Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Davadavacı Stopaj Mevkiinde Ltdşti Yılına Akdedildiğini Kdv Yazim Antalya

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ5. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN;MAHKEMESİ
:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2025DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptaliİSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2026Yukarıda ilk derece mahkemesi ve dosya numarası yazılı hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi.DAVA
:Davacı vekili, davacı şirket ... Tarım ... A.Ş. ile davalı ... ... A.Ş.& ... ... Ltd.Şti. ... Sprojesi Adi Ortaklığı arasında Antalya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi/Köyü, ... Mevkiinde bulunan ... parsel numaralı taşınmaz üzerindeki üst hakkının devrine ilişkin bir sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 5.1. maddesi gereğince, yıllık net sözleşme bedeli (KDV ve stopaj hariç) 580.000,00 TL olarak belirlendiğini, ilk ödeme yükümlülüğünün 01.01.2024 tarihinde başladığını, 2024 yılına ilişkin üst hakkı bedeli olarak toplam 696.000,00 TL tutarında faturanın davalıya tebliğ edildiğini ancak fatura bedelinin süresinde ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle haksız ve kötüniyetli olarak ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve sırf alacağı sürüncemede bırakmak için haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğinden davalıların (borçluların) toplam alacak üzerinden %30'undan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde, devir Sözleşmesinin 4. maddesi "Üst hakkı tapuya tescil tarihinden başlayacaktır." şeklinde olup tescil işlemi gerçekleşmediğini, davalıların üst hakkından, fiilen ve hukuken yararlanması da mümkün olmadığını, buna rağmen tescil ile muaccel olacak olan üst hakkı bedelinin tescil yapılmadan talep edilmesinin haksız ve kötü niyetli olup sözleşme hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin, sinallagmatik nitelikte olduğunu, edimler arasında karşılıklılık ve eşzamanlılık esas olduğunu, davacı tarafın asli yükümlülüğü olan üst hakkının tapuya tescili gerçekleştirilmeden, müvekkillerinin edim yükümlülüğünün doğmayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ
: İlk Derece Mahkemesince, "Davanın REDDİNE ,..." karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı şirket vekili, ödeme yükümlülüğünün 01.01.2024 tarihinde başladığını, davalılara tebliğ edilen faturaya itirazda bulunmadıklarını, davalıların harç ödeme hazırlıkları yapmayarak temerrüte düştüklerini, tescil işlemlerinin gerçekleşmemesinin davalıların ihmalinden kaynaklandığını, tescil işleminin neden yapılmadığını açıklamanın iddianın genişletilmesi sayılamayacağını, borcun ödeme tarihinde muaccel olduğunu ve davalıların borcu ödemekten kaçınmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu belirterek, kararı istinaf etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SEBEP:Dava irtifak hakkı bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamında mevcut █████/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senede göre, dava dışı ... parsel sayılı taşınmaz maliki ile davacı şirket arasında anılan taşınmazın tamamı üzerine 30 yıl süre ile iritfak hakkının kurulmasının kararlaştırıldığı, senedin irtifak hakkının devrini düzenleyen 12. maddesine göre işbu sözleşme uyarınca tesis edilen üst irtifakının, irtifak hakkı sahibi tarafından üçüncü kişilere devredilebileceğinin ve bu hususta taşınmaz malikinin rızası ve/veya malike bildirim şartı aranmayacağının düzenlendiği ve lehdar davacı şirket adına taşınmazın tapu kaydına irtifak şerhi işlendiği görülmüştür. Buna istinaden davacı şirket ile davalılar adi ortaklığı arasında üst hakkının devrine ilişkin sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşmenin 4. Maddesine göre; üst hakkının tapuya tescil tarihinde başlayacağı, 5. Maddesine göre; sözleşme bedelinin yıllık net (KDV ve STOPAJ HARİÇ) 580.000,00-TL olduğu ve ödeme yükümlülüğünün 01.01.2024 tarihinde başlayacağı, 7. Maddesine göre; üst hakkının tapuya tescili, devri ve terkini, yapı ve tesislerin inşası ve kullanımı için ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim ve benzeri mali yükümlülükler Devralan tarafından ödeneceği ve 9. Maddesine göre; sözleşmede hüküm olmayan hallerde 25.02.2022 tarih ve ... sayılı Resmi Senet’teki hükümlerin geçerli olacağı düzenlenmiştir.Somut olayda, mahkemece atıf yapılan █████/2022 tarihli resmi senedin 5.maddesinde taraflar arasındaki sözleşmeye paralel olarak irtifak hakkının tapuya tescil tarihinde başlayacağının ve resmi senedin 9. maddesinde ise üst irtifakı bedelinin tapuya tescil edildiği tarihte muaccel olacağını belirtildiği, güncel tapu kayıtlarına göre üst hakkının davalı lehine tapuya tescil edilmediği, karşılıklı borç yükleyen devir sözleşmesinde ödeme yükümlülüğünün █████/2024 tarihinde başlayacağından bahisle edim yerine getirilmese dahi alacağın muaccel olmadığı, devir yetkisine sahip olan davacının buna rağmen yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.Her ne kadar devir sözleşmesinin 7. Maddesine göre üst hakkının tapuya tescili, devri ve terkini, yapı ve tesislerin inşası ve kullanımı için ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim ve benzeri mali yükümlülüklerin davalılarca ödeneceği düzenlenmiş ise de, resmi senedin 12. Maddesine göre devir yetkisine haiz davacı tarafından davalıların bu hususta temerrüte düştüklerine dair bir delil dosyaya sunulmamıştır. Ayrıca resmi senedin 9. Maddesinde irtifak bedelinin üst irtifakının tapuya tescil edildiği tarihte muaccel olacağı ve devir sözleşmesinin 4. Maddesinde üst hakkının tapuya tescil tarihinde başlayacağı düzenlenmiştir. Bu nedenle alacağın muaccel olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmuştur.Hal böyle olunca, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM/
:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden istinaf harçları alınmasına YER OLMADIĞINA,3-İstinaf giderlerinin istinaf talebinde bulunan davacı üzerinde BIRAKILMASINA,Dair 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'a TEMYİZ yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.█████/2026...