Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Yazim Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ NR E D D İ )(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E NE S A S H A K K I N D A K A R A R)ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara 5. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2021ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ████████ K.DAVA
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Davalının müvekkilinin üyesi olduğunu, kooperatifin tasfiye aşamasında olduğunu, müvekkili tarafından davalıya gönderilen ihtarnameleri davalının kabul etmediğini, talep edilen bedelleri de ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durmasıyla itirazın iptali davası açıldığını ve davanın derdest olduğunu, davalının iki üyeliği bulunduğunu, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu öne sürerek, davalı borçlunun itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili özetle
: Müvekkilinin kooperatiften istifa ettiğini ve bir bağı kalmadığını, istifasından çok önce de kooperatif dairesini sattığını, değişik gider kalemleri adı altında kooperatif harcamaları olarak adlandırdıkları harcama kalemlerinin hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, kooperatifin tasfiye sürecine girdiğini, genel kurul kararını ve yönetim kurulunu bertaraf edecek şekilde tasfiye memurlarının aldığı karar ve uygulamalarının batıl olduğunu, konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince "....Davacı kooperatifin defterleri tam olarak sunulmadığından defterlerin incelenmesi suretiyle davanın çözüme kavuşturulması mümkün olmamış, karar defteri incelendiğinde üyelerin doğmuş ve doğacak borçları ile ilgili farklı zamanlarda kararlar alındığı ancak kararların bir kısmının Genel Kurul Kararına dayanmadığı, davacı kooperatifin 2011 yılından sonra genel kurullarını 3 yılda bir yapmış olduğu ve yapılan her genel kurulda üyelerden alınması gerekecek aidat tutarı ile ilgili belirleme yapılmadığı, kooperatifin amacına ulaşması nedeniyle tasfiyeye girdiği, tasfiye giderlerini davalının da ödemesinin yasal zorunluluk olduğu bu nedenle tasfiye giderlerinin karşılanması amacıyla genel kurullarda kararlaştırılmış tutarların ödenmesinin gerektiği, genel kurul kararı alınmadan yönetim kurulunun üyelerden aidat talep edemeyeceği, █████/2016 tarihinde yapılmış 2015 yılı genel kurulundan bir daha ki genel kurula kadar üyelerden bir defaya mahsus olmak üzere 500,00 TL ve aylıkta 50,00 TL aidat toplanmasına karar verilmiş olması nedeniyle, bu genel kurul kararında belirlenen tutarın davalı tarafça da ödenmesinin gerektiği yine genel kurulda alınan karar gereği %5 gecikme faizi kabul edilmiş ise de TBK 120. Madde hükmü gereği yasal faizin %100 fazlası olan oran üzerinde faiz belirlenemeyeceği mahkememizce benimsenmiş ve söz konusu tespite uygun olarak düzenlenen denetime elverişli █████/2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle █████/2016 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre davalının 3.150,00 TL aidat tutarı ve 775,67 TL gecikme faizi olmak üzere borçlu bulunduğu ve bu miktar yönünden yapılan itirazın haksız olduğu mahkememizce kabul edildiğinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm oluşturulmuş, alacak likit olmadığından davacı tarafın inkar tazminatı talebi ile davacının takibinin kötü niyetli olduğunu ortaya koyar delil bulunmadığından davalının tazminat talebinin reddine...." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Tasfiye aşamasındaki tüm giderlerden davalının sorumlu olduğu, diğer üyelerin ödeme yaptığı, davalının da diğer üyeler gibi ödeme yapmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kooperatif ile bağı kalmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kooperatif alacağından kaynaklanan takibe vaki itirazın iptali taleplidir.Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden dosyanın incelenmesinde, HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.Diğer taraftan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20 maddesi ile HMK Ek 1/2 madde değiştirilmiş olup "... 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas..." esas alınacaktır.Buna göre asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı ilk derece mahkemesinin dava tarihi █████/2019 itibariyle 4.400 TL olarak uygulanacaktır.Dava konusu edilen takipteki alacak miktarı 31.186,26 TL olup mahkemece toplam 3.925,67 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ne karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davalı tarafça istinafa getirilen bu miktar HMK'nın 341/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin dava tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından davalı vekilinin stinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.Bu nedenle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme sonucunda, davacı kooperatifin tasfiye aşamasına girdiği, 1163 sayılı Kanunun 81/II.maddesi uyarınca tasfiye giderlerine katılmak zorunda olup istifa etse dahi üyelerin tasfiye masraflarına katılmaları gerektiği hükme bağlanmış, bu masrafların ise hangi kalemlerden oluştuğunun kooperatif tarafından kanıtlanması gerekmiştir. Davalı ... kooperatif üyeliğinden istifa etmiş ise de kendisine tahsis olunan taşınmazlar iade edilmediğinden üyeliğinin devam ettiği, bu durumda ihtarnamede belirtilen ve takibe konulan alacak miktarının davacı kooperatifçe talep edilebileceği yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile genel kurulca bu işlemlerin yapılması için yönetim kuruluna yetki verilmiş olmadığının kabulü ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davanın kabulü yönünden yeniden esas hakkında karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine,2-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:HMK 353/1.b.2 madde gereğince, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmesine,"1-Davanın kabulüne, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,Davacının tazminat isteminin reddine,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.130,33 TL harçtan başlangıçta yatırılan 376,66 TL'nın mahsubu ile bakiye 1.753,67 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 268,16 TL peşin harç + 44,40 TL başvurma harcından oluşan toplam 312,56 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 31.126,86 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.389,10 TL yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcı, 22 TL istinaf yargılama gideri toplamı 2.573,20 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafın zorunlu arabuluculuk toplantısına mazeretsiz olarak katılmadığı anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, "3-) Yatırılan peşin istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine,4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...