Anahtar kelimeler: Nurdağı Veraset Muris Fakat Almadığını Adana Gaziantep Kesinlik İlamının Şartı
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Nurdağı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının muris ...'un mirasçısı olduğunu, fakat Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından alınan veraset ilâmında davacının mirasçı olarak yer almadığını ileri sürerek, Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı veraset ilâmının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29... . maddeleri uyarınca aynı anda ölenlerin birbirlerine mirasçı olmayacaklarını, halefiyet ilkesi uyarınca ancak miras bırakandan önce ölmemiş olması hâlinde mirasın alt soya geçeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin öldüğünde annesiz babasız, bekar ve çocuksuz olduğunu, aynı anda ölen kardeşlerin murise mirasçı olamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vefat eden eş, çocuklar, baba ve kardeşlerin 4721 sayılı Kanun'un 29/2 hükmünde yer alan "Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda ölmüş sayılır" hükmü uyarınca aynı gün öldükleri ancak saatlerin belirli olmadığı, bu nedenle karine gereğince bu kişilerin murise ve birbirlerine mirasçı olamayacakları, iptali talep edilen Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/5 92... /352 Karar sayılı mirasçılık belgesinin hukuka uygun tanzim edildiği gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4721 sayılı Kanun'un 29/2 hükmünde birlikte ölüm karinesinin düzenlendiği, aynı anda ölenlerin birlikte ölüm karinesi gereğince birbirlerine mirasçı olamayacakları kural ise de bu kişilerin her birinin mirasının kendi mirasçılarına geçeceğinden yerel mahkemenin birlikte ölüm karinesini yanlış değerlendirdiği, buna göre davanın reddi kararı hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hatalı paylaşım yapıldığını, 4721 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca aynı anda ölen kişilerin birbirlerine mirasçı olamayacağından ..., ... ve ...'in muris ... mirasçı olamadığından olmayan bu hakkın bu kişilerin alt soyuna geçmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hatalı paylaşım yapıldığını, aynı anda ölen kişilerin birbirlerine mirasçı olamayacağından ..., ... ve ...'in muris .... mirasçı olamadığından olmayan bu hakkın bu kişilerin alt soyuna geçmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!