Anahtar kelimeler: Efatura Satımdan Davalıborçluya Davalıborçlu İçeriklerine Servis Sattığını Satışlar Tanzim Edilmeyen

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülenİtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Aralarındaki ticari ilişki neticesinde davacı şirketin, davalıya ticari malları sattığını ve servis hizmeti
verdiğini, bu satışlar ve servis hizmetleri için faturalar tanzim ettiğini, işbu faturalar davalı/borçluya e-fatura
sistemi üzerinden usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğunu, faturaların davalı/borçluya tesliminden sonra
faturalara ve içeriklerine yapılmış herhangi bir itiraz/iade bulunmadığını, Ancak davalı/ borçlu
tarafından içeriğine itiraz edilmeyen bu faturaların bedelleri davacı şirkete ödenmediğini, Bu nedenle de
taraflarınca davalı/borçlu aleyhine ---. İcra Müdürlüğünü----- Esas Sayılı
dosyası üzerinden 427.008,83 TL tutarında icra takibin başlatıldığını, Başlatılan takibin ardından davalı/borçlu tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz ettiğini ancak itirazların haksız
ve mesnetsiz olduğunu, davacının alacağını elde edememesini sağlamaya yönelik olduğunu, Davalı/borçlunun haksız
ve mesnetsiz itirazları ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile de açığa çıkacağını, Davacı şirketin
davalı/borçluya satmış olduğu mallarda ve verdiği servis hizmetinde bir noksanlık ve ayıp
bulunmadığını, Kaldı ki davalı/ borçlu tarafından takibe konu faturalara yasal süresi içinde herhangi
bir surette itiraz edilmemiş olduğunu, Buna rağmen hizmetin bedeli ödenmediğini, takibe kötü niyetli olarak itiraz
edildiğini, davalının haksız ve kötü
niyetli itirazlarının iptalini ve takibin devamını, davalının alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak
üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı
üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
: Dava dilekçesi, BA-BS kayıtları, ---.İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davalının ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip nedeni ile davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalinin gerekip noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin
tarafıma vermiş olduğu görev ve yetki ile, davacı ----- 2024-
2025 yılları yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; fiziki ortamda tutulan Envanter
defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye
ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’
nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının
birbirlerini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davacının Alacak Talebi Yönünden
: Davacı------ raporun
4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında █████/2025
takip tarihi itibariyle 427.008,83 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, -----ise █████/2026 tarihinde saat 10:00’ da Sayın
Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesi katılmadığı, ticari defter ve belgelerini
sunmadığından her iki tarafın defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelenememiştir.
Raporun 4.d. bölümünde BA/BS analizleri karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin
2024 yılında davacı ------ 2 adet fatura karşılığı
KDV HARİÇ 354.655,67 TL, 2025 yılında da 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 355.840,69
TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, aynı şekilde davacı
şirketinde davalı------2024-2025
yıllarında ayını tutarlarda BS formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki
tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, davacının takip dayanağı yapmış
olduğu alacak talebini oluşturan faturaların BA/BS analizine konu edilen faturalardan ibaret
olduğu görülmüştür. Netice itibariyle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığına işaret eden bulguların mevcut
olduğu, davalı/borçlu her ne takibe itiraz etmiş olsa da tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde;
davacının ------. İcra Dairesinin ----, sayılı takip dosyasındaki
427.008,83 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin davacı lehine aksi ispat edilinceye kadar ispat
karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin
Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin fatura alacağının bulunduğu iddiası ile davacının davalı aleyhine ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının icra takibine, borca ve faize itiraz etmesi üzerine asıl alacağın tahsili talebi ile eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda; davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde; davalı----- açık hesabında █████/2025 takip tarihi itibariyle 427.008,83 TL borç bakiyesinin bulunduğu, eş deyişle davacının incelenen kendi ticari defterlerinde davalı şirketin açık hesabından
427.008,83 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin 2024 yılında davacı ------
2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 354.655,67 TL, 2025 yılında da 3 adet fatura karşılığı KDV hariç
355.840,69 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, aynı şekilde
davacı şirketinde davalı ------ 2024-2025
yıllarında ayını tutarlarda BS formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın
BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ------ aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ---- sayılı, Yargıtay --- Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ----sayılı, Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli ----. sayılı, Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ----- sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü, usulüne uygun tutulan defterlerin davacı lehine delil teşkil edeceği, davalının defterleri sunmaması nedeni ile davacı defter ve kayıtlarının mahkememizce hükme esas alındığı, (benzer mahiyette ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.Hukuk Dairesinin--- Esas, ----- Karar sayılı ilamı), vergi dairesine yapılan davalı bildirimi de nazara alınarak, davacının davasında haklı olduğu kanaati ile davanın kabulü ile; ----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarda devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, ---İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarda devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine,
2-Asıl alacak miktarı olan 427.008,83 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 29.168,97 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 5.157,21 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 24.011,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 5.157,21 TL peşin harcın toplamı olan 5.772,61 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 90,00 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 8.090,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 68.321,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!