiyonunun bazı alacak ve borçlarla sınırlandırılabileceği gibi şarta bağlı olarakda faktoring garantisi verilebilmektedir. Kararlaştırılan vadede veya ödeme süresi içinde şartın gerçekleşmemesi halinde şarta bağlı olarak verilmiş olan teminat yürürlüğe girmeyecektir. Gerçek faktoring işleminde teminat fonksiyonu şarta bağlanabileceği gibi şartsız olarak da üstlenilebilmektedir. Ancak teminat fonksiyonu şarta bağlandığı takdirde şartın belirlenen vadede gerçekleşmemesi halinde gerçek olmayan faktoring işlemine dönüşecektir.Somut olaya dönüldüğünde, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, sözleşme hükümlerine göre davalının çeklerin tahsilini gerçekleştiremediği, davacıların, davalıya temlik ettikleri alacak; borçlu tarafından ödenmiş olsa bile, geç ödemeden kaynaklı zarar yönünden faktora garanti verildiği dolayısıyla davacıların sorumluluğunun devam ettiği, davalının ek teminat niteliğindeki senede dayalı gecikme zararının tahsilini istemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı ancak fazla talebin bulunduğu, bu konuda bilirkişi tarafından yapılan hesapta aykırılık bulunmadığı, alacağın likit ve hesaplanabilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı verilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2021/.. E., 2023/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.731,49-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 432,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.298,61-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026